kocaeli , 20-02-2020

Sizin de listeniz var mı?

Bir insanın, bir insana verebileceği en güzel hediye; ona ayıracağı zamandır. Üstelik hayatımıza yeni dahil olmuş 365 gün varken; havalar tam da neydi, ne oldu, ne olacak havası iken; hayat listenizi yapmaya hazır mısınız?

10:58:41 | 2020-02-04

Bugüne kadar kişisel gelişim kitaplarında kendimize ait sayfalar bulup bir köşesini kıvırdık, dostumuzun dertlerini dinlerken bir filozof edasıyla okuduğumuz bu metinlerden örneklemeler yaptık; çakırkeyif olduğumuzda dünyayı kurtardık ama hala hayatımıza dair bir liste hazırlamadıysak işte şimdi tam zamanı.

En başta şunu söylemek istiyorum ki bu liste tamamen kişiye özel olup, ‘dur, o yaptı, ben de deneyeyim’ diyerek uygulamaya konulmamalıdır. Tecrübeyle sabittir, ne zaman senelerce okuduğum hayatları ve notları, ‘ah neler olmuş, ben de bunu yapmalıyım’ diye diye güne başladıysam, hepsi ters tepmiştir.

‘Ölmeden önce yapılması gereken 100 şey’ diye hazırlanan listeye baktığımda -ki bu kendi listem değil, henüz zaman bulup hazırlayamadım- genelde gezip görülecek yerler, enteresan filmler, sevdiğinizi hiç söyleyemediğiniz ilkokul aşkınızın sosyal medya adresini bulma, rüzgar sörfü gibi aslında zamanın akışını hızlı hale getiren ve ertelenmemesi gereken istekler yer alır.

Ailevi, maddi, manevi bir çok gerekçeyle uzun vadede yapılması için listeye alınan bu istekler, aslında diğer listeler okunurken aklımıza gelen, ‘olsa ne de güzel olur’ denilen, belki de bizim listemizin son sıralarında olmaya hak kazanmış planlardır.

Arkadaşlarımla sohbet ederken ‘Hadi bu akşam çocukları evde bırakıp, dışarı çıkalım’ diye sözleştiğimizde, aslında kendi listemizi oluşturmaya başladığımızı yeni anlamıştım.

Ertesi gün iş yerime geldiğimde bir sıralama yapmaya karar verdim. Öncelikli olarak sabah kahvaltıma bir baktım, gayet sağlıklı görünüyordu, peki böyle devam ettirebilir miydim?

Olması gereken ve gerçekleşen arasında bir seçim yaptım. Hemen sevgili diyetisyenimin yanında aldım soluğu. Acımasızca bir liste çıkardı bana, sağ olsun nasıl da seviyormuş beni. Paketli ve iç gıcıklayan tüm nesneleri yasakladı. Teşekkürler sevgili Dyt. Onurhan Yalaz.

Şimdi bu acımasız listenin bir öğününü paylaşmak istiyorum, belki elinizde bir çikolata paketi vardır ve onu sakin bir şekilde yerine bırakırsınız.

Sebzeli mercimek çorbası, ızgara hindi (mantar sote ile), mevsim salatası...

Hadi hep birlikte sağlıklı beslenme için ilk adımı attık... Listemizdeki bir maddeyi gerçekleştirmiş olduk.

Sonrasında olmazsa olmaz Türk kahvemi içtim, günlük rahatsızlığımı vermek için arkadaşlarıma mesajlar attım, motive olup işime devam ettim. İşte bir madde daha gitti.

Sevgili spor hocam Kağan’dan gelen mesajla antrenman saatime hazırlandım, ona sağlıklı beslenmeye başladığımı, dersleri de aksatmayacağımı söyledim, ‘karın kası istiyorum’ diye böbürlenirken, aslında listemin uzayıp giden maddelerinden bir tanesini daha gerçekleştirdiğimi anladım.

Sağ olsun hocam da pek insaflı çıktı, ders sonu merdivenlere doğru sadece ruhumun hareket ettiğini düşündüm, bedenim benchte kalmıştı. Teşekkürler sevgili Kağan Malkoç.

 

 

★ ★ ★

 

Baktım ki bu liste aslında istenildiğinde pek de çabuk tamamlanabiliyormuş. Öyleyse bir sonraki gün yer çekimine karşı koyamayan cildimiz için sevgili Yasemin ile sözleştim.

