Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı 24°C kocaeli , Pazartesi

Kızlar, dergi, öğrendiklerimiz...

Koskoca iki yıldır sokak sokak gezip, mekan mekan dolanıyorlar. Haberden röportaja, röportajdan çekime… Bizim kızlar kısa zamanda iyi bir ivme yakaladı fakat iki yıldır ayakta durmak gibi bir cesaret, yüreklilik de gösterdiler. Şimdi ikinci yılları, beraber kutlayalım.

13:02:29 | 2018-05-03
Hatice Kocaman
Hatice Kocaman      hatice@kocaelilife.com

Buyrun bakalım…

Bize öğrettikleri ilk şey,  ‘Sizin yolunuzdan kara bir kedinin geçmesi,  hayvanın bir yere gittiğini gösterir’.  Endişe etmeyin. Kazara yarattığınız hapishane olabilir fakat unutun bunları. Mükemmel olmadığınız sürece hayatınızda biriktirilmiş bir ‘bagajınız’ olacak. O bagaj her neyse, onunla başa çıkmalısınız çünkü kaybolmayacak ve hiç kimse sizin yerinize onunla ilgilenmeyecek. O bavulu öyle güzel açtılar ki bu kızlar… Bir de güzel yerleştirdiler her şeyi raflara; sanki yıllardır Kocaeli’de onların dergisiyle rehberlik ediyordu her tüketici; her kurum vizyonerliğini bu dergiyle yansıtıyordu.

Mangır meselesi, paranız mı yok?

Bu çok da kötü bir şey değil.  Tabii söylemesi kolay ama nedeni şu: Bankadaki paranızı dünya üzerinde oradan oraya geçirerek zilyon dolarlar kazanıyorsanız; sizin açınızdan, poloya başlamak için bir midilli almaktan daha kolay bir şey olmadığından kimsenin kuşkusu olmaz. Ancak para, bağımlılık yapan ve insanların işlerini bırakıp gerçekten yapmak istedikleri şeye başlamalarını zorlaştıran, iki tarafı keskin bir kılıçtır. Ki yine bu kızlar bu mangır meselesini motto haline dönüştürdüler.

Bir günde yeterince zaman yok mu?

Doğru, yok ve bu gerçek hiç değişmeyecek. Ama eğer ‘yapan’ insanlardansanız, bilirsiniz ki bir gün içinde her birimize düşen zaman aynıdır, önemli olan o zamanı nasıl değerlendirdiğimizdir. Bir de bizim kızlara soralım isterseniz bir gün kaç saat.

Derin kazın…

Eğer yapacağınız iş ile ilgili en küçük bir endişe bile duymuyorsanız, zaten pek fark etmiyor demektir. Ringin içinde olsanız da olmasanız da yere düşmek sorun değil, mühim olan yerde kalmaktır.

Beklemeyin…

Köşende oturup insanların sana gelmesini bekleyemezsin, bazen senin onlara gitmen gerekir. Yani dünya sana karşı komplo kurmuyor, sadece sana öyle geliyor. Kendi erdemlerini gözünde büyütme, onlar zaten olması gerekenler!

İşin özü; düştüler kalktılar, ağladılar güldüler, yaptılar yapamadılar, randevuları iptal oldu, onaylanmış bütçeleri geri döndü… Kimisine eşlik etme şansını yakaladım, kimisini baş başa verip yaşadılar. Ama unutmadıkları şuydu: Yağ tavada ve pişirmeye her zaman başlayabiliriz.

Size bakınca; kendi yaşam öykümüzde, kalabalıktaki isimsiz bir yüz olmak istemeyeceğimizi çok net görüyoruz.

Bu kadınlar şimdi;

Özenilesi insanlar. Çok klasik olacak ama kadın olmak zaten zor. Yani sadece toplumsal olarak değil, biyolojik olarak da zor. Yüz çeşit hormon salgılıyoruz, tüm dengemiz yerle yeksan oluyor. Bütün bu olayların arasında gel de güçlü ol. Hapı olsa da hepimiz alsak 

Modern dünyada kadın olmak kırsaldakinden çok daha zor iken modern dünyayı kendi makas ve kağıtlarına göre şekillendirebileceklerini gösterdiler.

Kabuğu güçlü, sert bu kadınların.. İçleri yumuşacık.

Yaptıkları iş ise kentin en iyisi, en doğrusu, en güzeli, en marjinali, en hakkaniyetlisi ve de kentin tek ‘kızlar’ diye hitap edebildiğimiz lokasyonu  

Böbürlenmek mi?

Eğer arkasını destekleyebilirsen, böbürlenmek sayılmaz…. Her yeni yılınız, bir öncekinden güzel olsun Kocaeli Life ailesi.




ETİKET :   hatice kocaman köşe yazısı

Tümü