Tatil kilolarından kurtulun!

Uzun kış ayları boyunca özlemle beklediğimiz yaz ayları çabucak geçti, işte sarı sonbahar geldi. Pek çoğumuz yeni mevsimi, keyifli ve bol lezzetli tatil günlerinden kalan fazla kilolarımızla karşılıyoruz. Peki, onlardan kurtulmanın yolunu biliyor muyuz?

14:03:30 | 2017-09-03

Röportaj: Eylem Selvi ARI 

 

Diyet listelerini karıştırmaya deniz sezonu açılmadan çok önce başlamıştık, öyle değil mi? İncecik yazlık elbiselerin içinde daha fit görünebilmek, istediğimiz mayoyu giyebilmek için spor tempomuzu artırmış, yediğimize içtiğimize her zamankinden daha fazla dikkat etmiştik. Ancak ne yazık ki aylar süren bu çabanın sonunda verebildiğimiz bir kaç kilo, yaz tatilinde bol bol tüketilen lezzetli yemeklerle birlikte kısa sürede geri geldi. Şimdi yeni bir mevsime canımızı sıkan fazla kilolarımızla ‘‘merhaba’’ diyoruz.

Neyse ki doğru bir beslenme programı, biraz spor ve birkaç ipucuyla işimiz pek de zor değil. Sporcu sakatlıkları ile ortopedik rahatsızlıklarda uyguladığı başarılı tedavilerle dikkat çeken ve hekim portföyünü her geçen gün genişleten Artro Klinik, kısa bir süre önce beslenme ve diyet uzmanı Elif Çürükvelioğlu’nu da kadrosuna kattı.


ARTRO KLİNİK’TE

Artro Klinik’te hizmet vermeye başlayan diyetisyen Elif Çürükvelioğlu, mesleğine aşık bir diyetisyen. İnsanların hayatlarına dokunmaktan keyif aldığını söyleyen Elif Hanım, kişiye özel diyetleriyle kaliteli yaşamın kapılarını açıyor. Başarılı diyetisyen ile tatil kilolardan kurtulmanın püf noktaları hakkında konuştuk.

Elif Hanım, beslenme ve diyet, özellikle son yılların en popüler konularından biri. Bize biraz mesleğinizden ve kendinizden bahseder misiniz?

Biz diyetisyenler insanların hayatlarına dokunduğumuz için çok özel bir iş yapıyoruz. Çok severek okudum ve işimi çok severek yapıyorum. Mezun olduktan sonra Zonguldak Karadeniz Ereğli’de özel bir hastanede göreve başladım. 6 ay kadar burada çalıştıktan sonra Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın sınavını kazanarak, aynı bakanlığa bağlı Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde eğitim almaya hak kazandım. Aldığım eğitim sonrasında da sporcu beslenmesi konusunda hizmet vermek için Rize’de görevlendirildim. Bir yıl kadar profesyonel sporcularla çalıştım. Güreş, akarsu kano, durgun su kano ve judo dallarında milli sporcuların beslenmesiyle ilgilendim. Bu arada kilo yönetimi, sporcu beslenmesi, hastalıklarda diyet tedavisi, çocuklarda obezite ve diyet tedavisi, onkoloji diyetisyenliği gibi çok sayıda bilimsel konferansa katılarak kendimi geliştirdim. Şu anda görevime Artro Klinik’te devam ediyorum. Zayıflamak ya da ortopedik rahatsızlıklar nedeniyle kilo vermek isteyen; diyabet ve obezite sorunu yaşayan danışanlarımıza hizmet veriyorum. Aynı zamanda Türkiye Diyetisyenler Derneği üyesiyim.


KİŞİYE ÖZEL DİYET

Peki gelelim diyet konusuna, danışanınızı psikolojik olarak diyete nasıl hazırlıyorsunuz?

