kocaeli , 25-05-2020

Hafta sonu rotaları

2019 yılını geride bırakıp yeni bir yılı kucaklarken, birçok hayali de sarıp sarmalıyoruz. Hayallerimizin başında bol bol gezmek var elbette

13:04:36 | 2020-01-10

Hazırlayan: Gamze Kır Sapancı (@gamzenIka) 

Akın Sapancı (@akInsapancI)

 

Yeni yıl motivasyon listemizi hep ihtiyaç duyduğumuz kısa mesafeli hafta sonu rotalarıyla doldurduk. Doğanın kalbindeki muhteşem rotaları sizler için derledik. Hazırsanız, yola çıkıyoruz. Keyifli okumalar, bol seyahatler.   

 

AĞVA HACILLI ŞELALESİ

Bir hafta sonu İzmit’e çok yakın olan Ağva’ya çeviriyoruz rotamızı. Doğanın yeni uyandığı saatlerde yola çıkmanın faydasını görüyoruz. Yollar çok sakin, tabiatın sesi duyulabilir halde. Kuşların şarkıları eşliğinde yol alıyoruz.

Hacıllı Şelalesi ulaşım: Hacıllı’ya ulaşım İstanbul üzerinden Şile/Ağva yolu ile veya Gebze/Şekerpınar tarafından sağlanabilir. İstanbul-Hacıllı mesafesi 90 km. Kocaeli’den ulaşım sağlayacaklar ise Kandıra/Ağva yolu üzerinden kolaylıkla Hacıllı Köyü’ne gidebilir. Yaklaşık 40 dakikalık bir yolculuk sonrası önce Hacıllı Köyü’ne, daha sonra şelaleye ve nehir kenarında bulunan yeşil alana ulaşabilirsiniz.

Hacıllı’da neler yapılır?: Hacıllı Köyü ve Hacıllı Şelalesi kamp tutkunları için oldukça elverişli bir doğa harikası. Hemen hemen her adımında kamp kurulacak ve doğal aktiviteler yapılacak alanlar var. Köyün girişini geçtikten sonra aşağıya doğru inerken solda salıncak kurulmuş bir alan göreceksiniz. Burası Göksu Nehri’ne yürüme mesafesi olmasına rağmen kamp kurulabilecek güzel bir alan. Fakat kamp kurmadan önce köy muhtarına bilgi verilmesi gerekiyor. Bununla ilgili özellikle bir uyarı levhası da hazırlamışlar. Ateş yakmak, doğayı korumak şartıyla serbest. Araçlarınızı da hemen nehir kenarına yakın alana park edebiliyorsunuz.

Göksu Nehri kıyısında harika yürüyüşler yapabilir, zaman zaman suyun karşısına geçmek için aksiyon da alabilirsiniz. Bazı alanlarda suya tamamen girmeniz gerekebilir, buna uygun ayakkabı giymenizi öneririm. Ayrıca kütüklerden yapılmış ilkel köprüleri kullanarak maceralara yelken açabilirsiniz. Bir de yağmurlu bir dönemde gittiyseniz yağmurla birlikte açığa çıkan toprak kokusu, yağmurun hemen ardından açan güneş, kuşların cıvıltısı, nehrin şırıltısı derken doğayı doya doya yaşayabiliyorsunuz. Hacıllı için bir diğer aktivite ise trekking yaparken ve özellikle şelaleye doğru giderken bazı noktalarda ipli tırmanış alanlarının bulunması.

Hacıllı Şelalesi’nde iki koldan akan muhteşem şelalenin oluşturduğu gölün ortasında küçük bir toprak adacık göreceksiniz. İşte sosyal medyada, kamp atanların paylaştığı bu fotoğraflara aşık olup Hacıllı’ya giden çok. Bu noktanın yukarısına doğru çıktığınızda ise (kayalıklardan iple çıkılan bir nokta ama zorlu bir nokta değil, ipsiz de çıkılabilir) tek koldan akan diğer bir şelale ve minik mağarayı göreceksiniz. Mağarayı detaylı görebilmek için ise iple tırmanmak gerekiyor.

