kocaeli , 18-10-2019

Rize Lezzet Durakları

Rize’ye giderseniz karalahana çorbası içmeden, muhlama yemeden, mısır ekmeğinin ve fırın sütlacın tadına bakmadan dönmeyin!

11:17:47 | 2019-09-14

HAZIRLAYAN: Gamze Kır Sapancı (@gamzenika) 

Akın Sapancı (@akinsapanci)

 

 

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Rize, zümrüt yeşili yaylaları, gür ormanları, tertemiz havası ve damakları şenlendiren lezzetleriyle ülkemizin nadide şehirlerinden biri. Rize gezimiz boyunca verdiğimiz molalarda şehrin lezzet duraklarını da keşfetmiş olduk. Gittiğimiz mekanlarda yöresel yemeklerin tadına varırken, doğanın muhteşem dinginliğinde huzur bulduk.

 

 

 

OSMANLI RESTORAN

 

Ardeşen’e bağlı Fırtına Deresi üzerine kurulmuş olan Osmanlı Restoran, yemek hizmetinin yanı sıra zipline, salıncak gibi hizmetler de veren özel bir tesis. 400 yıllık tarihi taş köprünün altından akan buz gibi, berrak ve köpüklü suyu ile Fırtına Deresi yanında bulunan mekân, yemek yerken doğadaki huzuru da tatmanızı sağlıyor. Fırtına Deresi yakınlarında ‘Nerede, ne yemeliyim? Nerede zipline yapmalıyım?’ diye düşünmenize gerek yok. En doğru adres, Osmanlı Restoran olacaktır. Osmanlı Restoran’da, Karadeniz’in eşsiz lezzetlerini deneyebilirsiniz. Özellikle muhlama, karalahana sarması, mısır ekmeği, laz böreği (tatlı) denemeden dönülmez. Karadeniz lezzetleri dışında bir şey arıyorsanız, restorana 13 kilometre uzaklıkta bulunan alabalık çiftliğinde, tamamen doğal havuzlarda, toprak ile temas ederek yetişen balıkları mutlaka denemelisiniz.  Osmanlı Restoran, Karadeniz seyahatimiz boyunca hemen hemen her yerde deneyimlediğimiz muhlamanın en güzel yapıldığı yerlerden biri. Osmanlı Restoran’da muhlamanın yanı sıra turşu kavurma, lahana sarması, Çayeli fasulyesi ve alabalığı da biz çok sevdik. Restoranın kendi çiftliğinde yetiştirdiği alabalık, taptaze ve özel kapaklı bakır tavalarla geliyor, sıcak sıcak tabağınıza servis ediliyor. Balığın yanında mısır ekmeği yemeyi de unutmayın, çok yakışıyor. Osmanlı Restoran’ın eşsiz lezzetlerini denedikten sonra, ‘Yeşil bir dünyaya sürüklenin, gözlerinize yeşili öğretin’ sloganıyla zipline yapmaya karar verdik. Mekan, Fırtına Deresi üzerine kurulmuş zipline ile eşsiz bir deneyim yaşamanızı sağlayacak. Zipline ile birlikte büyük salıncakta sallanmadan da dönmeyin!

 

 

 

NİYAZİ USTA HAMSİKÖY

 

Karadeniz seyahatinizde Maçka varsa mutlaka Hamsiköy’e de gitmelisiniz. Maçka’nın yemyeşil yollarını aşıp, Hamsiköy’e vardığımızda seyahatimizin en soğuk noktasında olduğumuzu hissediyoruz.

Ağustos ayında bu kadar soğuk olacağını hiç tahmin etmemiştik doğrusu.

Yemyeşil dağların arasına gizlenmiş Hamsiköy’e girip yol boyu devam ettiğinizde ise birçok mekan göreceksiniz ve belki de seçim yapmakta zorlanacaksınız.

Hamsiköy, doğal güzelliğinin yanı sıra sütlacı ile de çok meşhur. Tabii bunca mekan, ‘Hamsiköy’de sütlaç nerede yenir?’ sorusunu da beraberinde getiriyor.

