Kocaeli’yi İstek’li yapmaya hazırlanıyor; Yalçın Ergen

Özellikle baba olduktan sonra eğitim konusuyla daha yakından ilgilenmeye başlayan mimar Yalçın Ergen, kentimizde nitelikli eğitim veren kurumların ihtiyacı karşılamadığını fark edince, yepyeni bir yatırıma daha imza attı ve İstek Okulları’nı ilimize getirmek üzere kolları sıvadı

15:11:05 | 2017-11-10

RÖPORTAJ: Zeynep Akar • FOTOĞRAFLAR: İsmail Hakkı Timuçin


 

ERG Group’un patronu, mimar Yalçın Ergen mesleki başarıları kadar, hareketli sosyal yaşamı ile de adından söz ettiren bir isim.

Parlak kariyeri, projeleri, sık sık çıktığı seyahatler, uzun süren bekarlık hayatı ve hızla aldığı evlilik kararıyla adı sürekli kent gündeminde olan Ergen, lansmanı geçtiğimiz haftalarda yapılan sıra dışı konut projesi, Twinkle Life ile yine ses getirmeyi başardı.

Eski Türk evlerinin ‘hayat’ adı verilen avlularından esinlenerek tasarladığı ve özlemini duyduğumuz o sımsıcak komşuluk ilişkilerini yeniden canlandırmak üzere kurguladığı Twinkle Life’ın yapımı sürerken, Yalçın Ergen karşımıza yine bir sürprizle çıktı.

Özellikle baba olduktan sonra eğitim konusuyla daha yakından ilgilenmeye başlayan Ergen, kentimizde nitelikli eğitim veren kurumların ihtiyacı karşılamadığını fark edince, yepyeni bir yatırıma daha imza attı ve İstek Okulları’nı ilimize getirmek üzere kolları sıvadı.

Şu sıralar yepyeni bir sektöre girmenin ve eğitimdeki başarısını ispatlamış bir vakıf okulunu kente kazandırıyor olmanın heyecanını yaşayan başarılı iş adamıyla kariyerini, yeni projelerini ve özel hayatını konuştuk.

 

Yalçın Bey, sizi kısaca tanıyalım mı?

1977 yılında Gölcük’te dünyaya geldim. İlkokul, ortaokul ve liseyi de Gölcük’te bitirdim. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ne devam ettim ve 1999 yılında mezun oldum. Yaklaşık 3 yıl Metin Alan Mimarlık Ofisi’nde görev yaparak tecrübe edindim, sonra da 2002 yılında Yalçın Ergen Mimarlık Atölyesi’ni kurdum.

 

Ergen’in sahibi olduğu ERG Group bünyesinde birbiriyle bağlantılı ama farklı alanlarda faaliyet gösteren 4 şirket var.

 

İlimizde Mimarlar Odası başkanlığı da yaptınız, biraz o dönemden bahseder misiniz?

Evet, Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi’nde üç dönem başkanlık yaptım. 2006-2008 döneminde, Nilgün Akçan Özcan’ın başkanlığındaki yönetime girmiştim; daha sonra da 2008 yılından 2014 yılına kadar oda başkanlığı yaptım. Orada hem sektörü hem meslektaşlarımızı tanıma fırsatı buldum. Aynı dönemde TMMOB Kocaeli Şubesi’nde İl Koordinasyon Kurulu Sekreterliği yaptım. Bugün de odadan kopmuş değilim. Delegeyim, odayla ilgili toplantılara gitmeye çalışıyorum.

 

Yalçın Ergen Mimarlık Atölyesi’nin halen faaliyette olduğunu biliyoruz, bunun yanında işleri git gide büyüttünüz, süreçten biraz bahseder misiniz?

Evet, orası proje ofisimiz. Ufak tefek proje işleriyle başladık, küçük inşaatlar yaptık. İlerleyen yıllarda, ofis mimarlığının Kocaeli’de çok kısıtlı olduğunu görünce yeni alan arayışına girdik ve Nurus ile tanıştık. 2008 yılında, ofis mobilyalarının öncü markası olan Nurus’un bayiliğini aldık. Böylece yepyeni bir çizgi yakaladık, bu bizim için dönüm noktası oldu.