 

 

EFTENİ GÖLÜ VE GÜZELDERE ŞELALESİ

Kısacık bir zaman diliminde doğanın tüm güzelliklerini keşfetmek isterseniz, İzmit’e çok yakın bir lokasyonda bulunan Efteni Gölü’nü görmelisiniz. Hafta sonu ya da sadece bir tam günde bu rotayı keşfedebilirsiniz.

Efteni Gölü: Düzce ilinin Gölyaka ilçesinde bulunan Efteni Gölü, Düzce Ovası’na ait akarsuların birleştiği ve Büyük Melen Kanalı ile Karadeniz'e döküldüğü ekolojik sistemin birleşme noktası olarak adlandırılıyor. Gölün içinde bulunan ağaçlar, bitki örtüsü, suya düşmüş rengârenk yapraklar ve kuş çeşitleriyle özellikle sonbahar fotoğrafı çekmek isteyen doğaseverler için eşsiz bir manzaraya sahip.

Efteni Gölü, etrafının dağlarla çevrili olması ve ender bulunan bitki türlerine sahip oluşu nedeniyle de ayrı bir güzelliğe sahip. Ayrıca göçmen kuşların uğrak yeri olduğu için burada kuş gözlem istasyonu bulunuyor. Göl çevresinde yürürken suda duyduğunuz kanat sesleriyle zaman zaman ürperebilirsiniz fakat öyle şirinler ki izlerken büyük keyif alacaksınız.

Göl üzerinde bulunan nilüfer çiçekleri ve pek çok bitki çeşidiyle sonbaharın tadını doyasıya yaşayabileceksiniz. Puslu havası ve ince yağan yağmuruyla karşılıyor bizi. Efteni Gölü. Pek çok kuş ve bitki çeşidine sağladığı doğal habitat nedeniyle koruma altına alınmış, burada avlanmak yasak. Kuş çeşitleri demişken Efteni Gölü'ne uğrayan yaklaşık 150 çeşit su kuşu bulunduğu belirtiliyor. Efteni Gölü'nde bulunan kuş gözlem istasyonlarında bu türleri görmeniz mümkün. Göl kenarına arabanızı park edip, uzun tahta köprü ile seyir noktasında yürüyüş yapıp, fotoğraf çektirebilirsiniz. Ayrıca bu köprünün girişinde minik bir kafeterya bulunuyor fakat biz gittiğimizde açık değildi. Biz erken saatlerde gittiğimiz için yanımızda kahvaltılık malzemelerimizi de götürmüştük. Hazırlıklı giderseniz, göl manzarasında şahane bir kahvaltı yapabilirsiniz.

Efteni Gölü efsanesi: Efteni kelime olarak dikkatimi çektiğinden gölün isminin nereden geldiğini merak edip, araştırdım. Pek çok efsane var Efteni Gölü ile ilgili. En çok ilgimi çeken ise şu oldu:

Efteni Gölü adını bir Bizans kraliçesi olan Eftalya’dan almış. Bizans ordusu savaştan dönerken gölün kıyısındaki alanda konaklamış. Yolda Prenses Eftelya’nın ellerinde ve yüzünde yaralar çıkmış. Göl kıyısında, yerden çıkan sıcak sularla banyo yapan prensesin tüm yaraları ertesi sabah iyileşmeye, cildi güzelleşmeye başlamış. Bunu gören Bizans imparatoru bu göl kıyısındaki sıcak su kaynaklarının olduğu yere hemen bir hamam inşa edilmesini istemiş. Prensesin yanına bakıcılarını bırakıp ayrılmışlar.

