kocaeli , 05-07-2020

Alsace lezzet durakları

Alsace rotası boyunca kendinizi bir masalın içinde hissedecek, gittiğiniz her köyde sımsıcak ve otantik atmosferlere sahip mekanlara rastlayacak, yediğiniz her şeye bayılacaksınız

12:52:32 | 2020-03-11

Hazırlayan: Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI  (@gamzenIka)

 

‘Alsace Şarap Yolu’ rotası, kuzeyde Strasbourg’tan güneyde Mulhouse’a kadar uzanan yaklaşık 170 km’lik bir yolculuğu kapsıyor. Adını ise 100’ü aşkın köyde, üzüm bağları arasında yapılan yolculuktan alıyor. Fransa’nın en ünlü şarapları da bu bölgede bulunuyor. Haziran-eylül aylarında seyahat ederseniz, üzüm bağları arasında gezerken üzümlerin de tadına bakabilirsiniz. Aralık-ocak aylarında gittiğinizde ise Noel için süslenmiş köylerde kendinizi adeta bir masal diyarında hissedebilirsiniz.

Almanya ve Fransa’nın yüzyıllar boyunca paylaşamadığı Alsace Lauren bölgesi, hem Almanların hem de Fransızların izlerini taşıması sebebiyle daha bir güzel, daha bir keyifli. Kültürlerin buluşması, bu bölgede tatlı bir ahenk oluşturmuş. Biz de Alsace seyahatimiz boyunca hem şirin köylerin hem de Alsace lezzetlerinin tadını çıkardık.

 

 

Brasserie Les Tanneurs

Masal diyarı Colmar gezimiz sırasında Noel’in izlerini taşıyan pek çok mekân görüyoruz, her bir mekânın etkisinde kalıyor, adeta büyülenerek geziyoruz. Les Tanneurs da bunlardan biri. Restoranın dışını süsleyen kalpli dekorları, camların kenarından sarkan Alsace leylekleri, cam kenarı çiçekleri tam bir görsel şölen. Önünde fotoğraf çektirirken mekânın sıcaklığını fark edip, içeriye giriyoruz. Alt katta yer olmadığını söyleyen görevli bizi üst kata yönlendiriyor. Restoranın içi ahşap dizayn edilmiş ve kendine özgü bir tasarımı var. Alsace köylerine has eşyalarla süslenen duvarlar, kırmızı beyaz pötikare masa örtüleri ve masa örtüleri ile takım perdeler mekana sıcacık bir hava katmış. Kalpli peçeteler, kırmızı beyaz kalpli servisler...

Colmar’a gelmişken ilk denemek istediğimiz lezzet, Alsace’a özel flammekueche idi. Baktık ki tam da doğru adresteyiz. Alsace bölgesinin en meşhur yemeği olan flammekueche, lahmacuna ve pizzaya çok benziyor. Çok ince hamurla hazırlanan kıtır bir pide. Soğan ve krema vazgeçilmez malzemeleri. Diğer malzemeleri ise sevdiğinize göre seçiyorsunuz. Tercihimiz, vejetaryen ve poulet tandoori oldu. Yanında da güzel bir Alsace şarabı söylerseniz, değmesinler keyfinize. Alsace bölgesinde 6 çeşit karakteristik şarap bulunuyor. Tek kırmızı şarap çeşidi ise Pinot Noir. Tokay Pinot, Riesling, Gewurztraminer, Muscat, Sylvaner Gris ve Pinot Blanc. Pinot Noir ve Riesling deniyoruz.

Sıcacık bir mekân ve leziz Alsace tatları bizi çok mutlu etti. Mekanın dekoru, çalışanların ilgisi ve fiyat performansı açısından da tam not veriyoruz.

