kocaeli , 19-10-2019

Seda Ayazlı: Küçük yaşta müziğe hassasiyetim vardı

Opera sanatçısı Seda Ayazlı, daha küçük yaşta müziğe hassasiyeti olduğunu söyledi, operaya olan tutkusunu anlattı

12:01:47 | 2019-06-12

Röportaj: Bilge ÇOLAK

 

Hih!

O ses nereden geldi?

Su bardağını bile çatlattı. Çok tiz ve yüksek bir sesti.

Ah, şimdi hatırladım.

Yan bahçede, sahnelenecek opera için çalışma yapılıyordu. Troya adında bir opera var.

Gittiniz mi?

‘Evet’lerin çoğunlukta olduğunu duyuyorum.

Peki, Troya’nın Helen’i, Seda Ayazlı’yı tanıyor musunuz?

‘Evet’ler yine çoğunlukta. Seda Ayazlı’yı daha yakından tanımak ister misiniz?

Madem cevabınız ‘Evet’ o zaman Seda Ayazlı ile yaptığımız röportaja geçelim efendim.

  

 

Seda Abla, seni tanıyabilir miyiz?

Ben, Seda Ayazlı. 1981 yılında, Mersin’de doğdum. Küçük yaşta müziğe karşı hassasiyetim vardı. Annem bunu fark etti ve beni çok iyi bir müzik pedagoguna götürdü. Okulda derslerim zayıf olduğu için annem, beni müziğe bir şekilde itekledi. Babam esnaftı, şarkıcı olmamı istemedi. ‘Bu zamanda şarkıcı mı olacak?’ mantalitesindeydi. Annem çok mücadele verdi ve başardı. Başarıyla geçtim sınavı. Üniversiteye kadar viyolonsel bölümünü okudum. Enstrüman dersleri ile birlikte şan dersleri aldım. Annem, benim için özel öğretmenler tuttu.

 

Neden operayı seçtiniz?

Operayı seçmemin sebebi, çok sevmem. Enstrüman bölümünü okurken bile opera bölümüne, sahne derslerine giderdim derslerden fırsat buldukça. İkinci bölüm olarak opera okumaya başladım. İki yıl boyunca, iki bölüm okudum. Bir müddet sonra enstrüman ve şan dersleri çok ağır geldi. Şanı bıraktım. Viyolonsel bölümünden mezun oldum ama mezun olana kadar öğretmenlerimle hep çalıştım. Hiç ara vermedim. İşte bu, müziği ne kadar sevdiğimin bir kanıtı. Mezun olur olmaz operada çalışmaya başladım ve hemen rol verdiler.

 

 

BABAM GURURLA DİNLİYOR BENİ

Bu seçimi yaparken ailenizin katkısı oldu mu, sizi desteklediler mi?

Birinci soruda biraz bahsettiğim gibi annemin büyük rolü var bu işte. Babam istemedi ama annem mücadele etti ve başardı. Babam şimdi beni çok büyük bir gururla seyrettiğini söyler. Arkadaş toplantılarında der ki: “Kızım, bir şarkı söyle de kulağımızın pası silinsin.”

 

Opera sanatçısı olarak yabancı dil bilmek gerekiyor mu?

Yurt dışında kariyer yapılıyorsa yabancı dil şart. Mesela benim yabancı dilim çok iyi değil. Yurt dışında yapacağım faaliyetler için bu, bugüne kadar bana hep engel oldu. Ama burada bize söylediğimiz operanın tekstini veriyorlar. Cümle cümle ezberliyorsun Türkçe metni. Elinde olursa sıkıntı olmuyor. Bu yıl yabancı dilimi güçlendirmeyi planlıyorum.

 

Opera sanatçısı olmanın en zor yanı ne?

Bugüne kadar hiç zorluk yaşamadım. Ama heyecan kısmı, “Üzerime düşen görevi  başarılı bir şekilde yerine getirebilecek miyim?” kaygısı, sahneye çıkmadan evvel yaşanan stres… Kondisyon çok önemli. Tıpkı bir atletin yarıştığı gibi kondisyona sahip olmak gerekiyor.

                    

En çok hangi rolü oynamak isterdiniz ve hangi rol sizi etkiledi?