Öğle paydosunda Yasemin’in mekanda aldım soluğu.

Madamme Beauty Yasemin, cildimi kendi tabiriyle pespembe hale getirdi. Dedim ki ‘Sana söz ben bu cilde iyi bakarım ama evde de bir şeyler yapılabilir.’

Yasemin bana konuyu tane tane anlattı, gerisi sizin maharetli ellerinize kalmış. Ben tüyoları buradan sizlere yazayım.

Sabah rutini; cildi temizle, nemlendir, güneşten koru.

Akşam cildini temizle, tonikle nemlendir ve gece kremi uygula.

Hatta peeling uygulamanın cilde nasıl nefes aldırdığına kadar sevgili Yasemin Tuncer’den işin sihrini öğrendim ve ‘kendine, cildine iyi bak’ maddesini de bitirmiş oldum.

Görev 100 madde olsa da hızlı bir şekilde ilerliyordum. Aslında ölmeden önce yapılması gerekenleri insanların istediklerinde bir çırpıda yapabildiklerini de görüyordum böylece.

Arkadaşlarıma zaman ayırdım, her bir kahve fincanında 40 yıllık misyonlar yükledim onlara, ‘daha sizde çok hatrım kalacak’ dedim. Doğum günümü kutladım, üstelik tek bir akşam değil, birden fazla... Her kutlamada yanımda olan dostlarımın gülüşünde aslında onların hayatında farklı farklı yer edinmiş olduğumu gördüm.

Soğuk ve karlı bu kış gününde beni dünyaya getiren annemi ne kadar sevdiğimi hatırladım hatta neden bahar ya da yaz mevsiminde dünyaya gelmediğimi, bir bahçe partisiyle kutlama yapmadığımı bile sorguladım. Sonra beraber büyüdüğüm, sanırım bana baktığı an aklından geçeni hiç tereddütsüz anladığım sevgili dostumun hediyesi ile şu ölmeden önce yapılacak olanlara gelene kadar hiç ama hiç büyümediğimi anladım. Bir hediye kutusu gelmişti, üzerindeki not ‘hiç büyüme’ diye başlıyordu.

İçinde leblebi tozu, patlayan şeker, ağlatan sakız, tetris ve çino çikolatası vardı. Anlaşılan o ki 100 madde sıralamasında yine bir değişiklik yapacaktım.

Bundan sonraki gün sevgili iş arkadaşlarımla doğum günümü kutladım, burada önüme gelen pastada en sevdiğim çizgi film karakteri (benim yaşıtlarım hatırlar ancak) Beverly Hills Bianca resmi vardı. ‘Dostlara vakit ayır’ maddesi sürekli bir adım öne geçiyordu.

Tabi bu da yetmedi, sonraki akşam kız kıza kutlama zamanıydı ve bizler evde yemekleri hazırlamış, çocukları babalara teslim etmiş, tıpkı üniversite mezuniyeti gibi hazırlanıp nihayet dışarı çıkmıştık.

Bunu ‘1. geleneksel kızlar gecesi’ diye adlandırarak devamının gelmesi için planlar yaptık, tabi aracımız balkabağına dönmeden evlere dağıldık. Ertesi güne; iş, evde bekleyenler ve sanırım yüksek sesten başımızda kalan uğultu ile bir sonraki buluşma için gün belirlemek kalmıştı.

 

★ ★ ★

 

Bu uzun listeden bana kalan zamanı iyi değerlendirmekti, sevdiklerime ve dostlarıma zaman ayırmaktı, bunun için aslında 100 maddeye, yaşlanmaya, başka hayatlarda birikmiş, beklemeye alınmış, belki de hiç gerçekleşmeyecek şu 100 maddeye ihtiyaç yoktu çünkü anı yakalamak bu listeyi yapmaktan çok daha önemliydi.

Saatleri geri alabilirdik ama hayatın geri alma düğmesi yoktu, aslında her an başka güzeldi ve ertelemeye değmezdi. İşte bu yüzden şu meşhur 100 maddeyi kendinize göre ayarlarken lütfen önceliği ailenize, sevdiklerinize ve anı bırakmaya ayırın.

İnanın bu 100 madde onlar olmadan çekilmez...




ETİKET :   şehbal özbek arkadaşlık dostluk kocaeli life yol arkadaşım eğlence yaşam kocaeli

Tümü