 

 

Poulaillon

Fransa sınırlarında kalan Colmar, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Versay Anlaşması ile Almanya’nın eline geçmiş. 1945 Colmar Savaşı ile şehir tekrar Fransa’ya dahil olmuş. Son yüzyıl içinde sayısız kere el değiştirmiş olmasından dolayı Colmar’da, Alman kültürünün etkilerini görmek mümkün. Gerek yeme-içme kültürü gerek mimari yapılar Alman kültüründen fazlasıyla etkilenmiş. Bu sebeple tüm patisserielerde Alman pastalarını bulabilirsiniz.. Fransa’da doyamadığımız meşhur patisserielerden biri de Poulaillon. Colmar sokaklarında, masalların arasında kaybolurken bir kahve molası verip, yanında da güzel bir Almanya berliner’i yemek isterim derseniz, doğru adrestesiniz. Bretzel’in envai çeşitlerini de burada bulabilirsiniz. İnsanı bir şeyler almaya zorlayan, muhteşem hamur işleriyle süslenmiş vitrini, çeşit çeşit ürünleri ve lezzetli tatlılarıyla Poulaillon mutlaka uğranması gereken yerler arasında.

 

 

Patisserie Gilg

Çok sevdiğimiz patisserielerden bir tanesi de Colmar’a girişte keşfettiğimiz Gilg. Rengarenk makaronlar ve mini pastalarla süslenmiş vitrinine bakıp da içeri girmemek mümkün değil. Gilg’de imza tatlardan bahsedecek olursak, özellikle ekler pastası ve makaronları çok meşhur. Bizim favorimiz de kahveli ekler ve makaronlar oldu. Kruvasanlardan da sade ve çikolatalı denedik, oldukça taze ve lezzetliydi. Ayrıca Alsace’ın meşhur keki kougelhopf da burada denenebilir. Colmar’a ilk girdiğimiz anda keşfettiğimiz Gilg, Colmar’a veda ederken de makaron paketleyerek ayrıldığımız son nokta oldu. Makaron almak istediğinizde uğramalısınız.

 

 

Raven Cafe

Sabah itibariyle Strasburg sokaklarını arşınlarken, aralarda atıştırdıklarımızı saymazsak, öğle saatlerinde epey acıktık ve Raven Cafe’de bir fast food partisi yapmaya karar verdik. Hamburger ve nugget tercih ettik. Sunumlar gayet başarılıydı. Her iki ürün, bol miktarda patates kızartmasıyla geliyor. Porsiyonlar çok büyük. Bir hamburger menüyü 2 kişi rahatlıkla yersiniz. Mekân şehrin göbeğinde ve iç dizaynı ferah. Masa ve sandalyelere gömülüp, fast food partinin tadını çıkarabilirsiniz.

 

 

Patisserie Schaeffer Reck

Alsace rotasının şirin köylerinden bir diğeri olan Obernai, hemen şehrin göbeğinde kurulmuş atlı karınca ile bir masalın içinde hissettiriyor. Kurabiyeyi andıran evleri, Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla kendine hayran bırakıyor. Günün son rotası olması sebebiyle bir kahve ve tatlı molası vermek istiyoruz. Caddenin göbeğinde bulunan Reck Cafe, tatlılarıyla gündemde. Özellikle ekler ve tiramisu, favoriler arasında. Malzemeler öylesine bol kullanılmış, tatlılar öylesine lezzetli ki silip süpürüyoruz adeta. Kahvemizi yudumlarken lapa lapa yağan kar, mutluluğumuzu ikiye katlıyor. Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

 

L’enfarine

Alsace rotamızın en ama en şirin köyü Kaysersberg, Colmar’a sadece 1 saat uzaklıkta. Arnavut kaldırımlı dar sokakları, rengarenk evleri, Ortaçağ’dan kalma kalesi ve Ren Nehri’nin iki yakasını birbirine bağlayan tarihi köprüsüyle masallardan fırlamış gibi. Kaysersberg, ‘imparatorun dağı’ anlamına geliyor ki adı gibi dağların arasında kalmış bir masal diyarı. Colmar’da gece konaklayıp sabahın erken saatlerinde Kaysersberg için yollara düşüyoruz. Amacımız bu şirin köyde güzel bir kahvaltıyla güne başlamak. Kaysersberg’e gelir gelmez L’enfarine’ye giriyoruz. Fırından yeni çıkmış sıcacık ekmeklerin kokusu dışarıya kadar geliyor. Kruvasanlar, çeşit çeşit bretzeller, Fransız kekleri pomme ve kougelhopf. Her biri özenle hazırlanmış pek çok ürün, kahvaltı için oldukça cezbedici. Tahıllı bretzel, kougelhopf ve kruvasan ile kahvemizi alıp, bu şirin cafede güzel bir kahvaltı yaparak enerji depoluyoruz.

