Zorlukları sevgiyle aştı; Melodi Bayar

PAYLAŞ

Bu ay ‘1  Anne 5 Soru’ köşemizin konuğu, önce babasının sonra da eşinin görevi nedeniyle ilimize yerleşmiş olan, Melodi Bayar

 

Melodi Hanım, 2,5 yaşındaki yakışıklı Pars’ın annesi. Prematüre doğan bebeğini, eşinin yılın büyük bölümünde görevde olması nedeniyle neredeyse tek başına büyüten Meledi Bayar, sevgi dolu bir anne. Şu sıralar ikinci kez anne olmaya hazırlanan Bayar ile annelik serüvenini konuştuk.

 

Melodi Bayar nasıl bir anne?

Annelik sürecimde iki evre var. Plasenta dekolmanı sebebiyle oğlum 33+4’te dünyaya geldi. Bir prematüre annesiyim. Anneliğimin yeni doğan kısmı sancılı geçti diyebilirim. Ben denizci eşiyim. Doğum yaptığım esnada eşim gemideydi ve oğlumu kuvöze aldılar. Yaşadığım kaygıları burada tarif etmem imkansız. Prematüre bebeklerin bakımı biraz daha hassastır, çok daha yorucudur. Yaşadığınız bedensel yorgunluğun yanında psikolojik olarak da etkileri çok farklı. Hep derim, ‘Depresyona girecek tazecik bir anneydim ama o lüksüm yoktu’. Pars kuvözde ağlarken, yanında sürekli şu cümleyi söylerdim: “Pars seni o kadar çok seviyorum ki başıma gelen en güzel şeysin. Seni doya doya yaşıyorum. Şükür… Buradayım Annem” Alışkanlık, 2,5 yıl olacak neredeyse, hala günde sekiz kez söylüyorumdur. Bunları söylerken bile gözyaşlarım süzülüyor. Allah’ım nasıl bir şey bu annelik, nasıl bir kafaya eriştik. Allah isteyen herkese nasip etsin ama çocuğun tüm sorumluluğunu tek başına omuzlamak zor. Eşim meslek hayatına devam ediyor, yılın yarısında var yarısında yok. Oğluma tek başıma bakıyorum. Bana her zaman ihtiyacı var.

 

Pars’ın gelişiminde en önem verdiğimiz noktalar nelerdir?

İlk yılımız uzman kontrolünde ve beni yönlendirdikleri şekilde geçti. Prematüre bebeklerin bu aşamaları önemlidir. Bir yılın sonunda daha da rahatladım. Pars çok sosyal bir çocuk ve gerçekten özgür ruhlu. Asla sıkmıyorum. Koyduğum bir kural yok, her şey sevgiden geçiyor. Çok seviyorum, çok sevsin ve çok sevilsin istiyorum. Salyangozu bile alıp “öp bak, çok tatlı” diyeceğim noktadayız. Ne kadar çok sevmeyi bilirse, ondan o kadar zarar gelmeyecek. Vatana, millete hayırlı bir evlat olsun. Tek dileğim, tüm çabam.

Pars’la nerelere gitmekten, neler yapmaktan ve nasıl vakit geçirmekten hoşlanırsınız?

Oyun çocuğu… Hoplasın zıplasın, arkadaş edinsin, onunla birlikte tepinsin. Oyun alanlarına gidiyoruz. Çok seviyor, çok mutlu oluyor. Benim erkek oyuncaklarına karşı ilgim var, evde de bol bol oyun oynuyoruz. Kamyonları çok sever Pars. Sürekli evde nakliyat, hafriyat oyunu kuruyoruz. Pars’ın bir erkek kardeşi olacak kısmetse. O da büyüsün kırmızı Dodge, eski model bir kamyon isteyeceğim eşimden. Artık bizi o paklar.

 

Pars’ın özel ilgi alanları var mı? Geliştirmek için neler yapıyorsunuz? 

8 aylıktı, havuza gitmiştik. Atladı suya. Kolluksuz yüzmeye çalışmıştı. Hala da aynıyız suya karşı. O nedenle bu ilginin bir uzman eşliğinde geliştirilmesi için eğitmenle çalışmaya başladık. Spora yönlendireceğim elimden geldiğince, o da inşallah istekli olur, tercihi olur.

 

Pars’ın bebeklik sürecinde ya da şu anki gelişimi devam ederken takip ettiğiniz ve önerebileceğiniz yayınlar var mı? 

Aylık aktivite kutularını seviyoruz. Yani ben de seviyorum. Beraber yaparken keyif alıyorum. Hareketli kitapları çok seviyor. Ben çocukken ulaşmam çok zordu o kitaplara, o yüzden ben de okurken en az onun kadar eğleniyorum. Pars’la tecrübe ettim diyebilirim, iyi oldu, içimde kalmadı.

Bir Cevap Yazın