kocaeli , 16-11-2019

Okulu neden reddediyor?

Çocuğunuzun okula gitmek istememesinin altında; terk edilme korkusu, özgüven eksikliği ya da öğrenme sorunları gibi çok çeşitli sebepler yatıyor olabilir

13:01:18 | 2019-09-09

HAZIRLAYAN: Dünya Çocuk Psikoloji ve Pedagoji
Danışmanlık Merkezi’nin kurucusu, çocuk ruh sağlığı uzmanı
Dr. Figen Karaceylan Çakmakcı

 

 

Çocuğun okula gitmeyi reddetmesi, öğrenim hayatının ilk yılında daha sık görülmesine rağmen ergenlik dönemi dahil her yaşta ve her dönemde görülebilmektedir. Huzursuzluk, uyku düzensizliği, sinirlilik, alt ıslatma, iştahsızlık, mutsuzluk, karanlıktan korkma, yalnız uyumayı reddetme, her şeyi bahane edip sorun çıkarma ve nedensiz ağlamalar en sık karşılaşılan sorunlar olarak sıralanabilir.

Okul saati yaklaştıkça, çocuk yataktan kalmak istemez, giyinmeyi reddedebilir. En ufak bir aksaklık, büyük bir problem haline dönüşebilir. Anne-babanın ikna etme çabaları, öfkelenmeleri, yalvarmaları, tehdit etmeleri, rüşvet önerileri asla işe yaramaz ve çocuk okula gitmeyi şiddetle reddeder.

Uzun uğraşlardan sonra ikna edilip okula götürülen çocuk, okul veya sınıf kapısında içeriye girmeyi reddeder ve okulda büyük bir kriz yaşatabilir. Anne-babanın eteklerine yapışıp yanlarından ayrılmak istemez. Öfke nöbeti, huzursuzluk, durdurulamaz ağlama krizleri aileyi çok kolay bir şekilde çıkmaza sürükleyebilir.

 

AYRILMA KORKUSU

Ayrıca okulların açılmasıyla birlikte çocukta nedensiz karın ağrıları, mide bulantısı, kusma, baş ağrısı, nadir olarak da ateş yükselmesi gibi biyolojik hiçbir nedeni bulunamayan, ciddi belirtiler oluşabilir. Aile bu sorunların nedenini okula bağlamaz, çocuğu doktor doktor dolaştırıp, soruna çare arayabilir.

Çocuk, neden okula gitmek istemediğini tam olarak açıklayamaz ama ağlama hissi geldiğini söyler. Bazen çocuklar okula gitmemek için çeşitli bahaneler ya da suçlamalar da üretebilir; ‘öğretmen kızıyor, arkadaşlarım benimle oynamıyor, dalga geçiyorlar,  yemekleri çok kötü’ gibi gerekçeler öne sürebilir.

Sorunlar daha çok pazar günü başlayıp, hafta sonuna girerken biter. Çocuk evde olduğu zaman diliminde daha rahat ve mutlu olur. Okula gitmeyi reddetmenin en önemli nedeni, sıklıkla anneden ya da anne yerine geçen kişiden ayrılma korkusudur. Eğer ebeveynlerden herhangi biri çocuktan ayrılmakla ilgili yoğun endişe yaşıyor ve farkında olmadan bunu yansıtıyorsa, çocuk okulu tehlikeli bir yer gibi algılayıp, korkabilir ve okula gitmeyi reddedebilir.

 

ENDİŞENİZİ KONTROL EDİN

Ebeveynin endişelerini kontrol etmesi, çocuğu özgürleştirip özgüvenini artıracaktır. Çocuk, kendi yokluğunda anne ya da babasına bir şey olmasından ya da kendisini terk edip gideceklerinden korkuyor olabilir. Sıklıkla bu durum çocuğun daha öncesinde yaşadığı olumsuz olaylarla ilişkilidir. Eğer, daha önceki bir zamanda, çocuğa haber verilmeden bir yerde bırakılmış ya da kendisine yalan söylenmişse terk edilme korkusu gelişmiş olabilir. Çocuğun ebeveyne bağımlı, kendi başının çaresine bakamayan, özgüveni düşük bir birey olarak büyümesi, okul korkusunun nedeni olabilir. Çocuk yalnız başınayken, kendisini güvensiz hissetmektedir. Örneğin, kendisi giyinip soyunamayan, kendi yemeğini yiyemeyen çocuğun okulda rahat olması beklenemez. Okul korkusu geliştiren çocuklar genellikle başarı kaygısı olan, uslu, uyumlu, aşırı onay bekleyen çocuklardır. Bu kişilik özelliklerine sahip çocuklarda tetiği çeken bir durum, korkuyu başlatır (ailede hastalık ya da sosyoekonomik bir kriz, kardeş doğuşu, göç, bir kayıp, okul veya öğretmen değişikliği, okulda onurunu veya bedenini tehdit eden bir durum gibi).

 

ZAMAN KAYBETMEYİN

Kronolojik yaş olarak hazır olmasına rağmen, duygusal olarak daha olgunlaşmamış, bireyselleşmemiş çocuklarda okul reddi daha sık olarak görülebilir. Çocuğun okul ve öğretmenlerle ilgili öncesinde olumsuz fikirlere sahip olması veya korkutulması da okul korkusuna neden olabilir. Evde kendinden yaşça büyük bir kardeşin okulla ilgili ciddi sorunlar yaşaması, okula yeni başlayacak çocukta korku oluşmasında zemin hazırlayabilir.

