Meme ucu simülasyonuyla eksik değilsiniz!

PAYLAŞ

Yakalandığı meme kanserini, 5 yıllık bir mücadelenin sonunda yenmeyi başaran ve bir göğsünü kaybeden Çiğdem Rençber, şimdi yaptığı meme ucu simülasyonuyla kendisiyle aynı kaderi paylaşan kadınların yüzünü yeniden güldürüyor

RÖPORTAJ: Zeynep AKAR • FOTOĞRAFLAR: İsmail Hakkı TİMUÇİN

Henüz 35 yaşındayken yakalandığı meme kanserinden zorlu bir tedavi süreci sonunda kurtulan Çiğdem Rençber, hastane koridorlarında geçirdiği sayısız günden birinde, kendi kendisine söz vermiş: “Eğer bir gün bu hastalığı yenersem, meme kanseri olan diğer hastalar için elimden gelen her şeyi yapacağım”

Tedavisi sırasında göğsünün birini kaybeden Çiğdem Rençber, plastik cerrahiyle yeni bir göğse kavuşmuş olsa da bir kadın için meme ucu olmadan yaşamanın yarattığı ‘eksiklik’ duygusundan bir türlü kurtulamayınca, yaptığı araştırmalar sonunda ‘meme ucu simülasyonu’ yöntemiyle tanışmış.

İşte bu tanışma, onun kendisine verdiği sözü tutmasının ilk adımı olmuş.

Meme ucu simülasyonunu önce kendisine uygulayan Çiğdem Hanım, sonucun psikolojisi üzerindeki olumlu etkisini fark edince, uygulamanın eğitimini alarak meme kanseri nedeniyle göğsünü kaybetmiş diğer hastalara da yardımcı olmaya karar vermiş.

O, şimdi yaptığı meme ucu simülasyonu uygulamasıyla kanseri yendiği halde ‘eksiğim’ duygusunu yenememiş, meme ucu olmadığı için kendisini kötü hisseden, bu nedenle özel hayatında sorunlar yaşayan pek çok kadının yüzünü yeniden güldürüyor. Bugüne kadar sayısız kadının eski özgüvenine yeniden kavuşmasına ve ‘tatamen iyileştim’ duygusunu yaşamasına yardımcı olan Çiğdem Rençber, aynı zamanda Kanserle Mücadele Derneği ile iş birliği içerisinde çalışıyor.

Meme kanseriyle mücadele konusunda derneğe ve hastalara her türlü desteği veren Rençber, her ay ekonomik durumu el vermeyen bir hastanın meme ucu simülasyonunu da ücretsiz yapıyor.

Geçirdiği zorlu süreçte, hayata küsmek yerine benzer hikayeye sahip diğer insanların yaşamına sihirli dokunuşlar yapmayı seçen bu güçlü kadının hikayesini ilgiyle okuyacaksınız.

Çiğdem Hanım, geçirdiğiniz bir rahatsızlıkla hayatınızın akışı değişmiş. Hikayeniz nasıl başladı?

Bundan 5 yıl önce, 35 yaşındayken göğsümde bir kitle olduğunu farkettim. Doktora gittiğimde meme kanseri olduğum anlaşıldı. Öğrendiğimde, hastalık 3’üncü evresine girmişti.

Ne hissettiniz?

Hastalığımla yüzleştikten sonra ‘Ne yapabilirim?’ diye düşündüm ve bu işle alakalı en iyi doktoru ararken kendimi Kocaeli Üniversitesi’nde buldum. Sağlığımı emanet edeceğim doktorun kim olduğu benim için çok önemliydi. En iyisinin kim olduğunu anlamak için her gün sabah 08.00’den akşam 18.00’e kadar Kocaeli Üniversitesi’ne gittim.

Hatta oradaki insanların dikkatini çekmemek için hastaneye bir gün saçlarımı yukarıdan toplayarak, bir gün eşofmanla, bir gün takım elbiseyle gittim. Oradaki hastaları dinleyerek, yaptıkları yorumlardan kendimce doktorların başarısını ölçtüm ve sonunda Prof. Dr. Zafer Utkan hocam ile tanıştım.

Çiğdem Rençber, her ay Kanserle Mücadele Derneği tarafından tespit edilen, ekonomik durumu yetersiz bir hastanın uygulamasını ücretsiz yapıyor.

Tedaviye kendisiyle mi devam ettiniz?

Evet ama ona ulaşmak kolay olmadı çünkü muayene için 6 ay sonrasına gün veriyorlardı. Benim durumum ise acildi. Hastalığımdan ailem de dahil olmak üzere kimseye bahsetmemiştim. Üstelik, kimsenin sırasını almak, diğer hastaların hakkını gaspetmek de istemiyordum. Bir gün, bir arkadaşım aradı. ‘Çiğdem’ciğim, iyi misin? Seni rüyamda pek iyi görmedim, endişelendim. Her şey yolunda mı?’ dedi. İlk defa orada bağıra bağıra ağladım. Arkadaşıma durumu anlattım ve Zafer Hoca’ya bir türlü ulaşamadığımı söyledim. Sonra Zeynep geldi, hocamla beni birebir görüştürdü. Daha ilk muayenede doktoruma çok güvendim ve tedaviye başladık.

