kocaeli , 28-11-2020

"Seni leylekler getirdi” sözüne inanır mı?

11:05:16 | 2020-11-03

 YAZAN: Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Figen Karaceylan Çakmakcı

 

 “Zamane çocuklarını, ‘seni leylekler getirdi’ gibi bir kurmacayla oyalama şansımız yüzde kaçtır?” diye sorsam, çoğunluğunuz ‘sıfır’ diyecektir çünkü hepimiz biliyoruz ki artık çocukların farkındalığı çok erken yaşlarda gelişiyor. Anne-babaların daha bilinçli olması, çocukların birçok uyarana erken yaşta maruz kalması ve sosyalleşmenin erken başlamasıyla birlikte; çocuklarda büyüme ve olgunlaşma hızlanıyor, farkındalık da artıyor. Hal böyle olunca, merak ve keşfetme dürtüsüyle birlikte zorlayıcı sorular erkenden geliyor. Hele bir de çocuğun algılaması yüksekse, geçiştirme yanıtlar asla işe yaramıyor.

Ebeveynler; kız-erkek farklılığı, nasıl dünyaya geldiği, bebeklerin nasıl olduğu gibi üreme, cinsiyet ve cinsellikle ilgili sorulara hazırlıksız yakalanabilir. Bu sorulardan bir an önce kurtulmak, neyi ne kadar söyleyeceğimize karar vermek bizi zorlayabilir. Oysa kız ve erkek vücudundaki farklılıkları merak etmek, cinsiyetleri sorgulamak, nasıl doğduğunu öğrenmeye çalışmak çocuk gelişiminin normal bir parçasıdır. Bu soruları paniğe kapılmadan, çocuğumuzun anlayacağı şekilde yanıtlamak gerekir.

 

Fazla bilgi kafasını karıştırır

Çocuğunuzun sorularına yaşına uygun, ihtiyaç duyduğu kadar, basit ve anlaşılabilir bir dille dürüstçe yanıtlar verip meraklarını giderin. Her yaş çocuğunun anlayabileceği bilginin miktarı ve ihtiyaç duyduğu yanıtlar farklıdır. Kısacası aile, hangi yaş için ne söylemesi gerektiğinin bilincinde olmalıdır.

 

Cinsel organlarının isimleri doğru öğretilmeli

2 yaşından itibaren, çocuklara cinsel organlarının isimleri doğru öğretilmelidir. Kız çocuk cinsel organı ‘vajina’, erkek çocuk cinsel organı ise ‘penis’ olarak adlandırılmalı, cinsel organlar için takma isimler kullanılmamalıdır.

 

“Anneciğim, kardeşim de benim gibi ayakta mı çiş yapacak?”

Kız kardeşi yeni doğmuş, 2,5 yaşındaki erkek çocuk; annesi bebeğin bezini değiştirirken merakla sorular sormaya başlayabilir. Kardeşinin cinsel organının farklı olduğunu keşfedip sorular sormaya başladığında, ihtiyacı olan basit yanıtlar çocuğu tatmin edecektir. Birinci adım, kadın ve erkek vücudunun birbirinden farklı olduğunun anlatılmasıdır. Örneğin, “Çocuklar kız veya erkek olarak doğarlar. Kızların özel bölgesine vajina, erkeklerin özel bölgesine ise penis denilir. Anne-babalar bebek doğduğunda, bebeğin özel bölgelerine bakıp, bebeğin cinsiyetini öğrenirler. Bebeğin cinsiyetinin ne olacağına biz karar veremeyiz” gibi bir yanıt yeterli olacaktır.

 

“Anne, ben nasıl oldum?”

3-4 yaşından itibaren çocuklar nasıl doğduklarını, dünyaya nasıl geldiklerini merak etmeye başlar. “Ben nereden geldim, nasıl oldum?” gibi sorular karşında, çocuğun üreme hakkında bilgi almak isteği aklımıza gelmelidir. Bu yaştaki bir çocukla üremenin detayları elbette konuşulamaz ancak ihtiyacı olan bilgi paylaşılmalıdır. Çok basit olarak kadın vücudundaki anatomik yapılardan bahsedilebilir.

Örneğin, “Vücudumuzdaki bazı organları görebiliriz. Gözlerimiz, kulaklarımız gibi… Midemiz, kalbimiz gibi bazı organlarımızı ise göremeyiz. Annenin, göbeğinin içinde rahim adında bir organı var. Bu organ içi boş bir topa benzer. Bebek, küçük bir mercimek tanesi şeklinde oraya yerleşir ve dışarı çıkmaya hazır hale gelinceye kadar rahimde büyür. Yeterli ağırlığa ulaşınca, dışarıya çıkar, buna da doğum deriz” gibi açıklanabilir.

 

“Bebekler nasıl dünyaya gelir? Karnını kesip mi aldılar?”

4-5 yaş çocukların soruları daha detaycı olabilir ve ayrıntılı bilgi isteyebilirler. “Bebek annenin karnındaki organda yani rahimde yeterince büyüyünce, bulunduğu alana sığamaz. Artık doğmaya hazırdır. Rahim bebeği vajinaya doğru iter. Vajina; uzun, esnek bir tüpe benzer. Bebek geldiğinde kasılıp gevşeyerek bebeği dışarıya doğru iter ve bebek doğar. Diş macunu tüpüne bastırdığımızda nasıl macun dışarı çıkıyorsa, bebekler de vajinanın kasılıp gevşemesiyle dışarı doğru hareket ederler ve dünyaya gelirler” şeklindeki bir açıklama, çocuğunuzun merakını gidermek için yeterli olacaktır.