Hamsiköy sütlacını denemek için bizim seçtiğimiz mekan Niyazi Usta oluyor. Eşsiz Hamsiköy manzarası eşliğinde terastaki yerimizi alıyoruz. Yalnız bahsetmeden geçemeyeceğimiz önemli bir nokta var: Hem mekanlar hem Hamsiköy inanılmaz kalabalık. Oturmaya yer bulursanız çok şanslısınız. Hatta şöyle ki biz Niyazi Usta’da yer bulana kadar çok bekledik. Var olan yerlerin manzarası olmaması nedeniyle de bu süreç uzadı. Bu zaman diliminde de personelden çok fazla ilgi gördük. Onca kalabalığa rağmen size güzel bir yer bulmak için uğraşıp, güler yüzlerinden de ödün vermiyorlar.

Günün sonunda ise ‘Hamsiköy’de sütlaç nerede yenir?’ sorusunun cevabı net: Niyazi Usta. Dağların arasında kalmış yemyeşil bir köy olan Hamsiköy’de manzaranın en güzel izleneceği yer de Niyazi Usta’nın terası.

Sütlaçlarımızı söyleyip yanında da çay istiyoruz. Sütlaç, üzerinde bol miktarda fındık ile servis ediliyor. Tadına doyum olmayacak lezzette. Utanmasak birer tane daha yiyeceğiz, o kadar güzel.

‘Niyazi Usta’da sadece sütlaç mı yenir?’ derseniz, tabi ki hayır. Zengin bir menüsü var. Et kavurma da çok tavsiye edilenler arasında. Ayrıca muhlama, karalahana sarma, karalahana çorbası da denenmesi gereken Karadeniz lezzetlerinden.

Eşsiz manzarası, harika sütlacı ile Niyazi Usta, Hamsiköy’de uğramadan dönülmemesi gereken mekânlardan.

 

 

ÇİNÇİVA KAHVE

 

Rize Çamlıhemşin’de adı gibi şen yuvaların köyü olan Şenyuva’da, Fırtına Deresi’nin yanına konumlanmış Çinçiva Kahve, eski bir köy kahvesi aslında. Zaman içinde memleket sevdası ile lezzet mekânına dönüşmüş. Karadeniz’e özel muhlamanın, karalahana ve mısır ekmeğinin eşsiz tadına varmak istiyorsanız, çok doğru adrestesiniz. Fırtına Vadisi’nin kalbinde bulunan Çinçiva, Karadeniz lezzetlerine eşsiz bir doğada ulaşmanızı sağlıyor.

Çinçiva Kahve’de, doğada organik kahvaltı, Karadeniz’e özgü yemekler veya tarihi Çinçiva Köprüsü’ne karşı güzel bir Türk kahvesi deneyimleyebilirsiniz.

İçeriye girdiğimizde en çok dikkatimizi çeken nokta ise mekanın tamamen doğaya uygun olarak tasarlanmasıydı. Ortada bulunan kuzine soba, tavanlara asılı mısır koçanları, antik güğümler, mekanda Karadeniz rüzgarı estiriyordu. Çinçiva Kahve, yöresel yemeklerden sıkılanlar için menüsüne et sote, mantar soslu antrikot, kuzu pirzola, dana steak, ızgara köfte, tavuk sote, tavuk şiş, mantı, köri soslu tavuk sote, patates kızartması ve çorba da eklemiş. Tercih size kalmış.

Çinçiva Kahve yaz döneminde 08:00-20:00, kış döneminde ise hafta içi 08:00-17:00, hafta sonu 08:00-19:00 saatlerinde hizmet veriyor. Çinçiva Kahve’de karalahana çorbası içmeden, muhlama, mısır ekmeği ve fırın sütlaç yemeden dönmeyin. Tabi bir de tarihi Çinçiva Köprüsü manzarasında Türk kahvesinin tadına bakmayı ihmal etmeyin. Uğrarsanız bizi de hatırlayın!

