KADERDEN KAÇIŞ YOK!

“Eğer Allah seni bana yazmışsa, benden kaçışın yok! Lakin kader seni benden almışsa, ağlamaya lüzum yok.” Şems-i Tebrizi

15:45:02 | 2017-08-10

RÖPORTAJ: SERPİL ÇOLAK

FOTOĞRAFLAR: İsmail Hakkı Timuçin

 

Şems ne güzel anlatmış kaderi.  Nergis-Atacan Sanal çifti için de kader ağlarını bundan iki yıl önce örmeye başlamış. Tuhaf bir şekilde tanışan, evlenmeyi hiç düşünmezken 52 gün içinde kendilerini nikah masasında bulan, hayat arkadaşlıklarını iş arkadaşlığına dönüştürmeyi başaran ve aşklarının meyvesi olan İklima’yı bundan üç ay önce kucaklarına alan Sanal çiftinin başına gelenler, ‘kader’e en güzel örnek. Şimdi okuyacaklarınız hayali bir öykü ya da film senaryosu değil, gerçeğin ta kendisi. Kaderden kaçış olmadığının en güzel göstergesi.

Çok ilginç, hatta tuhaf bir tanışma hikayeniz var. Bizimle paylaşır mısınız?

Atacan Sanal: Bundan iki yıl önce, 26 Mayıs günü annem Tekirdağ Mürefte’de hamama gidiyor. Ve hamamda kayınvalidemi görüyor. Annem Mürefteli olduğu için yabancı olduğunu anlıyor, “Bu kadın kim acaba” diye içinden geçiriyor. Kayınvalidem de aşırı titiz bir insan, o sırada hamamda oturacağı yeri temizliyor. Hatta annemin bulunduğu yeri de yıkamaya başlıyor. Annem de temizlik hastası olduğu için kadını gözü tutuyor. Hamamda sadece ikisi var, başlıyorlar sohbet etmeye. Annem benden, kayınvalidem de kızından bahsediyor. O dönem annem işlettiği güzellik salonunu devretmeye niyetli. Sohbet esnasında eşimin de kuaför olduğunu, bir salon arayışı içinde bulunduğunu öğreniyor. Durduk yere “Ben sizin kızınızı aldım” diyor. Hamamdan çıkınca da beni arıyor.

Ne dedi size?

Gazetedeyim, Basın İlan Kurumu’nun denetlemesi var. O kadar yoğunum ki… Açtım telefonu, “Oğlum sana kız buldum” dedi annem. Zaten sürekli “Seni ben evlendireceğim” diyordu, ben de “Senin bulduğun kızla evlenmem” diyordum. “Telefonunu vereceğim sen de kızı arayacaksın” diye tutturdu. İşim başımdan aşkın olduğu için “Tamam” diyerek telefonu kapattım.

Atacan Sanal ve Nergis Sanal’ın tanışma öyküsü oldukça ilginç.

 

SIRA OĞLUNA GELDİ

Telefon numarasını verdi mi?

Annem önce eşime telefon açıyor. “Ben annenizle konuştum, siz bir salon açacakmışsınız, ben de salonumu devredeceğim” diyor. Eşim de “Teyzeciğim böyle bir niyetim var ama İzmit’te değil, Adapazarı’nda açacağım salonu. Çünkü 10 yıldır burada çalışıyorum, bütün müşterilerim burada. İzmit’te ne yapacağım” diyor. Annem tam telefonu kapatacakken “Benim bir oğlum var” diye başka bir kanala geçiyor. “Bir kere görüşün” diye ısrar ediyor. Eşim şaşırıyor, “Dükkan olmadı, sıra oğluna geldi” diye düşünüyor. Annem görüşmemiz için ısrar ediyor, kendi evliliğinin ne kadar iyi gittiğinden bahsediyor, “Belki siz de böyle olacaksınız. Bir kere görüşün” diye tutturuyor. Eşim de telefonu bir an önce kapatabilmek için “Tamam teyzeciğim” diyor. Annem durmuyor, “Oğluma telefonunu vereceğim, seni arayacak” diyor. Eşim, buna da “Tamam” diyor.

Ve sizi arayıp numarayı veriyor?

Annem 20 dakika sonra beni aradı, “Oğlum telefonu bu, hemen ara” dedi. Telefon numarasını aldım, işim bittiğinde arayacağımı söyledim.

Hani annenizin bulduğu kızla evlenmeyecektiniz, yemin etmiştiniz. Hemen kabul etmişsiniz.

Sırf annemin gönlü olsun diye. Arayacaktım, “Anne, kafama yatmadı” diyecek, konuyu kapatacaktım. Aradın mı, aradım olacaktı. Annemi kırmamak için gündüz “Merhaba, nasılsın?” diye mesaj attım.

Mesaja cevap alabildiniz mi?

