Onu ilk gördüğüm an: Esin-Hüseyin Alçıoğlu

PAYLAŞ

14 Şubat Sevgililer Günü’nü kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde, kentimizin tanınmış çiftlerine aşk hikayelerinin nasıl başladığını sorduk

HABER: Eylem Selvi ARI

Tebrizli Şems’in de dediği gibi ‘Aşksız geçen bir ömür, beyhude yaşanmıştır.’ İşte bir şubat daha geldi… Bitmeyen sevdaların, ölümsüz aşkların, tutkulu sevgililerin ayı. 14 Şubat Sevgililer Günü’nü kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde, yıllardır artarak devam eden aşklarıyla görenlere ‘maşallah’ dedirten çiftleri konuk ettik sayfalarımıza. Kentimizin tanınmış çiftlerine iki soru sorduk… Beylerden, eşlerini ilk gördükleri anda ne hissettiklerini; eşlerinden ise evlenme teklifini nasıl aldıkları anlatmalarını istedik. Aşklarıyla Leyla ile Mecnun’u kıskandıran Kocaelili çiftlerin sevgi dolu hikayelerini keyifle okuyacaksınız.

Esin Alçıoğlu/Edebiyat Öğretmeni

KÜTÜĞÜME GEÇER MİSİN?

Biz Hüseyin’le önce uzun bir arkadaşlık süreci geçirdik. Aramızda aşka dair hiçbir şey yoktu ama ilk tanıştığımız gün karşıdan gelişini, kıyafetini ve el sıkışırken gözümün içine bakmasını bugün gibi hatırlarım. Bu tesadüf olamaz. Arkadaşlığımızı geride bırakıp sevgili olduğumuzda ise güvenilirliği, şefkati, korumacılığı ve dünyanın benim etrafımda döndüğünü hissettirmesiyle evlenme teklifini sadece bir prosedüre çevirdi. Gerçekten de öyle oldu. Hiç romantik değildi ama unutulmaz ve sevimliydi. Araba kullanırken aniden bana dönüp ‘Kütüğüme geçer misin?’ dedi. Hüseyin, benim hayatımdaki en büyük şanstır. Hayatta ölüm dışında her şeye bir çare bulunacağını, bir babanın da anne kadar şefkatli olabileceğini, benim ve oğlumun bir kere gülümsemesi için dünyayı yakabileceğini ondan öğrendim. İyi ki o kütüğe geçmişim.

Hüseyin Alçıoğlu/İş Adamı

O KARE, KALBİMDEN SİLİNMEDİ

Bu sorunuz ile beni 2009 yılının mart ayı başına götürdünüz… O dönem üyesi bulunduğumuz İzmit Rotaract Kulübü’nün haftalık bir toplantısında kulüp üyeleriyle beraber sohbet etmekteydik. Yerini almış üye ve misafirler arasında hasbelkader Esin Hanım da karşımdaki sandalyeye denk gelmişti ve tanışma fırsatı bulmuştum. Sıradan bir tanışma, sıradan olmayan bir sohbetle devam ediyordu. Hatta zaman zaman sert çıkışlar ve terslemeler bile oluyordu. Ancak benim sertliğime karşın o hanımefendi tavrını ve duruşunu hiç bozmadı. Toplantı sonrası çay muhabbeti ise gerçekten çok sıcak ve hoş geçmiş, arkadaşlarla fotoğraf dışında bir de beraber bir kare fotoğraf çekilmiştik. Eve gelip de fotoğrafları bilgisayarıma yüklerken o kareye odaklanışım, karmaşık duygularla büyülenmiş gibi gözümü ayırmadan bakakalışım hala hatırımdadır. İşte o andan itibaren o kare değil bilgisayarımdan, kalbimden bile silinemez oldu. O kare benim en güzel fotoğrafım oldu.

PAYLAŞ
Önceki makaleTrabzonlulardan davet var
Sonraki makaleSevgiliye…

Bir Cevap Yazın