Varislerden kurtulmak çok kolay!

Varis tedavisinde son 15 yıldır kullanılan ‘ameliyatsız’ yöntemlerden birini tercih ederek, sorununuzu birkaç saat içerisinde çözüme kavuşturabilirsiniz. Varis hakkında merak edilenleri Medical Park Gebze Hastanesi Radyoloji Uzmanı Mustafa Mazıcan anlattı

13:18:25 | 2018-07-05

Ameliyatsız varis tedavisi, pek çok kişinin yaşamında ciddi bir sorun teşkil eden bu rahatsızlığın tedavisinde yaklaşık 15 yıldan beri kullanılıyor. Lazer, radyofrekans, yapışkan ya da köpük yöntemiyle yapılan işlemleri kapsayan ameliyatsız varis tedavisi, cerrahi tedavisine göre daha kolay, etkili ve hasta için çok daha konforlu.

Amerika ve Avrupa’da son 10 yılda, varis tedavisinde ilk yöntem olarak önerilen ameliyatsız varis tedavilerinde bahsedilen işlemlerin hepsi oldukça etkili. Bu tedavilerin en önemli avantajı ise narkoz ve hastane yatışını gerektirmemesi, işlemin tamamen ağrısız yapılabilmesi ve hastanın normal hayata hemen dönebilmesi. Varis, birçok etkenin bir araya gelmesiyle oluşmaya başlayan bir sorun. Toplardamar duvarında zayıflık, basınç artışı gibi yapısal değişiklikler, genetik yatkınlık ve damarın moleküler yapısını bozan etkenler bir araya geldiğinde varis oluşumu gerçekleşir. Toplardamarlarda basınç artışına yol açan gebelik, ayakta ya da oturarak uzun süre kalmayı gerektiren durumlar, kabızlık, az lifli gıdayla beslenme alışkanlığı, meslekler, şişmanlık, sıkı kıyafetler gibi etkenler de varis gelişimine katkıda bulunabilir.

Bunların yanı sıra toplardamarları zayıflatan hormon kullanımı, gebelik, kadın cinsiyet, yaşlılık, sigara, akrabalarda varis olması gibi genetik etkenler varis oluşumuna etki eden sebepler arasında sayılabilir. Toplardamarlarda tıkanıklık ya da pıhtı olan kişilerde ileride varis gelişme olasılığı daha fazladır.

 

 

VARİS NASIL OLUŞUR?

Variste çoğu kez kapakçık sisteminde yetmezlik vardır. Her insanın bacağındaki toplardamarlarda her 5-10 santimetrede bir, küçük bir kapak vardır. Bacak toplardamarları, taşıdığı kanı kalbe götürür. Akım tek yönlü ve kalbe doğrudur. Ayağa doğru akım olmaz. Bunu sağlayan kapaklardır.

Bu kapaklar kan akımının aşağı doğru kaçmasını engeller. Bazen kapaklar bozulur ve bacak damarındaki kan ara ara geri kaçar. Buna, venöz yetmezlik ya da venöz yetersizlik denir.

Yani yukarı gönderilen kan, kapaklar bozuk olduğu için sürekli aşağıya doğru geri kaçar. Bu durum reflü olarak ifade edilir ve daha aşağılarda toplardamar basıncında artışa yol açar. Kapak yetmezliğinin neden olduğu bu yüksek basınçla toplardamarlar genişler, uzar, kıvrılır ve varisler oluşur.

Bu nedenle varis oluşumunda en sık karşılaşılan neden kapak bozukluğu ya da yetmezliğidir. Bu sorunun en çok karşılaşıldığı bölge ise ayak bileği ile kasık arasında yer alan büyük safen toplardamarıdır.

Çoğu kez safen toplardamarının kasıkta ve daha derinde yer alan femoral damara döküldüğü yerde başlayan bir kapak yetmezliği sonrası, aşağıya doğru bütün kapaklarının bozulması sonucunda bacakta varisler oluşmaktadır.

Bunun yanı sıra belirli bölgelerde, yüzeylerdeki kanın derine akmasını sağlayan perforan damarlarda kapak yetmezliği oluştuğunda, ters yöne akım sonunda büyük safen damarında da aşağıdan yukarıya doğru yetmezlik oluşturarak varis oluşabilir.

 

VARİS BELİRTİLERİ NELERDİR?

Bir diğer neden ise toplardamarlarda pıhtılar sonucunda oluşan tıkanıklıklardır. Böyle durumlarda tıkalı olan damarı aşabilmek için kan yüzeyel toplardamarlara yönelip, onların genişlemesine ve varis haline dönmesine neden olur. Bazen toplardamar sisteminde yaygın bir sorun olmadan, sadece bölgesel bir toplardamarda bilinmeyen bir nedenden varis gelişebilir.

