kocaeli , 14-08-2020

2019 onun yılı oldu: Rana Kaplan

2019 yılı boyunca yepyeni atılımlarla başarıdan başarıya koşan Rana Kaplan Akademi’nin kurucusu Rana Kaplan, mesleki yükselişinin altın çağını yaşıyor

11:38:58 | 2020-01-03

RÖPORTAJ: Zeynep AKAR

FOTOĞRAFLAR: Bilal SERİM

 

Kocaeli’yi ‘profesyonel koçluk’ kavramıyla tanıştıran isim… Kişisel gelişim uzmanı, eğitimci ve profesyonel koç Rana Kaplan, bundan 9 yıl önce ‘bir şey değişir, her şey değişir’ sloganıyla çıktığı yolda rotasından hiç sapmadan ilerlerken, binlerce kişinin hayatına dokundu; yüzlerce koç yetiştirdi; eğitimleriyle sayısız kuruma yeni bakış açıları kazandırdı.  RANAKAPLAN Akademi çatısı altında yaptığı çalışmalarla adı il hatta ülke sınırları dışına taşan Rana Kaplan, şu sıralar mesleki yükselişinin altın çağını yaşıyor. Büyük ilgi gören ilk kitabı, Almanya’da kurduğu ikinci merkez ve Trabzon’daki yeni şubesiyle 2019 yılı boyunca başarıdan başarıya koşan Kaplan, şimdi yeni hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor.  “O kadar yıldızlı bir yıl geçirdim ki 2019’un bitmesini hiç istemiyorum” diyen Rana Kaplan ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik; hem 2019’u değerlendirdik hem de başarılı eğitimcinin 2020 hedeflerini öğrendik.

 

Rana Hocam, 2019 yılı sizin için nasıl geçti?

Çocukluğumdan beri yeni yılın gelişini çok severim. Yeni bir yılın başlaması, birçok kişi gibi benim için de her zaman yeni umutlar, yeni hedefler demek olmuştur. Bununla birlikte, hayatımda ilk defa bu senenin bitmesini hiç istemiyorum çünkü 2019 yılı, iş hayatımda bugüne kadar yaptığımız çalışmaların meyvelerini aldığımız, çok yıldızlı bir yıl oldu. İlk kitabım çıktı, Almanya’da yeni şirketimizi kurduk, büyük hayallerimden biri olan Avrupa Birliği Brüksel Parlamentosu’nda mesleki bilgilerim üzerine konuşma yapma imkanım oldu, Karadeniz bölge müdürlüğümüz olarak Trabzon şubemiz açıldı ve daha birçok güzel gelişme…

O halde bu muhteşem gelişmeleri, kitabınızdan başlayarak sırasıyla dinleyelim…

Bildiğiniz gibi ilk kitabım olan Koçluk KitabıN, geçtiğimiz şubat ayında okurlarıyla buluştu ve beklediğimin üzerinde ilgi gördü. Öyle ki çok kısa bir süre içinde Elma Yayınevi ile tekrar baskı yaptı. Koçluk KitabıN, kişinin bireysel farkındalığını artıracak çok kıymetli bilgileri ve uygulamaları içeren, herkesin yararlanabileceği bir eser. Bu nedenle ne kadar çok kişiye ulaşırsa, o kadar mutlu oluyorum.

 

AVRUPA’DA TALEPLER ARTTI

 

Sanırım 2019’un en bomba haberi, Avrupa’da şirketleşmeniz oldu… Süreç nasıl başladı?

