Fatma Kaplan Hürriyet: İDOLÜM KAYINVALİDEM

Meclis’in en genç vekillerinden birisi olmasına rağmen siyasi arenada vurduğu yerden ses getiren bu çok özel kadının aile yaşantısını, özel zevklerini ve 6 yaşındaki sevimli oğlu Aras ile arasındaki özlem dolu ilişkiyi konuştuk... Kayınvalidesiyle arasında sımsıcak bir bağ olduğunu, mutfak işlerindeki başarısını ve içli köfte konusundaki iddiasını da bu sayede öğrendik

16:08:31 | 2017-04-03


RÖPORTAJ: BİLAL AKPINAR • FOTOĞRAFLAR: Vehbi KILIÇ

Bazen meclis kürsüsünden seslenirken, kimi zaman parti çalışmalarında, ara sıra resmi ziyaretlerde görüyoruz onları. Neredeyse her gün gazetelerdeler, attıkları her adım takip ediliyor.

Kentimizin siyasetçilerini, siyasi arenadaki çalışmalarıyla tanıyoruz ama özel hayatlarını nasıl yaşadıkları hakkında hiçbir fikrimiz yok... Aileleriyle birlikte nerede yaşarlar; çocuklarıyla nasıl vakit geçirirler; boş zamanlarında ne yaparlar; nereden giyinir, en çok hangi yemeği severler bilmiyoruz...

Bu soruların cevabını merak ettik, ‘Siyaset Dışı’ röportajlarımızın ilkini, CHP Kocaeli Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi Fatma Kaplan Hürriyet ile gerçekleştirdik.

Evinde ziyaret ettiğimiz Hürriyet ile aile yaşantısını, özel zevklerini ve 6 yaşındaki sevimli oğlu Aras ile arasındaki özlem dolu ilişkiyi konuştuk... Kayınvalidesiyle arasında sımsıcak bir bağ olduğunu, mutfak işlerindeki başarısını ve içli köfte konusundaki iddiasını da bu sayede öğrendik.

Meclis’in en genç vekillerinden birisi olmasına rağmen siyasi arenada vurduğu yerden ses getiren bu çok özel kadını daha yakından tanımak isterseniz, sohbetimize buyrun...

2

Fatma Hanım, sizi önce başarılı bir avukat, daha sonra da ilimizin ilk kadın milletvekili olarak tanıdık... Hayatınızın kırılma noktası nedir?

Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanarak Kocaeli’ye gelişim... Üniversiteye başlamamla birlikte hayatımda çok şey değişti. İdeolojim ve dünya görüşüm şekillenmeye başladı. Üniversite eğitimiyle beraber araştırmaya, sistemi sorgulamaya, bilinçlenmeye başlıyorsunuz. Belli bir bilinç kazanınca da yaptığınız eleştiriler artıyor. Sonraları, eleştirdiğim sistemi değiştirebilmek için en iyi yolun siyaset olduğuna karar verdim.

Milletvekili olmanızla beraber hayatınızda neler değişti?

Aile ve iş hayatımda bambaşka bir yol haritası ortaya çıktı. Siyasete girmemle beraber aileme, özel yaşamıma, hobilerime daha az zaman ayırır oldum. Özellikle oğlumla geçirdiğim zamanlar çok kısıtlı. Evde olmayı seven bir yapım var ama siyasetin gereklerini de yerine getirmek gerekiyor.

Zamanınızın ne kadarını şehir dışında geçiriyorsunuz?

Genelde haftanın üç günü Ankara’da oluyorum, ancak her perşembe saat kaç olursa olsun İzmit’e dönüyorum. Cuma, cumartesi ve pazar günlerini kentte geçirmeye özen gösteririm.

 

OĞLUMUN ‘İLK’LERİNİ KAÇIRDIM


1

Ailenize yeterince vakit ayıramadığınız için kendinizi kötü hissettiğiniz oluyor mu?

Bebekliğinden beri oğlumun yanında olamadım, büyüdüğünü göremedim... Bir tek ilk kez ‘baba’ dediğine şahit oldum; bunun dışında ne ilk adımlarını ne ilk dişini görebildim. Aras’ı kayınvalidem ve kayınpederim büyüttüğü için gözüm hiç arkada kalmadı ama ne yazık ki ‘ilk’lerini hep kaçırdım. Oğlumla vakit geçirmeyi çok özlüyorum.

