Kuzinede kestane özleyenlere…

14:57:20 | 2017-01-09
Zeynep Akar
Zeynep Akar      zeynep@kocaelilife.com

Tamam, itiraf ediyorum… Ben de o uyuz azınlığın içindeyim.

Meteoroloji ‘kar geliyor’ dediğinde, bir hafta önceden mutluluk komasına giren;

İki tek kar tanesi düşse pencerenin önünden ayrılamayan;

Normalde bakkala gitmeye üşenirken, sırf kar yağıyor diye saatlerce yürüyüş yapan kızımın ve kocamın aksine kardan oldum olası haz etmem.

Sıcak insanıyım… Kar, buz, üşümek, ıslanmak, kaymak-düşmek bana göre işler değil.

Tamam gökten nazlı nazlı düşüyorlar, çok güzel görünüyorlar, şahane manzara yapıyorlar, anlıyorum… Ama kara temas etmeyi sevmiyorum.

O yağsın, ben içeride çay demleyeyim; battaniyenin altına kıvrılıp film izleyeyim; hatta mümkünse çayın yanına kuzine sobada kestane közleyeyim.

Şimdi diyeceksiniz ki bu devirde, hem de şehrin göbeğinde kuzine buldun da kestane közlemesi kaldı…

İnanmayacaksınız ama buldum, vallahi… Üstelik sadece kuzine soba değil, yanında muhteşem bir de kahvaltı sofrası buldum.

Sevgili okur, bugün size Kuzine Restaurant’tan bahsedeceğim.

Kuzine, Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Yerleşkesi’ne çıkarken solda, hemen yol kenarında çok şirin bir restoran.

Aslında, menüsü Osmanlı mutfağı üzerine kurulmuş ama kahvaltısı da muhteşem.

Adından da anlaşılacağı gibi mekanın en büyük özelliği kış aylarında içeride gürül gürül yanan kuzine soba.

***

Kuzine Restaurant’ın sahibi, bir kadın… İsmi, Burcu Yatağan.

Burcu Hanım, uzun süre inşaat işleriyle uğraştıktan sonra, hayalini kurduğu sektöre geçiş yapmış ve yaklaşık 1 yıl önce Kuzine’yi açmış.

Mekanının her şeyiyle kendisi ilgileniyor.

Mutfaktan servise her iş onun kontrolü altında ama özellikle alışverişi kimseye bırakmıyor.

Çünkü, misafirlerine ikram edeceği ürünler konusunda aşırı titiz.

Onu her an halde sebze-meyvenin en tazesini seçerken görebilirsiniz ama hepsi bu değil…

Üşenmiyor.

Bir bakıyorsunuz turşu ve bazlama için Ankara’nın Çubuk ilçesine gitmiş;

Bir bakıyorsunuz, Antep’ten isot; Nizip’ten zeytinyağı seçiyor.

Gelelim, Kuzine’de neler yiyebileceğimize… Dediğim gibi mekanın ana menüsü Osmanlı mutfağı ve et üzerine.

Ama siz de benim gibi ‘kahvaltıyı hiçbir şeye değişmem’ diyenlerdenseniz, Kuzine’yi sabah saatlerinde ziyaret etmelisiniz.

Hem de tam şu sıralar, dışarıda lapa lapa kar yağarken…

***

Soruyorum, bir kahvaltı sofrasından ne beklersiniz…

Her biri yöresinden gelmiş nefis peynir çeşitleri, ev yapımı zeytinyağıyla tatlanmış zeytinler, anne reçelleri mi?

Mis gibi kokan domatesler, çıtır çıtır salatalıklar mı?

Pişiler, sigara börekleri, minik pideler mi?

Sahanda yumurta, sucuk, menemen mi?

Bunlar ve daha fazlası, Kuzine’nin standart kahvaltısının içinde olanlar.

Sofraya bir de sobanın üzerinde kızaran ekmekleri, kuzinede pişen patatesleri, sıcacık çayı ekleyin… İşte, Kuzine’nin kahvaltısı böyle bir keyif.

Unutmadan söyleyeyim, Kuzine Restaurant, gün yapmak için de ideal bir mekan.

Önce içeride, başka hiçbir yerde bulamayacağınız, muhteşem Osmanlı yemeklerini yersiniz, sonra kuzinenin başında kahve eşliğinde uzun dost sohbetleri yaparsınız…

Hatta, belki Burcu Hanım size kestane bile közleyebilir.

Bana sorarsanız, kar kalkmadan önce Kuzine’ye mutlaka uğrayın derim.

Ama gitmeden önce 329 09 09 no.lu telefonu arayıp rezervasyon yapın ki ayakta kalmayın… Pişileri yerken de kulaklarımı çınlatmayı unutmayın.

 

 




ETİKET :  

Tümü