Yaraları iyileşen ve güzelleşen prenses göl üzerinde sandalla gezinirken, karşı kıyıdaki dağ eteklerinde yaşayan bir Osmanlı delikanlısına gönlünü kaptırmış. Karşılıklı olarak birbirlerini ziyaret etmeye başlamışlar. Bir gün sevgilisine giderken prensesin kayığı batmış, boğulmuş. O günden sonra gölün adına Efteni demişler.

Bir diğer rivayet ise gölün altında bir kent olduğu yönünde. Bu kent sellerle suya gömülmüş. Gölün hemen yakınında bulunan Hacıyakup Köyü’ne geçmişte selaltı (saraltı) denmesi de sanki bunu teyit eder nitelikte. Efteni Gölü’nün altında bulunan kentin oluşumu da yine rivayete göre fakire yardım etmeyen halkın selle mücadelesi efsanesine dayanıyor.

Efteni için bahsedilen efsaneler bir yana, Efteni Gölü gerçekten başlı başına efsane bir görünüme sahip. Çok bilindik bir lokasyon olmaması nedeniyle de sessizliği bizi büyüledi.

Güzeldere Şelalesi: Efteni Gölü’ne gelmişken çok yakınında bulunan Güzeldere Şelalesi’ne de mutlaka gitmelisiniz. Güzeldere Şelalesi’ne giderken yol üzerinde gördüğünüz ağaç kesim alanlarının enfes manzarasında durup fotoğraf çekebilir; şelale yolunda Gölyaka’yı tepeden gören manzara noktalarında mola verebilirsiniz. Şelaleye giriş araçla 10 TL. Giriş yaptıktan sonra aracınızı park edip, yürüyüş parkuruna geçebilirsiniz. Çok da kısa olmayan yürüyüş yolunda mutlaka rahat ayakkabınız olsun. Özellikle dönüşte sürekli olarak yokuş çıkacağınız için yorulabilirsiniz.

Güzeldere Şelalesi’nde bulunan restoranda ister yemek yiyebilir, ister kahve keyfi yapabilirsiniz. ‘Hayır, biz kendimiz yemek isteriz’ derseniz, park içerisinde piknik masaları da mevcut.

 

 

BOLU YEDİGÖLLER

İnanılmaz bir iklim, harika bir bitki örtüsü ve canlılar diyarı. Yedigöller’i adım adım keşfetmekte fayda var

Yedigöller ulaşım: İzmit'ten çıktıktan sonra 1,5 saatlik bir yolculuk sonrası Bolu'dan Yedigöller Milli Parkı yoluna girip, yukarı doğru tırmanan köy yollarından devam ediyoruz. Bu sırada dere şırıltısı, kuşların cıvıltısı derken doğaya bir kez daha hayran kalıyoruz. İlk durağımız çay içebileceğimiz köylü tezgâhları. Bir önceki seyahatimizde tanıştığımız Mehmet Amca ve Hatice Teyze’yi ziyaret ediyoruz. Tavşankanı bir çay ve güzel bir sohbet sonrası ‘dönüşte kuzinede pişmiş patates’ yeme sözüyle yolumuza devam ediyoruz.

Buradan sonra Yedigöller için oldukça az bir mesafe var. Milli park içinde belli bir yere kadar araçla gitmek mümkün fakat ilk gölü gördükten sonra kesinlikle yürüyüş yapmaya başlamalısınız. Yedigöller Milli Parkı'nda yeme-içme alanı oldukça sınırlı, gerek olduğunu da düşünmüyoruz. Bu sebeple sırt çantalarını sevdiğiniz atıştırmalıklarla doldurmanız önerilir. Ayrıca hava şartlarına göre piknik yapmanız da mümkün. Bunu da öneririm. Çıkınları serip, ormanın ortasına kurulmak oldukça keyifli olacak.

Yedigöller Milli Parkı bünyesinde Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl olmak üzere 7 göl var ve hepsi yürüyüş parkuru içinde bulunuyor. Her adımda sizi karşılayan güzelliklerin farkına varacaksınız.

