Onlar artık profesyonel

İlimizde 10 yıldır eğitim veren İzmit Sanat Merkezi (İSM), başarılı sanatçılar yetiştirmeye devam ediyor. İSM mezunu gençler, artık sanat hayatlarına profesyonel alanda devam ediyor

17:19:56 | 2017-11-07

Sanatın çeşitli dallarında 10 yıldır eğitim veren İzmit Sanat Merkezi (İSM), artık bale, dans, müzik ve tiyatrodan mezun veren bir eğitim kurumu.


 

Eğitmen olabilecek düzeyde balerin, dansçı, müzisyen ve tiyatrocu yetiştiren İSM, öğrencilerine konservatuvar ortamı sunarak onları akademik ve mesleki hayatlarına da hazırlıyor. Eğitimlerinin düzeyi ve yaşattığı sahne deneyimi ile İSM; potansiyelini yansıtan, özgüveni yüksek, hayal kurup mutlu olmayı başaran gençler yetiştiriyor. İzmit Sanat Merkezi’nin 10 yıllık bir tarihi var ancak her yıl yüzlerce çocuğumuza verdiği sanat eğitimleriyle şimdiden ilimizin çehresini değiştirmiş durumda. MEB onaylı diplomanın yanı sıra uluslararası sertifikasyon imkânı da sunan İSM, yakın geleceğin sanatsever halkının yetiştirildiği bir okul.

Hatta uzun yıllar bu çatı altında eğitim alarak mezun olmaya hak kazanan gençler, İSM’yi ikinci evleri olarak görüyor. İSM’nin bale, dans, müzik ve tiyatro bölümlerinden mezun olan gençlerin, artık birer profesyonel oldukları sanat dallarındaki ilham veren hikâyelerini sizler için derledik.

Nurhan Deniz Dolgun:
İSM Bir misyon merkezi

İSM bir sanat merkezi olmanın ötesinde, konservatuvar düzeyinde eğitim veren, çocukların geleceğine sağlam temeller atan bir misyon merkezi. İlimizin ilk özel sanat eğitim merkezi olan, bugüne dek yüzlerce öğrenciyi sahneye taşıyarak hayatlarına sanatla dokunan İSM’nin kurucusu Nurhan Deniz Dolgun, 10. kuruluş yıl dönümlerinde bale, dans, müzik ve tiyatro bölümlerinden mezun vermenin heyecanı ve gururunu yaşıyor.

Tan Sağtürk gibi müthiş bir balet ve eğitmenle birlikte çıktığı bu serüvende, yol aldıkça daha çok gurur ve heyecan yaşayacağına emin olduğunu söyleyen Dolgun, bunun sebebini şu şekilde özetliyor:

“Çünkü bu kurum sadece bale ve dans değil, sanatın birçok dalında mezunlar verdi. Müzik, tiyatro, yaratıcı drama gibi eğitimler sayesinde de muhteşem çocuklar büyüttük. Hepsi ile inanılmaz gurur duyuyorum. Ailelerinin yanı sıra eğitmenleri olarak bizler, çocuklarımızın hangi mesleği seçeceklerinden çok; mutlu, kendine güvenen, ne istediğini bilen ve kendini doğru ifade eden bireyler olmaları için çalıştık. Öyle de oldular. Bazıları evlendi, anne baba oldu ve fark ettik ki sadece onların hayatlarına dokunmamışız. Hayat görüşlerini sanatla şekillendirdiğimiz öğrencilerimizin kendi çocuklarına bakış açılarına bile katkı sağlamışız. Bu tam bir kelebek etkisi. İşte sene sonunda duyduğumuz alkışlar kadar bana haz veren bir diğer konu da yarattığımız bu fark. O yüzden İSM’ye sadece konservatuvar düzeyinde eğitim veren bir sanat merkezi gözüyle bakamıyorum. Çocuklarımızın geleceğine sağlam temeller atan bir misyon merkezi olmuşuz. Ve sanırım sanat bizi bir bütün ve aile yapmış…”

 

 

