kocaeli , 26-08-2019

Gözlerdeki tehlikeli haberci: “Diyabetik Retinopati”

Kontrol altına alınamayan diyabet, kalıcı görme kaybına yol açabilir. Bu sinsi hastalıktan korunmak için şeker tüketimi azaltılmalı ve yılda en az bir kez göz muayenesi ihmal edilmemeli

11:29:22 | 2019-08-02

Şeker tüketimini makul seviyelerde tutmanın ve düzenli kan şekeri ölçtürmenin göz sağlığı açısından da büyük önem taşıdığını belirten Dünyagöz İzmit’ten Op. Dr. Erkan Ekşioğlu, ‘diyabetik retinopati’ hakkında önemli bilgiler verdi.

 

 

DİYABETİK RETİNOPATİ NEDİR?

Şeker hastalığına bağlı körlüğün en sık görülen nedeni ‘diyabetik retinopati’dir. Diyabet, gözün özellikle sinir tabakasını (retina veya ağ tabaka) ve bu tabakadaki kılcal damarları etkileyerek çalışmasını bozmakta ve görme kayıplarına yol açmaktadır. Şeker hastalığına bağlı retina bozukluklarına ‘diyabetik retinopati’ adı verilmektedir.

 

HASTALIĞIN SEBEPLERİ NELERDİR?

Diyabetik retinopatinin meydana gelmesinde rol oynayan risk faktörlerinin başında şeker hastalığının süresi gelmektedir. Özellikle diyabet tanısından itibaren 10 yıllık süreden sonra retinopati görülme sıklığı artmaktadır. Tip 1 veya insüline bağımlı genç diyabetiklerde ergenlik çağından sonra retinopati görülme sıklığı yaşa bağlı olarak artmaktadır.

Kan şekerinin düzensiz seyretmesi, ani kan şekeri yükselmesi ve düşmesi; retinanın bozulmasını ve hastalığın ilerlemesini kolaylaştırmaktadır. Gebelik, hipertansiyon, kan yağlarının yüksekliği (hiperlipidemi) ve böbrek hastalığı retinopatiyi ağırlaştıran diğer faktörlerdir.

Şeker hastalığı retinadaki kılcal damarların yapısını bozmakta, hücre kaybına yol açarak damar geçirgenliğinin bozulmasına, sarı nokta bölgesinde sıvı ve yağlı maddelerin birikmesine ve beraberinde kılcal damarların tıkanarak beslenmeyen alanların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Retinada kendiliğinden kanayabilen yeni damarlar oluşur. Retinanın önünde ve içinde oluşan kanamalar gözün arka boşluğuna sızar. Retinada damarlı zarlar oluşur ve bu durum ciddi görme kayıplarına, ağrılı göz tansiyonu yükselmelerine neden olur.

 

TEŞHİS VE TEDAVİDE GEÇ KALINMAMALI

Op. Dr. Erkan Ekşioğlu’na göre; diyabet hastası olalım ya da olmayalım her şeyden önce ‘şeker’ tüketimimizi kısıtlamamız gerekiyor. Düzenli kan şekeri ölçümü yaptırmak ise bu sinsi hastalığı erken teşhis edebilmek adına büyük önem taşıyor.

Hastalığın kesin tanısı için bir göz doktoru tarafından ‘göz dibi muayenesi’ yapılması gerektiğini belirten Op. Dr. Ekşioğlu, ‘özellikle diyabet hastaları ve risk grubunda bulunan kişilerin yılda en az bir defa detaylı göz muayenesi yaptırması’ gerektiğinin altını çiziyor. Hastalığın tanısı ne kadar erken konulursa, tedavinin etkili olma şansı da o kadar yüksek. Teşhisin konulmasının ardından, hızlıca tedaviye başlanarak görme kaybının engellenmesi ve var olan görme seviyelerinin muhafaza edilmesi amaçlanıyor. Tedavide geç kalınması ise 1-2 yıl içerisinde körlüğe varabilecek ciddi sonuçların doğmasına yol açabiliyor. Tüm bu nedenlerden ötürü şeker tüketimine dikkat edilmesi ve hâlihazırda diyabet hastası olanların diyabet ve göz kontrollerini aksatmaması hayati önem taşıyor.




ETİKET :   Diyabetik Retinopati göz tedavi Şeker hastalık Op. Dr. Erkan Ekşioğlu Dünyagöz İzmit

Tümü