Avrupa’da uzun yıllardır çeşitli başlıklarda farkındalık seminerleri veren eğitimci ve yazar dostum Bülent Gardiyanoğlu, eğitim verdiği bölgelerde koçluk eğitimi talepleri olunca, bunu benim yapmamı istedi. Bir taraftan uzak olduğunu düşündüm, evden bu kadar uzun süre ayrı kalmak istemedim. Uykularımın kaçtığını hatta kızımın bana “anne amma abarttın; ne var işte, gidip geleceksin” dediğini bile söyleyebilirim. Diğer taraftan mesleğim adına tabii ki heyecan ve mutluluk duydum. İlk eğitimimizi Almanya’nın Hessen eyaletinin başkenti Wiesbaden şehrinde yaptık; ikincisini ise eş zamanlı olarak Köln’de gerçekleştirdik. Eğitimci arkadaşımın bilinen, güvenilir kişiliğiyle bize referans olmasının da etkisiyle başlangıcımız güzel oldu.

 

Orada yeni bir şirket kurma fikri nasıl doğdu?

Avrupa’da yaptığımız ilk çalışmalardan sonra talepler arttı, yeni anlaşmalar yaptık. Katılımcılarımızın memnuniyeti aynı yıl Belçika ve Hollanda’dan da taleplerin gelmesine sebep oldu. Aslında, Türkiye’de şirketim olduğu için dünyanın her yerinde hizmet verebilirdim, Avrupa’da ayrı bir şirket kurma zorunluluğum yoktu. Bununla birlikte orada hızlı bir büyüme grafiği yakalayınca gidiş gelişler arttı. Almanya’da kurulacak bir şirket, bize daha rahat hareket etme, daha çok proje üretme imkanı kazandıracaktı, öyle de oldu.

 

Şirketinizi nerede kurdunuz?

Rana Kaplan Coaching Zentrum’u Wiesbaden’de kurduk. Wiesbaden, Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’nda hiç bombalanmamış tek şehir. Bu nedenle burum buram tarih kokan, çok güzel bir yer.

 

Gelelim, AB Brüksel Parlamentosu’nda yaptığınız konuşmaya…

Eğitim verirken hep anlattığım, iletişime yönelik bir model vardır. 10 yılı aşkın zamandır her seferinde ‘Bu modeli bir gün Avrupa Parlamentosu’nda da anlatacağım’ der, sonra da bu tatlı hayale kendi kendime gülerdim. Biraz önce de söylediğim gibi ikinci eğitimimizi Köln’de vermiştik. Köln, hem Belçika’ya hem de Hollanda’ya yakın. Dolayısıyla bu eğitimimize Hollanda’dan, Brüksel’den de gelenler oldu; o katılımcıların talebiyle biz de oralara gittik. Belçika’da tanışmış olduğumuz Doğaya ve İnsana Saygı Derneği’nin kurucusu Yurdagül Cengiz Hanım’ın parlamentoyla da diyalogları var. Parlamentoda bir liderlik semineri yapılması söz konusu olunca, Yurdagül Hoca beni önermiş. Çalışmalarıma ve uzmanlığıma yönelik yapılan araştırma, tanıma süreçleri sonrası beni parlamentoya davet ettiler. Sadece konuşmacı olarak üzere değil, liderlik (koçluk) semineri vermek üzere çağrıldım. Böylece yaklaşık 10 yıllık hayalime ulaşmış oldum.

 

Ne hissettiniz?

Giderken, fiziksel olarak yorgun olduğumu fark ettim. Kendi kendime ‘önemli bir hayalim gerçekleşirken yorgun olmasaydım keşke’ dedim. Hemen ardından ise ‘yorulduğun için buradasın’ diyen iç sesim devreye girdi. O an çok derin bir iç huzur hissettim ve derin bir şükür hali… Binaya girdiğimde ambiyans beni benden aldı. Eğitimlerde duyguları tanımlayabilmeyi hedefleriz ancak benim o andan itibaren bunu yapabilmem pek mümkün değildi. Kürsüde kesintisiz 4 saat kaldım; su gibiydi…

 

 

KARADENİZ BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ

 

Ya sonrası?

Tabii bu sırada milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla, başbakan danışmanlarıyla, birçok organizasyonun kurucusuyla tanıştım; ciddi övgüler aldım. Ardından birebir alınan üst düzey davetler, görüşmeler, bireysel koçluk talepleri geldi.

