kocaeli , 26-10-2020

Fedakar ve eğlenceli bir anne: İlknur Bektaş

Kendisini ‘fedakar ve eğlenceli’ bir anne olarak tanımlayan İlknur Bektaş, oğlunu bir birey olarak görebildiğini ve tercihlerini dikkate aldığını söylüyor

14:35:50 | 2020-10-13

HAZIRLAYAN: ESİN ALÇIOĞLU

 

 

Türkiye’nin önemli bir kuruluşunda veri tabanı yöneticisi olarak görev yapan İlknur Bektaş, aynı zamanda 6 yaşındaki dünyalar tatlısı Oğuzhan’ın da annesi.

Yoğun iş temposuna rağmen oğluyla dolu dolu vakit geçiren, oyunlar oynayan ve onun enerjisine ayak uydurmaya çalışan İlknur Hanım, kendisini ‘Her şeye yetişen, fedakar ve eğlenceli bir anne’ olarak tanımlıyor.

 

İlknur Hanım, kendinizi nasıl bir anne olarak tanımlarsınız?

Ben, her yere yetişenlerdenim. Anne olmanın ne kadar büyük bir fedakarlık gerektirdiğinin farkındayım ve sorumlulukla sosyallik arasındaki dengeyi yakalamaya çalışıyorum. Oğlum, arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirmeyi seviyor, bu beni de mutlu ediyor ama ödevlerimiz, yemek saatinde evimizde olmamız, uyku düzenimiz de önemli. Dengeleri kurmaya çalışıyorum. Fedakarlık ve eğlence, belki de beni en iyi tanımlayan iki sözcük olur. Eşim, oldukça enerjik ve destekleyici olduğumu söylüyor. Oğuzhan ile oyunlar oynamaktan sıkılmıyor, onun hızına ayak uydurmaya çalışıyorum. Çocuğumu inisiyatif alması için destekliyor ve pek çok konuda cesaretlendirmeye çalışıyorum.

Onu bir birey olarak da görebiliyor, isteklerini ve tercihlerini dikkate alıyorum. Tabii ki her anımız sosyal medyadaki paylaşımlar gibi mükemmel değil. Özellikle pandemi dönemiyle başlayan ekran başında eğitim, beni ve Oğuzhan’ı duygusal açıdan yıprattı. Eminim, bu stresi yaşayan pek çok anne vardır. Bu sıkıntıları da bir gülüş, sevgi dolu bir kucaklaşma ile aşmaya çalışıyoruz. Sağlık olsun, gerisi gelir.

 

Oğuzhan ile beraber neler yapmak, nerelere gitmek size keyif veriyor?

En çok baş başa geçirdiğimiz uyku öncesi saatleri seviyorum. Amerikan filmlerindeki gibi yatağına yatırıp, yanağına öpücük kondurup, ışığı söndürüp odasından çıkamıyorum. Birbirimize sarılıp yatmak, birlikte uyumak, uyku öncesinde kitaplar okumak, saatlerce sohbet etmek beni en mutlu eden şeyler. Sanırım onu da… Sonra şükretmeye başlıyoruz. ‘Bugün gökkuşağı gördüğüm için şükrediyorum.

Sağlıklı olduğum için, bol bol su içtiğim için, kaybolan küçük legomu bulduğum için şükrediyorum’ tarzı mutluluklar yaratıyoruz. Uykuya dalmadan önce de bebekliğinden beri her gece “Seni çok seviyorum, seni hep çok sevdim. Bundan sonra da seveceğim. Yanındayım, her yaşında sen benim kıymetlimsin” gibi cümleler kuruyorum, sonra uykuya geçiyoruz.

 

Çocuk büyütürken hangi noktalara dikkat ediyorsunuz?

En çok özen gösterdiğim konu, çocuğuma duyduğum saygı diyebilirim. Çocuğunu bir birey olarak görebilen, onun isteklerine ve tercihlerini dikkate almaya özen gösteren bir anneyim. İnanır mısınız çocuklara  “Sus bakayım, şimdi büyükler konuşuyor; büyüklerini dinle“ tarzı yapılan konuşmaları insan haklarına uygun bulmuyorum. Her zaman bir büyüğü nasıl dinliyorsam, söz hakkı veriyorsam, anlatmak istediğini anlamaya çalışıyorsam oğlum içinde aynısını yaptım. Her  çocuk,  bir insan ve onun da hakları olduğunun bilincinde olmalıyız. Çocukların fikirlerine saygı duymalıyız.

 

Oğuzhan’ın özel ilgi alanları var mı? Geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Oğuzhan resim yapmaya bayılır,  minyatür resimlerle mükemmel dünyalar yaratır. Origamiyi sever. Lego Teknik, Lego City, Lego Creator gibi mekanik konularında oldukça başarılıdır. Biz de bu yetkinliklerini beslemek için onunla birlikte tuvale, ahşap oyuncaklara, kuş evlerine, köpek kulübesine resimler çiziyoruz. Mandala boyayıp, resimler yapıyoruz. Sık sık Legoland’i ziyaret ediyoruz. Oğuzhan’ın spor ve rock müzik merakı da çok fazla. Yaşı itibariyle kurstan kursa koşan bir çocuk olmasını istemiyorum. Şimdi kendi isteğiyle okulunun basketbol kursuna gidiyor, ileride yine kendi isterse müzik kursuna da gidip şu anda çılgınca çaldığı orgunu, gitarını veya başka bir müzik aletini eğitimle destekleyebilir.

 

Çocuğunuzu yetiştirirken faydalandığınız kaynaklar var mı?

Oğuzhan için 2 yaş itibariyle Bilge Minik, Meraklı Minik, Minika Çocuk, Bilim Çocuk dergilerine abone olmuştuk. Aylık bu dergileri 5-5,5 yaşa kadar keyifle yaptık. 3 yaş ile 6 yaş arasında da Doç. Dr. Osman Abalı’nın DGS setlerini takip ettik. Ben, en çok annemi, annemle beraber eskilerin yöntemlerini referans aldım.

Çocuk gelişimiyle ilgili çok kitap okudum fakat ruhuma en yakın hissettiğim; gerek sosyal medyada ‘Akademisyen Anne’ sayfasındaki paylaşımları gerekse ‘Korkma İyi Bir Annesin’ kitabı ile içime serin sular serpen Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’dır.




ETİKET :   esin alçıoğlu ilknur bektaş çocuğum ve ben kocaeli anne çocuk röportaj

Tümü