Yedigöller’de ne yapmalı, nelere dikkat etmeli?

• Kesinlikle doğa aktivitelerine uygun, rahat hareket edebileceğiniz kıyafetler tercih edin, özellikle spor ve yürüyüş ayakkabısı giyin.

• Araçla alana giriş ücreti 15 TL, tabii ki araç park alanını iyi belirlemekte fayda var. Kamp kurulacak ise kamp alanına eşya taşımak adına yakın park alanı tercih edilmeli.

• Balık tutmayı sevenler için öneri, av yasağı olmayan 2 adet göl var, tatlı su kefali çıkıyor.

• Yol boyu gördüğünüz tüm güzellikler için durup fotoğraf alın, bir daha aynı şekilde görmeniz mümkün olmayacak.

• Yedigöller Milli Parkı'na gelmeden evvel kurulmuş olan köylü tezgâhlarında güzel bir çay için, közde patates yiyin, haşlanmış mısır deneyin. Bu tezgâhlarda satılan ‘kuru yoğurt’ dedikleri Bolu'ya has süt ürünü, köy peyniri, Bolu patatesi, yöreye has kızılcık tarhanası, köy yumurtası, köy tereyağı, bal almadan dönmeyin!

• Gezi boyunca açlığınızı yatıştırmak için tüketebileceğiniz, içinde kaliteli besinler bulunan bir çanta size eşlik ediyor olsun. Su taşımaya gerek yok, her yer içilebilir şu kaynağı, hatta evinize götürmek için şişe alın.

• Mevsim ne olursa olsun Karadeniz iklimi olduğu için biraz serin oluyor. Mutlaka önlem alın. Şemsiye ve yedek kıyafet taşımak faydalı.

• Telefonlar kesinlikle çekmiyor, önemli bir işiniz veya iletişim kurma durumunuz varsa bunu da atlamayın.

• Kalabalık tatil günlerinde gezinizden pek bir tat alamayabilirsiniz, daha sakin zamanlarda tercih edilmesini öneririz.

• Kamp kurma niyetiniz varsa sıkı bir hazırlık yapmanız gerekiyor. Çadır malzemeleri ve kamp için detaylı bir hazırlık yaparak, planlı ilerleyin.

 

 

DÜZCE TORKUL GÖLETİ

Bir diğer hafta sonu rotamız Düzce’ye bağlı Torkul Göleti. Bu kez hafta sonunu kampla taçlandırmak istiyoruz ve muhteşem doğanın kollarına bırakıyoruz kendimizi. Torkul Göleti ulaşım: Düzce şehir merkezine yaklaşık 34 km mesafede yer alan Torkul Göleti 1251 metre yükseklikteki Torkul Yaylası içerinde bulunuyor. Ulaşımla ilgili bahsetmem gereken önemli bir nokta ise 34 km’lik yolun Samandere eşliğinde bir tırmanışla devam ediyor olması. Yol dar ve toprak. Aynı zamanda oldukça dik. Yol boyu size eşlik edecek doğa ile yolun nereye gittiğini anlamazken, bir anda ‘Acaba güvenli bir yere mi gidiyoruz?’ soruları kafamızda canlanıyor. Aramızda kalsın, yolun sonundaki sessizlik nedeniyle ‘Acaba geri mi dönsek’ diye de düşünmedik değil. Tabi geri dönmedik. İyi ki de dönmemişiz. Sizi karşılayan muhteşem doğa karşısında şükrederken bizi hatırlayın lütfen.

Torkul Göleti, volkanik çöküntüyle oluşmuş ve yaklaşık 5 bin metrekarelik alana sahip doğal bir gölet. Gölet çevresinde bulunan ağaçların panoramik görüntüsü ile orman havasının birleştiği doğada kamp yapmak oldukça keyifli.

