Neşe saçan koro: Neşe-i Sağlık

Sağlıkçılar, mühendisler, öğretmenler, emekliler, sosyologlar ve sanatçılar müzikte buluştu; Neşe-i Sağlık, bulunduğu her yere neşe saçan bir koro oldu

12:03:50 | 2018-12-10

RÖPORTAJ: EYLEM SELVİ ARI

FOTOĞRAFLAR: İSMAİL HAKKI TİMUÇİN

 

 

Başarılı diş hekimlerinden Nilgün Özyuva’nın öncülüğünde kurulan Neşe-i Sağlık korosu, her meslek grubundan müzik severi bir araya getirdi. Kuruluş amacı, iş dışında da sosyalleşmek ve stres atmak olan koro, zaman içinde o kadar gelişti ki geçtiğimiz günlerde 10’uncu konserini verdi.

5 yıl önce kurulan ve çalışmalarına büyük bir keyifle devam eden Neşe-i Sağlık, bugün ciddi bir hayran kitlesinin sahibi. Temelini koro üyelerinin arasındaki dostluğun oluşturduğu bu neşeli koro, gerek müzik alanındaki çalışmaları gerekse kendi içlerinde yakaladıkları uyumla da sanatseverlerin ilgi odağı.

Çalışmalarını şef Erbil Aydın yönetiminde sürdüren Neşe-i Sağlık korosunun kuruluş hikayesini, diş hekimi Nilgün Özyuva’dan; koronun hayatlarına kattığı anlamı da koro üyelerinden dinledik…

 

 

Nilgün Hanım, bir koro kurma fikri nasıl doğdu?

2012 yılında Kocaeli Diş Hekimleri Odası Başkanı seçildim. Mesleki çalışmaları sürdürürken, bir yandan da sosyal faaliyetlerle iş dışında nasıl beraber vakit geçirebiliriz diye araştırıyorduk. Bu anlamda, sanatın ve sporun bir araya gelmek için uygun ortamı sağlayabileceğini konuştuk; ben de koro kurmanın iyi fikir olacağını düşündüm.

 

Daha önce müziğe karşı ilginiz var mıydı?

Müzikle çocukluğumdan beri iç içeyim. Müzik sevdam hiç bitmedi. Hatta 2002 yılında, oğlum bateri için konservatuvar sınavına girerken kendisine destek olmamı istedi; onu motive etmek amacıyla ben de sınava girdim. İkimiz de kazandık.

 

Konservatuvara gidebildiniz mi?

Yoğun çalışma tempom ve ders günleri birbirine hiç uymadı, ne yazık ki konservatuvar hayatım başlamadan bitmiş oldu. Ancak müzik sevdam devam etti. Konservatuvarı bıraktığım sıralarda, şu anda koromuzda bulunan, dönemin KYÖD başkanı Reşat Keçeci ‘Nilgün, senin müziğe ilgin var. Konservatuvara da gidemedin, içinde ukde kaldı; biz bir koro kurduk sen de gel bize eşlik et’ dedi. KYÖD’ün korosunda bir süre çalıştım ama ona da devam edemedim.

 

Neşe-i Sağlık’ın hikayesi nasıl başladı?

Diş Hekimleri Odası başkanı olduktan sonra içimde meslektaşlarımı bir araya getirmek için koro kurma isteği uyandı. O dönem diş hekimleri çoğunlukla serbest çalıştığı için sık görüşemiyorduk. Onları bir araya da getirmek, sosyalleşmelerini sağlamak, bağlarımızı kuvvetlendirmek istedim. 2013 şubatında, bir yönetim kurulu toplantısında koronun kuruluşu için ilk adımı attık. Sağ olsun diş hekimi arkadaşım, oda yönetim kurulu üyemiz Reyhan Karaaslan, diş hekimi Veysel Koç arkadaşım ve yönetim kurulu üyesi diğer arkadaşlarım da bu fikri desteklediler, koroyla ilgili çalışmalara başladık.

 

Koroya ilgi nasıldı?

İlk etapta talep son derece az oldu. Diş hekimlerinden fazla talep olmayınca, yakınlarımızı koroya katma kararı aldık. 5-6 kişi ancak olabildik. Az kişiydik ama koronun devamlılığı önemliydi. Çalışmalara başladık ancak bu noktada da sorunlar yaşadık.

 

Ne gibi sorunlar?