Nasıl bir tedavi süreci geçirdiniz?

Zafer Hocam bana ‘Kızım, meme kadın için çok önemli bir unsur. Senin memeni alabilirim’ dedi. Ben de ‘İsterseniz ikisini de alın, umrumda değil; ben yaşamak istiyorum’ dedim. 28 ay boyunca. 6 ay kemoterapim, 17 ay Herceptin’im sürdü. Sağ göğsüm koltuk altı lenf bezlerimle beraber alındı. Daha sonra onkoloji başladı. Bu işler bittikten sonra da plastik cerrah Tonguç İşken ile tanıştım.

Bir kadın olarak göğsünüzün alınmasından nasıl etkilendiniz?

Meme kanserini yendikte sonra 8-10 kez ameliyat oldum. Plastik cerrahlar göğüsümü birebir aynısını yaptılar ama bir eksiklik vardı hayatımda. Memedeki o kahverengi, areola denilen kısmın diğer göğüsünüzde olmaması sizi çok rahatsız ediyor. Giyinikken bir derece ama evde kendinize baktığınızda ya da banyo yaparken hep kendinizi eksik hissediyorsunuz. ‘Ben iyileştim’ hissini yaşamanıza mani oluyor çünkü orada tamamlanmamış bir şey var. Bir kadın için bundan etkilenmemek mümkün değil.

Bunun bir çözümü yok mu? Cerrahiyle meme ucu yapılamıyor mu?

Yapılabiliyor. Genital bölgeden doku alınıp direk meme ucu olarak göğse yapıştırılıyor ancak kanser tedavisi sırasında hastanelerden ve ameliyatlardan o kadar çok yorulmuş oluyorsunuz ki bir daha o süreci yaşamak çok zor geliyor.

KENDİME SÖZ VERMİŞTİM

Peki başka bir yol?

Var… Bu soruna nasıl bir çare bulabilirim diye araştırmalar yaparken meme ucunu yaptırabileceğim bir kişi buldum. İstanbul’da Feride Güner isimli bir hanım meme ucu simülasyonu yapıyordu.

Ve siz de bu kişiyle görüşmeye gittiniz.

Hemen gidip tanıştım. Feride Hanım, çok başarılı bir uygulamayla göğüs ucumu yaptı ve bu işlem yapıldıktan sonra kendimi çok iyi hissetmeye başladım. Artık her şey tamamdı.

Peki, siz meme ucu simülasyonu yapmaya nasıl başladınız?

Daha hastalığımı yeni öğrendiğimde, hastane koridorlarında şifa ararken kendi kendime ‘Eğer Rabbim bana müsaade eder de bu hastalıktan kurtulursam, kim benden meme kanseriyle ilgili yardım isterse asla geri çevirmeyeceğim’ diye söz vermiştim; bu sözü de tuttum. Bana ulaşan herkese yardımcı oldum, onları Zafer Hoca ile tanıştırdım. Meme ucum yapılınca da ‘Bu benim için ne kadar önemliyse diğer meme kanseri hastaları için de o kadar önemlidir; onlar için ne yapabilirim?’ diye düşündüm. Benimle aynı durumdaki hastalara faydalı olabilmek için önce Feride Hanım’dan, daha sonra da dünyada bu işin en iyisi olan İsrailli bir hocadan bire bir eğitim ve sertifika aldım. Şu anda Türkiye’de bu işi yapan 5 kişiden birisiyim.

Şimdi biraz işlemden bahsetmek istiyorum… Meme ucu simülasyonu tam olarak nedir?

Kök boyaların, kalıcı makyaj yöntemiyle yani mikro iğnelerle göğüs ucu şeklinde deri altına enjekte edilmesi. ‘Dövmeyle arasındaki fark nedir?’ diye soracak olursanız; dövmede kanserojen maddeler vardır ve lazerle işlem yaptırmadığınız sürece sizinle beraber ölünceye kadar deri altınızda kalır. Bu işlem ise kanserojen madde içermez. Kullanılan kök boyalar yurt dışından geliyor ve Yeditepe Üniversitesi’nin de onayı var.

Yaptığınız uygulamayı gördüm. Meme ucunu sadece dövme şeklinde değil, 3 boyutlu ve gerçeğinden ayırt edilmeyecek şekilde çalışıyorsunuz…

Evet, işlem bittikten sonra simülasyon ve gerçek meme ucu birbirinden ayırt edilemeyecek kadar aynı oluyor. Bu, hastalar için çok önemli. Özellikle kadın hastalar için meme ucu, psikolojiyi çok etkileyen bir unsur. Örneğin, akademisyen bir hanım, hastalığını yendikten sonra 7 yıl psikolojik tedavi görmüştü. 12 yaşında bir kız çocuğu vardı. İki memesinin ucunu da yaptık. Daha sonra kendisinden şöyle bir e-posta aldım: ‘Meme ucunun benim için önemli olmadığını düşünüyordum ve psikolojik tedavi alıp tekrar başa dönüyordum. Karanlıkta giyinip soyunuyordum. En önemlisi artık kızımla birlikte, atletsiz banyo yapabiliyorum. Size minnettarım.’ Bu paha biçilemez bir şey.