 

Gittiğimiz anda bizim gibi pek çok kamp severin orada olduğunu görünce güvenlik endişesi de kafamızdan siliniyor.

Torkul Göleti’nde ne var, ne yok?

 

• Gölet etrafında özel konaklama tesisi, kamp tesisi gibi bir alan yok. Serbest bir kamp alanı. Ücretsiz. İstediğiniz en güzel yere çadırınızı atabilirsiniz.

• Gölet etrafında herhangi bir alışveriş olanağı yok, alışverişinizi yukarı çıkmadan önce yapmanız gerekiyor.

• WC, duş yok.

• Çeşme ve temiz su mevcut.

• İnternet çekmiyor. Buraya gideceğiniz zaman mutlaka ailenize önceden haber verin, endişelenmeye sebep olmayın.

• Ateş yakma imkânınız var hatta civarda çok fazla odun bulma şansınız da var. Biz risk almamak adına odunu yol kenarındaki oduncudan almıştık fakat ormanlık alanda odun toplama imkânı olduğunu gördük.

• Harika yürüyüş rotaları var hatta oldukça uzun bir trekking parkuru mevcut.

Torkul kampında neler yapılır, nelere dikkat etmeli?

• Torkul Göleti kampında sadece kamp yapmakla yetinmeyip, doğa ile baş başa muhteşem vakit geçirebilirsiniz.

• Mevsim tercihiniz sonbahar veya kış olursa doğa sizi çok daha renkli karşılayacak, unutmayın.

• Mevsim ne olursa olsun Karadeniz iklimi hâkim olduğundan ve yayla içinde yer alması nedeniyle özellikle akşam saatlerinde soğuk oluyor. Uyku tulumlarınızı ve kalın kıyafetlerinizi almayı unutmayın.

• Torkul Göleti çevresinde mutlaka yürüyüş yapın, burada Torkul Yaylası’nı keşfedeceksiniz. Torkul Yaylası’nda mevsimlik olarak gelen yayla sakinleriyle yapacağınız sohbetlerden büyük zevk alacaksınız. Göl çevresindeki kampçılara da gayet olumlu bakıyorlar.

• Torkul Yaylası’ndaki ahşap evlerin fotoğrafını çekebilirsiniz. Maziye yolculuk yapacağınız ahşap evlerde, eski sahiplerini dinleme şansı da bulabilirsiniz.

• Gölde av mevsimine göre balık tutulabiliyor. Balık tutma merakı olanlar malzemelerini almayı unutmasın.

• Yaptığımız yürüyüşlerde dağ çileklerinin yeni olmaya başladığını gördük. İlkbahar sonunda dağ çileği toplayabilirsiniz.

• Torkul Göleti’nde yaptığınız kamp sonrası mutlaka civardaki yaylaları keşfe çıkın. Hepsi tabelalarla belirlenmiş. Kelik Yaylası, Derebalık Yaylası, Odayeri Yaylası bunlardan birkaçı.

• Odayeri Yaylası’nda kendinizi bulutların üzerinde hissedeceksiniz. Ayrıca Odayeri Yaylası’nda konaklama hizmeti de var. Pansiyonla ilgili pek çok olumlu geri dönüşler mevcut.

• Odayeri Yaylası manzarasında mutlaka fotoğraf çektirin. Seyir tepesi gibi bir yer, yeşili ve yayla evlerini gören kısmı harika.

• Bir diğer keşfedilesi yayla da Sırık Yaylası. Yine tabelaları takip ederek ulaştığımız Sırık Yaylası, sakinliği ve doğasıyla büyüledi bizi. Yayla içinden geçen minik su ve su çevresinde otlayan hayvanlarla kendimizi başka bir âlemde hissettik.




ETİKET :   hafta sonu rota gezmek yeni yerler gamze kır sapancı akın sapancı gezi gurme kaşif doğa kocaeli life

Tümü