Şimdiki hedefi özel üniversite; Ali Korkmaz

Eğitim alanında büyük bir yatırım yaparak Türkiye’nin en büyük markalarından Bilnet’i ilimize getiren Ali Korkmaz’ın yeni hedefi; özel üniversite

10:43:45 | 2019-01-19

RÖPORTAJ: Serpil ÇOLAK

FOTOĞRAFLAR: İsmail Hakkı Timuçin

 

Ali Korkmaz’ı kimimiz ‘eğitimci’, kimimiz ‘siyasetçi’ kimliğiyle tanısak da herkesin ortak görüşü aynıdır; Ali Korkmaz, doğup büyüdüğü kente faydalı olabilmek için çalışır.

Bundan 24 yıl önce ‘öğretmen’ olarak çıktığı eğitim yolculuğunda fark yaratmayı başaran, 2003 yılında kurduğu etüt merkezi ile bu kente yatırım yapmaya başlayan, aradan geçen 15 yılda şube sayısını 5’e çıkaran ve Bilgi Köprüsü’nü bir marka yapan Ali Korkmaz, hayalini kurduğu okula nihayet kavuştu.

 

İzmit’in Tepeköy mevkiinde 15 bin metrekare kapalı alan üzerine 58 derslikli bir okul inşa ederek Türkiye’nin en büyük markalarından Bilnet’i ilimize getiren Ali Korkmaz’ın kısa vadedeki hedefi; bu okulda başarılı ve mutlu çocuklar yetiştirmek. Uzun vadede ise üniversite çağına gelmiş çocuklarımızın kendi memleketlerinde okumasını sağlamak. Bunun için de özel bir üniversite kurmak. Gelin, ‘eğitimci’ Ali Korkmaz’ı daha yakından tanıyalım. Sizleri keyifli bir söyleşi ile baş başa bırakıyoruz.

 

 

Ali Bey, öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1971, İzmit doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İzmit’te tamamladım, sonrasında Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldum. Okulu bitirir bitirmez, 1994 yılında, İstanbul’da öğretmenliğe başladım ama hep aklımda doğduğum kente dönmek vardı. Kocaeli’de neler yapabilirim diye sürekli düşünüyor, hayal kuruyordum. Sonunda nasip oldu, 1999 yılında doğduğum şehre geri döndüm. Bu kentte öğretmenliğe devam ederken, 2003 yılında Bilgi Köprüsü Etüt Eğitim Merkezi’ni kurdum. O zamanlar etüt merkezleri revaçtaydı.

 

Bilgi Köprüsü’nü kurduktan sonra da öğretmenliğe devam ettiniz sanırım...

Bir süre hem öğretmenliğe devam ettim hem de etüt merkezini idare ettim. 2006 yılında, etüt merkezimize ilave olarak anaokulumuzu açtık, 2008 yılında ise devlet memurluğundan ayrıldım. Şu anda farklı sistemlerle çalışan 5 şubemiz var. Güçlü kadrolar ve doğru hedeflerle Bilgi Köprüsü’nü bu kentin markası haline getirdik ama hayalimde bu kente iyi bir okul kazandırmak vardı.

 

Ve, kazandırdınız da...

Tepeköy’de, şimdi bulunduğumuz alan babamdan kalmıştı. İzmit’in adeta balkonu olarak nitelendirilen bu alanı konut alanı olarak değerlendirebilirdim. Çok güzel teklifler de gelmişti ancak buraya konut yapmayı hiç düşünmedim. Ben, yaptığım işi en iyi şekilde yapmalıydım. Türkiye’nin en iyi eğitim kurumlarından birini kentimize getirmek istedim. O dönem; İstanbul merkezli, 35 yıllık bir eğitim kurumu olan, en son yapılan lise giriş sınavında ilk 20’de 15 öğrencisi bulunan Bilfen’in ilimize geleceği yönünde bir şehir efsanesi vardı. Gerekli girişimlerde bulundum ve Bilnet Okulları’nı Kocaeli’ye getirdim.

 

Okulun inşaatına ne zaman başladınız, ne kadar sürede tamamlandı?

İnşaatı 11 ay gibi kısa bir sürede tamamladık. 15 bin metrekare kapalı alan üzerine 58 derslikli bir okul inşa ettik. Anasınıfı, ilkokul, ortaokul, Anadolu lisesi, fen lisesi olmak üzere toplam bin 400 öğrenci kapasiteli bir okulumuz var artık. Dersliklerin yanı sıra müzik, görsel sanatlar, kütüphaneler, laboratuvarlar, spor salonlarının da içinde bulunduğu 30’a yakın farklı aktivite alanımız mevcut.

 

 

Biraz da Bilnet Okulları’nın eğitim felsefesinden bahseder misiniz?

Bizim amacımız akademik anlamda çocuklarımızı en iyi şekilde hayata hazırlamak. Bunun yanında sanatla ve sporla iç içe büyüyen mutlu nesiller yetiştirmek. Mesela benim içimde bir ukdedir; bir enstrüman çalmak isterdim. Keşke çocukken bana böyle bir fırsat sunulsaydı. Her çocuk yeteneği doğrultusunda mutlaka bir enstrüman çalmalı, sistemimizi buna göre dizayn ettik. Her çocuk sporun bir branşında kendini geliştirmeli, spor salonlarımızı, havuzumuzu bu doğrultuda hazırladık. Çocuklarımızı akademik olarak hayata hazırlarken mutlu bireyler olarak yetiştirmek istedik. Böyle bir okulu Kocaeli’ye kazandırdığım için çok mutluyum. Daha ilk yılımız olmasına rağmen çok güzel bir teveccüh var.

