Abant her mevsim güzel

Abant, kışın da kışkırtıcı güzelliğiyle doğaseverleri etkisi altına alıp, kendisine hayran bırakıyor.

16:37:10 | 2017-01-11


Serpil Çolak


Ne zaman kar yağsa aklıma önce Abant Gölü gelir.

Sanırım beyaz örtüyü en çok bu coğrafyaya yakıştırıyorum.

Çam ormanlarının arasından panoramik göl manzarasını izlemeye bayılıyorum

 

Bu kez yanımda sevgili köpeğim Tarçın’ı da götürdüm.Karda yatıp yuvarlanmaya bayılan, sürünerek karın altından gitmeye çalışan Tarçın da keyifli bir gün geçirsin istedim.



Karda göl kenarında yürümeyi, atla ya da faytonla dolaşmayı, kardan adam yapanları izlemeyi, salep içerek ısınmayı, sucuk-ekmekle karnımı doyurmayı, bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirmeyi, köylü pazarından alışveriş yapmayı seviyorum.

Daha önce defalarca Abant’ı görmeme rağmen bu düşüncelerle yine yollara düştüm.

Bu kez yanımda sevgili köpeğim Tarçın’ı da götürdüm.

Karda yatıp yuvarlanmaya bayılan, sürünerek karın altından gitmeye çalışan Tarçın da keyifli bir gün geçirsin istedim.

Saat 10.00 gibi yola çıktık, Kartepe gişelerinden otoyola girdik, ilk durağımız Sapanca Berceste oldu.

Yarım saatlik bir yolculuğun ardından Berceste’de nefis bir kahvaltı yaptık.

Çaylarımızı da yudumladıktan sonra tekrar yola koyulduk.

Bir saatlik yolculuğun sonunda otoyolun Abant çıkışına geldik. Otoyolda hiç kar görmememize rağmen Abant’a doğru ilerledikçe yol kenarlarındaki beyaz örtü bizi heyecanlandırmaya yetti.

Yılın ilk karı bende hep aynı duyguyu uyandırır; içten içe atılan sevinç çığlıkları…

 

HAMSİ FESTİVALİNE DENK GELDİK…

Abant’a yaklaştıkça yolun iki yanını kaplayan ve göğe doğru uzanan çam ağaçları da beyaza bürünmeye başladı.

Yarım saat sonra Abant Tabiat Parkı’nın kapısında, kuyruktaydık.

Hafta sonunda kalabalık olacağını bekliyordum ama bu kadarını tahmin etmemiştim.

Otobüslerin durduğu park alanının önünden geçerken şaşkınlığım bir kat daha arttı. Otopark, otobüs kaynıyordu.

“Bu hafta sonu herkes Abant’ı görmek istemiş herhalde” diye düşünürken;

Otomobiller için ayrılan park alanına geldik.

 

 

 

Bir ilginçlik vardı.

Bırakın park alanında yer bulmayı, gölün kenarı bile tek sıra, kimi yerde çift sıra otomobil doluydu.

Meğer festivale denk gelmişiz, kalabalık bu yüzdenmiş.

Üniversitelerdeki Trabzonseverler tarafından düzenlenen ‘Hamsi Festivali’nin ortasına düşmüşüz.

Park sorunu yüzünden ilk başta canımız sıkılsa da ilerleyen saatlerde çok eğlendik.

19 farklı üniversiteden gençlerle aynı ortamda bulunmak;

Birlikte göl kenarında yürüyüş yapıp, verdiğimiz çay molalarında sohbet etmek;

Karlarda yuvarlanıp, kardan adamlarla fotoğraf çektirmek;

Piknik alanına kurulan mangallarda 2 ton hamsinin pişirilip ikram edilmesine tanıklık etmek;

Tulum eşliğinde horon tepen gençleri izlemek çok keyifliydi.

 

TARÇIN, GENÇLERİN SEVGİLİSİ OLDU

Bu arada Tarçın da üniversiteli gençlerin sevgilisi oldu.

Gençlerin gösterdiği ilgiden dolayı adım başı durmak zorunda kaldık.

Kimi sevdi, kimi oyunlar oynadı, kimi selfie çekebilmek için epeyce uğraştı.

Tarçın’ın da keyfine diyecek yoktu. Hem gördüğü ilgi hem de karda yuvarlanmak onu mest etti.

Tarçın’la gittiğimiz için ata ve faytona binemesek de Abant ritüellerini yerine getirdik.

Göl kenarında karlara bata çıka uzun bir yürüyüş de yaptık;

Tepelere doğru tırmanıp muhteşem göl manzarasını seyre de daldık.

Göl kenarında mola verip sıcak salebimizi de yudumladık;

Sucuk-ekmek yiyerek karnımızı da doyurduk.

Karda yuvarlandığımız için biraz ıslandık, biraz yorulduk ama mutlu bir şekilde evimizin yolunu tuttuk.

Eve dönmeden önce yöresel ürünlerin satıldığı dükkânlara da uğradık ama geç kalmıştık.

Hava karardığı için olsa gerek hepsi kapalıydı.

Alışveriş yapamadık belki ama çok güzel anılarla şehrimize döndük.

Yol boyunca;

Abant’ın her mevsim ayrı bir güzel olduğuna karar verdik.