Bu kadar az kişiyken bile çalışacak yer bulmak zor oldu. Koro çalışması yapmak için sürekli yer arayıp durduk, hep stres içerisindeydik. Nerede boş salon bulsak orada çalışıyorduk hatta bir dönem görev yaptığım, şu an kapanan Özel Tahsin Özbek Tıp Merkezi’nin sahibi Serdar Özbek’in katkılarıyla, Tahsin Özbek Tıp Merkezi’nde 3 ders yaptık. Ancak en son prova yaptığımızda 4 kişi kalmıştık. Ya ’tamam’ diyecek ya da devam edecektik. Arkadaşlarımın büyük özverisiyle devam etme kararı aldık ve kendimize hedef koyduk: Koroyu büyütmek için çabalayacaktık.

 

 

 

YILDA İKİ KONSER

 

Peki, sayınız nasıl bu kadar arttı?

Bir gün Halkevi salonunda çalışma yaparken, eczacı arkadaşım Gülsüm Selvi ile sohbet ettik. O da İzmir Halkevi’nde halk müziği kursuna gitmiş. Laf lafı açtı, eczacıları da koroya dahil etme konusu gündeme geldi. Gülsüm Hanım bu gibi konuları eczacı Dilek Dincol’un organize ettiğini söyleyince, hemen kendisiyle irtibata geçtim ki zaten Dilek Hanım’ı daha önceden tanıyordum. Sağ olsun, o da koromuz için Eczacılar Odası’nın sayfasında duyuru yaptı. O dönem Eczacılar Odası başkanı olan Sinan Usta ve yine dönemin Tabipler Odası başkanı Kemal Keşmer de destek verdiler. Hatta Sinan Bey, ‘Bizim 5 katlı yerimiz var. Çalışmalar için yer aramayın, gelin burada çalışın’ deyince, biz Eczacılar Odası’nın binasında çalışmaya başladık. Zaman içerisinde sağlıkçılarla da sınırlı kalmak istemedik; aramıza mühendisler, öğretmenler, sanatçılar, emekliler, sosyologlar katıldı. Sayımız git gide arttı, şu an 40 kişilik bir koro olduk.

 

Koronuzun ismi nasıl doğdu?

Koromuzun ismini KOÜ Güzel Sanatlar Fakültesi’nden birincilikle mezun olmuş, heykel-resim sanatçısı arkadaşımız Sunay Er buldu. İlk yola çıktığımızda koromuzun bir ismi yoktu; kaldı ki konser ya da başka etkinlikler yapmak gibi bir fikrimiz de yoktu Bir araya gelelim, stres atalım, gülelim, eğlenelim diye koro kurduk ama geldiğimiz noktada Kocaeli’ye mal olmuş, 10’uncu konserini tamamlamış bir koro olduk.

 

İlk konserinizi ne zaman verdiniz?

2014 Aralık’ta ilk konserimizi verdik. O dönem erkek koristimiz o kadar azdı ki hocamız Erbil Bey, Gebze’deki korosundan 4 erkek, 2 kadın korist takviyesi yaparak bizi konsere çıkardı. Şimdi buna ihtiyaç kalmadı. Her yıl bahar ve kış ayları olmak üzere 2 konser veriyoruz.

 

FANLARIMIZ OLUŞTU

 

Müzik severlerin size yaklaşımı nasıl?

Şöyle özetleyebilirim; konser verdiğimiz salon 500 kişilikse 600 kişi geliyor, insanlar merdivenlerde oturuyor. Fanlarımız oluştu.  Ailelerimiz de çok destekliyor. Hatta koro üyelerimizden bazılarının çocukları aramızda büyüdü.

 

Bildiğim kadarıyla her türden parçayı seslendiriyorsunuz…

Evet, Türk sanat müziği korosu olsak da halk müziği de söylüyoruz, pop müziğin güzel eserlerini de seslendiriyoruz. Mesela ben çoğunlukla Sertap Erener ve Sezen Aksu şarkıları söylüyorum. Tabii, kimin ne söyleyeceğine Erbil Hocamız karar veriyor.

*** 


Neşesi bol bir koro

Erbil Aydın (Koro şefi)

28 yıldır müzikle ilgileniyorum, 20 yıldır da koro şefliği yapıyorum. Neşe-i Sağlık korosu ile 5 yıldır çalışıyorum. Yola insanların iş stresinden sıyrılıp eğlenebildiği, şarkı söyleyebildiği bir oluşum olarak çıkmışken, koro iyi bir noktaya geldi. ‘Sanatta üretilen bir şey halkla paylaşılmayınca tıkanma başlar’ düşüncesiyle, konser verme kararı aldık. 10’uncu konserimizi geçtiğimiz ay verdik. Koroyu çalıştırırken çok keyif alıyorum. En ufak bir rahatsızlığımda çözüm bulacak bir ekiple çalışmak da ayrı güzel (gülüyor), sağ olsunlar sağlığımla yakından ilgileniyorlar. Neşe-i Sağlık, adı üzerinde neşenin bol olduğu bir koro. Musiki adına bir hizmet veriyoruz ama bunu hem eğlenerek hem de üreterek yapıyoruz. Herkesin mutluluk içerisinde çalıştığı, ürettiği bir koro Neşe-i Sağlık.