Aradan saatler geçti, cevap yok. Bütün gün bekledim. Ne “Kimsiniz?” diye soran var ne de “İyiyim” diyen. O akşam da tesadüf Eyüp Sultan’a gittim abimle. Tam içeriye gireceğim, bir mesaj; “İyiyim, sağol, sen nasılsın?” Ben de başladım yazmaya. Bu esnada “Facebook’un var mı?” diye sordum. “Evet” yanıtını alır almaz facebook adresine girdim. Fotoğrafa bakar bakmaz “Allah” dedim kendi kendime. Çünkü eşimi bir sene önce görmüştüm.

Nerede?

Biz her cumartesi Adapazarı’ndaki AVM’ye sinemaya giderdik. Bir gün yine AVM’deyiz, yemek yemişiz, sinema biletini almışız ve filmin başlama saatini beklerken mağazaları dolaşıyoruz. Ben alışverişimi yaptım, kapının önüne çıktım, yürüyen merdivenlerden eşim geliyor. Yemekten sonra da çay almaya gittiğimde görmüştüm kendisini. Kafede, tam köşede oturuyordu. “Ne güzel saçları var, lüle lüle” diye düşünmüştüm. Yürüyen merdivende de görünce arkasından gittim, endamına baktım, “Allah sahibine bağışlasın” diye geçirdim içimden. Facebooktaki fotoğrafını görünce “Ben sizi bir sene önce Adapazarı’ndaki AVM’de görmüştüm” dedim. Tabii bana inanmadı.

Nergis Hanım, aradan bir sene geçmesine rağmen unutmamış sizi.

Nergis Sanal:  Evet. Bana “Bir sene önce sizi görmüştüm” deyince açıkçası inanmadım. “Tipik erkek modeli, etkilemeye çalışıyor” diye düşündüm. Ama oturduğum yeri tarif etti, üzerimdekileri söyledi. Gerçekten de sinema için AVM’ye gittiğimde hep o kafede, o köşeye otururum. O zaman inandım, “Beni gerçekten görmüş” dedim.


‘RAHATSIZ HERHALDE’

Sonrası nasıl gelişti?

Atacan Sanal: Biz mesajlaşmaya devam ettik, görüşmek istiyorum, sürekli işi olduğunu söylüyor. Beni sürekli oyalıyor.

Nergis Sanal: Çünkü evlenmek gibi bir niyetim yok. Benim tek düşüncem kendi salonumu açmak. Baktım telefonda ikna olmuyor, “Bir kere görüşeyim, olmadığını söyler, konuyu kapatırım” diye düşündüm. Buluşma teklifini kabul ettim. Giderken yarım saat, bilemedin bir saat sonra kalkarım diye düşünüyordum, bir de baktım 4 saat oturmuşum. Ve zaman nasıl geçmiş anlamamışım. İlk görüşmenin ardından bir hafta sonrasına randevu verdim. O gün buluştuğumuzda “Biz seninle evleneceğiz biliyor musun” dedi. Daha tanışalı 15 gün olmuş. Rahatsız herhalde diye düşündüm. Bunlar ana-oğul böyleler sanırım diye içimden geçirdim. Çünkü annesi de daha beni tanımadan “Seni gelin olarak almak istiyorum” demişti. Atacan da beni tanımıyordu ve “Evleneceğiz” diyordu.

 

‘KADER’ DENİLİNCE…

Kader ağlarını çoktan örmüş sanırım.

Kesinlikle. Evlenmeyi düşünmüyordum, 52 gün içinde söz, nişan, nikah hepsi oldu bitti. Adapazarı’nda salon açmayı planlarken kendimi İzmit’te evlenirken buldum. Düşünsenize eşim beni bir yıl önce görüyor, unutmuyor. Ne kadar beğenirsen beğen, nasıl unutmazsın? Annesi deseniz beni hiç görmeden “Oğluma alacağım” diye ısrar ediyor. “Teyzeciğim ben evlenmeyi düşünmüyorum, ben dükkan açacağım” diyorum, ikna olmuyor. “Kızım bir kez görüş, fikrin değişebilir” diyor. Annemi görerek bunları söylüyor. “Annesi güzelse kızı da güzeldir” düşüncesiyle. Bu arada Şarköy’de yazlıklarımızın dip dibe olduğu ortaya çıkıyor. Buna rağmen birbirimize hiç rastlamıyoruz ama annelerimiz hamamda karşılaşınca hayatımız değişiyor.

Atacan Sanal: Teyzem der ki ‘kader’ denilince aklıma ilk siz geliyorsunuz. Ve herkese de anlatır bizim hikayemizi.

 

HAYATIMA HOŞGELDİN

Buluşmaya başladınız, mesafeleri nasıl aştınız?

