kocaeli , 14-10-2019

Baş ucunuzdaki profesyonel koç: Koçluk Kitabı’N

RANAKAPLAN AKADEMİ’nin kurucusu profesyonel koç Rana Kaplan’ın ilk kitabı Koçluk Kitabı’N kısa sürede büyük ilgi gördü. Kitap, günlük hayata kolaylıkla uyarlanabilecek teknikleri ve herkesin kendi çözümlerini bulmasına yardımcı olacak koçluk uygulamalarını bir arada barındırıyor

14:02:23 | 2019-08-01

RÖPORTAJ: TÜLAY YANIKOĞLU YAZICI

FOTOĞRAFLAR: BİLAL SERİM

 

Bir şey değişir, her şey değişir’ diyerek çıktığı yolda bugüne kadar yüzlerce kişi ve kuruma eğitimler veren; ülkemizde ve yurt dışında sayısız koç yetiştirerek ‘hocaların hocası’ unvanını kazanan; RANAKAPLAN AKADEMİ’nin kurucusu, eğitimci, kişisel gelişim uzmanı ve profesyonel koç Rana Kaplan, geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini alan ilk kitabıyla bir kez daha ses getirmeyi başardı.

Bu kez karşımıza yazar kimliğiyle çıkan Kaplan’ın, 14 yıllık birikimi ışığında kaleme aldığı ve geniş bir kesim tarafından uzun süredir beklenen ‘Koçluk Kitabı’N isimli ilk eseri o kadar büyük ilgi gördü ki kitabın ilk baskısı kısa sürede tükendi.

Günlük hayata kolaylıkla uyarlanabilecek tekniklerin, oldukça anlaşılabilir bir dille yazıldığı

Koçluk Kitabı’N; içinde her yaş grubu ve her kesimden insanın kendi çözümlerini bulmasına yardımcı olacak uygulamaları da barındırıyor.

Rana Kaplan’ın, “Mesleğimin bana ve diğer bireylere sağladığı binlerce faydaya teşekkür etmek amacıyla yazdım” dediği, geniş bir çevre tarafından uzun süredir beklenen kitap hakkında merak ettiğimiz her şeyi başarılı koçtan dinledik.

 

Sizi önce bankacı, sonrasında profesyonel koç, ardından eğitmen ve şimdilerde yazar olarak tanıyoruz. ‘Yazar Rana Kaplan’, kulağa nasıl geliyor?

Yazarlık, bende yeni bir kimlik olduğu için aslında hala alışmaya çalışıyorum. Doğrusunu isterseniz, kitap yazmakla yazmamak arasında kararsız olduğum dönemde, kitap yazdığımda ‘yazar’ olarak anılacağımı hiç düşünmemişim. Yazarlık benim için eğitimcilikten de çok saygıdeğer bulduğum bir alan. Eğitimcilik kavramı son 15 - 20 yıldır hayatımızda; oysa yazarlık öyle değil. Çocukluğumuzdan beri okuduğumuz kitapların yazarları, zihnimizin çok kocaman bir yerindedir. Bu nedenle kitabı da bir yazar olarak değil, bir eğitimci olarak yazdım. Ardından çevre tarafından bana addedilen bu kimliği sadece bu kitapla sınırlı tutuyorum. Sonrasında yeni kitaplar gelirse, yine o kitaplarla sınırlı olacak. Haddimi aşmamak gayretiyle.

 

Yazarlığa bakış açınızı ve herkesin kitap yazmasını onaylamadığınızı biliyorum ancak bazen çok kıymetli birikimlerin diğer insanlarla da paylaşılması gerekiyor. Sizin kitaba başlama noktanız nasıl oldu?

Ülkemizde koçluk çalışmalarını ilk uygulayan kişilerden biriyim. 14 yılı aşkın zamandır koçluk mesleği eğitmenliği yapıyorum ve bu bilgilerin herkese ulaşması doğrultusunda hep bir arzum ve çabam oldu. Kitap, bunu kolaylaştırmak amacıyla yazıldı. İnsanların çantasında, başucunda, evinde, kütüphanesinde bulunması; yazın şezlongda güneşlenirken okunuyor olması önemli. Koçluk Kitabı’N, koçluk birikimlerimi insanlara ulaştırma noktasında bu görevin önemli bir kısmını üstlendi diyebilirim.

 

 

HER BİR KİTAP KİŞİYE ÖZEL

 

Koçluk Kitabı’N hangi duygularla yazıldı?

Günümüzde insanlar, bilgiye çok çabuk ulaşabiliyor. Zaten kişisel gelişim alanı ile ilgili olanlar da faydayı kolaylıkla alabiliyor. Ben bu kitabı, koçlukla henüz tanışmamış kişileri düşünerek yazdım. Olabildiğince basit bir dil kullanarak, özünde derin açılımlar barındıran teknikleri olabildiğince günlük hayata uyarlayarak kitaba almaya çalıştım.

 

Koçluk Kitabı’N, ‘okudum bitti’ tarzında bir kitap değil. İçinde okurun kimi zaman durup düşüneceği noktalar var. Ayrıca, en güzel yanı içinde çokça uygulama bulunması. Bunu özellikle mi tercih ettiniz?

