kocaeli , 28-11-2020

2021 onun yılı olacak; Tuğba Ciğerdelen

Hunza Camp’ın kurucusu, iş insanı Tuğba Ciğerdelen, bomba gibi projelerle geliyor. 10 dönüm alan içerisinde hizmet verecek yepyeni bir merkezin hazırlığı içerisinde olan Ciğerdelen, ocak ayında piyasaya çıkacak kitabı için de oldukça heyecanlı

14:01:58 | 2020-11-02

RÖPORTAJ: ZEYNEP AKAR

FOTOĞRAFLAR: İSMAİL HAKKI TİMUÇİN

 

Türkiye’nin, kişiye özel VIP hizmet veren ilk sağlıklı yaşam merkezi Hunza Camp’ı ilimize kazandıran Tuğba Ciğerdelen, başarı merdivenlerini soluksuz tırmanıyor.

Hunza Camp ile Kocaeli’de büyük bir ihtiyaca cevap veren ve gördüğü yoğun ilgi nedeniyle merkezini kısa sürede Yahya Kaptan’daki çok daha geniş bir mekana taşıyan Ciğerdelen, şu sıralar yepyeni projeleri hayata geçirmek için gün sayıyor.

2021 yılına bomba gibi girmeye hazırlanan başarılı iş kadını, bir yandan ocak ayında piyasaya çıkacak kitabının son hazırlıklarını tamamlarken, diğer yandan Hunza Camp’ı sıfırdan projelendirilen yeni bir merkeze taşımak için çalışmalara başladı.

Kartepe’de, yaklaşık 10 dönümlük bir alan üzerinde, bu kez konaklamalı olarak hizmet verecek yeni yerinde yine ilklere imza atmaya hazırlanan Tuğba Ciğerdelen ile kısa sürede yakaladığı büyük başarı ve hayata geçireceği yenilikler üzerine konuştuk.

 

 

Tuğba Hanım, bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1974, İzmir doğumluyum. Ege Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema bölümü ve Bilgi Üniversitesi Reklam bölümü mezunuyum. Şu anda çok farklı bir sektörde olsam da uzun yıllar eğitimini aldığım alanda çalıştım. Çeşitli televizyon kanallarında programlar yaptım, meslekte 25. yılımı tamamladım. Daha sonra evlenerek Kocaeli’ye geldim. Evlatlarım ve eşimle hayatın bize sunduğu güzellikler içerisindeyiz. Kazandığım ve zamanla kazanacağım tecrübelerimle ‘Her şeyden önce sağlık’ diyerek çıktığım bu yolda, Hunza Camp olarak Kocaelililerin hayatına dokunmak, renk katmak istedim.

 

Birbirinden çok farklı iki sektör… Nereden aklınıza geldi böyle bir merkez açmak?

Aslında aklıma gelmedi, başıma geldi… Benim iki kızım var. Büyük kızımı dünyaya getirdikten sonra, insanların ‘süt yapar’ dediği her şeyi kontrolsüzce yiyince aşırı derecede kilo almıştım. Öyle ki bir süre sonra aynada kendimi tanıyamaz hale geldim. Bu durumdan çok rahatsızdım, bir an önce doğum öncesi kiloma geri dönmek istiyordum ama bunu nasıl yapacağımı da bilmiyordum. 

 

Herhalde ilk iş bir diyetisyenin kapısını çaldınız… 

Diyetisyen değil, diyetisyenler… Kapı kapı dolaştım, kim hangi diyetisyeni önerdiyse ona koştum. Onlarca diyet listesi, özel diyet yemekleri, egzersiz önerileri, detoks suları, ara öğün saatleri, kalori hesapları… Danıştığım tüm diyetisyenler, nasıl bir yaşam tarzım olduğunu bilmeden bana çeşitli diyet listeleri önerdi. Oysa benim o dönemdeki yaşantım bunlarla uğraşmaya hiç müsait değildi. Tamamen kızıma odaklanmış bir halde yaşıyordum, kendime ayıracak öyle bir vaktim yoktu… Hiçbiri işe yaramadı, ne yaptıysam olmadı. Tam kilo verme konusunda ümitlerimi kaybetmek üzereyken bir şey oldu.

 

ÇEKTİĞİM SIKINTIYI UNUTMADIM

 

Ne oldu?

