kocaeli , 22-11-2019

Hipertansiyona dikkat!

Pek çok kişinin yaşamını olumsuz etkileyen yüksek tansiyon, kontrol altına alınmadığı takdirde damar sertliği, inme, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği gibi pek çok hastalığın sebebi olabilir

10:18:14 | 2019-07-08

Sık sık başınız ağrıyor, çabuk yoruluyorsunuz, belki de hep halsizsiniz… Peki, bu şikayetlerinizin yüksek tansiyondan kaynaklanabileceğini biliyor musunuz? Damar sertliği, inme, mikoyard infarktüsü, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği gibi pek çok hastalığın en önemli sebeplerinden olan ve kimi zaman hiçbir belirti göstermeksizin tesadüfen tespit edilen hipertansiyon, pek çok kişinin sağlığını tehdit eden bir rahatsızlık. Hipertansiyonun ne olduğunu, belirtilerini, teşhis ve tedavi yöntemlerini Medical Park Gebze Hastanesi İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Dr. Ali Öztürk’ten öğrendik.

 

TANSİYON NASIL ÖLÇÜLÜR?

Doğru tansiyon ölçümü; en az on beş dakika istirahat sonrası, oturur durumda, her iki koldan, en az iki ölçüm şeklinde yapılmalıdır. Tansiyon ölçümünden en az bir saat önce çay, kahve ve sigara içilmemiş olmalıdır. Tansiyon takibinin sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yapılması yeterlidir.

 

 

HİPERTANSİYON NEDİR?

Damarın içindeki kanın, damar duvarına yaptığı yüksek basınca hipertansiyon denir. Diğer bir deyişle, kan dolaşımı için gereken basıncın normalden fazla olmasıdır. Uzun dönemde kanın damar duvarlarındaki etkisi damarın iç yüzeyinde hasara yol açar. Yüksek tansiyon nedeniyle organları besleyen damarlarda tıkanma, genişleme veya yırtılma meydana gelebilir. Hipertansiyon organlara giden kan akışını bozarak organ yetmezliklerine neden olabilir.

 

BELİRTİLERİ NELERDİR?

En belirgin hipertansiyon belirtileri arasında baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk sayılabilir. Ayrıca yorgunluk, burun kanaması, kulaklarda çınlama, yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma, bazen çok sık idrara çıkma da belirtiler arasındadır. Hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine zarar verebilir.

 

HANGİ DEĞERLERDE HİPERTANSİYONDAN

SÖZ EDİLEBİLİR?

Ölçümlerde 140-90 mmHg  ve üstü değerler hipertansiyon olarak kabul edilmelidir. Eğer diyabet söz konusu ise 130-80 mmHg üstü de hipertansiyon kabul edilir.

 

HİPERTANSİYONUN SEBEPLERİ NELERDİR?

Hipertansiyon nedenleri arasında günlük yüksek tuz alımı, stres, obezite, ailede hipertansiyon öyküsünün bulunması gibi genetik faktörler ile şeker hastalığı, hareketsiz yaşam tarzı, kalsiyum, potasyum, magnezyum gibi elementler içeren besinlerin günlük olarak yetersiz tüketilmesini sıralayabiliriz. Genel olarak hipertansiyon sınıflaması, esansiyel (primer) ve sekonder olarak iki başlıkta incelenir. Esansiyel (primer) hipertansiyonun sebebi tam olarak net olmamakla beraber, olgularının yüzde 90’ı bu gruptadır. Sekonder hipertansiyon ise tüm hipertansiyon olgularının yüzde 5-10’unu kapsar ve bir neden saptanabilir. En önemli nedeni ise tiroit hastalıkları, böbrek kökenli hastalıklar ve diyabet gibi endokrin rahatsızlıklardır. Altta yatan hastalığın tedavisi ile sekonder hipertansiyon ilaç kullanmaksızın kalıcı olarak tedavi edilebilir ancak esansiyel hipertansiyon ömür boyu ilaç kullanmayı gerektirir.

 Akciğer grafisi, EKG, rutin kan biyokimyası, idrar tetkiki, karın USG, ekokardiyografi gibi rutin tetkikler her hipertansiyonlu hastaya yapılmalıdır. 30-60 yaş grubu hipertansiyonu olan veya yeni tanı konulmuş hastalarda, farklı klinik bulgu ve belirtiler olmadıkça başka ilave tetkiklere gerek yoktur. Ancak 30 yaş altı veya hipertansiyonu ilaçla kontrol altındayken, tansiyon yükseklikleri başlamış hastalarda sekonder hipertansiyon için ilave tetkikler gerekir.

Bu tetkikler özel hormon ölçümleri, böbrek damar yapısının araştırılması şeklindedir.  Hipertansiyon; damar sertliği, inme, mikoyard infarktüsü, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği için major risk faktörüdür.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Hipertansiyon tedavisinde hedef, diyabeti olmayan hastalarda tansiyonu 140-90 mmHg, diyabetli hastalarda 130-80 mmHg’nın altına düşürmektir. Bazı klinik çalışmalar tansiyonun 120-70 mmHg’nın altında komplikasyonları engellemede daha etkin olduğunu göstermektedir. Unutulmamalıdır ki hipertansiyon sadece ilaçla tedavi edilmez. Yaşam şekli değişikliği yani egzersiz, günlük aktivite artışı, kilo artışının engellenmesi, dengeli ve aşırı tuzdan uzak beslenme, sigara, alkol ve stresten uzak durulması hipertansiyonla mücadeleye ‘merhaba’ demektir.




ETİKET :   hipertansiyon damar tedavi sağlık medical park gebze hastanesi tansiyon

Tümü