En çok istediğim rolü oynadım. Şükürler olsun. Şimdi yine oynamak istiyorum. TOSCA’da, yedi sene önce oynamıştım. Puccini’nin yazdığı her opera beni etkiler. Bir de Verdi’nin eserleri beni çok etkiler.

 

 

İŞİN PÜF NOKTASI DOĞRU NEFESTE

Opera sanatçısı olarak, sahneye çıkmadan önce, özel olarak yaptığınız bir şey var mı? Ben, bu konu hakkında ufak bir araştırma yaptım. Sahneye çıkmadan önce nefes egzersizleri yapılıyormuş. Tıpkı dalgıçlar gibi göğüs kafesinize büyük miktarda oksijen depoluyormuşsunuz.

Ben, her sabah spor yapıyorum. En kötü ihtimalle yürüyüş yapıyorum. Bu iş kondisyon işi. Diyaframı güçlendirecek egzersizler var. Bir de doğru şarkı söylemek için doğru nefes almak gerekiyor. Nefes bağlantısı ne kadar doğruysa, ne kadar sıkı diyafram olursa konforlu şarkı söylüyorsun. Bu, işin püf noktası.

 

Opera, sahne sanatlarında en zor meslek diyebilir miyiz?

Bence en zor meslek. Çok tuhaf, anlatması zor. Yaşaman gerek.

 

 

Tiyatro eğitimi almış bir kişi, opera müzikalinde sahne alabiliyor, sesini kullanmadan. Aynı şeyin tersi de olabiliyor mu?

Evet. Ona göre metin yazılıyorsa olabiliyor. Mesela Troya’da, tiyatro sanatçısı olan Mustafa Kurt oynadı. Metin ona göre yazılmış. Tam tersi de olabilir. Biz de tiyatro yapıyoruz çünkü söylediğimiz her şarkının bir konusu var ve onu canlandırmak bizim işimiz. Biz de çok rahatlıkla oynayabiliriz.

 

Seni en son Troya’da izledim Seda Abla. Gerçekten çok güzeldi. Kalabalık bir ekiple çalışmışsınız. Nasıl bir heyecan yaşıyorsunuz sahneye çıktığınızda ve ilerleyen zamanlarda bu heyecan kayboluyor mu?

Troya, çok keyifli bir iş. Her seferinde heyecan oluyor ama sonrasında rahatlıyorsun ve alışıyorsun. Beğenin için teşekkür ederim.

 

Seda Abla, opera dışında farklı bir sanat dalı ile ilgileniyor musun?

Konservatuvardan, viyolonsel bölümünden mezun oldum. Aynı zamanda enstrüman çalıyorum. Bence bir müzik aleti çalmak, şan için çok önemli. Bu benim artı tarafım.

 

Türk operası, dünya operası ile kıyaslığında şu an nerede?

Türk operası yapmış olduğu festivallerle çıtayı biraz daha yükseltti. Daha da iyiye gidiyor.

 

 

Troya, Moskova’da bulunan Bolşoy Tiyatrosu’nda sahnelendi.Bu durum, biz Türkleri gururlandırdı. Troya’yı Bolşoy Tiyatrosu’nun sahnesinde oynamak nasıl bir duyguydu?

Bu büyük bir girişimdi. Herkes çok heyecanlıydı. Sadece solistler değil, teknik ekip, koro… Herkes kenetlendi ve ayakta alkışlandık. Bu çok gurur verici ve çok heyecanlıydı. Dünyanın sayılı sahnelerinden birinde söyledim.

 

Önümüzdeki sezonda Troya oynanmaya devam edecek mi? Yeni projeleriniz var mı?

Troya devam edecek. Yeni projeler olacak ama daha tam olarak net değil.

 

Güzel soruların için çok teşekkür ederim.

Asıl ben teşekkür ederim Seda Abla. Bana zaman ayırıp sorularımı yanıtlaman beni çok mutlu etti. Yeni sezonda sizi tekrar sahnede görmek dileğiyle…

 




ETİKET :   seda ayazlı opera opera sanatçısı troya oyun sahne müzik tiyatro sanatçı oyuncu ankara kocaeli izmit bilge çolak

Tümü