 

 

VİZYONUMUZ DEĞİŞTİ

 

Dönüm noktası…

Nurus ile birlikte vizyonumuz da değişti; çok farklı bakış açıları kazandık. Kaliteli işin ne olduğunu, nasıl yapıldığını öğrendik. Güçlü bir firmayla hareket etmenin zorluklarını yaşadık ama önümüzü de çok açtı. Bir kalite bilinci getirdi, daha geniş bakmayı öğretti. Bu kalite, bütün diğer işlerimize de yansıdı, çıta yükseldi. Yaptığımız işlerde sıvadan yer döşemesine kadar Nurus’un kalitesine uygun markalarla çalışmaya başladık, kendimizi geliştirdik. Şu anda 9 yıldır Nurus’un Kocaeli bayiliğini ve 2014 yılından beri de Kartal’da açtığımız showroom ile İstanbul Anadolu Yakası bayiliğini yapıyoruz.

 

Şu anda ERG Group bünyesinde kaç şirket var?

ERG Group bünyesinde birbiriyle bağlantılı ama farklı alanlarda faaliyet gösteren 4 şirket var.

Ergsan İnşaat, ERGMAK, ERG Proje ve Yalçın Ergen Mimarlık Atölyesi. Aslında yapmaya çalıştığımız şey şu: Her inşaat firması, ‘ben her işi yaparım’ diyor. Bu çok göreceli bir şey. Biz kendi dalında profesyonel 4 farklı şirketle bir grup firması haline geldik. Birbiriyle entegre çalışıyorlar; böylece her işi kendi içimizde, dallarında profesyonel ekiplerle yapıyoruz.

 

TÜRKİYE’DE EMSALİ YOK

Akıllıca bir çalışma şekli…

Mesela şu anda başladığımız Twinkle Life projesini Yalçın Ergen Mimarlık Atölyesi çizdi. Projesini çizerken ERG Proje’de çalışan arkadaşlarımızla iç dekorasyonları yapıldı. Mutfaklar, bayisi olduğumuz Eurodecor firması tarafından temin edildi. Tesisat işleri de ERGMAK firmamız tarafından projelendirildi ve yapımı programlandırıldı. ERGSAN İnşaat ise proje aşamasından itibaren maliyet çalışmalarını yaptı ve sonrasında inşaat imalatını gerçekleştirmeye başladı. Yani çok entegre bir biçimde kendi içimizden çıktı proje. Tüm bunlar tek bir çatı altında da yapılabilirdi ama böylesi daha keyifli. Herkes ne yapacağını biliyor, ortaya çok daha profesyonel işler çıkıyor.

 

Başka bayilikleriniz de var mı?

Biz ‘SOS’ adında bir marka oluşturduk: açılımı ‘Special Office Solutions’. Kartal’da ve Kartepe’de showroomlarımız var. Ofis dediğimiz yapının 4 ana unsurdan oluştuğunu gözlemleyerek bayiliklerimizi oluşturduk. Duvar, tavan, zemin ve mobilya. Duvarda, ara cam bölme Trimline’ın bayiliğini aldık. Tavanda, ülkenin en büyük asma tavan markalarından biri olan Tacer ile anlaştık.

Zeminde de Unigen’in bayiliklerini bünyemize kattık. Mobilya için zaten Nurus ile çalışıyoruz. Kartal’daki mağazamızda farklı konseptlerde 5 adet numune ofis oluşturduk. Böylece, tüm ürünleri aynı anda sergileyebilir ve ihtiyaçları anında karşılayabilir hale geldik. Türkiye’de, böyle bir showroom’un emsali yok. Tüm bayiliklerimize ilave olarak Eurodecor Mutfak’ın bayiliğini alarak kapı ve mutfakta da İzmit merkez de ulusal bir markanın showroom’unu kentimize kazandırdık.

 

Şimdi biraz da son projenizden bahsetmek istiyorum… Twinkle Life, büyük ses getirdi…

Evet, gerçekten de çok özel bir proje. ‘Twinkle’ markasının isim haklarını aldık ve önce Gölcük’te ‘Twinkle Home’ adıyla 20 daire yaptık. Şimdi de ‘Twinkle Life’ı hayata geçiriyoruz. Amacımız, Kocaeli’deki konut sektörüne farklı bir soluk getirmek. Sıradan, basmakalıp binalardan hepimiz sıkıldık artık. Projemiz Kullar bölgesinde yükseliyor.

 

BİR IŞILTI LAZIMDI

‘Twinkle’, ışıltı demek… Neden bu ismi seçtiniz?

