Orijinal bir spor merkezi; B.O.F.

İzmit, orijinal bir spor merkeziyle tanıştı. B.O.F. dünyada hızla yayılan birebir eğitim ve medical fitness akımını ilimize getirdi

12:03:58 | 2017-11-10

RÖPORTAJ: Serpil ÇOLAK

 
 

Be Original Fitness, adından da anlaşılacağı üzere orijinal bir spor merkezi. B.O.F. ile dünyadaki butik spor salonu akımını Türkiye’ye, hatta ilimize taşıyan kişi ise Ekcan Grup İcra Kurulu Başkanı Yakup Ekşi’nin ta kendisi. Burada evinizin salonundaki kadar rahat, kaliteli ve hijyenik bir ortamda spor yapmanın keyfine varacaksınız. Size tahsis edilmiş özel bir hocayla birebir ders yaparken kendinizi ayrıcalıklı hissedip mutlu olacaksınız.

Spor merkezinde bulunan fizyoterapistler sayesinde ağrılarınızdan kurtulacak, sağlıklı yaşama yeniden ‘merhaba’ diyeceksiniz.

Türkiye’de çok az merkezde bulunan aletler ve özel hocalar yardımıyla performansınızı artıracak, profesyonel spor hayatınıza daha hızlı bir dönüş yapacaksınız. Ve bunları yaparken sağlam dostluklar edinecek ama en iyi dostun spor olduğunu anlayacaksınız.

İşletme müdürlüğünü Hakan Yılmaz’ın üstlendiği merkez, haftanın 7 günü 09.00 ila 23.00 saatleri arasında hizmet veriyor.

Dünyada şu an kullanılan en gelişmiş cihazlara sahip merkezde birebir eğitim veren antrenörler kişilerin beslenme düzeniyle bile ilgileniyor. B.O.F.’ta aylık, 6 aylık ya da yıllık üyelik sistemi yok, kişinin ihtiyaçları doğrultusunda 10, 20 ya da 30 saatlik ders paketleri sunuluyor. İsterseniz ücretsiz demo dersi alıp, kararınızı daha sonra verebilirsiniz.

B.O.F.’u daha yakından tanımak istiyorsanız, işletme müdürü Hakan Yılmaz’ın sözlerine kulak verin.

B.O.F.’u diğerlerinden ayıran en önemli özellik, kişiye özel hizmet veriliyor olması.

 

Öncelikle adınızdan başlayalım. Nedir B.O.F.?

B.O.F. açılımından da anlaşılacağı üzere ‘Be Original Fitness’ söyleminin hayat bulduğu bir spor salonu. Bizim kuruluş felsefemizde de bu var; sıradan bir fitness merkezinden farklı, orijinal olmak. Bizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri; VIP yani kişiye özel hizmet vermemiz. İkincisi ise son yıllarda tüm dünyada yaygınlaşan ‘medical fitness’ programını uygulayabilecek bir donanıma sahip olmamız.

VIP hizmet derken…

Antrenörle birebir çalışmayı öngören bir sistem bu. Bu sistemde haftalık, aylık ya da yıllık üyelikler yok. Kişinin ihtiyacına göre 10, 20 ve 30 saatlik paketler sunuyoruz. Ve antrenmana başlamadan önce mutlaka yağ oranı, kas oranı gibi çeşitli ölçümler yapıyor, kişiyi bir takım testlere tabi tutuyoruz. Bu ölçümleri de en gelişmiş cihazlarla gerçekleştiriyoruz. Elde ettiğimiz doneler doğrultusunda kişinin ihtiyaçlarına göre bir egzersiz programı hazırlıyor ve antrenörle birebir antrenmanlara başlıyoruz.

 

BİREBİR DERS

Yanlış anlamadıysam herkes için ayrı program hazırlanıyor.

Öncelikle şunu söylemekte fayda var, her antrenman kişiye özgü olmalı. Çünkü herkesin fizyolojik yapısı, kas-yağ oranı, postural duruş bozukluğu ya da düzgünlüğü, performansı, kuvveti farklılık gösterir. Dolayısıyla standart bir program kişiye gerekli yararı sağlayamayabilir. Hatta kişi için doğru bir program değilse sakatlık riski bile ortaya çıkabilir. Fitness merkezlerine sağlık amaçlı gidip sakatlanan çok fazla insan var. Bu yüzden birebir derslerin çok daha uygun olacağını öngördük. Sadece biz değil bütün dünya artık bu sistemi uyguluyor.

