kocaeli , 28-01-2020

Viyana Lezzet Durakları

Avrupa’nın kültür başkenti, dünyanın en yaşanılabilir şehri Viyana’da lezzet turuna çıkıyoruz. Buram buram kahve kokan bu güzel Avrupa şehrinde saraylara layık lezzetlere tanık olacaksınız

11:36:52 | 2019-12-13

HAZIRLAYAN: Gamze Kır Sapancı (@gamzenika) 

Akın Sapancı (@akinsapanci)

 

Avusturya’nın başkenti Viyana, dünyanın en gözde şehirlerinden biri. Doğadan tarihe, kültürden eğlenceye ne ararsanız bulabileceğiniz Viyana’da adeta zamanda yolculuğa çıkacaksınız. Görkemli saraylarıyla adından ‘saraylar şehri’ diye bahsettiren Viyana’da, saraylara layık lezzetlere tanık olacaksınız.

Her şehrin bir kokusu vardır, Viyana ise buram buram kahve kokar. Osmanlı’nın 1683’teki kuşatmadan umudunu kesip geri dönerken kale duvarlarının dibine bıraktığı bir çuval yeşil kahve çekirdekleri olmasaydı acaba Viyana buram buram kahve kokar mıydı? Kahve kokulu güzel Avrupa şehrindeki lezzet duraklarını sizin için derledik. Keyifli okumalar...

 

 

FİGLMÜLLER VİENNA

Viyana seyahatimizi planlarken elbette ‘Nerede şinitzel yemeliyiz?’ diye araştırmalar yaptık. Açık ara ‘Figlmüller’ yanıtını alınca, gider gitmez soluğu bu mekanda aldık. Tabii Figlmüller’de yemek yemenin bu kadar zor olacağını hiç tahmin etmemiştik.

Şehrin göbeğinde yer alan mekânın her iki şubesinde de durum aynı. ‘Haydi gidip yemek yiyelim’ dediğiniz vakit bu düşüncenizi gerçekleştirmeniz zor. Wollzeile Pasaj’ında bulunan şubesinin rezervasyonsuz müşteri kabul etmemesi üzerine hemen 50 metre ileride Backerstrasse Caddesi’nde bulunan diğer şubesine gittik. Orada da çok fazla sıra olunca ilk gün Figlmüller’de şinitzel yeme hayalimizi rafa kaldırıp, ertesi gün daha temkinli davranmaya karar verdik.

Temkinli olmaktan kastımız da yine rezervasyon yaptırmak değil çünkü bizim gezi planlarımız epey yoğun; rezervasyona sadık kalmama durumlarımız tecrübeyle sabit olunca, risk almıyoruz. İstediğimiz restoranlara vakitlice gidip, olayı çözüyoruz.

Nitekim bir sonraki gün, epeyce bir sıra bekledikten sonra Figlmüller’e girmeyi başardık. Hatta şöyle ki restorana girdikten sonra dahi kişi sayınıza göre masa boşalmasını beklemek durumundasınız. Bu sırada, garsonların servis ettiği mis kokulu şinitzeller yanınızdan geçiyor ve daha bir acıkıyorsunuz. Bizim için keyifli bir bekleyiş çünkü bu sırada mekânı iyice analiz etmiş oluyoruz.

Nihayet üst katta güzel bir masada yerimizi alıyoruz. Menüde ‘Original Wiener Schnitzel’ yer alıyor ve genellikle domuz etinden yapılıyor. Domuz eti tüketmeyenler için dana şinitzel de mevcut. Siparişlerinizi buna göre vermenizi tavsiye ederim. Bir porsiyon şinitzel iki büyük dilim içeriyor, yanında limonla birlikte servis ediliyor. Ayrıca şinitzelin yanına çok yakışan patates salatası da hemen her yerde var. Bir porsiyon şinitzelin fiyatı 20,5 euro. Evet, biraz pahalı ama şunu da belirtmek isterim ki bizi daha önce ‘şinitzel yiyorsunuz’ diye kandırmışlar.

