Reklam filmiyle yıldızı parladı; Taraklı

‘Mümkünlü Kasabası’ reklamı, Taraklı’nın kaderini değiştirdi. Eskiden tek bir turistin bile uğramadığı Taraklı şimdilerde turist akınına uğruyor

16:52:20 | 2017-02-07

serpil-colak

Daha birkaç yıl öncesine kadar adını bile duymadığımız, yolunu bile bilmediğimiz bir ilçeydi Taraklı.

‘Mümkünlü Kasabası’ reklamıyla yıldızı bir parladı, pir parladı.

Şener Şen ve Olgun Şimşek’in oynadığı; 

Küçük bir kasabaya internetin gelmesiyle yöre halkının hayatının nasıl değiştiğini anlatan reklam filmi; Taraklı’nın da kaderini değiştirdi. 

Tarihi evlerin onarılmasıyla adeta yeniden doğan, uluslararası sakin şehir ‘Cittaslov’ ağına dahil edilen ve Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi kapsamında ‘Türkiye Ulusal Destinasyonu’ olarak belirlenen Taraklı, bir anda turizmin gözdesi haline geldi.

Eskiden tek bir turist bile uğramazken şimdilerde turist akınına uğrayan Taraklı’daki değişimi biz de yerinde görmek istedik.

Ne de olsa burnumuzun dibindeki bir ilçe bizim yapamadığımızı yapmış, kısa sürede önemli bir kültür merkezi olmayı başarmıştı.

Birgül Yürüker’le birlikte ‘Gidip biraz feyz alalım’ dedik.

Kara kışa aldırmadan Sakarya’nın bir ilçesi olan Taraklı’ya doğru yola koyulduk.

Kardan beyaza bürünen ağaçlar da yol boyunca eşlik etti bize.

Arabayla gitmek isteyenler için; 

Taraklı-İzmit arası yaklaşık 100 kilometre.

Ancak yol çok keyifli, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

Arabayla gidebileceğiniz gibi, Bolu-Göynük otobüslerine binip Taraklı’da inebilirsiniz de.

 

 

 

AÇIK HAVA MÜZESİ GİBİ

Taraklı’ya girişte biraz hayal kırıklığına uğrasak da merkeze doğru ilerlediğimizde tarihi dokusu bozulmamış bir Osmanlı kasabasıyla karşılaşmak sevindirdi bizi.

Kasabayı bu denli eşsiz kılan şey; Osmanlı’dan kalma 3 katlı tarihi evleri ve Arnavut kaldırımlı dar sokakları…

Mani okuyarak hediyelik eşya satan teyzelerini de unutmamak lazım.

Taraklı’nın biraz tarihinden bahsedecek olursak;

Bizans’a bağlı Hıristiyan halkın yaşadığı bu bölge, Osmanlı döneminde yapılan bir akında Bizanslılardan alınmış ve Osmanlı beyliğinin topraklarına katılmış.

Eski bir Osmanlı geleneği olarak fethedilen bu kasabaya bir çınar ağacı dikilmiş.

Taraklı’ya gittiğinizde 7 asırlık bu çınar ağacını Yusuf Bey Mahallesi’nde görebilirsiniz.

Yanı başında ise eski bir çeşme var. Görüntüsü insana huzur veriyor.

Taraklı; Çakırlar Konağı, Vali Konağı, Mimar Sinan’ın eseri Yunus Paşa Camii, Tarihi Hamam, Rüştiye Mektebi, Akşemsettin Camii gibi mimari yapılarla adeta açık hava müzesi kıvamında bir yer.

İlçede bulunan ve yıkılmak üzere olan 100’ü aşkın tarihi ev ve konak, tarihi çarşıda bulunan 65 dükkanın birçoğu verilen teşviklerle onarılmaya başlanmış.

Taraklı gezimiz esnasında Kadirler Konağı’nı gezme imkanı bulduk.

Restore edildikten sonra butik otele çevrilen konaktaki tarih ile konforun uyumuna hayran kaldık.

Ve öğrendik ki;

İlçede daha önce tek bir otel ve pansiyon yokken, şimdilerde oteller peş peşe açılmaya başlanmış.

 

 

Eski-yeni yan yana


TARAKLI’NIN TARAKLARI

Taraklı sokaklarında insan kendisini birkaç yüz yıl öncesinde hissediyor.