 

PEKİ, VARİSİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Bacaklarda ağrı, yorgunluk ve ağırlık, yanma ya da sıcaklık hissi; genelde gece yatınca olan bacak krampları; ayak bileğinde şişlik ve varis olan yerlerde kaşıntı, en temel yakınmalardır. 

Bazı insanlarda bunların biri ya da bir kaçı, bazı insanlarda ise tümü olabilir. Gözle görülen belirtiler ise ayak bileği bölgesinde şişlik ya da ödem, uzun dönemde ayak bileği iç kesiminde kahverengi renk değişikliği ve yine özellikle bu bölgede yaygın kılcal damarlardır.

Varis tedavisi son 50 yıldır cerrahi olarak yani ameliyat ile yapılmaktaydı. Ameliyatta kasıktan girilerek sorun yaratan damar cerrahi olarak çıkarılır ya da bağlanarak kapatılırdı.

1999 yılında Amerikalı girişimsel radyoloji uzmanı tarafından lazerle ameliyatsız varis tedavisi bulundu. Bu tedavide kesi ve narkoz yoktur, yara izi olmaz.

Sorun yaratan damar ameliyatla çıkarılmak yerine olduğu yerde kapatılır. Kapatılması gereken damara ince bir iğneyle girilir; damar içine lazer, radyofrekans veya yapışkan verecek katater yerleştirilir ve işlem uygulanır. Bu yöntemlerin tümü sorun yaratan bu damarı kolaylıkla kapatır. Hasta hemen evine yürüyerek gidebilir. Bu tedavi yöntemi ameliyatsız varis tedavisi olarak bilinir.

 

LAZERLE VARİS TEDAVİSİ 

Lazer tedavisi, ilk kullanılan ameliyatsız yöntemdir. Amaç büyük varislere yol açan safen toplardamarın tedavisidir. Eskiden ameliyatla çıkarılan bu damar bir lazer yardımıyla damar içinden girilerek kapatılır. Lazer, damarı ısı etkisiyle kapatır. Böylece damarın çıkarılması gerekmez.  İşlem her bir ana damar için yaklaşık 10-15 dakika sürer. İşlem bitince gözle görünen varislere çok küçük kesiler yapılarak çıkarma işlemi ya da merkezimizde kullanıldığı gibi köpük tedavisi yapılabilir.

 

RADYOFREKANS İLE VARİS TEDAVİSİ  

Lazer tedavisine çok benzer. Bu tedavi de safen toplardamarı denen varis kaynağının ısı ile kapatılması için kullanılır. Lazer tedavisinde olduğu gibi varisin kaynağı olan bu damara girilir, radyofrekanas katateri yerleştirilir ve damar kapatılır. Bu tedavi de son derece etkilidir. 

 

YAPIŞKAN İLE VARİS TEDAVİSİ 

Varis tedavisinde lazer ve radyofrekans yöntemleri damarı içinden ısıyla kapatan sistemlerdir. Yapışkan tedavisi ise daha yeni bir sistemdir. Temel tedavi lazer ve radyofrekansa benzer. Damara iğne ile giriş ve katater yerleştirme basamakları hep aynıdır. Hasta bir farklılık hissetmez. Sonunda ısı değil yapıştırma etkisi kullanılır. Varis tedavisinde yapışkan yöntemi, lazer ve radyofrekansla birlikte dünyada en sık kullanılan 3 yöntemden biridir. 

 

VARİSTE KÖPÜK TEDAVİSİ

Köpük tedavisi ya da köpük skleroterapi, yukarıda saydığımız 3 tedavi yönteminden farklıdır. Varis kaynağı olan büyük damarın kapatılmasında etkisi daha azdır. O nedenle asıl damarın (safen damarı) tedavisinde tercih edilmez. Asıl  damar lazer ya da yapışkan gibi bir yöntemle kapatılır ve aynı seansta gözle görünen büyük ve daha küçük varislere köpük tedavisi uygulanır ve çok etkilidir. Köpük, damarı kapatabilen bir kimyasaldır. Damar içine bir iğne ile girilir, belirli bir miktar köpük enjekte edilir ve bu damarın kuruması ya da büzüşmesi sağlanır. Tedavi kılcal damarlar, orta boy yani yeşil renkli retiküler damarlar ve büyük varislerin gözle görünen kısmında etkilidir.




ETİKET :   medical park gebze hastanesi medical park doktor sağlık varis bacak kan radyoloji kirli kan Mustafa Mazıcan toplar damar tedavi lazer radyofrekans yapışkan varis köpük tedavisi

Tümü