Her akşam ben İzmit’ten kalkıp Adapazarı’na gidiyorum. Aylardan Ramazan olduğu için sabah 04.00’e kadar oturuyoruz. Sahuru birlikte yapıyoruz, top patlayınca ben eşimi evine bırakıp, dönüyorum. Bu arada annem de diyor ki; “Bak oğlum, konuşuyorsun, görüşüyorsun. Her akşam gidip geliyorsun. Metin Şentürk olma. Kızı çöz”. Annem bunları söylüyor ama ben eşimi ilk gördüğüm an “Ben bu kızla hayatımı birleştirebilirim” demiştim. İlk görüşmenin ardından yola çıktığımda “Hayatıma hoş geldin” diye mesaj atmıştım. İkinci görüşmemizde ise “Benimle evleneceksin” dedim.

Peki, evlilik teklifi nasıl geldi?

Nergis Sanal: Dördüncü görüşmemizde bir kafede oturuyoruz. Cep telefonunu çıkardı, ajandasını açtı, “Gözlerini kapatıp parmağınla ekrana dokunur musun” dedi. Parmağımı koydum, 21 Temmuz. “Bu bizim evlenme tarihimiz olsun mu” dedi. Annelerimizi aradık, benim annemin o tarihte günü varmış, “21 Temmuz olmaz” dedi. Sonra Atacan dedi ki “31 Temmuz olsun.” 25 Temmuz’da hep beraber Şarköy’e gittik. İsteme, söz, nişan hepsi oldu, bitti.

 

52 GÜN İÇİNDE OLDU BİTTİ

Ve evlendiniz?

Babam KOAH hastası, Şarköy’e gittiğimizde hastaneden yeni çıkmıştı. Bırakın merdiven çıkmayı üzerini bile zor değiştiriyordu. Nergislerin evinde de merdiven var. Normalde öldürsen çıkmaz o merdivenleri. Eşime dediği tek söz; “Seni sevmeseydim, iki cihan bir araya gelse bu merdivenleri çıkmazdım.” Tanıştıktan 52 gün sonra evlendik. Ve iki yılı geride bıraktık. Şimdi 3 aylık bir kızımız var, adı İklima.

İklima ne kadar ilginç bir isim. Anlamı nedir?

İklima, Arapça Aklima’dan geliyor. Adem Aleyhisselamın ilk kız çocuğu, dünyaya gelen en güzel 3 kadından biri.

Hayat arkadaşlığını aynı zamanda iş arkadaşlığına nasıl dönüştürdünüz?

Atacan Sanal: Gazetedeydim. Yoğun tempodan dolayı çok yorulmuştum. Eşime de salonu açmıştım. Daha rahat bir iş yapmak istiyordum. Ailemle konuştum. Abim bana biraz kırıldı. “Niye beni bırakıyorsun? Her şey zaten senin ile benim” dedi. Ben de kendi işimi yapmak istediğimi söyledim. Geçen sene 1 Mayıs’ta abime “Abi, izin verirsen gidiyorum” dedim. “Karar senin, bu kapı sana her zaman açık. İstediğin zaman geri gelebilirsin” dedi. Çıkış o çıkış. Eşimle birlikte çalışmaya başladık. Ama en ufak ihtiyacı olduğunda direk abimin yanındayım.

 

BABAMA MİNNETTARIM

Nasıl bir iş bölümü yaptınız?

Muhasebe, alım-satım, ödemeler, hepsi bende. Yalnız bayanlarla çalışmak çok rahat. Eşimle hiçbir problem yaşamıyoruz. Anlaşamadığımız tek konu, alımlar. Boya alınacak “50 tane” diyor, ben gidiyorum 500 tane alıyorum. Eşim “Yapma” diyor. Diyorum ki; Babam beni böyle alıştırdı. Malı alırken kazanırsın. Allah razı olsun babamdan, çok iyi yetiştirdi beni. Kendisi İzmit’e mal olmuş, oğullarını da İzmit’e mal etmiş.

Kaç yıllık esnaftı babanız?

Babam, 7 yaşında ticarete atılmış. Rahmetli babaannem evde simit yaparmış, babam da rahmetli İhsan amcamla beraber satarmış. İhsan amcam, babamdan daha atikmiş. Kendi simidini bitirirmiş, “Bunun da babası öldü, bunun da simitlerini alın” dermiş. Babam her zaman söyler, “İhsan, ticarette benden bir adım öndeydi” der. Ve şunu da der; “Ticaretten elimi eteğimi çektiğimde size borçsuz, harçsız, 7 sülalenize yetecek bir şeyler bırakacağım.” Ve gerçekten de öyle yaptı.

Anneniz de kendisini emekliye ayırdı sanırım.