Bir gün yolum, Dr. Feza Şen ve diyetisyen Türkan Dayıoğlu ile kesişti ve hayatım değişti. İlk defa bir doktor ve diyetisyen beni dinledi, anladı. Benden bir takım tahliller istediler. Çıkan sonuçlara göre eksik olan vitamin ve mineralleri tamamlayarak vücudumu kilo vermeye hazır hale getirdiler. Bana, tamamen benim yaşam şeklime göre planlanmış özel bir program hazırladılar. Hiçbir kısıtlaması olmayan, zamanımı almayan, bir gün içinde ne yiyip ne içmem gerektiğini gösteren bu liste hayatımı çok kolaylaştırdı.

 

Kilo vermenizi de kolaylaştırdı mı peki?

Yaz başıydı… Listemi yanıma alarak tatile çıktım. Doktorumun önerdiği döngüyü tamamlamaya ve zaten denizde olduğum için her gün düzenli olarak yüzmeye başladım. Bir süre sonra hiç fark etmeden, bu döngü benim için bir yaşam şekli haline geldi. Yaz sonunda hiç zorlanmadan 17 kilo vermiştim.

 

Çok ciddi bir rakam bu…

O kiloları vermiş olmanın mutluluğu bir yana, artık kilo vermek benim için sorun olmaktan çıkmıştı. Bu, kilo sorunu yaşamış birisi çok büyük bir konfor. Hal böyle olunca, büyük kızım 3,5 yaşına geldiğinde ikinci bebeğime hamile kaldım. Artık doğru beslenmeyi öğrendiğim için bu dönemde çok az kilo aldım ama kilolarımdan kurtulmak için verdiğim mücadeleyi, çektiğim sıkıntıyı hiç unutmadım. 

 

Gelelim Hunza Camp’ın kuruluş hikayesine?

Kızlarım büyüdükten sonra yeniden iş hayatına dönmek istedim ama artık ailemden uzun süre ayrı kalmak da istemiyordum. Onları ihmal etmeden kendi işimi yapmanın yollarını araştırırken, benim yaşadığım kilo sorununu başkalarının da yaşıyor olabileceğini düşündüm. Bu konuda bir program yapabilir, insanların kilo verme süreçlerini anlatabilirdim. Tabii bunun için önce o insanlara ulaşmak gerekiyordu. Benim kilo vermeme yardımcı olan Feza Hoca ve Türkan Hanım ile kendi hastalarının yaşamlarını çekip ekrana taşıyabilecek ve ekrana geri dönebilecektim. Hemen iyi bir ekip kurduk; deneme çekimlerine başladık. Bu esnada gördük ki bu işi hakkıyla yapabilmemiz için bize hem programı çekebileceğimiz hem de insanların sağlıklı beslenmeyi öğrenebileceği, spor yapabileceği, her türlü kilo problemini çözebileceği bir mekan lazım. İşte Hunza Camp’ın temelleri böyle atıldı. 

 

İşe nereden başladınız?

Hemen yer arayışına girdik ve Kartepe’de bize yeteceğini düşündüğümüz bir mekan bulduk. Hunza Camp’ı orada 3 ay gibi kısa bir sürede kurduk ancak çalışmaya başladıktan sonra tahminlerimizin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık. Kocaeli’nin böyle bir merkeze ne kadar ihtiyacı olduğunu o zaman daha iyi anladık. Kartepe’deki merkezimiz kısa sürede bize dar gelmeye başladı. Danışanlarımızı daha konforlu bir alanda ağırlayabilmek için Yahya Kaptan’da, bahçe içindeki iki katlı yeni yerimize taşındık.

 

Biraz da Hunza Camp’ta verilen hizmetlerden bahsedelim mi?

Hunza Camp, kişiye özel hizmet veren, gerçek bir sağlıklı yaşam merkezi. Türkiye’de de bir benzeri yok. Kilo sorunu yaşayan ya da sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyen insanların hayatına; diyet listeleriyle değil de onların yaşam tarzlarına uygun, doğru programlar uygulayarak dokunmak için varız. Diyetisyenimiz, spor hocamız, yoga eğitmenimiz ve ekibimizdeki herkes, bunun için çalışıyor.

 

Hunza Camp’ta sistem nasıl işliyor?