 

 

 

 

Sıcak ve samimi bir ortam

Gülten Türkkanı Asal
(Çocuk immünolojisi ve alerjisi uzmanı)

 

İzmit’ten önce Ankara’da yaşıyordum ve orada da Türk sanat müziği korosundaydım. İzmit’e taşındığımızda bir arayış içerisine girdim. Nilgün Hanım ile ortak arkadaşımız vardı, onun sayesinde korodan haberdar oldum. Hemen katıldım, 3 yıldır birlikte çalışıyoruz. Hayatıma renk geldi. Günlük yaşamın sıkıntılarını, stresini bu koroyla unutuyorum. Daha motive ve mutluyum. İşimiz stresli olduğu için müzik iyi geliyor. Ayrıca sıcak ve samimi bir ortam var. Burada olmaktan çok mutluyum.

 

 

Terapi gibi geliyor

Dilek Dincol (Eczacı)

 

Müziği çok seviyorum. Neşe-i Sağlık korosunun kurulduğunu öğrenince bu oluşumda yer almam gerektiğini düşündüm ama o zamana kadar sadece arkadaşlar arasında şarkı söylemiştim. Nota bilgim ise hiç yoktu. Nilgün Hanım beni görüşmeye davet ettiğinde hocamız Erbil Bey bir şarkı söylememi istedi. Dedim ki: “Hocam ben sadece ‘Dürüye’nin Güğümleri Kalaylı’ türküsünü biliyorum”. O da bana “Olsun, dinleyelim” dedi ve böylece koroya dahil oldum. 2-3 konser sonrasında da 14 Mayıs Eczacılar Günü’nde solo performans sergiledim. Neşe-i Sağlık ailesinin içinde olmaktan çok mutluyum. Burası benim dinlenme ve terapi alanım oldu.

 

 

Herkes birbirini seviyor

Sunay Er (Heykel ve resim sanatçısı)

 

Ben sanatın bambaşka bir dalında faaliyet gösterirken, Neşe-i Sağlık ile birlikte hayatıma müzik de girdi. 43 yaşında üniversiteyi kazandım. Mezun olduktan sonra atölye açtım ve 2 yıl işlettim, öğrenciler yetiştirdim. Bir yıl Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde kadınlara yağlı boya resim dersleri verdim. Sonrasında ise 20 yıllık dostum Dilek Dincol, bana korodan bahsetti, beni de Neşe-i Sağlık’a dahil etti. İyi ki de gelmişim. Burası klasik bir koro değil. Herkes birbirini seviyor, aile gibi. Ben öğrencilik yıllarımda konservatuvara girmek istiyordum ancak o dönem şartlar uygun olmadı. Şu an en büyük sosyal faaliyetim bu koro oldu.

 

 

Hem eğleniyor hem stres atıyorum

Reşat Keçeci (KYÖD eski başkanı)

 

Bir yıldır korodayım. KYÖD başkanlığım döneminde ben de koro kurmuştum ancak devam ettirememiştik. Nilgün, sağ olsun beni de koroya davet etti. Sesime güvenmediğim için ilk etapta cesaret edemedim ama erkek koristlere ihtiyaç vardı, başladım. Ortam çok sıcak. Güzel dostluklar kurduk, burada olmaktan çok mutluyum. Bu yıl ilk kez İzmit’teki konserde sahneye çıktım, çok heyecanlıydı. Çok güzel duygular yaşadım. Gençlerle bir arada olmak çok güzel, hem eğleniyor hem stres atıyorum.

 

 

Büyük keyif alıyorum

Hakan Ersoy (Öğretmen)

Yaklaşık 30 yıldır müzikle ilgileniyorum. Öğrencilik dönemlerimde güzel vakit geçirmek amacıyla müzik yapıyordum ve o gün bugündür devam ediyorum. Erbil Aydın Hoca’mla da daha önce başka korolarda çalışmıştım. Birkaç arkadaşımın Neşe-i Sağlık korosunda olduğunu duyunca ben de onların arasına katılmak istedim. Neşe-i Sağlık bizim için bir nevi terapi. Yoğun çalışma yaşamının stresini atıyoruz. Sosyal anlamda güzel bir ortamda olmaktan keyif alıyorum.




ETİKET :   neşei sağlık korosu kocaeli doktor diş hekimi tabip eczacı mühendis sosyolog öğretmen müzik ressam sanatçı sanat nilgün özyuva

Tümü