3 asırlık evlerin önünden geçerken kerpiç duvarlarına dokunup, yaşanmışlıkları hissetmeye çalışıyor.

Biz de öyle yaptık.

Her birinin önünde dakikalarca durduk, bol bol fotoğraf çekmeyi de ihmal etmedik.

Taraklı’ya giderken fotoğraf makinesini yanınıza almayı sakın unutmayın!

Fotoğraf yarışmalarında dereceye giren eserlerden birkaç tanesinin ‘Taraklı’dan çıktığını da…

‘Taraklı’nın ne kadar görsel zenginliğe sahip olduğunun en büyük kanıtı da bu olsa gerek.

Taraklı’nın minicik merkezinde gezerken tarihi çarşısına uğramayı da ihmal etmedik tabii ki.

Tezgahlar arasında dolaşırken yöre halkıyla sohbet etme imkanı da bulduk.

Yöre hakı gerçekten çok sıcak ve samimi.

Tezgahlarda ev yapımı eriştelerden tutun da peynirlere, reçellerden kurutulmuş meyvelere kadar ne ararsanız vardı. Fiyatlar da bu tarz turistik yerlere göre gayet mütevazıydı.

Taraklı’ya kadar gitmişken tarak almadan olur mu?

Günümüzde artık tarak ustaları kalmamış, satılan taraklar da Amasra’dan geliyormuş ama olsun…

Tarağın yanı sıra köy halkının kendi elleriyle yaptığı şimşir kaşıklardan da aldık.

 

 

 

 

KEŞKEK YEMEDEN DÖNMEYİN!

Karnımız acıktığında ise tercihimizi tabii ki yöreye has bir lezzet olan ‘keşkek’ten yana kullandık.

Bize çok şirin gelen bir mekan olan Konak Derya’da, Derya Başkan Yazıcı’nın kendi elleriyle yaptığı keşkek ve saç kavurmayı afiyetle yedikten sonra sobanın harlı ateşinde kaynayan çaydan içip Taraklı turumuza kaldığımız yerden devam ettik.

 

 

 

Taraklı’da geleneksel Osmanlı yemeklerinin yanı sıra doğal köy ürünleriyle enfes bir kahvaltı da yapabilirsiniz.

Taraklı’nın bir de ‘uhut’ adı verilen tatlısı meşhur.

Uhut; Buğday ve sudan yapılan bir çeşit tatlı. Hiçbir tatlandırıcı kullanılmıyor, tadını ve lezzetini kendi kıvamından alıyor.

Yapılması uzun sürdüğü ve zahmetli olduğu için yalnızca özel günlerde yapılıyor.

Mutlaka denemelisiniz.

 

 

 

‘Hafta sonunda ne yapsak, nerelere gitsek, İzmit’e yakın olsun ama çok da popüler olmasın’ diyorsanız; Taraklı tam size göre.

Taraklı’da büyük şehirlerin gürültüsünden ve karmaşasından uzaklaşıp, sakin ve huzurlu bir gün geçirebilirsiniz.

Aslında Taraklı’yı yarım günde gezebilirsiniz ama benim tavsiyem tarihi konaklarda bir gece konaklayıp öyle dönmeniz.

Tertemiz havası ile Taraklı’da tek gecelik konaklama bile size kendinizi iyi hissettirecek.

 

 

 

ŞİMŞİR KAŞIK VE TARAK

Ünlü gezgin Evliya Çelebi “Seyahatname”sinde, Taraklı hakkında şunları yazar: “İlçe halkı, şimşir kaşık ve tarak yapmaktadır ve bu nedenle yöreye Yenice Tarakçı ismi verilmiştir.” Bu isim zamanla değişerek “Taraklı” olarak günümüze yansımış.

 

 

 

SAKİN ŞEHİR OLDU

Taraklı ilçesi, 2011 yılında uluslararası ‘cittaslow’ yani ‘sakin şehir’ ağına dahil edilmiş. Türkiye’den bu ağa katılan 5. sakin şehir Taraklı olmuş.

 

 

Seçimde etkin olan, ilçenin en büyük özelliği; göç almaması ve suç oranının yok denecek kadar az olması.

 

 




ETİKET :   Arnavut Bolu-Göynük Osmanlı reklam Sakin Sezsiz Taraklı gezi seyahat tatil sakarya cittaslow

Tümü