Huh maşallah gocamana!

Her şey 2013 yılında, internette bir deve güreşi fotoğrafı görmemle başladı... O güne kadar bırakın Türkiye’de deve güreşi festivalleri olduğunu, -hayvanat bahçelerinin haricinde- deve beslendiğinin farkında bile değildim.

11:20:46 | 2016-04-21

Yıllardır tüm boş vakitlerini fotoğrafa ayıran biri olarak, gördüğüm deve güreşi fotoğrafları çok ilginç ve renkli gelmişti bana... Bu festivallerin birisine mutlaka gitmeliydim. Hemen araştırmaya başladım... Deve güreşleri ne zaman yapılıyor, nerelerde yapılıyor öğrenmem lazımdı.

Kısa bir araştırmadan sonra, biraz bilgi edinmiştim. Beni 3 yıl boyunca esir alacak, 30 bin kilometrenin üzerinde yol yaptıracak, yaklaşık 75 bin fotoğraflık bir arşiv oluşturacak, neredeyse tüm boş zamanlarımı bu kültüre ayıracağım ilginç, renkli ve büyülü dünyanın eşiğindeydim artık.

Sezonun ilk deve güreşi festivali Aydın merkeze bağlı Turanlar Köyü’nde yapılacaktı. İnternetten Turanlar köyü muhtarının cep telefonuna ulaştım, deve güreşlerinin yapılacağının kesin olduğunu öğrendikten sonra Turanlar köyüne gitmeye karar verdim.  Yine fotoğrafçı bir arkadaşımla beraber, pazar günü yapılacak olan festival için cumartesi gecesinden yola koyulduk.

 

op

 

MORALİMİZ BOZULDU

600 küsur kilometre yol gittikten sonra, sabah kargalar kahvaltısını etmeden Aydın Turanlar Köyü’nde deve güreşi sahasındaydık. Köyün Aydın-Denizli karayoluna yakın bir tarafında, boş bir arsa tel çitlerle çevrilmişti. Etrafına geceden traktör römorkları yerleştirilmiş, küçük bir tribün ve tezgâhlarını kurmaya çalışan seyyar satıcılar vardı alanda.

Biraz moralimiz bozuldu, çünkü gördüğümüz manzara bize çok da fotoğrafik gelmemişti. Sahanın etrafında küçük bir fabrika; fotoğrafta her zaman canımızı sıkan, estetik görünüme ağır darbeler vuran büyük enerji nakil hatları vardı. Haliyle görsellik tatmin etmemişti bizi. Bir ara deve güreşlerini beklemeden, etraftaki tarihi yerlere mi gitsek diye kendi aramızda konuştuk ama neyse ki vazgeçtik ve beklemeye başladık.

Saat 09:00 dan sonra çan sesleri gelmeye başladı uzaklardan... Seslerin yoğun olarak geldiği tarafa doğru yönelip ekipmanlarımızı hazırladık. Biraz merak ve biraz heyecanla beklemeye başladık kadrajımızı dolduracak modelleri. Çok geçmeden gelin gibi süslenmiş develer tekli, ikili, üçlü hatta dörtlü guruplar halinde akın akın gelmeye başladılar alana. Hepsi birbirinden heybetli,  Hepsi birbirinden süslüydü. Sahiplerinin arkasında köresteye (develerin bağlandığı yer) doğru bir sağa , bir sola  sallanarak ağır ve ritmik adımlarla ilerlerken, Kırkpınar’a çıkan pehlivan edasındaydı her biri.

 

kaskettt

PANAYIR ALANI GİBİ

Kiminin savranı (deve bakıcısı), kiminin sahibi vardı önlerinde. Kadın-erkek, genç-yaşlı her gruptan deve sahibi vardı. Antalya’dan Çanakkale’ye uzanan sahil şeridinin hemen hemen her yerinden, 100’ün üzerinde deve gelmişti öğlen olmadan Aydın Turanlar Köyü’ne. Biz, saha girişinde hem fotoğraf çekip hem develerin sahipleriyle sohbet etmeye dalmışken, bir baktık ki sabahleyin bize çok kasvetli, sıradan hatta can sıkıcı gelen alan bir panayır yerine dönmüş...

Sahanın etrafına geceden çekilen traktör römorkları, tribün ve sahanın etrafı her yaştan kadın-erkek, çoluk-çocuk insanlarla dolmuştu. Masalar kurulmuş, mangallar tütmeye başlamıştı bile. Daha öğlen bile olmadan bazı masaların kadehleri şerefe, sağlığa tokuşmaya başlamıştı. Deve güreşlerin olmazsa olmazı müzisyen grupları da alandaydı. Genelde iki davulcu ve iki zurnacıdan oluşan 5-6 grup vardı sahada. Müzisyenler, seyircilerin aralarına dağılmış, isteyen masalara seyyar müzik ziyafeti çekiyorlardı. Bazı masalar müziğin ritmine kendileri kaptırıp zeybek oynamaya başlamışlardı bile.

 

SON KONTROLLER

Cazgır (deve güreşi sunucusu), güreş öncesi saha içinde turlamaya başlayan develeri ve sahiplerini yöresel şive ve manilerle seyircilere tanıtmaya başlamıştı. Develer, sahipleri nezaretinde sahada bir tur atıyor,  bir-iki ‘anladıktan’ (develerin güreşe hazır olduklarını göstermek ve rakiplerine gözdağı vermek için yere yatıp, koca cüsseleri ile bir sağa, bir sola yuvarlanmaları) sonra, tekrar güreşecekleri saate kadar körestelerine doğru yürüyorlardı.