Viyana’ya giderseniz mutlaka Figlmüller’de şinitzel yemelisiniz. ‘Viyana’da yapılması gerekenler listenizde birinci sırada yer almalı’ desem çok da abartmış olmam.

 

 

LUGECK FİGLMÜLLER WİEN

‘Viyana’ya gitmişken, şinitzele doymak ve en iyi şinitzeli yemek isterim’ derseniz, bir diğer seçenek olan Lugeck, Figlmüller’in desteklediği bir restoran. Aynı cadde üzerinde bulunan Lugeck, Figlmüller şinitzeli yapıyor. Hatta ilk akşam rezervasyonsuz giremeyince, hadi buraya gidelim deyip keşfetmiştik. Bir de baktık ki zaten doğru yerdeyiz. Figlmüller ile aynı şinitzeli yapıyor, sadece mekan ve konsept biraz daha farklı. Mekânın biraz daha lüks olduğunu belirtmek isterim. Tabii bu durum fiyatlara da yansıyor. Lugeck’te şinitzel sunumu çok daha farklı. İki adet büyük şinitzel, sosu ve siz istemeseniz de patates salatasıyla birlikte servis ediliyor. Şinitzel ve sos muhteşem, patates salatası ise semizotu ile süslenmiş. Şinitzelin yanına çok yakışıyor. Bunun yanında bir de Macar gulaş tercih ediyoruz. Dana gulaş özel sosuyla harmanlanmış ve yanında özel makarnası ile servis ediliyor. Lugeck’te denenmesi gereken iki efsane. Viyana lezzetlerinin layıkıyla servis edildiği Lugeck, mutlaka listenizde olsun. Yoğun gezi sonrası şık bir akşam yemeği için hem bahçe hem iç mekân oldukça konforlu. Lugeck, Figlmüller’de sıra beklemek istemeyenler için iyi bir alternatif. Biz gittiğimizde sıra beklemeden, rezervasyonsuz yemek yiyebildik ancak siz işinizi garantiye alın ve rezervasyon yaptırın.

 

 

PLACHUTTA WOLLZEİLE

Viyana’da tatmadan dönülmeyecekler listesinin başında yer alır Plachutta’da ‘Tafelspitz’ yemek. Tafelspitz, Viyana mutfağının klasiklerinden. Hatta son imparator Franz Joseph’in çok sevdiği bir yemekmiş ve bu sebeple de milli yemek olarak kabul ediliyormuş. Dana veya sığır etinin mevsimlik sebzelerle haşlanması usulüyle yapılan bir yemek olmasına karşın hiç de basit bir et yemeği değil. Tafelspitz için ‘et haşlama yemeği’ dersek epey haksızlık etmiş oluruz. Bonfilenin en kalın ve en iyi dinlendirilmiş kısmının dilimlenerek, mevsimine uygun sebzelerle haşlanmasıyla yapılan Tafelspitz, Plachutta’da adeta bir seremoniyle servis ediliyor.  Viyana’da pek çok yerde Tafelspitz yeme imkânı bulabilirsiniz ama şüphesiz ki siz de bizim gibi kendisinden ‘Wo der Tafelspitz zu hause ist’, yani ‘Tafelspitz’in mekânı/evi’ diye bahseden Plachutta’da bu leziz Viyana klasiğini tattığınıza pişman olmayacaksınız. Plachutta, Avusturya’nın en ünlü aşçılarından Ewald Plachutta’nın sahibi olduğu bir aile işletmesi. Sayısız ödülü bulunan şef, Plachutta’da Avusturya’nın geleneksel yemek kültürünü en iyi şekilde sunmayı hedeflemiş. Ve görünen o ki bunu başarmış.