 

 

Birebir dersin artıları nelerdir?

 

Bir kişi yıllarca spor salonuna gidip bundan hiçbir yarar elde edemeyebiliyor. Çünkü antrenörle birebir çalışılmadığı için doğru yüklemeler yapılamaz. Eğer bu yüklemeler doğru şiddetlerde, doğru tekniklerle yapılmazsa, gerekli verim de elde edilemez. Aksine ciddi sakatlıklar gündeme gelebilir. Dolayısıyla kişi bir süre sonra da motivasyonunu kaybedebilir. Spordan soğuyabilir. Eğer kişi aylarca uğraşıp kilo veremiyorsa, kas yapısını geliştiremiyorsa veya sağlıkla ilgili yaşadığı bir takım sorunlarından kurtulamıyorsa bir süre sonra sporu bırakabilir. B.O.F.’un farkı burada ortaya çıkıyor. Kişiye özel olarak hazırlanan programlarla standart fitness salonlarından ayrılıyor.

 

MEDICAL FITNESS

 

Biraz da ‘medical fitness’tan bahsedelim mi?

 

Teknoloji çağındayız. Masa başında çalışmak, yoğun bilgisayar kullanımı, hareketsiz bir yaşam ve dengesiz beslenme ciddi duruş bozukluklarına yol açabilir. Buna bağlı olarak boyun ağrısı, bel fıtığı, eklem ağrısı, diz ağrısı gibi birçok sıkıntı ortaya çıkabilir. Bize gelen kişilerin büyük çoğunluğunda bu tarz rahatsızlıklara rastlıyoruz. Hem de genç yaşta. Dünyada son yıllarda medical fitness kavramının öne çıkmasının temel nedeni de teknolojiyle küçük yaşta tanışmak. Daha 12-14 yaş gruplarında duruş bozuklukları başlıyor. Bu durum ileriki yaşlarda çok ciddi ağrılara neden oluyor, günlük yaşantının kısıtlanmasına kadar gidiyor. Bize bu şekilde çok fazla kişi müracaat ediyor. Medical fitness’ta kişilerin temel problemlerini tespit ettikten sonra çözümüne yönelik yardımcı oluyoruz.

Nasıl?

Medical fitness için B.O.F. bünyesinde iki fizyoterapist bulunduruyoruz. Bu arkadaşlarımız, kişilerin rahatsızlıklarının tespitinde ve egzersiz reçetesinin hazırlanmasında bizlere yardımcı oluyor.

 

Doktor tavsiyesiyle gelen oluyor mu?

Elbette. Mesela; çapraz bağ problemi yaşayan ya da omzundan tedavi gören bir kişi, doktorunun “Artık bu bölgeleri kuvvetlendirmelisin, egzersiz yapmalısın” tavsiyesi üzerine bize geliyor. İşte medical fitness burada devreye giriyor. B.O.F.’un farkı da burada ortaya çıkıyor. Bizim eğitimimiz de donanımımız da medical fitness’a uygun. Cihazlarımız bile. Dünyada şu an kullanılan en gelişmiş cihazları aldık. Bu cihazlarla hem sporcuların performanslarını en üst düzeye kadar çıkarabiliyoruz hem de fizyoterapistlerimizin hazırladığı egzersiz reçetesi doğrultusunda, antrenör eşliğinde yapılan birebir derslerle rahatsızlığı olan kişiyi kısa sürede eski sağlığına kavuşturabiliyoruz.

 

SPORCULAR DA…

 

Bir örnek verebilir miyiz?

 

Örneğin omurgasında bükülmeler olan, masa başında çalışmaktan ve hareketsiz bir yaşamdan dolayı balans problemi yaşayan, duruş bozuklukları bulunan kişiler burada yapılan doğru egzersizler ve doğru noktaların kuvvetlendirilmesi sonucu hem ağrılarından hem de günlük yaşamındaki kısıtlamalardan kurtuluyor. Sporculara baktığımızda da ameliyat olmuş, dizini, omzunu güçlendirmesi gereken, bunun için egzersiz yapması istenen bir sporcu B.O.F.’ta aradığını bulabiliyor. Hem kadro hem cihaz hem de eğitim olarak bu donanıma sahibiz.

 

Yakup Bey, B.O.F.’u bir de sizden dinleyebilir miyiz?

