kocaeli , 07-03-2021

Öğrencisi olduğu okulun öğretmeni oldu: Selin Elbir

Çocukluk çağından itibaren İzmit Sanat Merkezi’nde bale eğitimi alan Selin Elbir, şimdi mezun olduğu okulda minik öğrencilerine bale dersi veriyor

15:14:05 | 2021-02-10

RÖPORTAJ: EYLEM SELVİ ARI

FOTOĞRAFLAR: İSMAİL HAKKI TİMUÇİN

 

Selin Elbir… O, ailesini ve öğretmenlerini gururlandıran çok başarılı bir genç kız.

Küçük bir çocukken piyona öğrenmek için özel dersler almaya başlayan Selin Elbir, 7 yaşına geldiğinde daha iyi piyano çalabilmek için eğitimine İzmit Sanat Merkezi’nde devam etti. Bu sırada baleye de ilgi duyduğunu fark eden Elbir, tam 14 yıl boyunca bu alanda da eğitim aldı. Öğrencilik yaşamı boyunca yeteneği, azmi ve çalışkanlığıyla her zaman hocalarının gözdesi olan Elbir, şimdi çabalarının karşılığını alıyor… O artık öğrencisi olduğu sanat merkezinin bale öğretmeni.

Başarılı balerin Selin Elbir, minicik elleriyle zarif duruşlar sergileyen, küçücük ayaklarıyla parmaklarının üzerinde durmaya çalışan öğrencilerini gördükçe gururlanıyor, “İyi ki de baleyi seçmişim” diyor. Aynı zamanda Kocaeli Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi olan Elbir, çeşitli sertifika programlarına katılarak her alanda kendisini geliştirmeye devam ediyor.

Gelin, bale öğretmenliğinin yanı sıra masal terapisti ve yoga eğitmeni de olan bu zarif ve başarılı genç kızı daha yakından tanıyalım…

 

 

 

Selin Hanım, sizi tanımak isteriz...

İzmit doğumluyum, 21 yaşındayım. Kocaeli Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı 3. sınıf öğrencisiyim. Ailem ve dünyalar tatlısı köpeğimle birlikte yaşıyorum. Yaklaşık 13 yıldır sanatla iç içeyim. Çocukluğumda İzmit Sanat Merkezi’nde başlayan bale serüvenim, aynı merkezde bale öğretmenliği yaparak devam ediyor. Özel bir anaokulunda da bale ve çocuk yogası öğretmenliği yapıyorum. Aynı zamanda masal terapistiyim.

 

Sanata olan ilginiz nasıl başladı, sizi kim teşvik etti?

Sanata çok küçük yaşta piyanoyla başladım. Aldığım özel piyano derslerini, İzmit Sanat Merkezi’nde devam ettirmeye karar verince, baleyle de tanışmış oldum. Merkezde verilen bale derslerinden çok etkilenince, bu yolda ilerlemeye karar verdim.

 

Aileniz sizi bu konuda destekledi mi?

Elbette… Sanatla tanışmam, annemin sayesinde oldu. Annem ileride bale öğretmeni olmamı, ilk dersimden beri hayal ediyordu. Benim başarılı olabilmem için çok emek verdi, hiçbir zaman yanımdan ayrılmadı. Annem de babam da her daim beni destekledi ve hala da desteklemeye devam ediyorlar. Ailemin sayesinde şu an bulunduğum noktadayım. Ayrıca, İzmit Sanat Merkezi’nin kurucusu sevgili Nurhan Deniz Dolgun’un desteğini ve bana olan inancını dile getirmeden geçmek istemem. Çok sevgili öğretmenlerimin ve balede ilk öğretmenim Buse Doğu’nun emeklerini de anlatmakla bitiremem. Onlar artık benim ikinci ailem.

 

Kaç yıldır bale yapıyorsunuz?

Bu yıl balede 14. yılıma girdim. 8 yıllık eğitim, 3 yıl staj ve nihayetinde eğitmenlik.

 

Baleyi bu kadar sevmenizin nedeni nedir?

Bale aslında her küçük kızın hayalidir. Televizyonda balerinler, dansçılar çıktığında onlarla dans ederdim. Bu yüzden ilk bale dersine gittiğimde, sevgili Tan Sağtürk hocamı ve sınıftaki balerinleri görünce çok etkilenmiştim. O ortama girdikten ve sahne heyecanını tattıktan sonra gerçekten burada olmak istediğimi anladım. Sanatın içinde olduğum yıllar, baleye olan tutkumun daha da artmasını sağladı… Ve artık ‘balerin’ oldum. Bu duygu gerçekten tarifsiz.

 

 

BALE BİR TUTKU

 

Bale, çok büyük fedakarlık gerektiren, zor bir sanat dalı. Hiç zorlandın mı?

Evet… Sahnede hayranlıkla izlediğimiz bale gösterilerinin arkasında inanılmaz büyük emekler var. Örneğin, sahneye koreografisi olan bir dans çıkarmak 1 yılımızı alıyor. Hocamızla yaptığımız derslerin dışında bireysel olarak da çalışıyoruz. Bununla yetinmiyor evde de çalışıyoruz. Her işin zorlukları olduğu gibi balenin de var. Başarılı olmak için sabırlı ve kararlı olmak gerekiyor. Her şeyden önce balenin uzun bir yol olduğunu içselleştirmek lazım.

 

İyi bir balerin ya da balet olmak için ne yapmak gerekiyor? Nelerden vazgeçmeli, neleri sahiplenmeli?