Plachutta, Viyana’da bulunan her güzel restoran gibi rezervasyon sistemiyle çalışıyor. Plachutta’da yemek istiyorsanız kesinlikle risk almamalı ve rezervasyon yaptırmalısınız. Biz son akşam yemeğimizi Plachutta için planladık ve rezervasyonumuzu da yaptırıp içimiz rahat bir şekilde yemeğe gittik.

Gerek restorana giriş gerek servis sırasında oldukça güler yüzlü bir ekiple karşılaşıyorsunuz. Siparişimizi Tafelspitz olarak veriyoruz. Tafelspitz, iki kişilik servis ediliyor. Aklınızda ‘Yeter mi?’ diye soru işareti olmasın, porsiyon iki kişi için fazlasıyla yeterli.

Yazının başında da bahsettiğim gibi Palchutta’da Tafelspitz yemek adeta bir seremoni. Servis öncesinde masanıza bu muhteşem Viyana klasiğini nasıl yiyeceğinize dair bilgi kartı bırakılıyor. Yemek servisi başladığı anda ise garson tarafından kısa bir bilgilendirme yapılıyor, akabinde Tafelspitz ile baş başa kalıyorsunuz. Öncelikli olarak en şık şekilde servisiniz açılıyor ve ortaya bir ısıtıcı sac bırakılıyor. Bakır bir tencere içerisinde mevsim sebzeleri (patates ve havuç ile birlikte ince kıyılmış sebzeler) ve iliklerle haşlanmış sığır eti, ısıtıcının üzerine bırakılıyor. Yemeğin yanında, rosto patates, sarımsak/yaban turbu/elma ile hazırlanmış sos, çavdar ekmeği ve tereyağ servis ediliyor. İşte seremoni de burada başlıyor. Öyle kafanıza göre karmaşık yemiyorsunuz. Servisinizle ilgilenen garson tarafından öncelikli olarak çorba servis ediliyor. Çorbanızı içerken bir yandan çavdar ekmeğinizi biraz kemik iliği ve tuz/biber ile yemenizi öneriyorlar. Koskoca bir kemikten çıkan çok leziz bir ilik. Yemeğinizi 2 kişilik söylediğiniz için 2 adet kemik iliği çıkıyor.

Çorbanızı bitirdikten sonra garsonlar geliyor, çorba kâsenizi alıp tekrar içip içmeyeceğinizi soruyorlar. Devam etmeyecekseniz, servisin bundan sonraki kısmı size ait. Haşlanmış lokum gibi et, patates tava ve haşlanmış sebzeler. Gerçekten ‘hayatımızda böyle güzel et haşlama yemedik’ diyebiliriz. Baştan sonra harika bir akşam yemeği. Hem sağlıklı hem doyurucu hem de Viyana klasiği olan bu yemeği Plachutta’da yediğimiz için çok şanslıyız. Tafelspitz fiyatı: 24,90 euro, 2 kişilik ise ilave 13,70 euro. Tafelspitz için fiyat biraz pahalı ama bu seremoniyi yaşamaya değecek.

Plachutta’nın 4 şubesi var, biz Wollzeile tercih ettik, hem şehir merkezinde hem de oldukça nezihti. Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

 

CAFE IMPERİAL WİEN

Viyana’da hemen her otelin kendi adına ait bir kafeteryası ve oraya has tatlısı var. Imperial Otel’in hemen altında yer alan Cafe Imperial de bunlardan biri. Birçok devlet büyüğüne yıllarca ev sahipliği yapan ve Viyana’nın en pahalı otellerinden biri olan Imperial Otel’in kafesi 1873 yılında, 5. Dünya Sergisi’nin Viyana’da yapılacağı öğrenilince açılmış. Operaya yakın olması nedeniyle pek çok bestecinin de uğrak yeri olmuş. Cafe Imperial’de meşhur apfelstrudel veya diğer tart çeşitlerini, melanger kahve eşliğinde deneyebilirsiniz. Biz, listemizde bulunan kafeleri de genellikle sabahtan öğlene kadar yorulup, kahve molası verebileceğimiz şekilde rotamıza aldık. Cafe Imperial’in meşhur tatlısı olan esterhazy cake ve melange kahvesini molada tattık. Şık tasarımı ve huzurlu ortamıyla kahve molası için değerlendirebilirsiniz. Melange kahve 4,5 euro, esterhazy cake 5 euro. Tatlıları bir yana özellikle iç mekândaki ortamı Viyana’yı en güzel yansıtan yerlerden biri.

