kocaeli , 23-09-2020

ÜNZİLE…

10:39:09 | 2020-09-03

“Anlaşılmak nimet; anlayacak insanla karşılaşmak ise kocaman bir kısmet” demiş Hz. Mevlana…

Bu hayatta karşımıza çıkan her durum, her kişi, her olay bir ders, bir sınav. Biz insanlar için ise önemli olan hep doğruyu işaretlemek, hiç hata yapmamak ve tam plan ile bu hayatı tamamlamak. Peki, bu mümkün mü?

Hiç soğan yakmadan yemek, hiç bardak kırmadan bulaşık, renkleri karıştırmadan çamaşır yıkadığınız oldu mu?

Eşinize annesinin aldığı o güzelim kaşmir kazak, yıkanıp çekince komşu çocuğuna uyacak bedene gelmedi mi?

Eşinizin tuttuğu takımın imzalı forması, derbi öncesi birden batik desenlere sahip olmadı mı?

Arabayı park ederken sürtmediniz mi ya da kredi kartı limitleri ay sonu gelmeden error vermedi mi?

Belki bu sene ucuz domates bulup salça yapamadınız, kışlık tarhana döktünüz de kıvam almadı. Ekmek mayaladınız kabarmadı, çocuk bahçede ekili maydanozu-biberi oynarken heba etti, oldu bitti...

Patron projeyi beğenmedi; hiç eşiniz sabah kahvaltı yok diye off çekip evden çıkmadı mı?

Ütüsüz gömleği onu; kirli çamaşırlarını sepet yerine etrafa bırakması sizi deli etmedi mi?

★ ★ ★

Yurtta oda arkadaşınızla kıyafet paylaşmadınız mı? Ev arkadaşınızla temizlik için kavga etmediniz mi? En yakın arkadaşınızın sevgilisi okul çıkışına sizi görmeye gelmedi mi? Belki çiçek de gönderdi…

Düğünlerde nedime olduğunuzda, akrabalarınızın ileri gelenleri ‘sıra sana ne zaman gelecek’ demedi mi? Kına gecesinde tef çalınıp, kız istemede ‘gelinin yüzük kurdelesini yut, üç vakte kadar evlenirsin’ diye öğüt verilmedi mi?

Kırmız rujunuz dosta düşmana dert, topuklu ayakkabınızın sesi mahalle kıraathanesinde inleyen name olmadı mı?

Rüzgarda uçuşan eteğinizi tutarken, bir Marilyn Monroe hissetmediniz mi kendinizi? Otobüse yetişmeye çalışırken sabah sporu yapmadınız mı?

Yüksek yüksek tepelere kurulan evler içinizi sızlatmadı mı? Televizyonda zengin hayatlar ile ağa dizilerini çekirdek çitleyip çekiştirmediniz mi?

Bir meyhanede dostlarınızla beraberken, karşı masada gözleri ile size mahpusu yaşatan o bıyıklı amcanın sülalesi şerefine kadeh kaldırmadınız mı?

Bunlardan herhangi biri başınızdan geçmedi ise kadın değilsinizdir.

En yakın dostunuz evlenmiş, eşi sizinle görüşmesine izin vermemiştir.

Evli adam eşine değil, size yüzük almıştır.

Yolculuk esnasında muavin yalnızsın diye seni gözüne kestirmiştir; bir kuğu gibi sahnede bale yaparken, evinin önüne gelemeden nefesin kesilmiştir; gönlü var denilip taciz edilmiştir; saçının boyu kaderini belirlemiştir. Saçı uzundur, üniversite kazanma şansı kısa…

★ ★ ★

Hiç erkek dostun yoktur mesela… Varsa da yan yana gelmeniz, sosyal mesafe kuralları olmaksızın hemen sevgili etiketi ile taçlandırılır.

Komşu teyzeler tarafından güpür perdelerin arkasından sabah işe, okula, kursa ya da her nereye giderken moda filtresinden geçer; mahalle ahlak kurallarına uygunluk halinde evden çıkarsınız.

Sorgulayamazsın, konuşamazsın, razı olursun, olmasan da öyle gösterilirsin. ‘Sürüye uy’ derler, bunları da hatırlamadın mı?

Bir şarkı vardır, Ünzile… Deli kızım Aysel Gürel yazmıştır onu da dinlemedin mi?

Belki de hepsini şu an burnunun ucu sızlayarak hatırladın. Gençliğini, ilk işini, ilk aşkını, ilk üzüntünü, hayatın ilk vurgununu... Şimdi hepsini ortaya karışık düşünürken, başkasının da başından geçmiştir diye düşünmedin mi?

Korkma arkadaşım  yalnız değilsin...Sessiz kalma ki bu ve bunlar gibi yaşının getirdiği, hayatın getirdiği her ne varsa tek suçlusu bizmiş gibi kabullenmeyelim.

Yaşananlar aynı, yaşayanlar aynı, sonuçlar hep aynı olmasın. Doğalım, büyüyelim, mezun olalım, iş hayatında olalım, anne olalım, eş olalım, kadın olalım ve yaşayalım... Bir başkasının kötülüğü, Yaradan’ın bize bahşettiği bizi biz yapan özelliklerimizin elimizden alınmasına sebep olmasın.

Yürüdüğümüz yollar, bir başkasının parmaklarının ucunda şekillenmesin. Bizim umutlarımız, sevgimiz, geleceğimiz başkasının iki dudağından çıkacak bir sözle değil, bizim gönlümüzden geçen dua ile şekillensin...




ETİKET :   şehbal özbek ünzile köşe yazısı kocaeli

Tümü