Öncelikle ben hazır diyet listelerine karşı bir diyetisyenim. Diyetlerim kişiye özel oluyor. Diyet anlayışım şu şekilde; aç kalmadan zayıflamak ya da bir diğer tabirle doyarak zayıflamak. İnsanları hiçbir şekilde açlıkla savaş halinde bırakmıyorum. Diyetlerimde verdiğim yiyeceklerin alternatiflerini de veriyorum ki kişi o yiyeceği bulamazsa ya da sevmiyorsa diyetten uzaklaşmasın. Bunun dışında diyet programımı oluştururken danışanımın hayatını mutlaka irdelerim. Ne iş yapar, sabah kaçta kalkar, ne zaman hangi yemekleri yer, iş yerinde ne gibi yemekler çıkar, yiyeceklere karşı alerjisi var mı… Her şeyi öğrenirim. Daha sonra neleri yanlış yapıyor, neleri düzeltebilirim bunlar üzerine bir program çıkarırım. Hastalarımla çok güzel diyaloglarım, iletişimim var. Bana yediklerinin fotoğrafını çekip atıyorlar veya diyet listelerine ne kadar uyduklarını ya da nerelerde aşırıya kaçtıklarını benimle paylaşıyorlar. Bu işte motivasyon çok önemli. Ben, danışanlarıma bir yandan sağlıklı beslenmeyi öğretiyorum, diğer yandan onlara psikolojik olarak da destek oluyorum.

YOĞURT-YULAF İKİLİSİ

Bir diyetisyen olarak sizin de zaman zaman aşırıya kaçtığınız oluyor mu?

Elbette oluyor ama hemen dengelemeye çalışıyorum. Bu durumda öncelikle bol su içiyorum. Ana öğünlerimden birinin porsiyon miktarını azaltıyorum. Akşamı daha hafif geçirmek en iyisi. Hafif bir salata, yanına küçük bir meyve veya yoğurt yerim. Yoğurt-yulaf karışımını çok severim. Kahvaltıda da zaman zaman pratik olması açısından yoğurt-yulaf karışımını tercih ederim. Danışanlarıma da bu ikiliyi çok öneririm.

Yoğurt-yulaf ikilisini çok duyduk, faydası nedir?

Yoğurt, içerisindeki kalsiyumdan kaynaklı bel çevresindeki yağlanmayı azaltıyor. İnce bir bele sahip olmak istiyorsak öğünlerimizin yanına yoğurt koymalıyız. Yulaf ise uzun süre tokluk sağlayan bir besin. Kan şekerini hızlı yükseltmiyor. Bu sayede tekrar tekrar acıkmaların önüne geçiliyor. Yulaf aynı zamanda iyi bir lif kaynağı. Sindirim sistemimizi düzenlemeye yardımcı oluyor.

Peki, gelelim diyet listelerinin başını çeken suya…

Herkesin, her 1 kg başına 30 ml su içmesi gerekiyor. Örneğin 80 kg bir kişinin günde 2,4 litre su tüketmesi idealdir. Su tüketimini artırmanın yolu bunu alışkanlık haline getirmek. Evinizde, ofisinizde her yere ‘su iç, su içmeyi unutma’ gibi notlar yazabilirsiniz. Bir de masanıza, mutfağınıza, salonunuza, yatağınızın baş ucuna mutlaka bir şişe su koyun. Böylece suyu gördükçe içmeyi de unutmazsınız. Ben yazın suyumu meyveler ve limon ile tatlandırıyorum. Kışın da bağışıklık sistemimi güçlendirmesi için limon-zencefil karışımı yapıyorum. Aromalı suyun antioksidan etkisi de var, hem ödem atıcı oluyor hem de içerisine çubuk tarçın attığınız zaman iştah kontrolü sağlıyor. Bir de beyin bazen susuzluk ve açlığı karıştırabiliyor. Acıktığımızda hemen bir bardak su içersek vücudun verdiği alarmı doğru algılayabiliriz. Böylece boş kalori almaktansa su içmiş oluruz.


TATİLDE KİLO MU ALDINIZ?

Güne bir bardak suyla başlamanın faydası nedir?

Diyet listelerimin başına, güne 1-2 bardak suyla başlanmasını mutlaka eklerim. Biz sabah uyanıyoruz ancak metabolizmamızın da bir şekilde uyanması, canlanması gerekiyor. Vücuda bir sıvı, yiyecek girmesi halinde metabolizma uyanır. Vücuda verebileceğiniz en iyi besin su. Böylece hücreler harekete geçiyor ve sindirim sistemiz de çalışmaya başlıyor.


Yaz tatili bitti, sonbahara girdik. Neden yazın kilo alıyoruz?

Bütün bir kış, yaz tatilinin hayali ile geçiyor. Hem dinlenmek hem de sevdiklerimizle keyifli sofralarda bir araya gelmek istiyoruz. Fakat bu durumda besin alımının artması ve aktivitenin de azalmasına bağlı olarak kilo artışı görülebiliyor. Özellikle ‘her şey dahil’ bir otelde tatile gittiysek açık büfe yemekler kilo artışına sebep olabiliyor. Bu konseptte ihtiyacımızdan çok fazla besin tüketmiş oluyoruz. Vücut da ihtiyaçtan fazla besini yağ olarak depoluyor.