Kadınların psikolojisinde eşlerin tepkisi de çok önemli, değil mi?

Kesinlikle, çok önemli. Kadın meme kanserinden dolayı göğüsünü kaybetmiş, kemoterapiler atlatmış, güzelliğinden ödün vermiş, kaşı-kirpiği dökülmüş, saçı kalmamış. Plastik cerrahlar tarafından göğüsü yapılmış ama ucu yok. Bu durumda kendisini eksik hissediyor. İnsanın kendine olan saygısı, özgüveni çok önemli. Cinsellikte de göğüs, kadını kadın yapan çok önemli bir unsur. Bazı eşler var bu konuda inanılmaz duyarsız olabiliyor, bu durum kadını daha da incitiyor.

Meme ucu simülasyonuyla başarılı sonuçlar elde ediliyor.

DERNEKLE BERABER ÇALIŞIYORUZ

Meme ucu simülasyonu ağrılı bir işlem mi?

Kişinin ağrı eşiğine göre değişiyor. 5 yıl içerisinde göğüsünü tamamen aldıran insanlarda his kaybı olduğu için hiç hissetmeyenler de var. İşlemden önce anestezi kremi kullanıyorum. Böylece hasta acı hissetmiyor ve problem yaşamıyoruz. İşlem, en fazla bir saat içerisinde tamamlanmış oluyor.

Uygulamanın kalıcılığı nasıl?

Kök boyaların 2,5 yıl ila 5 yıl arasında vücutta kalma özeliği vardır. 18 ila 35 yaş arasında hücreler yenilenmeye devam ettiği için boya deri altından atılabiliyor. Ancak 30 yaşından sonra östrojen hormonu azaldığı için ve insanlar menopoza girdiklerinden dolayı hücreler yenilenmiyor; yapılan işlem ömür boyu kalıyor. Vücudunuzda herhangi bir reaksiyon yapma şansı hiç yok.

Bu işi profesyonel olarak yapıyorsunuz ama sosyal sorumluluk anlamında yardımcı olduğunuz kişiler de var, değil mi?

Evet, her ay meme kanserinden dolayı göğsünü kaybetmiş bir kadına, uygulamayı ücretsiz yapıyorum. Bu konuda Kocaeli Üniversitesi’nde Prof. Dr. Zafer Utkan ve Kanserle Mücadele Derneği ile beraber çalışıyoruz. Ekonomik durumu yetersiz olan hastalar arasından onların seçtiği bir kişiye meme ucu simülasyonu yapıyorum. Keşke boya ve kullanılan iğneler konusunda bizi finanse eden biri olsa da daha çok hastaya yardımcı olabilsem.

HAYATLARINA DOKUNMAK İSTİYORUM

Aynı sıkıntıları yaşamış birisi olarak, uygulamayı yaparken nasıl hissediyorsunuz?

İşlemi yaparken çok hassas davranıyorum çünkü aynı yollardan ben de geçtim. Ne hissettiklerini çok iyi biliyorum. Nasıl doktorum Prof. Dr. Zafer Utkan, onkoloji doktorum Özgür Açıkgöz, plastik cerrahım Tonguç İşken hayatıma sihirli dokunuşlar yaptıysa ben de onların hayatlarına dokunmak istiyorum. Biz bir ekibiz. Bu işi gönüllü olarak yaptığım için inanılmaz mutluyum.

Ücretsiz meme ucu simülasyonu yaptırmak isteyenler hastalar size nasıl ulaşıyor?

Ücretsiz olarak uygulama yaptırmak isteyen, ekonomik gücü olmayan kişiler önce Kanserle Mücadele Derneği’ne başvurmalı. Ücretsiz uygulamayı Kocaeli Kanserle Mücadele Derneği’nin seçtiği, gerçek ihtiyaç sahibi kişilere yapıyorum.

Peki, bu işi ücreti karşılığında yaptırmak isteyen kişilerle nasıl iletişim kuruyorsunuz?

Instagram ve Facebook hesaplarım üzerinden bana ulaşabilirler. Uygulamalarımı İzmit’te VM Kocaeli Medical Park Hastanesi’nde yapıyorum. Her gün sabah 08.00’den akşam 18.00’e kadar hastanedeyim. Meme ucu simülasyonunun dışında onkoloji hastalarına da yardımcı oluyoruz, destek veriyoruz. Türkiye’nin her yerine gidebilirim ama işlemi mutlaka hastane ortamında steril şartlarda yapıyorum.

Bir Cevap Yazın