Hikayesiyle yürekleri ısıttı: MELINA’S MOM

Evlat sahibi olmak için verdiği mücadele, kızına kavuştuktan sonra yaşadıkları ve sosyal medyada içtenlikle paylaştığı hikayesi yürekleri ısıttı. O şimdi, binlerce takipçisi olan fenomen bir anne…

19:28:32 | 2017-05-12

Merve Öztürk ya da sosyal medyada bilinen adıyla ‘Melina’s Mom’, dünyalar tatlısı kızı Melina ile beraber, Instagram’da 283 bin takipçisi olan fenomen bir anne.
Sizi Melina’nın annesi olarak tanıdık… Bu serüvene geçmeden önce Merve Öztürk’ü tanıyabilir miyiz?
1980 doğumluyum, burcum Yengeç… Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’nden onur belgesi alarak mezun oldum. Mezun olduktan sonra önemli iletişim ajanslarında mesleğimi yaptım. Bir süre sonra da aile şirketimizde önce ihracat sorumlusu, sonra da ihracat müdürü olarak çalıştım. 48 ülkeye bebek ürünleri üretip ihraç eden bir firmanın, deyim yerindeyse bel kemiği konumundaydım. Ardından 2008 yılında, büyük aşk yaşadığım eşim Uğur’la evlendim ve çocukluk hayalim olan ‘anneliğin’ kapılarını aralamak için ilk adımı attım.
Gelelim Merve’nin, Melina’nın annesi olma yolundaki hikayesine… Melina ile buluşmanızın kolay olmadığını biliyoruz. Neler yaşadınız?
Hayatta istediğimiz şeylere sahip olmadan önce zorlu yollardan geçmemiz gerektiğini küçüklüğünden beri bilen, olgun bir kızdım ben… Ama anne olabilmek adına yıllarca savaş vereceğimi hiç düşünmezdim. Bu öyle bir süreçti ki annelik umudumun her seferinde kayıplar ve negatif testlerle sonuçlanması, kızıma ancak 4’ncü tüp bebek denememden sonra kavuşabilmem beni bambaşka bir kadın yaptı. Çok yıprandım, yaralar aldım ve kayıplar verdim. Arkadaşlarımla ve zaman zaman ailemle bile aram bozuldu. İş hayatında başarılı ve sosyal bir kadınken her şeyin tepetaklak oluşunu elim kolum bağlı izleyebildim sadece… Bir zaman sonra kendimi eksik, defolu hissetmeye başladım. Her denemede birden fazla sorun çıkıyordu. Yine de umudumu kaybetmedim ve bu gidişatı değiştirmek istedim, çünkü fazlasıyla kıymetli bir amacım vardı: Anne olmak!