 

 

HÜSREV LOKANTASI

 

Rize seyahatimizin önemli rotalarından biri olan Çayeli, kuru fasulyesi ile meşhur. Çayeli’ne gidip Çayeli fasulyesi yemeden dönülmez. Hüsrev Lokantası ise Çayeli kuru fasulyesinin yenebileceği birkaç lokantadan biri. Lokantanın hikayesi 1928 yılına dayanıyor. O yıl açılan bakkal dükkanına ‘Temiz Köfte Salonu’ adıyla lokantaya dönüşüyor. Bu zaman zarfında Erzurum-İspir seyahati yapan aile üyesi Hacı Fahri Hüsrev, şeker fasulyesini keşfederek dükkânına getiriyor. Tamamen kendi reçetesi ile pişirdiği kuru fasulye Çayeli sınırlarını aşıp, başka diyarlardan gelen misafirlerin de ilgi odağı oluyor. Çayeli’nde, sahil yolu üzerinde bugün de faaliyetine devam eden mekân artık bin kişiyi aynı anda ağırlayabilecek kapasitede. Sahil yolu üzerinde olması da ulaşılabilirliği kolaylaştırmış.  Şimdilerde Rize haricinde Ankara ve İstanbul’da şube açan Hüsrev Ailesi, “Geleneği bozmadan geliştirerek lezzetlerimizi geleceğe taşımak ve markamızı nesiller boyu devam ettirmek en büyük hedefimiz. Bu yolda bizimle beraberliklerini devam ettiren misafirlerimize minnettarız” diyor. Hüsrev Lokantası her ne kadar kuru fasulyesi ile meşhur olsa da menü oldukça zengin. Rize kavurmasından karalahana sarmasına, kuzu incik haşlamadan etli-sebzeli güvece, ızgara köfteden tavuk ızgaraya kadar ne ararsanız var. Zengin menüsü, kaliteli hizmet anlayışı ve güler yüzlü personeli ile Hüsrev Lokantası, Rize lezzet duraklarınız arasında mutlaka olmalı. Çayeli kuru fasulyesini en güzel haliyle tadacağınız Hüsrev Lokantası’na uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

 

CANCİK RESTORAN VE PANSİYON

 

Rize Çamlıhemşin’den çıkıp Zilkale yolculuğumuzu yaptıktan sonra, karşımızda duran yaylalar listesine bakıp güzel bir yaylaya doğru yola koyuluyoruz. Hedefimiz Çat Köyü ve Elevit Yaylası.

Yemyeşil yolları aşıp vardığımız Çat Köyü, bizi yağmur ile karşılıyor. Köy meydanında bulunan Cancik Restoran’a sığınıyoruz. Dere kenarında bulunan Cancik Restoran hem iç mekân hem de dış alanıyla hizmet veriyor. Ayrıca serender tipi köy evlerinde konaklama imkanı da sağlıyor. Aile işletmesi olan Cancik, çok tatlı bir mekan. Yağmurun tatlı serinliği, derenin gürül gürül sesi eşliğinde mis gibi bir kahve içtikten sonra Çat Köyü etrafında bulunan tarihi köprüyü keşfe gidiyoruz.

Döndüğümüzde inen sis ve çoğalan yağmur sebebiyle Çat Köyü’nde konaklama kararı alıyoruz.

Muhteşem köy evi serenderde konaklamak çok keyifli. Kaldığımız serender, 2 katlı ve 8 kişi kapasiteli. 1 gece konaklama fiyatı 300 TL. Eğer siz de Karadeniz’de köy havasını tam olarak hissetmek işitiyorsanız, mutlaka serenderde konaklayın; ahşap köy evleri, yağmur sesi ve odun kokusu eşliğinde harika bir gece sunuyor. Sabah olduğunda yöresel kahvaltı için sabırsızlanıyoruz. Dere manzaralı masa tercih ediyoruz. Yöreye özel peynirlerle hazırlanan ve muhlamanın eksik olmadığı güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Çat Köyü’nün tertemiz havası, dere kenarında bulunan köy mekânı bizi çok mutlu ediyor. Çat Köyü’nden dönerken, yöreye özel süs eşyaları, lezzetli köy peynirleri almak isterseniz, Cancik Restoran’ın satış noktası da bulunuyor. Cancik Restoran’da karalahana çorbası içmeden, muhlama yemeden ve hatta serenderlerde konaklamadan dönmeyin. Uğrarsanız bizi de hatırlayın!




ETİKET :   rize lezzet durakları muhlama mısır ekmeği fırın sütlacı gezi doğa yayla gezgin kocaeli life

Tümü