Bu projeyi hayata geçirmeden önce yaşamımızda eksik olan şeyin ışıltı olduğunu fark ettik. Bakıyoruz, basmakalıp hayatlar, mutsuz insanlar. Herkes yorgun. ‘Yaşamımıza bir ışıltı lazım’ dedik ve markamızın adını ‘Twinkle’ koyduk. İlk projemiz, Twinkle Homes, yani ‘ışıltılı evler’di. Şu anda Twinkle Life’ı, yani ‘ışıltılı hayat’ı yapıyoruz; bundan sonraki projemiz ise Twinkle Garden olacak.

 

Twinkle Life, hepimize lazım olan o ışıltıyı nasıl katacak hayatımıza?

Geleneğimizde olan, o sımsıcak komşuluk ilişkilerini yeniden hayatımıza katarak. Twinkle Life, eski Türk evlerinin ‘hayat’ adı verilen avlularından esinlenilerek tasarlandı. Özlemini duyduğumuz o sımsıcak komşuluk ilişkilerini yeniden canlandırmak üzere kurgulandı. Pek çoğumuz yüksek duvarların ardına inşa edilmiş konutlarda, korunaklı evlerimizde, lüks içinde ama yapayalnız yaşıyoruz. Halbuki ne güzel, ne kalabalık çocukluk anılarımız vardı bizim…

 

‘Hayat’ kavramını biraz daha açalım mı…

Geleneksel Türk evlerinde; giriş katındaki odaların açıldığı, insanların her daim birlikte vakit geçirebildiği avlulara ‘hayat’ denilirdi. Biz, ‘hayat’ anlayışını modern bir dokunuşla projeye dahil ettik. Her blok için yeşil alan ve sosyal alan olarak kullanılacak 105 metrekare büyüklüğünde bir giriş avlusu ile müstakil daire girişlerinde 120 metrekare büyüklüğünde bir iç avlu planladık. Yeşil alanlarla iç içe olan avlular, Twinkle Life’ta kurulacak sıcacık komşuluk ilişkilerinin zeminini oluşturacak. Site, Kocaeli’nin avlusu bulunan ilk ve tek projesi olma unvanını da taşıyor.

 

Yalçın Ergen, Neşe Hanım ile evliliği konusunda “Çok doğru bir karar verdiğimi her geçen gün daha net görüyorum. Sevgimiz, evlendikten sonra daha da katmerlendi” diyor.

 

KOMŞUSUYLA GELENE İNDİRİM

Şehir merkezine de oldukça yakın mesafede, değil mi?

Başiskele-Kullar’da, şehre sadece 7 kilometre mesafede. Twinkle Life, yemyeşil çevresi ve tertemiz havasıyla 9 bin 309 metrekarelik alan üzerine kuruluyor; 4 blok, 48 daire, avlular ve sosyal donatı alanlarından oluşuyor.

 

Kaç tip ev var?

Her blok, 5 farklı tipte daireden oluşuyor. Projenin zemin katında, 158 metrekarelik 16 adet 3+1 ve 4 adet 133 metrekarelik 2+1 daire bulunuyor. Birinci katta ise 230 metrekarelik 4 adet 4+1; 220 metrekarelik 16 adet 4+1 ve 200 metrekarelik 8 adet 3+1 çatı dubleks var. Tüm evlerin kapısı avluya açılıyor ve zemin kattaki dairelerin tamamı, 175 metrekareye varan özel bahçelere sahip. Böylece site sakinlerinin, komşuluk ilişkilerini güçlendirirken, müstakil yaşamlarına da devam edebileceği farklı çözümler üretmiş olduk.

 

Sosyal donatılar arasında neler var?

Twinkle Life, yüzme havuzundan sosyal tesise, kafeteryadan oyun parklarına kadar her türlü imkanı sunuyor. Site ayrıca, 24 saat kameralı güvenlik sistemiyle korunacak.

 

İSTEK OKULLARI GELİYOR

 

Projenin satışı için de ilginç bir kampanyanız var…

Komşuluk ilişkilerine verdiğimiz önemi, yaptığımız özel kampanyayla da gözler önüne sermek istedik. ERGSAN İnşaat olarak, ev almaya gelirken komşusunu da getiren herkese özel indirimler uyguluyoruz. Arkadaşıyla birlikte ev sahibi olmak isteyen ailelere yüzde 15’e varan indirimler yapıyoruz.

 

Bildiğim kadarıyla, şu an hayatınızda sizi çok heyecanlandıran yeni bir proje var. Dinleyebilir miyiz?