 

15 yıllık bir eğitim yolculuğundan bahsediyoruz. 5 şubenin yanı sıra yeni bir kampüs kurdunuz. Başarınızı neye borçlusunuz?

Eğitimde en önemli şey güçlü bir kadrodur, doğru eğitimcilerle çalışmaktır. Hedefi olan, bu yolda gayret gösteren öğrencileri iyi bir kadroyla bir araya getirirseniz, başarı da beraberinde gelir. Başarımızın sırrı budur. Bir de yaptığımız işin en iyisini yapmak tabii ki.

 

Siyasi bir kimliğiniz olmasına rağmen her kesimden öğrenciniz var. Bunun sırrı nedir?

Yaptığım iş ile siyaseti hep ayrı tuttum. İdeolojimiz farklı olabilir ama pedagoji ile ideolojiyi ayırmamız gerekiyor. Pedagojiyi siyasete kurban etmem. Bizim eğitim kurumlarımızda pedagoji ön plandadır. Bu anlamda bir güven oluşturduğumuz için her kesimden dostlarımızın çocukları burada. İnsanlar en değerli varlıklarını güvendikleri yere gönderirler. O güveni oluşturduğumuzu düşünüyorum. Siyaseten farklı mecralarda mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın çocukları bile burada. Bu yalnızca güvenle olur. Demek ki işimizi doğru yapıyoruz.

 

 

BAŞARILI VE MUTLU

 

Bilnet’ten mezun olan bir öğrencinin diğer okullardan mezun olan öğrencilerden farkı ne olacak?

Bilnet’ten mezun olan bir öğrenci çok iyi bir yabancı dil, hatta ikinci yabancı dili konuşabilecek duruma gelecek. Günümüzde eksikliğini hissettiğimiz en önemli şeylerden biri yabancı dildir. Biz bu eksikliği sistematik ve programlı bir şekilde kapatmayı hedefliyoruz. Bir de Türkiye’nin bir sınav gerçeği var. Akademik anlamda çocuklarımızı Türkiye’nin gerçeklerine uygun olarak yetiştiriyoruz. Çocuklarımız üniversite sınavına girdiğinde yapabileceğinin en iyisini yaparak, hedeflediği alanlardan birine yerleşmeli. Liselere giriş sınavında da durum aynı. Hedefimiz bu; akademik başarı. Sonrasında mutlu bireyler olmaları için sanat ve sporla uğraşmaları. Biz çocuklarımızı hem mutlu hem de akademik yönden başarılı bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz.

 

Çıktığınız bu yolculukta 15 yıl sonra kendinizi nerede görmek istersiniz?

Önce küçük bir etüt merkeziyle başladık. Etüt merkezi anlayışını Kocaeli’ye yerleştirdik. Sonrasında anaokulumuza Montessori gibi farklı bir sistem getirdik. Yine anaokulumuzda çift dilli eğitim vererek, farklı bir soluk getirdik. Şimdi de Bilnet Okulu ile özel okullar arasında farklı bir yerdeyiz. Kocaeli’de hep öncü olmanın gururunu yaşıyoruz. Bundan sonraki hedefim Kocaeli’de özel bir üniversite açmak. Ben, eğitimin her dalında bu kentin evlatlarına hizmet vermek istiyorum. Çocuklarımızın üniversite eğitimi için farklı illere gitmesi üzüyor beni. Kendi çocuğum şu anda İstanbul’da bir üniversitede okuyor. Neden bu kentte okumasın? Bugün İstanbul’da onlarca, belki de yüze yakın üniversite var. İstanbul’un yanı başındaki bu güzelim kentte neden bir üniversite kurulmasın? Bizim kentimizde de özel üniversite olabilir.

 

Kocaeli bu konuda biraz kadersiz galiba. Özel üniversiteyle ilgili birkaç girişim oldu ancak sonuç alınamadı.

Öncelikle bu kentin dokusunu, dinamizmini bilmek lazım. Ben, biliyorum. Kocaeli, İstanbul’un dibinde bir kent olmasına rağmen bir Anadolu kentidir. Burada herkes birbirini tanır, ne yaptığını iyi bilir. Çok iyi fiziki binalar yapabilirsiniz ama o ruhu yakalayamazsanız, başarılı olamazsınız. Önemli olan okulun ruhunu oluşturabilmektir. Dışardan gelenler bu kenti tanıyamadığı için bu ruhu oluşturamıyor. Birinci öncelik kadro, ikincisi sistem, üçüncüsü de fiziki yapıdır. Bunlar bir araya geldiğinde okulun ruhu oluşur.

 

Ali Bey, biraz da özel hayatınızdan konuşalım. Hayatta vazgeçilmeziniz, olmazsa olmazınız nedir?

Çocukları seviyorum. Ben herhalde eğitimden kopamam. Siyasetle de ilgilendim, 7 yıl ilçe başkanlığı yaptım, farklı görevlerde bulundum ancak sıkıldığım, bunaldığım, yorulduğum anlarda kendimi anaokulunda bulurdum. Çocukların arasında her şeyi unutuyorum. Çocuklar benim vazgeçilmezim. En büyük mutluluğum çocuklarla birlikte olmak.

 

Yanılmıyorsam iki oğlunuz var, onların bu işi devam ettirmesini ister misiniz?

Fatih, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Ömer, Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisi. Fatih zaten şu an bizimle. Güzel bir yatırım yaptık, burada kendilerini mutlu hissedeceklerse, imkanımız var. Yok eğer mesleki alanda ilerlemek isterlerse, tercih kendilerinin. Önemli olan kendilerini nerede mutlu hissedecekleri.

 

Ali Bey, vakit ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkür ederim.




ETİKET :   ali korkmaz bilnet bilfen okul eğitim eğitimci öğrenci hedef ünivrsitesi

Tümü