Tatil kilolarından nasıl kurtulacağız?

Tatil dönüşü aldığımız 2-3 kiloyu verebilmek için hemen ipleri elimize almalıyız. ‘Aman 2-3 kilodan ne olur?’ dersek bu süreçte kilolar katlanarak artmaya devam eder. İlk yapmamız gereken tatilde abartarak tükettiğimiz öğünleri geride bırakarak normal beslenme düzenimize geçiş yapmak olacak. Tatildeki kalorisi yüksek kahvaltılar yerine daha hafif kahvaltılar yaparak güne başlayın. Yumurta, peynir, ceviz, bol yeşillik veya sütle birlikte, tam tahıldan müsli…


UYKU DÜZENİ ÖNEMLİ

Öğle ve akşam yemeklerinde ne yenmeli?

Öğle ve akşam ise tatilde bolca tüketilen et miktarını azaltıp zeytinyağlı sebzelere öncelik vermeniz gerekecek. O çok sevdiğimiz, rengarenk, bol bol tükettiğimiz yaz meyvelerinin ve dondurmaların da porsiyonlarını biraz azaltmak zorundayız. Yediklerinizin porsiyonlarını küçültüp, tükettiğiniz su miktarını artırmayı hedefleyin. Tatil dönüşü hem yolculuktan hem de tüketilen fazla karbonhidrattan kaynaklı vücutta ödem olabiliyor. Bunun için gün içerisinde en az 2-3 fincan bitki çayı için.


Tatil kilolarından kurtulmak için şok diyetlere başvuran çok sayıda kişi var.

Şu kesinlikle bilinmeli, şok diyetler çok tehlikeli ve biz diyetisyenler buna çok karşıyız. Mutlaka bir uzman kontöründe kilo verilmeli. Şok diyetler kilo kaybı sağlamıyor. O tartılarda gördüğümüz eksi rakamlar, fazla suyun dışarı atılması yani ödem kaybıdır.

Şok diyetlerin olumsuz sonuçları çok fazla. Mesela, çok fazla yiyecek kısıtlamasına bağlı olarak bir anda atak halinde yiyebileceğinizden daha fazla besin tüketiyorsunuz ve bu da daha fazla kilo artışı olarak size geri dönüyor. Bu nedenle şok diyetlerden kaçınılmalı.

Kilo vermede uyku düzeni de önemli, değil mi?

Bunun yanında bozulan uyku düzenimizi rutine döndürmemiz gerekli. Çünkü kilo verme sürecinde kaliteli uyku çok önemli. Özellikle gece 23.00-04.00 arasındaki uyku, kilo vermemizi sağlayan hormonların en aktif olduğu saatler. Tatilde dinlenmek adına daha az hareket ettiğimiz için artık düzenli bir egzersiz programını da hayatımıza katmamız gerekecek. Yani spor yapmalıyız.


TEK TİP DOĞRU DEĞİL!

Tek tip besine bağlı olarak uygulanan diyetler için de görüşlerinizi merak ediyoruz…

Tek tip besine bağlı diyet uygulamak doğru değil. Şu sıralar lahana, karpuz, salatalık, pancar gibi tek tip besin diyetleri yapılıyor. Bunları asla önermiyorum. Bunun yanı sıra aşırı protein ağırlıklı diyetleri de önermiyorum. Çünkü çok yüksek miktarda protein böbreklerimize ağır yük bindiriyor ve proteinin atılımı zor oluyor. Bu durum ileri vadede böbreklerde hasara neden olabiliyor. 4 temel besin öğesinden dengeli olmayan diyet listeleri kalp hastalıkları, diyabet, yüksek kolesterol, hipertansiyon gibi ciddi hastalıkları doğuruyor. Herkesin vücut tipine, cinsiyetine, yaşına, boyuna, kilosuna göre alması gereken besin öğesi miktarları vardır. İşte bu yüzden diyet, parmak izi gibi kişiye özeldir.

İLETİŞİM:

Adres: Körfez Mahallesi Ahmet Ergüneş Sokak Hasan Keleş İş Merkezi Kat:3 İzmit
Instagram: dyt_elifcurukvelioglu
Facebook: Diyetisyen Elif Çürükvelioğlu 
(@dytelifcurukvelioglu)
Artro Klinik Tel: 0533.094 09 41 – 0262.322 56 34




ETİKET :  

Tümü