 

Yakup Ekşi: B.O.F., “Siz ısının ben geliyorum” diyen spor salonlarından değil. Isınıyorsunuz da acaba doğru hareketler yaparak mı ısınıyorsunuz? Ya da gerçekten ısınıyor musunuz? Çoğu insan spora başlarken ya da bitirirken başında kimse durmadığı için ısınma-soğuma hareketlerini yapmaz. Ama B.O.F.’ta bir kişi sürekli başında durur, bu hareketleri yaptırır, hem de olması gerektiği gibi. Isınma hareketlerini atlayarak yaptığınız spor ile diğeri arasında ciddi fark vardır. B.O.F.’ta “Ben haftanın 3 günü spor yapıyorum ama belim ağrıyor, dizim ağrıyor” demezsiniz.

 

Profesyonel sporculara nasıl hizmet veriyorsunuz?

 

B.O.F.’a gelen çok sayıda profesyonel sporcu var. Onları da bizim hocalarımız çalıştırıyor. Performanslarını en üst düzeye çıkaracak programlar burada hazırlanıyor. B.O.F.’un profesyonel sporcular tarafından tercih edilmesinin temel nedenlerinden biri de cihazların ve burada hazırlanan programların onları belirli bir noktaya taşıyabilecek seviyede olması. Sporcuların yanı sıra sağlıklı yaşamak ya da fit olmak için gelenler de birebir eğitimlerle standart bir fitness merkezine göre çok daha hızlı verim alıyor.

 

YEDİKLERİ BİLE…

Gördüğüm kadarıyla hocalarınız bir yaşam koçu gibi davranıyor, kişilerin günlük yemeklerini bile takip ediyor.

Evet, hizmet verdiğimiz kişilere beslenme önerilerinde de bulunuyoruz. Sabah, öğle, akşam ne yediklerini takip ediyoruz. Her öğünü fotoğraflayıp bize göndermelerini istiyoruz. Buna göre kalori hesaplaması yapıyoruz. Eğer yemeği biraz fazla kaçırdıysa, antrenman programını değiştiriyoruz.

Peki, ciddi rahatsızlıklar spor yapmaya engel midir? Bu tarz sorunu olanlara nasıl yaklaşıyorsunuz?

Kalp, beyin gibi ciddi rahatsızlıkları olan kişiler geldiğinde direk doktorlarıyla temasa geçiyoruz. Egzersiz yapabileceği bilgisini aldığımızda reçetemizi hazırlayıp, doktoruna sunuyoruz. Yani spor merkezlerine gelip, gerekli hareket tekniklerini kullanmayıp sakatlanan kişi oranını burada neredeyse sıfırlıyoruz.

YAKIN TAKİP

Yakın takiptesiniz yani…

Evet. Sağlık sorunlarından tutun da ne yiyip içtiklerine kadar. Hatta derslere düzenli gelip gelmediklerini bile takip ediyoruz. Antrenmana gelmeyen kişiyi arıyor, neden gelmediğini öğreniyor, bir süre daha gelemeyecekse en azından nasıl beslenmesi gerektiğini anlatıyoruz. Kişileri tatile gönderirken bile egzersiz programlarını ellerine tutuşturuyoruz. Ve teyidini istiyoruz. Fotoğraflayıp bize göndermesini talep ediyoruz.

Hocalarınız da takipte mi? Kendilerini geliştirmeleri için fırsat tanıyor musunuz?

B.O.F. bünyesindeki bütün hocaların eğitimlerini destekliyoruz zaten. Ve buna bütçe ayırıyoruz. Mesela fizyoterapist arkadaşlarımız, Amerika’dan gelecek olan dünyanın en önemli fizyoterapistlerinden birinin kursuna gidecek şimdi. Orada bütün sakatlıklarla, mekanik problemlerle ilgili eğitim alacaklar.

GRUP DERSLERİ

Birebir antrenmanların yanı sıra grup dersleriniz de var değil mi?

Evet, zumba, pilates, spinning gibi grup derslerimiz de var. Kişilerin sıkılmadan, eğlenerek kalori harcayabilecekleri dersler bunlar. Mesela bir saatlik spinning dersinde yaklaşık 800 ila 1000 kalorilik bir enerji sarfiyatında bulunuyoruz. Grup halinde yaptığımız zumba ve pilates dersleri de keyifli geçiyor.

B.O.F.’ta spinning gibi grup dersleri de var.

Gelelim fiziksel koşullara. B.O.F.’u diğer fitness salonlarından ayıran özelliklerden biraz bahseder misiniz?