 

 

Burgard

Strasburg gezimizin favori patisserielerinden bir tanesi pek çok şubesi olan Burgard oluyor. Aslında sabah kahvaltısı niyetiyle muhteşem sandviçleri için uğradığımız Burgard’dan bretzel de almadan çıkamıyoruz. Çantamıza atıp, ‘acıkınca yeriz’ diye depolama yapıyoruz. Bir de marmelatlı kurabiyelerden alıp, tatlı işini de çözmüş oluyoruz. Burgard vitrininde özenle hazırlanmış sandviçleri görebilirsiniz. Bunun yanında hemen önünüzdeki malzemelerden kendi sandviçinizi oluşturmanız mümkün. Ton balıklı ve fesleğen soslu sandviç efsaneydi. Bretzellere zaten sözümüz yok, marmelatlı berliner ise tam bir lokmalık.

 

Aux Armes De Strasburg

Alsace rotasındaki son durağımız olan Strasburg, Almanya, Fransa ve İsviçre sınırlarında olması sebebiyle ulaşımı kolay bir şehir. Gezilecek pek çok yer var ve bir güne sığdırmak pek mümkün değil. Strasburg’a vardığımızda kurt gibi açtık. Öncesinde yaptığımız araştırmalar sonucu Notre Dame Katedrali yakınında birkaç restoran belirledik fakat hangisine gideceğimize bir türlü karar veremedik. Böyle durumlarda mekâna gidiyor, elektrik alırsak içeri giriyoruz. Yine öyle yaptık ve gerçekten pişman olmadık. İçeri girdiğimizde restoran neredeyse tamamen doluydu. Neyse ki cam kenarında, şehir manzaralı, şirin bir masada yerimizi aldık. Hem yorgun hem de çok aç olmamız sebebiyle sağlam bir Fransız akşam yemeği yemeye de kararlıydık. Tercihimiz; özel mantı taneleri ve ekmek parçalarıyla birlikte sunulan kremalı tavuk haşlama yemeği ve Viyana’da bir benzerini yediğimiz (tabii asla bir plachutta olamayacak hiçbiri ) et haşlama yanında fırın patates oldu. Yemeklerimizin yanında kremalı salatalık ve havuç da geldi. Ekmek servisi de olması sulu yemekleri bandıra bandıra yeme geleneğimizi bozmadı. Mekanın dizaynına bayıldık. Şehrin göbeğinde olması ise büyük avantaj. Kırmızı-beyaz pötikarelerle süslenen masalar, Noel zamanından kalma süslemeler, personelin ilgisiyle bizden tam not aldı. Gerek hizmet kalitesi gerek fiyat performansı açısından çok memnun kaldık.

 

 

Yapmadan DÖN-ME-YİN!

Colmar’ı hem gece hem gündüz görmeden,

Colmar sokaklarında kaybolmadan,

Ren Nehri’ne doğru hayaller kurmadan,

Kaysersberg’de bir gün geçirmeden,

Bretzel çeşitlerini denemeden,

Kruvasanların tadına bakmadan,

Flammenkuchen yemeden,

Kougelhopf yemeden,

Gingerbread almadan,

Makaronları tatmadan,

Alsace köylerinin hepsini

gezmeden DÖN-ME-YİN!

 




ETİKET :   gezgin gezi keşif lezzet durakları gamze kır sapancı akın sapancı alsace rota köy şehir yaşam

Tümü