Doğa Alev: Doğru adreste profesyonelleştim

İSM’de aldığı 8 yıllık teknik bale eğitiminden sonra bu yıl mezun olan Doğa Alev, kendi koreografisini yapacak düzeye gelmiş başarılı bir balerin. Dünyanın en saygın bale eğitim modellerinden Vaganova yöntemiyle yetiştirilen Doğa, tam bir kendini keşfetme öyküsü anlattı bize. Annesinin yönetici olduğu anaokulunda 2,5 yaşında iken bale ile tanışan Doğa, bale kıyafetlerini görüp büyülenince sene sonu gösterisine çıkmak istemiş. İki günde tüm koreografiyi ezberleyip sahnede hareketleri doğru şekilde yapan tek kişi olan Doğa, bale serüvenini tek bir cümle ile özetliyor: “Baleye tutkumu 2,5 yaşında keşfettikten sonra en doğru adres olan İSM’de adım adım profesyonelleştim.”

 

 

Selin Elbir: Bale ve İSM hep hayatımda olacak

İSM bale bölümünün ilk mezunu olan Selin Elbir ise bu sanata sonradan tutkuyla bağlananlardan. Balenin, sınırları zorlayan eğitim sürecinde dersleri bırakmayı düşünen Selin, ailesinin ve İSM Kurucusu Nurhan Deniz Dolgun’un ısrarlarıyla fikrini değiştirmiş. Ne olduysa o yıl olmuş ve baleye karşı aşk beslemeye başlamış. “İki yıl daha devam edip 8. yılımda mezun olurum diye düşünürken, üstüne iki yıl da staj yaptım” diyen Selin’in tek ideali MEB Bale Sertifikası ile bale öğretmenliğine başlamak. Ailesi ve İSM’nin, bu hedefi için tüm desteğini arkasında hissettiğini söyleyen Selin, “Bu yıl üniversiteye hazırlanıyorum ve başka bir meslek seçsem dahi bale ve İSM her zaman hayatımda bir yerlerde olacak” diyecek kadar sanatına ve eğitim kurumuna bağlı bir balerin haline gelmiş.

 

 

Beste Naz Karabulut: Bu deneyimi yaşadıysan, unutamazsın

İSM, bale kadar dans eğitimiyle de öne çıkıyor. Dans bölümü mezunlarından Beste Naz Karabulut bu eğitimden geçen pırıl pırıl bir dansçı.

Beste, bu eğitimi alırken zorluklarla da karşılaşmış. En çok duyduğu cümleler ise “derslerine vakit ayıramazsın” ya da “Yeterince iyi dans edemiyorsan ileride para kazanamazsın” olmuş. Daha ortaokul yıllarında profesyonel dansçı olmaya karar veren Beste, bu sözlere aldırmamış. Bu kararı almasını sağlayan ise İSM’nin sene sonu gösterilerinde sahneye çıkması olmuş. “O adrenalini yaşadım, o büyülü ana şahit oldum ve ‘ben bunu yapmak istiyorum’ dedim.

Sahne deneyimi yaşamış bir dansçı, bunu hayatının hiçbir döneminde unutamaz. İSM bizlere küçük yaştan itibaren profesyonel sahne deneyimi yaşattığı için bu duyguları yakından tanıyoruz. Eminim bırakanların içinde hep o sahne özlemi vardır” diye düşünerek bu kararı verdiğini söylüyor genç dansçı. Şimdilerde ise dansın performanstan çok, yaratıcı kısmında olmak isteyen Beste, koreograf olma hayalleri kuruyor.,

 

 

Mert Ali Dolgun: Hayatımın bir parçası

İSM’de piyano, elektrogitar, bateri, jazz dans ve tiyatro dersleri alan Mert Ali Dolgun da yeni mezunlardan. Sanat eğitimi dışında profesyonel olarak sporla da ilgilenen Mert, onu yoruyor gibi görünse de bu yoğunluğun zihnini aktif kıldığını ve enerjisini doğru kullanmasını sağladığını düşünüyor. Sanatın çeşitli dallarında ve sporda aldığı eğitimin okuldaki başarısını arttırdığını söyleyen Mert, “Bu yoğunluğun arasında derslerim etkilenir diye düşünüyordum ama aksine tüm sınavlarımdan yüksek notlar alıyorum” diyor.