En başta çok çalışmak gerekiyor ama çalışmaktan da öte çok sevmek… Bale gerçekten tutkuyla yapılabilecek bir sanat dalı.. Bir işe başlarken hem olumlu hem olumsuz yönlerini göze alırız. Balerin olmak; kaslarının, kemiklerinin normal işleyişinden farklı bir noktaya doğru gelişmesi için çok çalışmaktır. Bunları yaparken kişinin psikolojik ve fizyolojik olarak kendisiyle barışık olması gerekir. Çok çalışmak, sabır ve disiplin kazandırır. Bunlar ancak bir balerin ruhu ve tutkusu varsa kazanılabilir. Emek verdiğim her şey, tüm çabalarım bana özgüven, mutluluk, sağlık, disiplin ve kişisel başarılar olarak geri döndü. Beni bugünkü ben yaptı.

 

YETİŞKİN BALESİ DE VAR

 

Peki, kimler bale için uygundur?

Son dönemlerde yetişkin balesi oldukça popüler bir hale geldi. Profesyonel olmamakla birlikte, kas ve kemik yapısının müsaade ettiği ölçüde herkes bale yapabilir. Anaokulları ve yaz okullarında her yaşa uygun bale dersleri olabiliyor. Bunun dışında profesyonel bale yapmak için fiziksel olarak uygun ve yetenekli olmak gerekir.

 

Bu alanda takip ettiğiniz, örnek aldığınız isimler var mı?

Özellikle takip ettiğim isimler yok ama yurt dışından daha çok Türkiye’deki opera balerinlerini/baletlerini sık sık takip eder ve izlerim. Onları izlemek balenin gerçekten ne kadar harika olduğunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Bizzat tanışmış olduğum büyük bale sanatçıları, aynı zamanda kendilerinden ders gördüğüm değerli öğretmenlerim en çok örnek aldığım kişiler. Sadece bu alanda değil, işini severek yapan herkes benim için ilham kaynağı oluyor.

 

ÇOK EMEK VERDİM

 

Eğitim aldığınız okulda öğretmen oldunuz. Nasıl gelişti bu durum?

Yine ‘emek’ diyeceğim. Bale eğitimimi bitirip eğitmenlik sınavlarını başarıyla tamamladıktan sonra staj sürecim başladı. Okulumda her yaş grubuyla ders yapmış olduğum için her seviyeyi gözlemlemiş oldum. Stajımı ve 18 yaşımı tamamlamam 3 yıl sürdü. Daha sonra özel bir anaokulunda son staj yılım sürerken eğitmenliğe başladım. Stajyer olmak ile eğitmenliğin farkını ilk derste yaşayarak öğrendim. Sonraki yıl stajım tamamen bitti ve kendi okulum olan İSM’de eğitmenliğe başladım.

 

Sevdiğin sanat dalına öğrenci yetiştirmek nasıl bir duygu?

İşte bu duygu her şeye dönüp dönüp ‘iyi ki yapmışım’ dedirtiyor. Bunu nasıl anlatsam bilmiyorum ama öğretmenliği inanılmaz seviyorum. Minik minik elleriyle balerin duruşları yapmaları, küçücük ayaklarıyla parmak uçlarında durmaya çalışmaları, ‘baleyi çok seviyorum, ben balerinim’ demeleri işimi ve en büyük tutkumu bana tekrar tekrar sevdiren bir olay. Öğrettiğim hareketleri hatırlamaları, bana göstermeleri, sınıftan çıkarken ‘lütfen ders bitmesin bir daha ne zaman geleceğiz’ dediklerini duymak harika. Öte yandan giyinme odalarında benim kullandığım dolapların şimdi öğrencilerime ait olması da inanılmaz güzel bir duygu. Bir zamanlar öğrenci olduğum sınıflarda bugün ders yaptırıyor olmak gurur verici. Kısacası öğrencisi olduğum okulda öğretmen olmak harika bir duygu.

 

KENDİMİ GELİŞTİRMEYE DEVAM EDİYORUM

 

Kişisel olarak bir hedefin var mı?

Öncelikle şunu belirteyim; kişisel olarak kendimi geliştirmeye, sertifika programlarına katılmaya devam ediyorum. İlerleyen yaşlarımda da balenin yaşam biçimim olarak kalmasını sağlamak istiyorum. Aynı zamanda eğitmenliğini yaptığım çocuk yogasını geliştirmek ve aslında yoganın hayatımızda özellikle çocukların gelişiminde ne kadar önemli olduğunu öğretebilmek istiyorum. Yogayı da bale gibi bir yaşam biçimi haline getirebilmek için çalışıyorum. Hem bale hem de yoga ile çocukların kendilerini keşfedebilmelerini, farkındalıklarını artırmayı, bunlar için gereken zemini hazırlamayı planlıyorum.

 

Yogadan bahsetmişken bale ve çocuk yogası arasındaki benzerlikler nelerdir?

Her ikisi de erken yaşta başlandığında ve düzenli bir şekilde yapıldığında çocukların ruhsal, fiziksel ve zihinsel gelişimine fayda sağlar. Kendini tanıyan, özgüveni gelişmiş, çevresine /doğadaki her canlıya saygı ve sevgi duyan, farkındalığı gelişmiş bireyler olmalarını sağlar. Balede de yogada da rekabet, olumsuz düşünceler yoktur. İkisi de duyarlı bir yaşama teşvik eder. Her ikisi de çocukların kendi bedenlerini keşfetmelerini, sınırlarını öğrenmelerini, gevşemeyi ve huzurlu olmayı sağlar. Doğru nefes teknikleri öğrenilir. Dikkat ve denge gelişir.

ETİKET :   selin elbir izmit sanat merkezi sanat dans bale yoga öğretmen öğrenci eğitmen kocaeli