Sosyal medya annelerinin içinde en popüler olanlardan birsiniz, hatta Melina’nın bile fan sayfaları var. Bu bilinirliği nasıl sağladınız?
Sanırım ilk etapta Melina’ya kavuşma sürecindeki yolculuğum insanları etkiledi. Blogda ilk postumu koyduğumda 9 bin görüntülenme oldu. Daha sonrasında beni takip edenler, hikayemle birlikte Melina’nın serüvenine tanık olmaya başladı ve Melina ile ilgili paylaşımlarım arttıkça Melina’s Mom’a olan ilgi de katlanarak büyüdü. Şu anda hesabımızı takip eden 2 farklı kitle var. Bir grup Melina’yı sevdiği için takip ediyor. Diğer bir grup ise Merve’yi merak ediyor. Bilinirliğimi sosyal medyayı doğru kullanmam ve iyi bir ekiple yönetmem sağlıyor sanırım. Buna benim iletişim sektöründe ve iş hayatında edindiğim tecrübeler de eklenince ortaya samimi, kontrollü ve doğru mesajların verildiği popüler bir profil çıkıyor. Fan sayfaları, söyleşiler, lansmanlar, okullara konuşmacı olarak katılmam, röportajlar vermem tamamen insanların bizi sevmesi ve sahiplenmesiyle ilgili bir durum.
Sizi izleyen binlerce anne var. Onlara nasıl dokunuyorsunuz? Neden sizi diğer sosyal medya annelerinden daha çok seviyorlar?
Melina’s Mom’a gösterilen ilgilinin cevabını inanın ben de bilmiyorum. Sanırım bu sorunun cevabını bizi sevip, takip edenlere sormak gerekiyor çünkü 13 yaşında bir kızın Melina’ya duyduğu tarifsiz sevgi, benim ya da bir başkasının oldurabileceği bir şey değil. Annelerin güvenini kazanabilmiş olmak da çok kıymetli ve bu noktada sırrım şudur diyebileceğim net bir şey yok. Bana hep çok içten ve samimi olduğumu söylüyorlar, o yüzden belki de sırrımı kendim gibi olmak diye açıklayabilirim.
Sizin de belirttiğiniz gibi küçük yaşta bir çok takipçiniz var. Onlar için Melina’s Mom ne ifade ediyor? Hangi noktada buluşuyorsunuz?
Öncelikle Melina’yı çok seviyorlar. Videolarını defalarca seyrediyor ve ne kadar sevdiklerini yorumlarda paylaşıyorlar. Onlarla bir araya geldiğimde kendimle ilgili en çok duyduğum ise ‘senin sayende kolay kolay vazgeçmemeyi, çabalamayı öğrendik’ oluyor. Ayrıca her kızın küçükken bir idolü vardır. Mesela ben küçükken hep ‘anne’ olan kadınlara özenirdim. Şu anda da onlar ileride olmak istedikleri anne modeli olarak beni gördüklerini söylüyorlar.
Biraz da bir anne olarak başladığınız blog macerasının mesleğe dönüşmesi ve instagram hesabınızın büyük kitleleri etkiliyor olmasından bahsedelim.
Blog yazarlığı ve sosyal medya artık toplum tarafından bir meslek olarak kabul edilmeye başlandı. Sosyal medyadaki anneler olarak, biz diğer annelere bilgiyi ulaşılabilir kılıyoruz. Mesela yeni çıkan bir ürünü deneyip olumlu ya da olumsuz görüşlerimizi paylaşıyoruz. Firma ziyaretlerinde ya da lansmanlarda yaptığımız canlı yayınlarda onlara birebir soru sorma fırsatı sunuyoruz. Markayı annenin ayağına götürmüş oluyoruz. Sonuçta bizler de anne hassasiyetini bilen anneler olarak annelik süzgecinden geçirilmiş bilgileri paylaşıyoruz. Artık markalar da sosyal medyanın ne denli hızlı ve direk bir araç olduğunun farkında. Onlar da doğru hedef kitleye en kısa sürede ulaşabilmek, markalarını doğru şekilde ifade edebilmek için bizlerle çalışmayı tercih ediyor.
Çalışacağınız markaları nasıl seçiyorsunuz?
Çalıştığım markalar konusunda son derece hassas ve seçici davranıyorum. Bir anne olarak memnun kalmadığım hiçbir ürünü paylaşmıyorum ya da inanmadığım hiçbir markayla ilgili olumlu paylaşımda bulunmuyorum. Beni takip edenler zaman zaman ‘neden zararlı olduğu düşünülen bir markanın tesisini ziyaret ediyorsun? diye soruyorlar. Öncelikle kendi çocuğum için gerçekleri öğrenmem gerekiyor. Eğer yetkililerin yaptığı açıklama beni tatmin etmiyorsa, kendi doğrularım yönünde paylaşım yapmaktan da çekinmiyorum. Zaten bir zaman sonra hem sizi takip edenler hem de markalar çizginizi anlıyor ve ona göre değerlendiriyor.
Büyük markalar dışında, daha küçük çaplı girişimcilere de destek verdiğinizi biliyoruz…
Melina sevilen bir çocuk olunca, bizi takip edenler ister istemez nereden giyiniyor, nerelere gidiyor merak ediyor. Mesela Melina çok fazla tütüler giyen, prenses kızlardan olmadı. Kıyafetleri konusunda daha salaş ve tarz parçalar seçmeye özen gösterdim; bu yönde de diğer annelere yol gösterici olduğuma inanıyorum. Bu süreçte bizimle yola çıkan ve şu an sipariş yetiştiremeyecek kadar yoğun çalışan bir çok girişimci var. Ayrıca Anne Meclisi, Lösev, Darüşşafaka, Koruncuk Vakfı gibi birçok kurumun sosyal sorumluluk projelerine elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum.