 

Şimdi iki şirket arasındaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz? Zamanınızı nasıl programlıyorsunuz?

Türkiye’deki sistem işleyişleri rayına girdi diyebilirim. Ekip arkadaşlarım bana iş bırakmıyor desem yeridir. Almanya’da ise ilk günden beri netlikle bizimle yürüyen bir arkadaşımız Avrupa sorumlumuz olarak neredeyse tüm organizasyonu planlıyor, yönetiyor. Koç partnerlerimiz de hızla kendilerini yetiştiriyorlar. Ben, ayın belli zamanlarında burada, belli zamanlarında da ordayım. Eğitim olsa da olmasa da her ay düzenli olarak Almanya ve Belçika’ya gidiyorum.

 

Peki, Trabzon’da bir şube açma fikri nasıl doğdu?

Yıllar önce burada bizden eğitim alıp daha sonra Trabzon’a giden ve koçluktan hiç ayrılmayarak o bölgede kendini bu alanda markalaştıran bir öğretmen arkadaşımız var. Bir gün ‘Ben artık yetişemiyorum hocam’ diyerek beni çağırdı ve süreç başladı. Karadeniz bölgemizde ağırlıklı olarak milli eğitimin AB ve Erasmus projelerinde yer alıyoruz, öğretmenlerle çalışıyoruz. Çok güzel işler yapan harika eğitimcilerle beraberiz Trabzon’da. Attığımız tohumların yeşerdiğini görmek; çocuklara, geleceğe fayda sağlıyor olmak çok değerli.

 

Rana Hanım, iş konusunda harika bir yere geldiniz… Bu gelişmeler sizi kişisel anlamda nasıl etkiledi?

Tempo olarak daha yoğun olmama rağmen, içsel olarak dinginleştiğimi söyleyebilirim. Fiziksel olarak daha aktif, zihinsel olarak daha duruyum. Eşimle, kızımla eskiye oranla daha çok vakit geçirebiliyorum; onlara uyan her fırsatta Avrupa’ya birlikte gidiyoruz.

 

2020 hedefleriniz arasında neler var?

Benim için Türkiye’nin köklü ve en güvenilir eğitim kurumlarından biri olan İzgören Akademi ile Koçluk Okulu’nu hayata geçireceğiz inşallah. Ankara, İstanbul, Bursa, İzmir, Kayseri, Antalya şubelerinde sıkı hazırlıklar içindeyiz. Kişisel olarak da sosyal medyadan maksimum seviyede özgürleşmek hedefim var. Evimde geçirdiğim zamanı artırmak istiyorum. Bunu yapabilmek, benim için daha çok okumak ve yazabilmek demek. Akademik makalelerimiz olsun ve bilim dergilerinde yayınlansın istiyorum. Koçluğun akademik yayın kısmına katkı sağlamayı; okumaya, yazmaya, doğaya daha çok zaman ayırmayı arzu ediyorum.

 

Peki, nihai hedefiniz, varmak istediğiniz nokta ne?

Gençler için şirketlerimizin gelirinin aktarılacağı bir vakıf kurmak. Ülkemizde neredeyse bütün projeler, kız çocukları için yapılıyor. Çok çok da haklı projeler. Benim hedefim erkek çocuklarına bilinç düzeyinde katkı sağlamak. Buraya gereken önemi vermeyi atlıyor olabiliriz. Bilinçsel gelişime yönelik revize müfredatların olduğu, deneyimsel platformların yapılandırıldığı, aktiviteli, konaklamalı, yol giderlerinin dahi karşılandığı bir oluşum. Staj, iş ve sosyal yaşam simülasyonlarıyla liderlik becerileri test etme portallarına varana kadar tam kapsamlı bir proje hayal ediyorum.




ETİKET :   Rana Kaplan Rana Kaplan Akademi Rana Kaplan Koçluk Merkezi Rana Kaplan Coaching Zentrum Wiesbaden başarı 2019 gurur 2020 yükseliş

Tümü