Çocukta öğrenme sorunları, akademik yetersizlik, okul öncesi eğitim almaması, dikkat sorunları, fiziksel olarak yaşıtlarından daha minyon olması gibi bazı biyolojik durumlar da okul korkusuna neden olabilir. Peki, okula gitmeyi reddeden çocuğumuza nasıl yaklaşmalıyız? Öncelikle belirtmek isterim ki ‘bir süre bekleyelim, belki geçer’ yaklaşımı, sorunun daha da kalıcı olmasına neden olabilir. Çocuğa, okula gitme konusunda ödün verilmemeli, mutlaka okula gitmesi sağlanmalıdır. Ona okulun amacı açıklanmalı, okula gitmesi konusunda ailenin tüm fertleri kararlı ve tutarlı davranışlar sergilemelidir.

 

VEDALAŞMAYI KISA TUTUN

Çocuğun kendini terk edilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak, tehdit içerikli davranışlardan kaçınılmalı, kaygı ve endişesi anlaşılmaya çalışılmalıdır. Okula gitmediğinden dolayı çocuk suçlanmamalı, ceza verilmemelidir. Sürekli ikna etmeye yönelik konuşmalar, rüşvet önerilerinde bulunulmamalıdır.

Çocuğun ailesi dışındaki kişiler çocuğu okula neden gitmediği konusunda sürekli sorgulamamalı, okul konusu sürekli bir gündem olmamalıdır.

Eğer çocuğun korkusu yüksek seviyedeyse; onun yanında olduğunuzu, korkusunu anladığınızı, anlaşarak yanından ayrılacağınızı belirtin ve destekleyici olun. Tutarlı olursanız onu terk etmeyeceğinizi anlar.

“Korkacak ne var, ben seni bekleyeceğim, annen olmam” gibi söylemler, çocuğun güvenini daha çok sarsıp, sizden ayrılmasını zorlaştıracaktır. Bunun yerine vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutup gerekli açıklamaları yaparak, ona ayrılıkların doğal olduğunu hissettirmelisiniz.

 

OKULLA İŞ BİRLİĞİ YAPILMALI

Çocuğunuza, gününüzün nasıl geçeceğini anlatıp, onunla gününün nasıl geçtiği hakkında konuşmak her ikinizi de rahatlatabilir. Ona okula gitmesi gerektiği, zaman geçerse bu korkuya bir de derslerden geri kalmış olmanın korkusunun ekleneceği mutlaka söylenmelidir.

Çocuğun endişeleri, duyguları üzerinde konuşmak, hem sıkıntısını paylaşmasını hem de anlaşıldığını hissedip rahatlamasını sağlar. Ona bu sıkıntılı durumun geçici olabileceği, kendisiyle aynı durumda olan başka çocukların da olduğu anlatılabilir.

Çocuğun, okula gitmek istememesi konusunda, okulla da işbirliği yapılmalıdır. Eğitim günü başlamadan önce çocukla birlikte okul binası gezilmeli, çocuğun kendini güvende hissedeceği yerler belirlenmelidir. Örneğin tuvaletlerin nerede olduğu, müdürün odası, öğretmenler odası gibi yerler çocuğa öğretilmeli; gerekirse sınıf ve diğer yerlerin tanıtılması gibi provalar yapılmalıdır.

 

ONA ZAMAN TANIYIN

Servisle gidecek çocuklar için servis minibüsünün yeri, nasıl gideceği, acil durumlarda ne yapması gerektiği tekrar tekrar prova edilerek çocuğa öğretilmelidir.

Ayrıca, çocuk için boş zaman ve oyun becerileri kazandırarak anne babaya bağımlılık azaltılabilir. Arkadaş toplantıları düzenleyerek, sosyal beceriler kazanmasına da fırsat tanınabilir.

Anne babanın beklenti düzeyini gerçekçi kılıp çocuğa zaman tanıması, bu korkuyu yenmesini kolaylaştırabilir.

Eğer çocuğun fiziksel şikayetleri (karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı gibi sebepsiz şikayetleri) devam ediyor, okul isteksizliği ve reddi giderek artıyorsa vakit kaybetmeden mutlaka bir çocuk psikiyatrisine başvurmak ve yardım almak önemlidir. ‘Biraz daha bekleyelim, doktorluk bir durumu yok’ gibi yaklaşımlar, sadece çocuğun sıkıntılarının kronikleşmesine neden olur ki çözüm üretmek daha da zorlaşır.

 

İLETİŞİM

Dünya Çocuk ve Genç Psikiyatri ve Psikoloji Merkezi

Adres: Dumlupınar Mahallesi Ankara Caddesi No:102 Kat:2 Kartepe/Kocaeli

Telefon: (0262) 331 03 21




ETİKET :   Figen Karaceylan Çakmakcı Dünya Çocuk Psikoloji ve Pedagoji Danışmanlık Merkezi çocuk eğitim doktor kocaeli okul

Tümü