Annem 29 yıl güzellik salonu işletti. Babamın sağlığı bozulunca “Nilgün dükkanı kapat” dedi, annem de devretti. Şimdi Şarköy’deki yazlığımızda hayatın tadını çıkarıyorlar. İkisi de krallar gibi yaşıyor. Bugün Rahmi Koç bile öyle rahat yaşayamaz.

Nergis Hanım bu iş bölümünden memnun musunuz?

Nergis Sanal: Ben müşteriyi karşılıyorum, işlemini yapıyorum, yolcu ediyorum. Başka hiçbir şeye karışmıyorum. Alacaklarımız, vereceklerimiz, faturalar falan hiç ilgilenmiyorum. Eşime yasladım sırtımı, hiç düşünmüyorum.

Ticaretteki hedeflerinizden bahsedelim biraz da.

Benim hedefim şubeleşmek değil aslında. Tek bir salonda isim olmak. Nergis Sanal Saç Tasarım Merkezi ismini büyütmek. Daha geniş bir salona geçip, daha büyük bir ekiple büyümek istiyorum. İzmit’te ilk önce bunu başarmam lazım.


KALİTEDEN ÖDÜN VERMEM

Nergis Sanal Saç Tasarım Merkezi olarak diğer kuaför salonlarından farkınız nedir?

Kalite. Benim için kalite çok önemli. Eğer ki ben bir sprey bile kullanacaksam, en iyisi olmalı. Daha doğrusu kullandığım her ürün kaliteli olmalı. Kaliteden asla taviz vermem. Hijyen de önceliklerimiz arasında.

Salonunuz çok şık ve çok gösterişli. Müşterin yaklaşımı nasıl?

Salona girmeye korkanlar var. Karşılarında böylesine görkemli bir salon görünce “Burası çok pahalıdır” diye çekinenler var. Çoğu insan böyle düşünüyor.


PİYASADAN SİLİNİRSİNİZ

Meslekte kaç yılı geride bıraktınız?

14 yaşında başladım mesleğe, 20 yıldır bu işle uğraşıyorum. 3 yıl çıraklık, 3 yıl kalfalık derken, bugün buradayım.

Sizin meslekte de kendinizi sürekli geliştirmeniz, yenilikleri takip etmeniz gerekiyor değil mi?

Bizim meslekte “Öğrendim” diye bir şey yoktur. Her gün yeni bir şey öğrenirsin. Bu yüzden eğitimler çok önemlidir. Sürekli eğitimlere katılarak kendimi geliştiriyorum, çağın gerisinde kalmamak için çaba harcıyorum. “Ben öğrendim” dediğiniz an, bittiğiniz andır. Kaybolursunuz, piyasadan silinirsiniz.


TOPUZDA İDDİALIYIM

En iddialı olduğunuz alan hangisi?

Topuzlarım iyidir. Makyajım da. Kesim de en iddialı olduğum alanlardan biri.

Biraz da bu senenin modasından bahsedelim mi?

Makyajda daha soft tonlara geçtik. O koyu makyajlar yerini toprak tonlarına bıraktı. Ve daha ışıltılı makyajlar moda. Highlighterı daha sık kullanıyoruz. Gelin makyajında ise koyu renkler revaçta. Eskiden çok hafif makyajlar yapılıyordu gelinlere şimdi tam tersine döndü. Gözleri daha çok ortaya çıkaran, net makyajlar yapıyoruz artık. Topuzlarda ise daha salaş topuzlar moda. Saç rengine gelirsek, griler, platinler, fümeler çok moda. Platin tekrar geri döndü diyebiliriz.

Nergis Sanal Saç Tasarım Merkezi’nde her işlem yapılıyor mu?

Bir kuaför salonunda olması gereken her şey var. Yalnız, güzellik salonu olarak algılanmasın, saç tasarım merkeziyiz biz. Olması gerekenden fazlası bile var. Ombrelerde, röflelerde, balyajlarda, gölgelerde, kısacası tepeden tırnağa işlemlerde klimazon denilen cihazı kullanıyoruz. Bunu her salonda göremezsiniz. Çünkü pahalı bir cihazdır. Saçı yıpratmadan açar, bakım yapar.

Kullandığınız bütün ürünler kaliteli ya fiyatlarınız?

Çok kaliteli ürün kullansak da fiyatlarımız piyasaya göre normal.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Buradan güzelliğine önem veren bayanlara seslenmek istiyoruz. Söz konusu güzellikse, işinizi şansa bırakmayın. Ve kaliteden asla ödün vermeyin. Kaliteyi uygun fiyata bulabileceğiniz salonları tercih edin. Nergis Sanal Saç Tasarım Merkezi de bunlardan biri.

 

İLETİŞİM;

Adres: İnönü Caddesi No:71/B – İzmit

Tel: 0262 323 0 082 / 0(532) 151 68 48

www.nergissanalsactasarim.com




ETİKET :   Atacan Sanal

Tümü