Biraz önce de bahsettiğim gibi kişiye özel hizmet veriyoruz ve randevu sistemiyle çalışıyoruz. Randevu saatinizde, Hunza Camp sadece size ait oluyor; merkezde sizden ve uzmanlarımızdan başka kimse bulunmuyor. Buraya ilk geldiğinizde önce kontrolleriniz yapılıyor, bilgileriniz alınıyor. Yapılan değerlendirme sonucunda Hunza Camp’ta neye ihtiyacınız olduğu tespit ediliyor ve size özel bir program çiziliyor. Eğer 3-5 kilo atmaya ihtiyacınız varsa, spor hocamızla birlikte çalışmalara başlıyorsunuz. Bölgesel fazla kilolarınızdan şikayetçiyseniz, zayıflamaya yardımcı cihazlarımızdan faydalanıyorsunuz. Sadece selülit probleminiz varsa, bu sorunu gideren cihazımızla çalışıyorsunuz. Bu sırada da size, yaşam tarzınıza uygun bir beslenme şekli belirliyoruz… İşin en güzel tarafı da Hunza Camp’ta dilediğiniz kadar keyif yapabiliyorsunuz.

 

Nasıl?

Hunza Camp, bizim evimiz. Danışanlarımızı da bu duyguyla ağırlıyoruz. Dilerlerse, işlemleri bittikten sonra rahatlıkla duşlarını alıp, dinlenme alanında detoks içeceğini yudumlayabilir, ikram ettiğimiz sağlıklı atıştırmalıkların tadına bakabilirler. Bahçede kitaplarını okuyabilir, huzurlu bir ortamda keyifle dinlenebilirler. 

 

 

O halde Hunza Camp için sadece ‘zayıfla merkezi’ demek yanlış olur…

Gerçekten de Hunza Camp o tarz bir merkez değil. Biz, yola çıkarken ‘her şeyden önce sağlık’ dedik. Buraya sadece kilo vermek için değil, kilo almak ya da hamileliğinizi sağlıklı geçirmek için de gelebilirsiniz. Bizim kurumumuzu diğerlerinden ayıran nokta da bu. Biz sadece bir pilates salonu, diyetisyen kliniği ya da zayıflama merkezi değiliz. 

 

Biraz önce merkezde kullanılan, kilo vermeye yardımcı cihazlardan bahsettiniz… Nedir bu cihazlar?

Merkezimizde 3 adet cihazla çalışıyoruz ve bu cihazlar, İzmit’te sadece bizde var. Bunlardan ilki, Hypoxi Konsept. 12 seansta 2 beden incelme sağlayan muazzam bir cihaz. Diyetisyenimizin verdiği bir beslenme programıyla beraber uygulanıyor ve çok iyi sonuçlar veriyor. Öyle ki 12 seansta 2 beden incelmeyi garanti ediyoruz. Hypoxi L250 ise üst baldır ve basenlerdeki inatçı yağlardan kurtulmak için geliştirilmiş, çok başarılı sonuçları olan bir cihaz. HypoxiDermology cildin sıkılaşmasına, sarkmış bölgelerin toparlanmasına ve pürüzsüz bir görünüm almasına yarıyor. Son olarak bünyemize bel bölgesinde fazlalıklarla savaşan Vacunaut’u kattık. Hypoxi markasının geliştirdiği bir vakum egzersiz kıyafeti olan Vacunaut; karın, göbek ve kalça çevresindeki yağlardan şikâyetçi olanlar için devrim niteliğinde bir uygulama. 

  

Hunza Camp’ta kaç kişi görev yapıyor?

Şu an 8 kişiyiz. Çok kuvvetli bir ekibim var ve onlar olmasaydı Hunza Camp bu kadar kısa sürede bu kadar başarılı olamazdı. Merkezde görev yapan bütün arkadaşlarım genç, dinamik, alanlarında çok yetenekli ve başarılı kişiler. Her gün kendilerini geliştiriyor ve eğitimlerle destekliyorlar. Bilgi ve tecrübeleri çok fazla, onlara sonsuz güvenle kendinizi teslim edebilirsiniz. Biz bir aileyiz, bu aidiyet duygusuyla çalışıyoruz. Ekibim, Hunza Camp’ı benden daha çok koruyup kollar çünkü burası hepimizin yuvası. Danışanlarımız ile aramızda bambaşka bir bağ oluşuyor. Dostluklarımız kalıcı oluyor. Birlikte gülüp birlikte ağlıyoruz; Hunza Camp’ı birlikte büyütüyoruz.

 

Tuğba Hanım, kısa bir süre önce Gaziantep’teki ikinci şubenizi açtığınız biliyorum, tebrik ederim… Süreç nasıl gelişti?