Çok yönlü eğitiminin yanı sıra sosyal hayata ve arkadaşlarına da vakit ayırdığını söyleyen genç sanatçı, “Tüm bu süreç benim sosyal hayatımın bir parçası aslında” diye de ekliyor.

 

 

Sarp Ata Aydinç: Birileri öncü olmalı

İSM’nin piyano, elektrogitar ve jazz dans gibi farklı sanat dallarında eğitim alan bir diğer öğrencisi ise Sarp Ata Aydinç. Sanat eğitimi almasında babasının öncü olduğunu, aile dostları ve İSM’nin kurucusu olan Nurhan teyzesinin ise onu yönlendirdiğini söyleyen Sarp, “Dilerim her çocuğun hayatında, onun sanat eğitimine öncü olacak birileri vardır. Ben bu konuda şanslıyım” diyerek, sanatın kendisine kazandırdığı disiplin ve beceri için her ikisine de teşekkür ediyor.

 

 

Deniz Akyüz: Konservatuvarda gibiyiz

Küçük yaşlarda piyano eğitimine başlayan Deniz Akyüz, müzik bölümündeki iddiasını her geçen gün arttıran İSM’nin yeni mezunlarından biri. O, ilk sahne deneyiminde heyecandan ters koyduğu notaları düzeltmeden, tüm eseri ezbere çalabilen bir genç piyanist. Müzik eğitiminin okuldaki başarısını olumlu yönde etkilediğini söyleyen Deniz, “İyi bir liseyi kazandım. Buna rağmen müzik eğitimimde tempomu hiç değiştirmedim. Çünkü piyano çalmak beynin iki lobunu aynı anda çalıştırdığı için mental zekâya büyük katkı sağlıyor” diyor. İSM’de konservatuvar ortamı yaşadıklarını söyleyen Deniz, derslerinin oldukça keyifli geçtiğini, çünkü sadece enstrüman çalmayı değil, besteler ve bestekârlar hakkında da bilgi edindiklerini belirtiyor.

 

 

Barlas Kartal: Tiyatro için eğitim şart

İSM’de başlayıp konservatuvara uzanan tiyatro eğitiminin ardından İSM’nin tiyatro eğitmeni olan Barlas Kartal da ilham verici bir genç sanatçı. Öğrencilik yıllarından itibaren eğitimli ve donanımlı bir oyuncu olarak sektöre girmeyi hayal eden Barlas, sahne sanatları bölümünde yaptığı master’ı tamamlayıp akademik olarak da ilerlemek istiyor. Bu hayalleri kurmaya başlamadan önce içine kapanık bir çocuk olarak başlamış tiyatro eğitimine. “16 yaşımda İSM’nin kapısından girdiğimde selam vermeye çekinen biriydim” diyen Barlas, “Aldığım doğru tiyatro eğitimi sayesinde potansiyelimi keşfettim, kendime güvenim arttı, kişiliğim gelişince hayallerim de değişti. Ve sadece 2 yıllık bir eğitimin ardından konservatuvarın tiyatro bölümünü kazandım” diyerek başarı hikâyesinin köşe taşlarını özetliyor.

Artık bir tiyatro eğitmeni olan Barlas’ın tiyatro sanatçısı olmak isteyenlere ve ailelerine ise bir tavsiyesi var: “İyi bir tiyatrocu olmak için eğitim almak şart. Öncelikli hedef konservatuvar olmalı ancak şartlar izin vermiyorsa İSM gibi nitelikli eğitim veren bir sanat merkezine yönelebilirler.”

 

 

 

Furkan Yavuz: İSM’nin yeri ayrı

 

İSM’nin tiyatro bölümü mezunlarından Furkan Yavuz da aldığı sanat eğitimiyle hayatına yön veren yeteneklerden. Öyle ki temel eğitimin dışında bir eğitim almayı düşünmezken konservatuvar okuyup sanatçı olmuş. Tiyatroda şu an geldiği seviyenin ilk adımlarını İSM’de attığını söyleyen oyuncu, “Hayatımda bana okuma, yazma öğreten ilkokul öğretmenimin değeri ne ise tiyatro eğitimi aldığım İSM hocalarımın ve Nurhan ablanın bendeki değeri aynı” diyor.

 




ETİKET :   izmit sanat merkezi izmit sanat merkezi ism profesyonel

Tümü