Öncelikle B.O.F.’ta hijyene çok önem verildiğini söylemek gerek. Bizi diğer fitness salonlarından ayıran en önemli özelliklerden biri de havalandırma ve müzik sistemimiz. Merkezimizde dünyadaki en önemli müzik sistemi kullanıldı, inanılmaz bir havalandırma sistemi kuruldu. Sadece ısıtma-soğutma değil, kirli havayı çekip temiz hava veren bir sistem bu.

B.O.F.’ta kick boks dersi de alabilirsiniz.

Biraz da B.O.F.’taki aletlerden bahsedelim.

İçeride fonksiyonel alanımız var. Yani bütün hareketleri uygulayabileceğimiz bir kafes sistemi bulunuyor. Burada, şu an dünyada kullanılan tüm hareket sistemlerini uygulayabiliyoruz. Cihazlarımızın hepsi en son sistem. Türkiye’de birkaç spor kulübünde ve sayılı özel hastanede bulunan cihazları İzmit’e getirdik.

B.O.F. ekibi, profesyonel isimlerden oluşuyor.

YAKUP EKŞİ: MADEM YOK, BİZ YAPALIM

Yakup Bey, Ekcan Grup İcra Kurulu Başkanısınız. Otomotiv ve inşaat sektörüyle ilgilenirken bir spor salonu açmak nereden geldi aklınıza?

Spor yapmayı çok seviyorum. Çünkü beni çok rahatlatıyor. İstanbul’da okurken başladım spora, Kocaeli’ye döndükten sonra da devam ettim. Burada bir spor salonunda Hakan Bey ile tanıştık. Hakan Bey bana bir personal trainer (kişisel antrenör) ayarladı. Onunla spor yapmaya başladım ve bir daha tek başıma spor yapamadım. Hakan Bey’le sohbet ederken bu kentte daha profesyonel bir spor salonuna ihtiyaç olduğuna karar verdik. Biz hem kaliteli fitness yapalım dedik hem de aletlerde sıra beklemeyelim. Çünkü spor salonlarında fikstir. Koşu bandından biri insin ya da dambılı bıraksın diye beklersiniz. Bir de herkes sizin kadar hijyenine dikkat etmeyebilir ama salon dikkat etmeli, hijyeni sağlamalıdır. En basitinden havlu olayında bile sıkıntı yaşamıştık. Açıkçası ben bir yere giderken havlu götürmek istemem. Islak havluyu çantama koymak da istemem. İstanbul’dan geldikten sonra Kocaeli’de bu ayrıntılara dikkat eden bir salon bulamamıştım.

Ekcan Grup İcra Kurulu Başkanı Yakup Ekşi

KENDİ SALONUNUZ GİBİ

Yakup Bey siz de burada spor yapıyor musunuz?

Kendi evinizde veya iş yerinizde bir spor salonunuz olsa inanın buraya gelmekten daha külfetli. Onu temizletmek, bakımını yaptırmak… Burası insanın kendi salonu gibi. Sizi kimsenin rahatsız etme şansı yok çünkü başıboş gezen, yalnız spor yapan biri yok. Kişiye özel, birebir ders verildiği için size özel alan da ayrılmış oluyor. Bir de belli bir kitleye hitap ediyor burası. Daha çok sağlıklı yaşam sürecine önem veren, fit kalmak isteyen, sporu bir yaşam biçimi haline getiren insanların mekanı burası. Butik bir salon diyebiliriz. Artık tüm dünyada lüks spor salonları yavaş yavaş bitiyor. Kaliteli, butik, teknik anlamda donanımlı hocaların bulunduğu butik salonlara yöneliyor insanlar.

Yakup Bey, bu işte hedefiniz nedir?

Bir yatırımcı gözüyle bakıyorum; İnsanlara doğru spor yapmayı öğretip bunu bir alışkanlık haline getirmek. Bende öyle oldu. Mesela birebir eğitimini alıp yaptığım sporla kendi yaptığım spor arasına ciddi bir fark var. Birebir hocayla çalıştığımda haftanın 1 günü bile çalışsam “İyi spor yaptım” diyebilirim. Ben, spor yapmayı düşünen insanların birebir eğitimi tatmasını istiyorum. Uzun vadede amaç şubeleşmek. Belki çok ileride franchising bile olabilir. Tabii ki bu profesyonelliği kaybetmeden. Spor insanın çok yakın dostudur, iyi dostudur da.

Dostunuzu kaybetmeyin!