Teşekkür ederim. Kısa sürede geldiğimiz nokta ve şubeleşerek büyüyor olmak bizi fazlasıyla gururlandırıyor. Gaziantep’in tanınmış iş insanı Faruk Cevheri ve eşi Sevda Hanım, İzmit’e geldiklerinde Hunza Camp’ı ziyaret ettiler. Merkezin çalışma prensibini, verdiği VIP hizmeti, başarılı uygulamaların çok beğendiler ve Gaziantep’e bir şube açmak istediler. Sevda Hanım ile yaptığımız uzun görüşmelerin ardından ilk franchising anlaşmamızı imzaladık. Merkezimiz şu anda hazır ancak araya pandemi sürecinin girmesiyle açılışı biraz erteledik. 

 

 

HUNZA CAMP EL GÜNLÜĞÜ

 

Gaziantep şubesindeki sistem, buradakiyle aynı mı?

Kocaeli’deki tüm metotlar, teknolojik cihazlar ve uygulamalar Gaziantep’te de olacak. Hizmet kalitesinin değişmemesi için bizzat sürecin içerisinde oldum ve her detayla ilgileneceğim.

 

Ve şimdi 2021’i yepyeni projelerle karşılamaya hazırlanıyorsunuz… Dinlemek için sabırsızlanıyorum?

Ben Hunza Camp’ı kurarken üç ana hedefim vardı: Bir YouTube kanalıyla insanlara faydalı olabilmek, iki Hunza Camp’taki uygulamaları bir kitap haline getirerek daha fazla kişiye ulaştırabilmek ve son olarak gerçekten büyük bir merkez haline gelmek. Youtube kanalı için hazırlıklarımız devam ediyor. Bunun yanı sıra diğer iki projemizi hayata geçirmek üzereyiz.

 

O zaman önce kitaptan bahsedelim…

Her zaman kaliteli işler yapmayı, insanlara yararlı olmayı seven birisi oldum; Hunza Camp ile bunu başardım. Çok iyi bir ekibim var. Merkezi açtıktan sonra bilgi birikimimiz ve deneyimimiz daha çok arttı. Pek çok insanın yaşamına dokunduk. Şimdi tüm bu birikimi daha fazla kişiyle paylaşmanın zamanı geldi ve bunu sağlamanın en güzel yolu da bildiklerimizi bir kitapta toplamaktı. ‘Hunza’nın El Günlüğü’ isimli kitabımız, ocak ayında piyasaya çıkmış olacak. 

 

Kitabın içeriğinde neler var?

Aslında kitap, tamamen bizim Hunza Camp’ta uyguladığımız sistemi yani yaşam çarkını anlatıyor. Bu kitabı eline alan herkes, öncelikle neden kilo veremediği konusunda bilgi sahibi olacak. Fazla kilolardan kurtulmak ve sağlıklı bir yaşama ‘merhaba’ demek için ne yapması gerektiğini öğrenecek. Renkli, pırıl pırıl fotoğraflarla dolu sayfaların arasında dolaşırken yeni diyet yöntemleri, sağlıklı beslenmenin kuralları, diyet yemek tarifleri ve bu konularda doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgilenecek. Sevgili diyetisyenimiz Türkan Dayıoğlu’nun tüm bilgi ve tecrübesinden bu kitap sayesinde faydalanabilecekler. Kitapta ayrıca, Selen Hocamızı vücudumuzdaki kasları nasıl çalıştırmamız gerektiğini anlatan fotoğraflarda görecekler. Yapılan hareketin neye iyi geldiğini, hangi kası çalıştırdığını fotoğraflarla öğrenecekler. Ece Hocamız ise okurlarımıza nefes tekniklerini, nefes terapisini, yogayı yine fotoğraflarla anlatacak. Yoga nasıl yapılır, faydaları nelerdir, her zaman her yerde yoga yapabilir miyiz? Tüm bu soruların cevabı kitabımızda. 

 

KONAKLAMALI YENİ MERKEZ

 

Şimdi gelelim, yeni merkeze… Nereye taşınıyorsunuz?

Evet, bu bizim için büyük bir heyecan ama pek taşınıyoruz denemez. Yeni merkezimizi tamamen kendi konseptimize uygun olarak sıfırdan kuruyoruz. Türkiye’de ilk olacak bir merkez planladık. Bünyemizde verilen her hizmete özel alanların olacağı, içerisinde şık bir kafesi olan, danışanlarımızın ailece de faydalanabileceği harika bir merkez olacak.