Masa ve saha hakemleri son kontrollerini yapıyor, yedişerli iki guruptan oluşan urgancılar da (deve ayırıcıları) saha içinde yerlerini alıyorlardı. Sahada, deve girişinin yapıldığı kapının hemen dışında ise ağız bağcı ve ağız bağı kontrolcüsü hazırdı. (Ağız bağcı develerin güreşte birbirlerini ısırmamaları için ağızlarını nefes alabilecek kadar sıkılıkta bağlayan görevli. Diğeri de isminden anlaşılacağı gibi develerin ağzının uygun bağlanıp, bağlanmadığını kontrol eden kişi).

Evet, güreşler için her şey hazırdı artık. Atatürk ve İstiklal şehitlerimiz için saygı duruşu, İstiklal marşı, kurban kesimi ve duadan sonra develer, güreşmeye ve tüm hünerlerini sergilemeye başlayacak birazdan. Nefesler tutuldu ilk güreş bekleniyor…

Gelin bundan sonrasını ağırlıklı olarak fotoğraflar anlatsın... Her ne kadar ‘yazı dilim’ fotoğraflarım kadar iyi değilse de ben de çok derine inmeden, bu üç yıl boyunca edindiğim bilgileri kısa anlatımlarla size aktarmaya çalışayım.

 

guluyor

 

200 YILLIK GELENEK

Deve güreşi festivallerinin geçmişinin 200 yıla dayandığı rivayet ediliyor. Eski Yörüklerin, develerin kızdığı (çiftleşmek için hazır hale gelip, diğer erkek develerle rekabete etmeleri) kasım ve mart ayları arası, işlerinin en az olduğu döneme denk gelirmiş. Bu dönemde kendi aralarında develerini güreştirirlermiş. Daha sonra çevre köylere güreştirmek için deve götürmeye başlanmış ve güreşler bu şekilde yayılarak bugünkü halini almış.

 

geliyorrr

 

DEVELER DÖVÜŞMEZ, GÜREŞİR!

Develer dövüşmez, güreşir! Bir deve güreşi festivaline giderseniz, sakın ola ki ‘deve döğüşü’ demeyin, deve sahipleri çok bozuluyor. Gerçekten de develer dövüşmüyor, tıpkı yağlı güreş pehlivanları gibi güreşiyor. Üstelik hepsinin, sonradan öğretilemeyen veya değiştirilemeyen doğuştan gelen güreş stilleri var. Doğada erkek develer birbirleriyle güreştiklerinde, ağızları bağlı olmadığı için birbirlerini ısırabiliyor ve ciddi yaralanmalara neden olabiliyorlar. Günümüzde bu güreşlerin folklorik yönü ağır bastığından, birçok önlem alınıyor. Develerin sahaya çıkmadan önce ağızları nefes alabilecek kadar bağlanıyor ve mutlaka ağız bağı kontrolcüsü ve orta hakemler tarafından kontrol ediliyor. Tüm deve develer, en fazla 10 dakika güreştiriliyor ve develerden biri güreşmek istemezse kesinlikle zorlama ve baskı yapılmıyor.

 

gures 2

 

SOSYAL STATÜ SEMBOLÜ

Deve sahipleri develerine çok düşkün... Her deve onlar için ailenin bir ferdi gibi. Her gün en az 2 defa ‘dam’a (develerin bakıldığı yer) gidip onları kontrol ediyorlar. Yörükler arasında deve sahibi olmak, sosyal bir statü. 3 sene önce Aydın merkeze bağlı Işıklar köyünde tanıştığım Emir Anne’nin lafı halen aklımdadır... Demişti ki  “Evlat, şu Aydın’ın tamamı senin olsa, damında pehlivan bir deven yoksa bizim gözümüzde muteber değilsin.”

 

emir anaaaa

 

SÜSLEMEK ÇOK ÖNEMLİ

Develerin rengarenk giyimlerinden ve diğer aksesuarlarından da bahsetmeden geçmemek lazım... Öncelikle develerin güreşirken olmazsa olmazı, havutları. Havut, kışın deveyi hem soğuktan koruyor hem de güreşlerde dengede kalmasını sağlıyor. Havutların haricinde develerin üstünde birçok el işi süslemeler bulunmakta. Deve süslemek, bu kültürde çok önemli; öyle ki bazı deve güreşlerinden bir gün önce, en süslü deve  yarışmaları bile yapılıyor. Ortalama bir havut ve deve giyimlerinin maliyetinin de 5 bin TL’den az olmadığının altını çizmek lazım.

 

susluu

 

KODOKS’ta görsel şölen

Fotoğraf sanatçısı İsmail Hakkı Timuçin’in deve güreşlerini konu alan ‘Huh Maşallah Gocamana’ isimli fotoğraf gösterimi, geçtiğimiz günlerde Kocaeli Doğa Sporları Kulübü’nde (KODOSK) gerçekleşti.

Deve güreşleriyle ilgili 121 fotoğrafın, katılımcıların beğenisine sunulduğu gösterim, KODOKS Kurucu Başkanı Hakan Tanta ve kulüp üyeleri ile davetliler tarafından büyük bir ilgiyle izlendi.

Timuçin, gösterim sonrasında yaptığı konuşmada, fotoğrafların Ege Bölgesi ve Antalya’da yapılan geleneksel deve güreşlerini kapsayan 3 yıllık çalışmanın sonucunda ortaya çıktığını belirterek, “Deve güreşleri 200 yıllık bir gelenek ve pek çok insan sadece güreşleri izlemek için bu bölgelere akın ediyor” dedi.

 

topluuu

 




ETİKET :   aydın deve deve güreşi güreş Hakan Tanta Kocaeli Doğa Sporları Kulübü statü Turanlar Köyü yörük

Tümü