Kışkırtıcı güzelliğiyle doğasever gezginleri etkisi altına alıp, kendine hayran bıraktığını düşündük.

Siz de bu güzelliği görmek istiyorsanız;

Bir hafta sonunuzu Abant gezisine ayırabilirsiniz.

İnanın, pişman olmayacaksınız, çünkü Abant her mevsim çok güzel.

 

KIŞIN DONUYOR

125 hektar genişliğinde bulunan gölün denizden yüksekliği 1.325 metre. Göl, özellikle kar ve yeraltı sularıyla besleniyor. Abant Gölü’nün en derin yeri ise 18 metre. Göl, kış aylarında donuyor, üstündeki buz kütlesi 1 metreyi buluyor.

Abant Milli Parkı’nın 1150 hektarlık bölümü 1988 yılında ‘Tabiat Parkı’ olarak koruma altına alındı. Milli park zengin bir bitki örtüsüne sahip. Sarı ve karaçam, kayın, meşe, kavak, dişbudak, gürgen, söğüt, ardıç ağaçları ve ormangülü, ılgın, fındık, muşmula, papazkülahı, alıç, çobanpüskülü, kuşburnu, eğrelti, böğürtlen, çilek, nane, ahududu, sarmaşık, ısırgan, atkuyruğu ve çayır otları başlıca ağaç türleri. Göl kenarı ve su içi de çeşitli su bitkileriyle ve nilüferlerle dolu.

 

 

 

Gölde bulunan, ilginç ve bir hayli uzun bir ismi olan, endemik türdeki Abant alabalığı ‘salmo trutta fario varyette abanticus’ literatüre geçmiş bir balık. Balık meraklıları yılın belirli zamanlarında, ücret ödeyerek bu balığı avlayabiliyor.

Abant semalarında ve göl üzerinde su kuşlarından; yaban kazları, yaban ördekleri, balıkçıl, sakarmeke, karabatak, turna; yırtıcılardan; şahin, doğan, atmaca, baykuş; diğer kuşlardan; toygar, alakabak, karatavuk, bülbül, ispinoz ve saka görülüyor.

 

Abant'ta yapılacak 9 şey

 

Dünyaca ünlü doğa harikası Abant’a geldiğinizde, tatilinizi ve keyifli geçirdiğiniz zamanlarınızı doruk noktasında yaşamak için yapmadan gitmeyeceğiniz başlıca 9 şey;


Göl çevresinde yürüyün

Abant’ın tadını çıkarmak için önerilen aktivitelerden biri doğa yürüyüşü. Doğa ile iç içe olmak, stresten uzaklaşıp temiz havayı solumak, zihindeki gereksiz her şeyi boşaltmak doğa yürüyüşüyle mümkün.

Trekking yapın

Göl çevresinde 1,400 ile 1,700 m yüksekliğe ulaşan tepeler trekking için oldukça uygun rotalar sunuyor. Yorgunluk durumunuza göre bu rotalardan birini seçerek bol oksijenli ve yeşil bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Ata binin

Göl çevresinde günün erken saatlerinden itibaren konukları karşılayan atlarla tanışarak, Abant’ın tadını ve keyfini yaşamak mümkün. Atın üstünden çevreyi gözlemlemek heyecan verici.

Sandal gezisine katılın

Kış aylarında gölün donduğu dönemler dışında ve bazı özel yasaklar haricinde sandal ve deniz bisikleti etkinlikleri yapılabiliyor. Gölün çevresinden göle bakmanın keyfini, göl içinden, göl çevresine bakarak katlamak sizin elinizde.

Fayton turu yapın

Abant Gölü’nün çevresindeki 7 km’lik parkuru faytonla gezmek, doğaya yakın olmak ve yeşilin her tonunu kucaklamak için ideal. Yaklaşık yarım saat süren bu turda istediğiniz noktada durarak fotoğraf molası verebilirsiniz.

Tanıtım merkezine gidin

Abant Tabiat Parkı’na girişte karşınıza çıkan tanıtım merkezi, bölgeye özgü yabani hayvanların doldurulmuş hallerinin yanı sıra Türkiye’de ormancılık tarihi ve ormancılığın gelişimi üzerine fotoğraf ve kısa bilgilerin derlendiği bir yer.

Göl kıyısında yemek yiyin

Türkiye’nin en güzel ve etkileyici manzaralarından biri olan Abant Gölü’ne kadar gelmişken, göl kıyısında yer alan restoran ya da kafelerde oturup, bir şeyler yiyip içmeden ayrılmak olmaz.

Doğa fotoğrafı çekin

Bölgede endemik bitki türleri, hayvan varlığı, yemyeşil ağaçları ve korunan doğasıyla tanınan Abant Gölü Tabiat Parkı’nda eşsiz fotoğraf karelerine hayat vermek mümkün.

Alışveriş yapın

Tarhanadan fındığa, ekmekten çaylara kadar geniş bir ürün yelpazesi sunan köylü pazarı,  mutlaka uğranması gereken yerler arasında. Pazarda satılan ürünlerin doğallığı kadar köylülerin sohbeti de başka yerlerde bulamayacağınız samimiyette.

 




ETİKET :   Abant Gölü Efe Tur bolu gezi

Tümü