Kaz ciğeri mi?

18:06:49 | 2016-12-01
Serpil Çolak
Serpil Çolak      serpil@kocaelilife.com

Şebnem-Haluk Ulusoy çifti, bu kentte tanımaktan büyük mutluluk duyduğum insanların başında geliyor.

Hiç unutmam, Kocaeli Life’ı hayata geçirmek üzere yola çıktığımızda Sevgili Haluk Ulusoy’u da ziyaret etmiş, fikrini almak istemiştik.
O gün ne kadar doğru bir insanla görüştüğümüzü bugün daha iyi anlıyorum.
Haluk Bey, ufkumuzu açtı.
Kocaeli Life’ın bu kente katkı sunacağına inandığı için kendisinden istediğimiz desteği adeta görev bildi.
Kente karşı sorumluluklarının bilincinde bir insan olarak resmen iş edindi, fikirleriyle bizi sürekli destekledi.
Bu kentin böylesine vizyonu geniş insanlara gerçekten ihtiyacı var.
Gerçi Haluk Bey’in arzu ettiği kafa yapısına henüz ulaşamadık ama fikirlerinden yararlanmaya devam ediyoruz, edeceğiz de.
Sadece iş hayatında değil, normal hayatta da...
Geçen akşam da basın mensubu arkadaşlarla birlikte Haluk Bey’in davetlisiydik.
Bizleri sahibi olduğu Wellborn Luxury Hotel’in 5. katındaki Leb-i Derya Restaurant’ta ağırladı.
Kimse alınmasın, darılmasın, Leb-i Derya bu kentin en güzel manzarasına sahip restoranıdır.
İstanbul’da bile böylesini bulmak inanın çok zor.
Hem denize bu kadar yakın olacaksınız, hem de eşsiz bir manzarayla baş başa kalacaksınız.
Aranıza kimse girmeyecek!
Gerçekten zor.
O gece orada bulunmamızın nedeni de yeni şefler, yeni lezzetlerdi.
Öğrendik ki; Leb-i Derya Restaurant’ın şefi de menüsü de değişmiş.
Daha önce ‘kebap’ ağırlıklı olan menü Akdeniz mutfağına dönüştürülmüş.
Akdeniz tatları ile Türk mutfağının yaratıcı lezzetleri birleştirilerek, yepyeni bir menü oluşturulmuş.
İşte biz bu yeni menünün tadına baktık.
Her birimiz birer gurme değildik belki ama damak tadı oldukça gelişmiş olan Haluk Bey’in tecrübesinden yararlandık.
Haluk Bey’in yaptığı seçimlere zevkle eşlik ettik.
Hem yedik, hem bilgilendik.
******
Bilirsiniz, dünya üzerinde en sağlıklı mutfaktır Akdeniz mutfağı...
Akdeniz mutfağının yeşillikleriyle başladık, bu arada saf zeytinyağının tadına vardık.
Ege otlarıyla hazırlanmış gurme atıştırmalıklar arasında deniz börülcesinden zeytinyağlı beybi enginara, turp otundan hardal otuna, radikadan ebegümecine kadar neler vardı neler...
Bütün otların İzmir’den özel olarak getirtildiğini de öğrendik.
Ardından 3’lü balık kombinasyonu geldi. Fener kavurma, balık kokoreç ve beyaz şarapta marine edilmiş cunda lokum…
Cunda lokuma bayıldığımı itiraf etmeliyim.
Yemekte her şey o kadar ince düşünülmüştü ki;
Damaklarımızdaki balık tadını temizlemek için nane aromalı  nar sorbe servis edildi…
Ve arkasından gecenin bombası geldi...

 

 

Fener kavurma, balık kokoreç ve beyaz şarapta marine edilmiş cunda lokumdan oluşan üçlü balık kombinasyonu[/caption]

Kaz ciğeri
Kars’a gittiğimde kaz eti yemiştim ama kaz ciğerinin tadına bakmamıştım.
Ballı dram blue ile hazırlanan, karamalize portakal ve ananasla servis edilen kaz ciğeri, gecemizi şenlendirdi.
İlginç bir deneyimdi.
Kaz ciğerinin dünya mutfağının önde gelen lezzetlerinden biri olduğunu bilmiyordum, öğrenmiş oldum.
Özel olarak Bulgaristan’dan getirildiğini de...

 

 

Ballı dram blue ile hazırlanan, karamalize portakal ve ananasla servis edilen kaz ciğeri

 

Beef stifado

Haluk Bey’in sürprizleri bununla sınırlı değildi.
Yunanlıların geleneksel yemeği olarak bilinen ‘beef stifado’yu da tatma imkanı bulduk.
Kendi adıma konuşmam gerekirse;
Tatlı şarabın içerisinde, tarçın, karanfil ve çeşitli baharatlarla  kısık ateşte 3 saatte pişirilen stifado’ya bayıldım.
Denemenizi tavsiye ederim.
Ancak üç saat öncesinden restorana bilgi vermeniz gerektiğini unutmayın!
Son olarak çikolatalı suffle, Türk kahvesi ve el yapımı elma likörüyle gecenin kapanışını yaptık.
En sevdiğim tatlıdır çikolatalı sufle.
Ama maalesef bu kentte sufleyi gerçekten sufle gibi yapana pek rastlamadım.
Kendimi sufleye hazırlamışken çoğu kez önüme gelen browni ile çok bakıştım.
Gecede ikram edilen içeceklere gelirsek...
Atıştırmalıklardan başlayarak her yemekte farklı bir şarap ikram edildi.
Tıpkı yemekler gibi şaraplar konusunda da bilgilendirildik.
Bu esnada fiyatları almayı da ihmal etmedik.
Biliyorum, 5 yıldızlı bir otelin restoranı konu olunca çoğunuz duraksıyordur mutlaka...
Ama düşündüğünüz gibi değil.
Ne yemekler, ne şaraplar...
Et yemeklerinin fiyatı dışarısıyla neredeyse aynı, şarapların fiyatının dışarıda içtiğiniz aynı marka şaraplara göre çok daha uygun olduğunu söyleyebilirim.

 

Nar Sorbe

Gelelim sözün özüne...
Akdeniz mutfağına meraklıysanız;
Muhteşem manzara eşliğinde;
Hem sağlıklı hem hafif yemekse tercihiniz;
Wellborn Luxury Otel’in 5. katında bulunan Leb-i Derya Restaurant’ı tavsiye ederim.
Haluk Bey’e de hem misafirperverliğinden hem de örnek evsahipliğinden ötürü teşekkür etmek istiyorum.
Bir teşekkür de ufkumuzu açtığı için...
Bizi yeni tatlarla tanıştırdığı için...
Teşekkürler...

 




ETİKET :  

Tümü