 

 

CAFE SACHER

Viyana seyahatimiz boyunca, lezzet duraklarını keşfetmek için uzun kuyruklar bekledik ama sanırım en uzun süre beklediğimiz yer Cafe Sacher oldu. Cafe Sacher’de keşfedeceğimiz lezzet, meşhur Sachertorte oluyor. Bu tartla ilgili de bir hikâye var elbette. Vakti zamanında Sacher ve Demel, yaptıkları tartlar için bir rekabet yaşamışlar. ‘Senin tartın güzel’, ‘benim tartım güzel’ derken, kazanan Sacher olmuş ve bugünlerde tartın üzerine ‘original’ yazan bir çikolata parçası koyup servis ederek zaferlerini kutluyorlar. Özel çikolatalı tart Sacher Otel’in hemen altında açılan kafede satılmaya başlanmış. Öyle ki siparişlerin yetişmediği ve başka kafelere de ciddi satışlar yapıldığı söyleniyor. Demel Cafe de aynı tartın satışını Demel’s Sachertorte olarak yapıyor, sevilen kekin kendine özgü versiyonunu üreterek, tek katman yerine çift katmanlı marillemarmelade (Avusturya kayısı reçeli) kullanıyor. Sachertorte ile birlikte özel Viyana kahvesi melange almayı unutmayın. Bize göre çok abartılacak bir tadı olmayan Sachertorte Viyana’ya gitmişken denenmeli. Peki, bu uzun kuyrukları beklemeye değer mi derseniz, açıkçası çok da emin değiliz.

 

 

CAFE CENTRAL

Avrupa’da genellikle kahvaltı konusunda zorlanıyoruz çünkü Türk kahvaltısı diye bir gerçek var. Kahve ve kruvasan ikilisi arasında sıkışıp kalıyorsanız, ‘Nerede kahvaltı yapabilirim’ diye araştırmaya başlıyorsunuz. Biz de araştırmalarımız sonunda ‘Viyana’da nerede kahvaltı yapılır?’ sorusuna cevap olarak Cafe Central’ı bulmuş olduk.

Cafe Central, 1876 yılında açılmış, içeri girer girmez tarihi havasıyla karşılıyor bizi. Vakti zamanında Kafka, Lenin, Freud gibi pek çok ünlü ismin uğrak yeri olan Cafe Central, bugünlerde önünde sıra bekleyenlerle adından söz ettiriyor. Cafe Central’ın yüksek tavanlı binasında, gösterişli avizeleri, mermer masaları ve piyano sesiyle zamanda yolculuk yapacaksınız. Kalabalık olmasına rağmen servis hızlı ve çalışanlar güler yüzlü.

Menüdeki adıyla “Scrambled Egg with Smoked Salmon” (Füme Somonlu Çırpılmış Yumurta), gözünüz kapalı sipariş edebileceğiniz inanılmaz bir lezzet. Bir de kruvasan ve demleme çay, tam bir kahvaltı keyfi yaşatıyor. Bu güzel kahvaltıda omlet 7,90 euro, kruvasan 2,90 euro ve demleme çay 4 euro. Viyana’ya gittiğinizde Cafe Central’ın güzel kahvaltısını denemeden dönmeyin. Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 




ETİKET :   Viyana Lezzet Durakları Gamze Kır Sapancı Akın Sapancı lezzet gurme kaşif gezgin eğlence gezi viyana kocaeli

Tümü