2014 yılında evlendim ve kısa bir süre sonra da oğlum Yaman doğdu. Onun dünyaya gelmesiyle birlikte, her anne babanın yaşadığı gibi eğitimiyle ilgili kaygıları yaşamaya başladık. Kocaeli’de, bir-iki kurum dışında gerçekten kaliteli eğitimin verildiği, nitelikli bir okul olmadığını gördük. Yaman daha bebek olduğu halde araştırmalar yaptık ve karşımıza İstek Vakfı çıktı.

 

Ve İstek Okulları’nı ilimize getirmeye karar verdiniz…

Evet, bununla ilgili çeşitli girişimlerimiz oldu ve İstek Vakfı’nın kurucusu Bedrettin Dalan ile bir araya geldik. Kendisine, Kocaeli’de eğitim alanındaki sıkıntılardan bahsettik, bir eksiklik olduğunu söyledik. Sağ olsun bizi dinledi, ortak tanıdıklarımızın da desteği ile Kocaeli’de İstek Okulları’nın franchise hakkını bizlere verdi. Çok güzel bir okul planlıyoruz.

 

KAZANCINI EĞİTİME YATIRIYOR

 

Bu kadar okul varken, neden İstek Okulları?

Bir kere, bir vakıf okulu, eğitime ticari işletme mantığıyla yaklaşmıyorlar. Öncelikleri para değil, eğitim. Vakıf statüsü gereği, felsefesinde eğitimden kazandığı parayı yine eğitime yatırmak var. Bunun yanı sıra Atatürkçü düşünce yapısına sahip, özgüveni yüksek, mutlu, en az bir yabancı dili iyi konuşan, bir enstrüman çalabilen, bir spor dalıyla aktif olarak ilgilenen çocuklar yetiştiriyorlar. Okulun felsefesi bizimle çok örtüştü. IQ kadar EQ denilen duygusal zekaya da önem veren ve o doğrultuda bir eğitim sistemi geliştiren İSTEK, bizlerde inanılmaz bir enerji yarattı. Burada bir istatistik vermek isterim. Çağımızda IQ’nun başarılı sayılan bir insan için oranı maksimum yüzde 20 imiş. Geri kalan tüm etmenler çevresel ve duyusal olarak çıkmış. Sadece Okul başarısı ile anılan bir okul olmak yerine, diğer tüm alanlarda da başarılı öğrenciler yetiştirmek istiyoruz. Neden yıllar sonra ülkemizin Kocaeli İstek’ten yetişmiş iyi bir piyanisti ya da atleti olmasın diye düşünüyorum.

 

İstek Okulları’nın başarısı hepimizce malum… Ama bu kadar farklı bir sektöre adım atmak sizi korkutmuyor mu?

Doğru, ben mimarım, inşaatçıyım… Eğitim camiasına uzak bir sektörde iş yapıyorum. Ancak, İstek Okulları’nı Kocaeli’ye getirmeye karar verdiğimiz andan itibaren çok keyifli dostluklar ve işbirlikleri kurduk; eğitim sektörünün içinden başarılı isimlerle görüşmekteyiz. Bu isimler, Kocaeli’de eğitim sektörüne gönül vermiş kişiler. Kocaeli’nin en iddialı ekibini oluşturacağımızı söyleyebilirim. Felsefemiz, her işi en iyisi ile yapmak. Bugüne dek en iyi mimarlarla, en iyi markalarla çalıştık; şimdi de en iyi okulu ilimize getirirken en iyi eğitimci kadrosuyla çalışacağız.

 

Yalçın Ergen ‘Baba olunca anlarsın’ sözünün ne demek olduğunu Yaman’ın doğumuyla birlikte idrak ettiğini söylüyor.

 

ÇOCUKLARIMIN ANNESİ OLABİLİR

 

Biraz da özel hayatınızdan bahsetmek istiyorum… Uzun yıllar Kocaeli’nin en gözde bekarlarındandınız ve bir gün aniden evlendiniz. Neşe Hanım ile hikayeniz nasıl başladı?

Neşe, benim birlikte iş yaptığım bir arkadaşımdı. Kendisi makine mühendisidir ve bizim tesisat işlerimizle ilgili çalışıyordu. Bu vesileyle ara sıra görüşüyorduk. İş ilişkimiz belli bir noktaya geldiğinde, 4 yıldır aynı sitede oturduğumuzu ama bunu bilmediğimizi fark ettik. Arkadaşlığımız ilerledikçe hayata bakış açılarımızın aynı olduğunu ve birlikte vakit geçirmekten keyif aldığımızı gördük ve evlenme kararı aldık.

