kocaeli , 22-01-2021

Normalleşememe

12:27:13 | 2020-07-09
Şehbal Özbek
Şehbal Özbek      sehbal@kocaelilife.com

Yazan: Şehbal Özbek

 

Çayı

Kitapları

Eylülü

Maviyi

Denizi

Seviyorum…

Ve tüm adaletsiz insanlardan

eşit derecede uzak duruyorum…

- Sabahattin Ali

 

Bizler de özledik mi;

Sahilde elimizde simit, yanımızda sevgilimiz dolaşmayı?

Beklediğimiz film için bilet kuyruğunda olmayı?

Kapımızı çalan komşumuz ile ayak üstü mahallede olup biteni konuşmayı?

Çocuğumuzu okula göndermeyi?

Çocukluk arkadaşımızla sarılıp, yılların hasretini gidermeyi…

ÖZLEDİK.

Sene 2020 ve insanlığın doğayla imtihanı.

Varsayımların hayli çok olduğu, yarasadan, çorbadan, Çin’den, Japonya’dan, her nereden ve nasıl olduğu değil, bizleri ne hale koyduğu önemli olan, mesafelerle sınandığımız, nefeslerimizi maskelerin ardına sakladığımız mart ayı

ve sonrası…

Çoğaldık, modernleştik, sosyalleştik ve kendi sınırlarımızı aştık derken, bir köşede sessiz sedasız bizleri bekleyen bu hastalık, bir anda tüm dünyayı kuşatarak, elimizi kolumuzu

bağladı.

Bir ara belki sadece otel gibi kullandığımız evlerimiz şu geçirdiğimiz üç ay, tıpkı bir kaplumbağa kabuğu gibi sığınağımız oldu.

Uzun zamandır yapmadığımız her ne varsa bu üç ayda gerçekleştirdik ve üstüne üstlük kendimizi, büyük surlarla çevrili evimizde, sevdiklerimize hasret, elimizde imkan olsa da çaresizce beklerken bulduk…

Bu süreçte bayramlar geldi geçti. Belki birbirimize biraz daha kenetlendik, yüzünü göremediğimiz insanlarla aynı dakikalarda, balkonlarda İstiklal Marşı okuduk. Sağlık çalışanları bu savaştaki komutanlardı, onları alkışladık, onlarla sevinip onlarla üzüldük. Yaşlılarımızı sakladık bu amansız hastalıktan, çocuklarımızı birbirlerine bir ekran mesafede, arkadaşlarıyla ders çalıştırdık. Hayatın normale dönmesi için gün saydık.

★ ★ ★

Peki, normalleştik mi?

Ben her gün kızımın sorduğu ‘Anne okulumu ve arkadaşlarımı özledim, ben ne zaman dışarıda oyun oynayacağım, neden dedemlere  gidemiyorum’ sorularına, gün gün onun içinde büyüyen endişeye, korkuya tanık oldum. Kimleri, nasıl özlediğini, salgın bitti mi diye güne başlamasını; ‘Corona virüs bitti mi?’ sorusuna ‘Yakında bitecek’ dedikçe, yüzünde oluşan o aslında sana inanmıyorum ifadesini gördükçe, elimizde her imkan varken, doğa karşısında, hayat karşısında ne kadar da çaresiz kaldığımızı anladım.

Şimdi ise normalleşebilmek için çalışıyoruz. Belki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, belki mesafeler ya da ardına gizlendiğimiz maskeler bizleri üstümüze yapışan bu kötü havadan uzaklaştıracak, yine sahiller dolup taşacak, parklarda çocuklar oynayacak, biz yine bayramlar kutlayacağız ama hep bir köşede şu üç ay boyunca yaşadıklarımız bizleri izliyor olacak.

Hepimizin hatıra defterlerinde sayfalar boyu yer alacak bu döneme, geçen gün dinlediğim harika astroloji yorumunu da eklemek isterim.

Venüs, Merkür geri gidecek, ay tutulmaları yaşanacak… Teşekkürler gökyüzü, teşekkürler yıldızlar…

Yazımın başından beri anladığınız üzere, normalleşme adımlarında henüz kendimi bulamamış, maske kullanımı nedeniyle hızlı hızlı soluk alıp vermekten bitap düşmüş, bazılarımızın aşırı sorumsuz, bazılarımızın temkinli olup kurallara uyan haline gıpta ile bakan pek çok insan gibi, şu ara geçirdiğim bu döneme henüz ‘normalleşememe’ diyorum ben…

‘Bu yaz tatil olur mu? Açık denizden virüs bulaşır mı bulaşmaz mı? Sahiller kalabalık olacak mı? Bodrum’da lahmacun hala 60 TL mi?’ gibi düşüncelere kapılmamak elde mi?

Üstelik havalar bu kadar sıcakken, evde kaldığımız dönem hepimiz birer pasta şefi, ekmek ustası olmuş, hatta bayram baklavası yapabilmişken…

İnsanoğlu neticede ne yardan geçer ne serden…

Allah hepimize sağlık, sıhhat, afiyet versin. Dileyelim ki elbirliğiyle göstermiş olduğumuz çabanın sonunda yolun sonu aydınlık, sabrın sonu selamet olsun.




ETİKET :   şehbal özbek yazar köşe yazarı köşe yazısı covid19 koronavirüs korona normalleşme normal hayat yeni hayat sosyal mesafe karantina kocaeli

Tümü