Hayatın ta kendisidir yemek

14:51:26 | 2017-03-08
Serkan Yeşildağ
Serkan Yeşildağ      serkan@kocaelilife.com

Şaka maka benim de bu dergide yedinci sayım olmuş. Zaman ne çabuk akıp geçiyor, anlamıyor insan... Güzel tarafı bilgiyi paylaşmak, daha iyisini yapmaya çalışmak, hayatı daha az hatayla yaşanılır hale getirmek... Umarım sizler için de öyledir.

Yeni bir ay, yeni bir heyecan... Dünya hızla dönmeye devam ederken, biz de nasibimizde ne varsa onu yiyoruz.

‘Yaşamak için yemek mi yemek için yaşamak mı’ deyimini her zaman duyarız. Dünyaya gözlerini açıp annesinin memesinden beslenen bebeğin hayatla kurduğu ilk ilişki yemektir. Ve hayatına yiyerek devam etmek zorundadır.

Ancak insanlar için yemek hiçbir zaman sadece ‘yemek’ anlamına gelmez... Sevinçle, üzüntüyle, kederle, mutlulukla, hayatın anlamını sorgulamayla, el ele kol kola her daim yemektir hayat..

Mesela insan üzüldüğünde yemeden içmeden kesilir, çok mutlu olduğunda ziyafet sofraları hazırlanır, sıkıldığında ya da bunaldığında ise en iyi dostudur yemek.. Büyük lütuftur, hobidir, eğlencedir, hayatın ta kendisidir yemek.

Yemek, toplumların kültürlerini, inanışlarını en iyi yansıtan unsurdur. ‘Bana ne yediğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim’ der Moğollar. Çünkü yemek, duyguların, düşüncelerin ifadesi, hayatın ta kendisidir.

Siz de ilkbahara yaklaştığımız şu günlerde yemenize içmenize dikkat edip, bol hareketli zamanlarla yaşamaya gayret edin lütfen.

İlkbahar, kuzunun en lezzetli olduğu mevsimdir. O yüzden sizlere kuzulu bir tarif hazırladım.

Şimdiden afiyet olsun.

 

Nohutlu kuzu incik

 

Nohutları bir gece önceden ağırlığının iki katı suda ıslatıp bekletin, ertesi gün 1,5 lt suda yarı pişmiş şekilde haşlayın. İncikleri tuzlayıp biberledikten sonra önceden kızmış yağınızda (fındık yağı) her iki tarafını da renk alana kadar mühürleyin, tencereden alıp sonra kullanmak için kenara bırakın.  Aynı tencereye küp halinde doğradığınız soğanları, havuçları ve sarımsakları sıralı bir şekilde atıp soteleyin, sonra salçayı ilave edin, biraz daha kavurduktan sonra incikleri de tencereye koyup, kalan baharatları ilave edin ve orta ateşte 5 dakika kadar karıştırın.  Üzerine 2,5 lt kaynamış su ilave edip, et kemikten ayrılana kadar 1,5 saat kısık ateşte pişirin. Pişen incikleri tencereden çıkarıp iri parçalar halinde ayırın. Başka bir tencereye tereyağı koyup, sıçan dişi doğradığınız soğanı ve rendelenmiş sarımsağı yumuşayıncaya kadar soteleyin.  Nohutları süzüp içine atın. İncikleri çıkardığınız suyu süzüp, nohutların üstüne ekleyin ve lezzetlenene kadar pişirin. Son olarak incikleri ilave edip, tuzuna ve biberine bakıp servis edebilirsiniz..  Tarif etmesi, yapmasından daha zor bilginiz olsun.

Umarım yeteri kadar anlaşılmışımdır, şimdiden afiyet olsun.
 

6 veya 8 kişiliktir.

  • 5 adet kuzu incik
  • Karabiber, tuz
  • 30 gr fındık yağı
  • 1 adet orta boy soğan
  • 30 gr tereyağı
  • 4 diş sarımsak
  • 50 gr domates
  • 50 gr biber salçası
  • 2 dal taze kekik
  • İki tutam tarçın
  • İki tutam yenibahar
  • 2,5 lt su

Nohut için:

  • 300 gr nohut
  • 1,5 lt su
  • 1 adet orta boy soğan
  • 4 diş sarımsak




ETİKET :   serkan yeşildağ yemek

Tümü