“Anne, ben nasıl oluştum? Bebekler nasıl oluyorlar?”

5-6 yaş çocukların merakları bir adım öteye gidebilir. Çocuk, annenin karnında büyüdüğünü öğrenmiştir ancak bebeğin, annenin ve babanın sadece istemesiyle olduğu gibi yanlış bir inanca kapılabilir.

- Anne, benim bir kardeşim olsun istiyorum?

- Anne ve baba olarak bizim de istememiz gerekiyor.

- Peki, eğer siz de isterseniz kardeşim nasıl olacak? Hastaneden mi getireceğiz?

- Babanla benim yapmam gerekiyor.

- Nasıl bebek yapacaksınız?

Çocuğun bitip tükenmeyen ayrıntılı soruları karşısında uygun bir açıklama yapmak gerekir: “Anne ve baba bebeği birlikte yaparlar. Babadan gelen ve adına sperm denilen küçük bir hücre ile anneden gelen çok küçük bir hücre ki bunun adına da yumurta denir, annenin içinde birleşir. Birleşen hücreler önce minicik, mercimek tanesi küçüklüğünde bebeği oluşturur. Minicik bebek, annenin karnının içinde rahim denilen organa yerleşir. Rahim içi boş bir topa benzer. Bebek orada büyür ve dışarıda yaşayabilecek ağırlığa gelince, annenin vajinasından dışarı çıkar”.

 

“Baba spermini anneye nasıl veriyor?”

6-7 yaş grubu çocuklar daha da ayrıntılı bilgi almak ister. O yaşa gelinceye kadar yumurta ve spermin mucize içeren birlikteliğinin kendilerini oluşturduğu bilgisi onlar için yeterlidir. Ancak artık bu olayın nasıl gerçekleştiğinin sorgulandığı bir yaş dilimine ulaşmıştır. “Ama yumurta ve sperm nasıl birleşiyor?” gibi sorular sıkça sorulmaya başlar.

Böyle bir durumda, “Yaratıcımız, anne ve babaların yeni bebekler yapabilmesi için çok muhteşem bir düzenleme yapmıştır. Kadın ve erkek birbirine uyumlu iki puzzle parçası gibidir. Babanın sperminin anneye geçebilmesi için anneye yeterince yakın olması; spermlerin babanın penisinden çıkıp annenin vajinasına gidebilmesi gerekir. Annenin vajinası spermleri güvenli bir şekilde saklar, korur ve annede bulunan yumurtaya ulaşmasını sağlar. Sperm, annenin vücudunda yer alan yumurtaya kadar hareket eder ve bebek oluşması için birleşirler” şeklinde açıklama yapılabilir.

Eğer çocuk daha da detaylı bilgi isterse, cinsel ilişki sembolize edilerek anlatılabilir: “Penis, annenin vajinasına uyacak şekilde tasarlanmıştır. Giydiğimiz eldivenler ellerimize nasıl uyuyorsa, penis ve vajina da birbirleriyle uyumludur.”  Birbirini seven, aşık olan, yeterince büyümüş kişilerin bebek yapabileceği çocuğa anlatılmalıdır.

 

En meraklı yaş grubu: 8-9 yaş

8-9 yaş, çocukların cinselliği en çok merak ettikleri ve öğrenmeye çalıştıkları yaş grubudur. İnternet, sosyal medya ve arkadaşları aracılığıyla birçok bilgiye ulaşırlar. Bu dönemde cinsel istismar, tecavüz gibi terimler, çocuğa temel anlamlarıyla anlatılmalıdır:

“Birbirini seven, aşık olan kişiler yeterince büyüdüklerinde seks yapabilirler. Eğer sen de bir yetişkin olduğunda biriyle seks yapmaya karar verirsen, o kişinin seni en az annen-baban kadar seviyor olduğundan emin olmalısın. Tecavüz ise bir kişinin, başka bir kişiyi tehditle, korkutarak, onayı olmadan seks yapmaya zorlamasıdır. Bu durum yanlıştır ve seks yapmaya zorlayanlar cezalandırılmalıdır.”

 

Tabular bir kenara bırakılmalı

9-11 yaş, çocukların ergenliğe girmeye başladığı dönemdir. Çocuklar soyut düşünmeye başlamışlardır. Bu dönemde tabuları bir kenara bırakıp, çocuğun aklındaki sorulara yanıt verebilmeliyiz. 12 yaş itibariyle çocuklar kendi beğenilerini oluşturmaya başlarlar ve bu durumda çocuğun sağlıklı bilgi edinip edinmediği kontrol edilmelidir. Çocuğun soruları önce dinlenmeli, neyi ne kadar bildiği öğrenilmeli, aklındaki sorular yanıtlanmalıdır. Seks ve cinsellikle ilgili kendi değer yargılarımız ve düşüncelerimiz çocukla paylaşılmalı, rahat bir ortamda konuşulmalıdır. Unutmamalıyız ki çocukların doğru bilgiyi alacağı en güvenilir kaynak anne-babalardır. Soruları dürüstçe yanıtlamak, bizim en önemli görevimizdir. Eğer bilmediğimiz bir soruyla karşı karşıya kalıyorsak da dürüstçe ‘bilmiyorum’ diyebilmeliyiz.  Sağlıcakla kalın…

 

İLETİŞİM

Adres: Dumlupınar Mah. Ankara Cad.

No:102 Köseköy/Kartepe

Telefon: 0262 331 03 21- 0530 607 16 39

Web: www.dunyacocuklarin.com




ETİKET :   figen karaceylan çakmacı pedagog çocuk ve ergen psikiyatristi kocaeli çocuk

Tümü