 

Epeyce hızlı alınmış bir karar oldu…

Çok hızlı hem de birbirimize kanımız ısındı. Dinlediğimiz müzikten tuttuğumuz takıma, izlediğimiz filmlere, tatil anlayışımıza kadar neredeyse hepsini aynı olduğunu gördük. Neşe yaşamdan keyif almayı seven, fedakar, insanı yormak yerine hayatı kolaylaştırmaya çalışan biri ve gördüğüm en mert kişi. Zaten duygusal bir bağımız vardı, onu tanıdıkça çocuklarımın annesi olabileceğine de inandım. Baktık, ilişkimiz sorunsuz ilerliyor; bu güzellikleri tüketmeden evlenmeye karar verdik. Çok hızlı bir kararla, kısa bir sürede de evlendik.

 

Bu kadar kısa sürede Neşe Hanım’ı ikna etmek zor olmadı mı?

Benim çok keskin kararlarım vardır. Bir şey oluyorsa hemen olmalıdır, olmuyorsa kesip atarım. Neşe ile evlenmeyi 2 gün içerisinde kafamda oturttum ve gidip kendisiyle konuştum. Haliyle şaşırdı, çünkü beraberliğimiz daha çok yeniydi. Mantıklı 2 insan gibi evlilikten neler beklediğimizi, birbirimizin hayatını nasıl güzelleştirebileceğimizi konuştuk ve evlenmeye karar verdik. Çok doğru bir karar verdiğimi her geçen gün daha net görüyorum. Sevgimiz, evlendikten sonra daha da katmerlendi.

 

 

 

FİKİRLERİNE SAYGI DUYARIM

 

Uzun süren bir bekarlık sürecinden sonra, evliliğe adapte olmak zor oldu mu?

 

Neşe ile olaylara bakış açımız çok aynı ve o, kafası gerçekten iyi çalışan biri. Benim, duygularıyla çok hızlı karar veren, doğru-yanlış arkasında duran bir yapım var ama Neşe daha objektiftir. Onun fikirlerine gerçekten saygı duyarım, her işte muhakkak görüşünü alırım. Böyle olunca evlilik çok daha keyifli. Birbirimizle vakit geçirmeyi de çok seviyoruz, eğleniyoruz. Sorunuzun cevabına gelince, hayır evliliğe adapte olmakta hiçbir zorluk yaşamadım.

 

 

 

Birlikte neler yapmayı seviyorsunuz?

 

Her fırsatta bir yerlere kaçıyoruz. Bazen çocuklarla, bazen baş başa. 2 günlük kısa seyahatlerle de olsa birbirimizle olmayı, dışarıda yemeğe çıkmayı, araba yolculuğu yapmayı seviyoruz. Mesela, ben uçakla bir yerden gelirim, normalde arabama binip eve ulaşabilirim ama öyle yapmayız. Neşe gelir, beni havaalanından alır, yol da geçen o bir saati sohbet ederek değerlendiririz. Ayrıca, ne mutlu ki çok fazla dostumuz var. Evimizin geleni gideni hiç eksik olmaz. Keyifli yaşamaya çalışıyoruz. Bizim mottomuz bu. Neşe de çok şükür ki öyle düşünüyor. O yüzden birbirimizin hayatını güzelleştiriyoruz. Bu birbirimize daha da sıkı bağlıyor bizi.

 

 

Evlendikten sonra, aileniz çok kısa sürede genişledi.

 

Doğru… 22 ay arayla 2 tane çocuğumuz oldu. Şu an Yaman 2 yaşında, Hazan ise 5 aylık. Şu an en büyük keyfimiz onlarla oynamak, büyütmek.

 

 

Baba olmak nasıl bir şeymiş?

 

Hani o meşhur laf var ya: ‘Baba olunca anlarsın…’; ben onu Yaman 14 aylıkken anladım. Bir gün düştü ve dudağı kanadı; o anda gözlerimin yaşardığını fark ettim. Gerçekten o gün anladım. ‘İnsanın canı yanıyor’ dedikleri şey o. Şimdi aynı duyguları 5 aylık olan kızım Hazan’da da yaşıyorum. Baba olmak, dünyanın en keyifli şeyi.




ETİKET :   Yalçın Ergen kocaeli

Tümü