Evet çünkü genel geçer bilgiler artık her yerde. Ancak okuyucu kendi durumu ve yaşam yolu için kitaptaki uygulamaları kullanarak “kendine özel” cevapları ve dolayısıyla çözüm yolunu bulabilir. Elbette, oradaki teknikler eğitimlerimizdeki kadar kapsamlı değil, bununla birlikte kitabı okuyan kişiye en temel liderlik zihin işleyişlerini kazandırabilecek dizaynda; karşılaştığı durumlarla başa çıkabilme becerisini geliştirebilecek düzeyde. Kitap, koçluk kitabı; koçluk demek eylem demek, hareket demek. Bu da ancak uygulama ile mümkün. Bilgiye ulaşmak, okumak yetmez. Kişi, kendi cevaplarını ancak uygulamalarla bulabilir. Kitabın adı, o yüzden ‘Koçluk Kitabı’N. İçindeki koçluk sorularından oluşan uygulamalar yapıldığında, her bir kitap o kişiye özel hale geliyor.

 

YENİ KİTABA KARAR VERDİM

 

Sizin, ‘her eve bir koç!’ gibi bir hayaliniz olduğunu biliyorum. Bu kitap o hayali gerçekleştirmenin ilk adımı sayılabilir mi?

Bireysel fayda, aslında toplumsal fayda demek. Mutlu insanlar, mutlu toplum yaratır; mutsuz insanlardan ferah, huzurlu bir toplum oluşması mümkün değil. O yüzden de her evde bir koç ilk güçlü halka. Bu çok ütopik bir vizyon olsa da kitap hedefe ulaşmaya katkıdır elbette.

 

Yazarlar eserleri için ’benim çocuğum gibi’ derler. Siz de böyle hissettiniz mi?

Kitabı yazarken çok hayal kurmadım sadece fazladan bir kişi daha bu uygulamaları hayatına geçirirse iyi olur bakış açısıyla yazdım. O yüzden de hiçbir zaman ‘Bu benim kitabım’ demedim, bu şekilde de hissedemedim. Kitapta mesleki birikimlerimden kaynaklı katkım çok olsa da bu bilgileri ben yaratmadım. Bu yüzden sahiplenmek çok anlamsız. Ben sadece elimde, cebimde olan işe yarar bilgileri paylaştım. 

 

 

İkinci bir kitap söz konusu mu?

Aslında hiç düşünmüyordum ama bu kitabı çıkardıktan sonra tamamen iş dünyasına yönelik bir kitap daha yazmayı planlamaya başladım. Ben koçluk kariyerime kurumlarda yönetici koçluğu yaparak başladım. O noktada cebimde henüz kitaplarda yazılmamış çok değerli bilgilerin olduğunu düşünüyorum. İş dünyasında hayatı kolaylaştırmak, bütünsel başarı kavramını baş tacı yapmak, bilişsel esneklik kazanmak; çok önemli olan iş ve özel hayat dengesini sağlamak için yanlış düşünce kalıplarından arınmak adına pek çok cevabı içinde barındıran bir kitap planlıyorum.

 

Bugün yaptığımız çekimde sizi bir tatil konsepti içinde görüntüledik. Bildiğim kadarıyla önümüzdeki günlerde aynı konseptte bir de projeniz olacak…

Evet. Ulvi gayretine ilk günden beri hayran olduğum ‘Okuma Sanatı Kulübü’nün’ bu konuyla ilgili teklifini sevgiyle kabul ettim. Proje adı “Ofisde Kitap Var!” Amaç, tatile gidebilenler için tatilin kalitesini ve verimini arttırmak, gidemeyenler için de zihinsel olarak tatil kıvamında bir ‘oh be’ dedirtmek yoluyla ofiste kitaba yer açmak. Tatil önce zihnimizde başlar, zihnimiz doluyken dünyanın en güzel yerine de gitsek tatilden keyif alamıyoruz. Ağustos ayı boyunca böyle bir projeyi hayata geçireceğiz. Kısaca, ofis ortamında zihinsel tatiller yapacağız da diyebiliriz. Zihinden gereksiz ve işe yaramayan yükleri sıyıran kitabımızla, limonatalarımızı alıp, Okuma Sanatı Kulübü’ne bugüne kadar destek vermiş, çok kıymetli değerlere sahip olan kurumların çalışanları ile buluşacağız.

 

Daha uzun vadeli planlarınızdan da biraz bahseder misiniz?

Bende projeler uzun, orta ve kısa vadeli olarak gelişebildiği gibi o anki duruma ve ihtiyaca göre anlık olarak da değişebiliyor. Özellikle bu kitap için planladığım özel bir çalışma yok, elbette gelen her türlü daveti ve teklifi sevgiyle değerlendiriyor olacağım. Ayrıca ulaşabildiğim bütün kütüphanelere bağışta bulunmaya, daha çok eğitimciye, anne dernekleri ve kulüplerine ulaştırmaya özellikle niyet ediyorum.

 

14 yıldır bu işi yapıyorsunuz ve başarınız günden güne artıyor… Bunu neye bağlıyorsunuz?

Bir işi iyi yapabilmek için adanmışlık, yapılan işe duyulan inanç, sürdürülebilir destek, fayda ve ilham ve anlaşılabilirlik gibi pek çok değer var ancak benim için en önemlisi samimiyet. Yaptığınız işi öncelikle kendi hayatınıza yansıtmanız samimiyet ölçütüdür.




ETİKET :   Rana Kaplan Rana Kaplan Akademi Rana Kaplan Koç lk kitab Koçluk Kitabı’N kitap

Tümü