 

Böyle bir yer olunca, Hunza Camp’ın meşhur 10 günlük kampları konaklamalı da olabilir…

Elbette. Şu anda kamplarımıza katılan danışanlarımız, 10 gün boyunca her sabah Hunza Camp’a gelerek kendileri için oluşturulan özel programlar sayesinde kilo veriyor ancak akşamları evlerine dönüyor. Yeni merkezimizde, arzu edenler 10 gün boyunca, dilerlerse aileleriyle birlikte Hunza Camp’ta kalabilecek. Böylece kamp programını doğanın kalbinde, çok daha disiplinli bir şekilde uygulayabilecekler.

 

Bu süre boyunca ailenin diğer üyeleri de etkinliklere katılabilecek mi?

Zaten asıl amacımız bu. Danışanlarımız, eşleri ve çocuklarıyla birlikte pilates ve yoga derslerine katılabilecek, hamak yogası yapabilecek. Hem birlikte kaliteli vakit geçirip hem de sağlıkları için harika aktiviteler yapabilecek. Ayrıca, merkezde hobi bahçelerimiz de olacak. Aslında Hunza Camp misafirleri, yeni yerimiz sayesinde çok uzaklara gitmeden hem tatil yapacak hem de yepyeni bir sağlıklı yaşam modeli ile tanışacak. 

 

Yeni yerinizde çocuklar için hangi aktiviteler olacak?

Bizim mevcut yerimizde de çocuklar ve aileleri için yoga dersleri zaten vardı. Yeni merkezde, bunun kapsamını daha da genişleteceğiz. Çocuklar artık anne ve babalarıyla beraber yoga ve meditasyon yapabilecek. Yoga, çocuklar üzerinde mucizevi etkileri olan bir uygulama. Yoga yapan çocuklar, kendi kendilerini sakinleştirmeyi çok kolay öğreniyor. Konsantrasyonları artıyor, rahatlıyorlar. Ben de kızlarıma yoga yaptırıyorum, özellikle hamak yogasına bayılıyorlar. 

 

Biraz da özel hayatınızdan bahsetmek istiyorum… Mesela tatlı kızlarınızdan.

Evet, gerçekten çok tatlılar. Eşim, Kocaelili. İşi, ailesi, dostları burada. Ben İstanbul’dan gelin geldim ve İzmitli oldum. Aslen İzmirliyim. İki kızım var. Hayriye 9 yaşında, Pınar ise 5 yaşında. Ailem, benim hayattaki en büyük mutluluğum ve devamlı gözümün önünde olmalarını istiyorum. Dolayısıyla iş dışındaki zamanımın neredeyse tamamını evde geçiriyorum.

 

Kendinize zaman ayırır mısınız? Hobileriniz var mı?

İnsan işini çok sevince, başka bir hobiye fazla ihtiyaç duymuyor galiba. Ama yemek yapmayı çok severim, bu konuda çok iyi olduğumu da rahatlıkla söyleyebilirim. Arkadaşlarım özellikle su böreğimi ve çikolatalı kekimi çok beğenir. Bir de denizi çok seviyorum. Yaz aylarının tamamını teknede geçiriyoruz. Demir attığımız ıssız koylarda, kızlarla birlikte kıyıya çıkıp keşifler yapıyoruz, farklı bitki türlerini çiçek çeşitlerini keşfediyoruz. Bu anlar hem çok keyifli hem de kızlar için eğitici oluyor. Hayriye şimdiden doğadaki pek çok bitkiyi tanıyor. 

 

Tuğba Hanım, görünen o ki 2021 sizin yılınız olacak. Son olarak okurlarımıza ne söylemek istersiniz?

Hunza Camp’ı kurduğumuz günden beri en büyük amacım, danışanlarımızın burada hem sağlıkla kilo vermesi hem de keyifle vakit geçirerek günlük streslerinden birkaç saatliğine de olsa kurtulması. Yani hem ruhen hem de bedenen rahatlaması. Çok şükür, bunu başardık. İnsanların keyif aldığını görmek beni mutlu ediyor. 

 




ETİKET :   tuğba ciğerdelen hunza camp kocaeli izmit hunzanın el günlüğü kitap iş kadını sağlklı yaşam merkezi sağlık spor diyet beslenme

Tümü