Lansmanlar, marka işbirlikleri, söyleşiler… Tüm bunların organizasyonunu siz kendiniz mi yönetiyorsunuz?
İlk 1,5 sene, daha önceki deneyimlerimden de faydalanarak kendi PR çalışmamı kendim yürüttüm. Ama daha sonrasında iş hacminin genişlemesiyle zaman yönetimi konusunda sıkıntılar yaşamaya başladım çünkü Melina’nın her şeyiyle birebir ilgilenmeye çalışıyorum. Akşam 16.00’dan sonra hiçbir şekilde iş ile ilgili bir şey yapmamaya özen gösteriyorum. Şimdi ise bana çeşitli konularda destek veren 6-7 kişilik bir ekibim var.
Melina ne kadar ünlü olduğunun farkında mı? Bu popülariteden nasıl etkileniyor?
Ünlü olduğunu bilmiyor, zaten öyle bir şeyi düşünmesini de pek istemiyorum. Onu seven ablaları, teyzeleri var diye düşünüyor. Hatta sık sık görüştüklerimizi kendisi tanıyor, onların doğum günlerini kutlamak istiyor. Popülerlikten iyi veya kötü etkileniyor gibi bir ayrım yapmam çok doğru olmaz çünkü daha onu ayırt edebilecek yaşta değil. Bir restoranda onu sevip fotoğraf çektirmek isteyenleri garipsemiyor, neden benimle fotoğraf çektiriyorlar diye de sorgulamıyor. Ben de yaşı ilerledikçe bu durumdan rahatsız olup olmayacağını bilemediğim için şu sıralar onunla ilgili biraz daha az paylaşım yapmaya dikkat ediyorum. Onunla olan projeleri okula odaklanması gerektiği için bir süreliğine askıya alıyorum. Şimdilik her şey kontrollü ve sorunsuz ilerliyor.
Merve Öztürk, nasıl bir anne? Kızınızla nasıl bir diyaloğunuz var?
Bence çok tatlı bir anne. Şaka bir yana, kızımla olan diyaloğuma bakılırsa sevgi dolu ve ilgili bir anne olduğumu söyleyebilirim. Buna bizi dışardan gözlemleyen birçok kişiden duyduktan sonra daha da ikna oldum. Ben ‘çocuğumla arkadaş gibiyim’ diyen annelerden değilim çünkü küçük yaşlardaki bir kız çocuğunun az da olsa annelik kavramını, onun kendinden daha çok şey bildiğini kabul etmesi gerektiğini düşünüyorum. Evet o ne istiyorsa onu yapabilmeli ama benim yemesini istediğim yemekleri de yemeli, giymesini istediğim kalın montu da giymeli… Bu yüzden annelik çizgisini kendime özgü bir limitte tutmaya özen gösteriyorum. Umarım ileride bir genç kız olduğunda bunun meyvelerini görebilirim.
Melina nasıl bir çocuk? Size geleceğiyle ilgili sinyaller veriyor mu?
Melina denilince akla gelen bir kaç anahtar kelime var; ‘mutlu, konuşkan ve akıllı’! Bu sıfatları onunla ilgili paylaşımlar yaptığım her video ve fotoğrafın altında görüyorum; çocuğumu gözlemlediğimde ben de öyle olduğuna ikna oluyorum. Örneğin bu kadar düzgün cümle kurabiliyor olması insanları çok etkiliyor. Bu geleceğiyle ilgili bir sinyal olabilir mi bilmiyorum ama bol bol konuşacağı, kendini iyi ifade edebileceği ve gülümseyerek büyük işler başaracağı bir geleceği olacağına eminim.
Kızınızı yetiştirirken en çok dikkat ettiğiniz noktalar nelerdir?
Sevgi dolu bir çocuk olmasına özen gösteriyorum. Ona, sevgisini gösteren insanlara sevgiyle karşılık vermesi doğrultusunda olumlamalarla yaklaşıyorum. Ama tabii bir yandan tehlikelerde kendini korumasını da öğretiyorum. Özsaygılı, özgüvenli, etrafa saygılı, etrafa sevgili bir çocuk yetiştirmeye çalışıyorum. Bunun dengesini doğru kurabilen, kendine güven ile ego arasındaki hassas dengeyi kurabilecek bir birey…


TÜM ŞEFFAFLIĞIYLA ANLATTIM
Sizin, ‘Seni Beklerken’ adında bir de kitabınız var… Bize biraz kitaptan bahseder misiniz?
‘Seni Beklerken’, Melina’ya kavuşma hikayemi ve bu hikaye şekillenene kadar hayatımda olup bitenleri roman kurgusuyla anlattığım bir kitap. İlk kez yazar kimliğimle sizlerle buluşuyorum ve aldığım geri dönüşler beni çok mutlu ediyor. Hala duygulanıyorum konu kitabıma gelince… Kitabın içerisinde Merve ve Melina ile ilgili merak edilen her şey tüm şeffaflığıyla anlatılıyor. ‘Seni Beklerken’ için bir tüp bebek hikayesi ya da annelik konulu bir roman diyemiyorum çünkü genç-yaşlı herkes okuyup kendinden bir şeyler bulduğunu söylüyor. Ben de en başında böyle olacağını hissettiğim için ona ‘bir umut hikayesi’ demiştim. Kitabı, alan okurlara bir umut ışığı olmasını dileyerek kaleme aldım; umuyorum öyle de oluyordur.
Daha önce ilimize geldiniz mi? Kocaeli’de irtibatta olduğunuz anneler var mı?
Evet, daha önce geldim. Sapanca, Maşukiye gibi doğa harikası yerler İstanbul’dan kaçmak isteyenler için ideal. İzmit Anneleri grubuyla arada yazışıyoruz, fırsat bulduğumuz zamanlarda bir araya gelebilmek için planlar yapıyoruz.
Önümüzdeki günlerde böyle bir program var mı?
Var gibi görünüyor… Anneler Günü için kentinizdeki Symbol Yaşam Merkezi’ne geleceğim. Bu etkinlik hem bir sohbet buluşması hem de imza günü niteliği taşıyacak. İzmitli annelerle buluşmak için sabırsızlanıyorum.




ETİKET :   Kocaeli İzmit Merve Öztürk

Tümü