Gözdeki sinsi hastalık; Glokom

Halk arasında ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen glokom hakkında merak ettiğimiz noktaları, Medicalpark Gebze Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Metin Ekinci yazdı

15:53:51 | 2018-03-13

Halk arasında ‘göz tansiyonu’ ya da ‘Karasu hastalığı’ olarak bilinen glokom, sıklıkla göz içi basıncının yükselmesi nedeniyle görme sinirinin zarar görmesidir. Buna bağlı olarak kişinin görme alanı daralır.

En son aşamalarda kendisini fark ettiren ve sinsi bir hastalık olan glokom, geç tanı konulduğunda görme sinirinde geri dönüşü mümkün olmayan ciddi hasar ve kayıplar oluşturur. Glokom dünyada önemli bir körlük nedenidir. Tüm dünyada, tüm yaş grupları glokomdan etkilenmektedir.

Göz içi basıncı normalden yüksek olan kişilerde glokom gelişme riski daha yüksektir ancak bu göz içi basıncı yüksek olan herkeste glokom olabileceği anlamına gelmez. 40 yaşın üzerindeki kişilerde, glokom riski artmaktadır. Ailesinde glokom olan kişilerde, şeker hastalığı ve guatrı olanlarda gelişme riski daha yüksektir. Ciddi göz yaralanmaları, göz içi basıncı yükselmesine neden olabilir.

Ayrıca, retina dekolmanı, göz tümörleri ve kronik üveit veya iritis gibi göz iltihapları glokomun diğer sebepleri arasında sayılabilir. Bazı göz cerrahileri de ikincil glokom gelişimini tetikleyebilir. Miyopide glokom sıklığı yaklaşık iki misli artmıştır. Bunun yanı sıra uzun süreli kortizon kullanımı (damla, ağızdan veya cilt pomadı vb. olarak) ikincil glokom gelişimine neden olabilir.

 

GLOKOMUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Sabahları belirginleşen baş ağrıları, zaman zaman bulanık görme, geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi, televizyon izlerken göz etrafında ağrı glokomun belirtileri arasında sayılabilir.

Glokomda değiştirilebilir tek risk faktörü, yüksek göz içi basıncıdır. Ne yazık ki ‘normal’ değer kişiden kişiye değişir ve bir kişi için normal olan değer, bir diğeri için yüksek olabilir.

Glokom aşağıdakileri içeren kapsamlı bir göz muayenesi ile saptanabilir:

Görme keskinliği testi: Gözün değişik uzaklıklardaki görme becerisi ölçülür.

Görme alanı testi: Yanlardaki görme kaybı değerlendirilir.

Gözün retina tabakasının incelenmesi: Bir damla kullanılarak, göz bebeği büyütülür. Daha sonra, özel büyüteçler kullanılarak, gözün arka tarafındaki göz siniri ve retina tabakası incelenir.

Tonometri: Göz içi basıncı ölçülür

Pakimetri: Ultrasonik olarak kornea kalınlığını ölçülür

Bu testlerin hepsi, ek bir müdahale gerektirmeyen ve acı ya da ağrıya neden olmayan testlerdir. Yaklaşık yarım saat öncesinden damla damlatılması dışında, aç ya da tok gitmek gibi önceden yapılacak özel bir işlemi gerektirmez.

 

TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Glokomun açık açılı ve dar açılı olmak üzere iki türü bulunur. Her iki türü de erken teşhis ve tedavi uygulamaları yapılmadıkça, körlüğe kadar gidebilecek ciddi görme kayıplarına yol açabilir.

Görme alanında glokoma bağlı ciddi bir kayıp olmadıkça, hasta bu kayıpların farkına varmaz. Bu sebepten dolayı düzenli göz muayenelerinin gerçekleştirilmesi gereklidir.

Detaylı bir göz muayenesinde gerçekleştirilen ölçümler sayesinde, erken tanı koyularak ileri dönemlerde yaşanabilecek ciddi görme kayıplarının önüne geçilmesi mümkündür.

Glokom tedavisinde üç yol mevcuttur. İlaç kullanımı bu yöntemlerin ilkidir. Göz sıvısının üretimini kısıtlayan veya çıkışını arttırarak düşüren bu ilaçlar, belli aralıklarla alınır ve hayat boyu kullanılır.

Ancak ilaçla göz tansiyonu düşmeyen hastalara, cerrahi veya lazer tedavi yöntemleri uygulanır. Her iki tedavi yöntemiyle de başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.




ETİKET :   sağlık göz göz sağlığı glokom tedavi göz hastalıkları

Tümü