kocaeli , 27-05-2020

COVID-19 hakkında merak edilenler

Acıbadem Kocaeli Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Soner Dileklen, Covid-19 hakkında merak edilenleri anlattı, “Gerek sağlık sistemimizin gerekse sağlık çalışanlarının tecrübeli ve bilgili olmasından dolayı ülkemiz bu salgından az yara alarak çıkıyor” dedi

11:02:40 | 2020-04-23

2020’nin ilk günlerinde uluslararası haber ajanslarından dünyaya yayılan Çin’in Wuhan kentinde görülmeye başlanan koronavirüs salgını ile ilgili yayınlar tüm dünyanın gündemine oturdu. Salgın öyle hızlı yayıldı ki Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü 10 Mart 2020’den çok önce koronavirüs ile yatıp koronavirüs ile kalkmaya başlamıştık. Aradan geçen süre boyunca virüs ve salgın hakkındaki merakımız ile birlikte kamuoyunu yanıltacak bilgi kirliliği de arttı. Biz de Kocaeli Life olarak salgın hakkında doğru bilgileri almak üzere Acıbadem Kocaeli Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Soner Dileklen’in kapısını çaldık. Koronavirüs hakkındaki tüm bilgileri en ayrıntılı biçimde anlatan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Soner Dileklen, korunma yolları ile ilgili de önemli uyarılarda  bulundu.

 

“HALA ÖĞRENME AŞAMASINDAYIZ”

“2020 yılının tartışmasız en önemli olayı, halen tüm dünyada etkili olan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınıdır. Çin’in Wuhan kentinden çıkıp dalga dalga tüm ülkeleri sarsan virüsü her geçen gün biraz daha yakından tanıyoruz” diyerek söze başlayan Dr. Soner Dileklen, şöyle devam etti: “Salgın hala kontrol altına alınabilmiş değil ve başlangıcından bu yana aylar geçmiş olsa bile her geçen gün Covid-19'a dair yeni şeyler öğreniyoruz. Bu da demek oluyor ki uzmanlar hala yeni tip koronavirüsü öğrenme aşamasında. Dünya Sağlık Örgütü’nün ilk açıklamalarına göre, hastalığın belirtileri öksürük, yüksek ateş ve nefes darlığıydı. Artık bunlara eklem ağrısı, halsizlik, tat ve koku kaybı, ishal, bulantı, baş ağrısı, yüz felci gibi semptomlar da eklendi. Gözde konjonktivitin (gözde meydana gelen iltihaplanma) bile Covid-19 belirtisi olduğu ortaya çıktı. Yenilenen bilgiler de bizim öğrenme aşamasında olduğumuzu doğruluyor.”

 

YÜZEYLERDE TUTUNMA SÜRESİ DEĞİŞİYOR

Koronavirüsün insanlarda ve hayvanlarda hastalığa neden olabilen bir virüs ailesi olduğunu ve basit bir soğuk algınlığından şiddetli zatürreye kadar bir dizi solunum yolu enfeksiyonuna yol açabildiğini anlatan Dr. Soner Dileklen, bulaşma yolu hakkında da “Virüs, hastalığı taşıyanların öksürmeleri, hapşırmaları ile ortama saçılan damlacıkların solunmasıyla bulaşıyor. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de virüs alınabiliyor. Kirli ellerle göz, burun veya ağıza temas etmek riskli. Son çalışmalarda dışkıdan da bulaşabildiği bildirildi” diye bilgi verdi.

Virüsün bulaştığı ortamlarda ne kadar süreyle yaşadığı konusu da başlangıçta çok tartışmalıydı. Ancak ABD’de yapılan bazı araştırma sonuçlarına göre koronavirüsün bakır yüzeylerde 4 saate, kartonda 24 saate kadar hayatta kalabildiğini anlatan Dr. Soner Dileklen, “Bu virüs, plastik ve paslanmaz çelik üzerinde 2 veya 3 güne kadar yaşıyor. Başka bir çalışma ise 9 güne kadar yaşadığı gösteriliyor” diye konuştu.

 

KRONİK RAHATSIZLIĞI OLANLAR DİKKAT

Hastalığın bilinen kuluçka süresi 2-14 gün arasında değişmekle birlikte ortalama kuluçka süresi 5-7 gün olarak kabul ediliyor. Hastalıktan en çok etkilenen grubu 60 yaşın üzerindekiler, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet, solunum yolu hastalığı, kanser gibi ciddi kronik rahatsızlıkları olanlar ile sağlık çalışanları oluşturuyor. Virüs bulaşan bazı kişilerin neredeyse hiçbir yakınma olmadan bu hastalığı geçirdiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Soner Dileklen, “Vakaların yüzde 80’i hastalığı hafif geçiriyor. Bu da yüzde 20’lik gruba hastane ortamında tedavi uygulamak gerektiğini gösteriyor. Hastanede tedavi olanların yüzde 5-7’si yoğun bakıma ihtiyaç duyuyor. Şiddetli olgularda zatürre, ağır solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve ölüm gelişebiliyor” dedi.

 

KORUNMANIN İLK KURALI, SOSYAL MESAFE

Koronavirüs salgınından korunmanın ilk ve en önemli kuralının sosyal mesafe olduğunu vurgulayan Dr. Soner Dileklen, “Dışarı çıkmak zorunda isek karşılaştığımız kişilerle aramıza 1.5-2 m mesafe koymalıyız. Aynı zamanda dış ortamlarda maske takmayı alışkanlık haline getirmek bulaşmanın önlenmesi için çok önemlidir. Hastalığı hiçbir şekilde belirti vermeden yaşayanlar, bulaşmayı sağlayan en önemli kişiler. Bu nedenle herkesin maske takması gerekiyor. Ayrıca ellerin sürekli yıkanması da bulaşmayı büyük ölçüde engelliyor” hatırlatmasında bulundu.

 

TÜRKİYE SALGINA HAZIRLIKLIYDI

Birçok Avrupa ülkesinin hazırlıksız yakalandığı salgına Türkiye’nin iyi hazırlandığını belirten Dr. Soner Dileklen, “Gerek sağlık sistemimizin gerekse sağlık çalışanlarının tecrübeli ve bilgili olmasından dolayı ülkemiz bu salgından az yara alarak çıkıyor” sözleriyle gelinen durumu değerlendirdi. Özellikle birçok ülkede hala bulunamayan ve tedavi için büyük önem taşıyan iki ilacın ülkemizde hastalara erkenden verilmeye başlanmasının ağır vaka ve kayıp sayısını aşağıya çektiğini vurgulayan Dr. Soner Dileklen, “Sağlık çalışanları olarak halkın salgını yenmesi için her şeyi yapıyoruz. Hastalarımızdan tek beklentimiz ise sosyal mesafeye dikkat etmeleri ve evde kalmalarıdır” dedi.

 




ETİKET :   Acıbadem Kocaeli Hastanesi İç Hastalıkları Dr. Soner Dileklen Covid-19 virüs sağlık hastalık korunmak türkiye

Tümü