Anlaşılan, ‘ilk’lerin şahidi hep babaanne olmuş...

Evet, öyle oldu. İki sene önce onu kreşe başlatmıştık. Kayıt esnasında oğlumla ilgili sorular sordular. ‘Çocuğunuz kaç aylıkken yürümeye başladı?’ sorusuna ‘1 yaşında yürüdü’ dedim; annem ‘yok kızım, 10 aylıkken yürümeye başladı’ dedi. ‘6 aylıkken dişi çıktı’ diyorum, annem ‘yok kızım 4 aylıkken çıktı’ diyor. Babaannesi her şeyini benden daha iyi biliyor.

Aras, bu durumdan şikayet ediyor mu?

Babaannesi ve dedesiyle sevgiye doyarak büyüdü. Annem ve babam benim yokluğumu ona hissettirmemek için her şeyi yaptı. Aras’ı öyle bir nazlıyorlar ki 6 yaşında ama hala dedesinin omuzlarında geziyor. Tüm bunlara rağmen Aras, ‘anne sevgisi’ eksikliğini sürekli hissediyor. Mesela, geçenlerde okulda çok durgunmuş. Öğretmeni sebebini sorunca, ona sarılıp ‘annemi çok özledim diye ağlamış’. Açık açık söylemiyor ama sanırım kızıyor. Televizyona çıktığımda beni asla izlemiyor, mesela. Kürsüde konuşma yapacağım zamanlar annemlerden Aras’a da izletmelerini istiyorum; ‘kapat!’ diye bağırıp televizyonu kapattırıyormuş.

3

 

BENİ KISKANIYOR


Neden acaba?

Zannediyorum, beni kıskandığı için. O göremiyor, kimsenin de beni görmesini istemiyor. Sanıyor ki televizyon kapandığında görmeyecekler...

Birlikteyken oğlunuzla neler yapmaktan hoşlanırsınız?

Oğlumla beraber parka gitmekten çok hoşlanırım. Aras, esnaf lokantalarını çok seviyor, oralarda yemek yemeye bayılıyor. Onu arada sırada çarşıda bulunan lokantalara götürüyorum. Tipik Türk erkeği gibi lahmacunu çok sever.

Peki, yapmayı özlediğiniz bir şey var mı?

Tatil yapmayı özledim. Uzun süredir tatile çıkıp gönlümüzce dinlenemedik. Bir de eskiden hobilerim vardı... Eşim ve ben halk oyunları eğitmeniydik, her yöreyi özellikle de Kırklareli yöresini çok severek oynardım. Yarışmalara katıldık, Türkiye birincilikleri aldık ama iş hayatıyla beraber halk oyunlarından uzaklaştık. Ayrıca, bağlama çalmayı da çok severim, artık ona da vakit ayıramıyorum. Ben elime alana kadar bağlamanın akordu bozuluyor.

Mutfağa girer misiniz, Fatma Hanım?

Ne ev işi yapabiliyorum ne de yemek. Kayınvalidem ile altlı üstlü yaşıyoruz. Annem, sağ olsun bütün yemeklerimi, temizliğimi yapıyor. Vakit ayıramıyorum ama elimden her iş gelir. Çok iyi yemek yaparım, özellikle içli köftede çok iddialıyımdır.

 

EN BÜYÜK DESTEĞİM KAYINVALİDEM


3

Bu kadar yoğunluk içinde en büyük destekçiniz kim?

Eşim ve Kayınvalidem. Evlendiğimde, 24 yaşındaydım. Kayınvalidemlerin Mehmet Ali Paşa Mahallesi’ndeki aile apartmanına gelin geldim. O zamanlar gençliğin de etkisiyle çok daha heyecanlı, agresif, çabuk tepki gösteren bir karakterim vardı. Annem ise çok sakin, huzurlu, olaylara pozitif bakan bir yapıya sahiptir. Bana çok şey öğretti. Onun o huzurlu hali beni de sakinleştirdi. Hala hep yanımızda ve Aras başta olmak üzere her konuda en büyük desteğim oldu. Evladıma o kadar güzel bakıyor ki gözüm arkada kalmıyor. Bana siyasetten başka düşünecek bir şey bırakmıyor.

Kocaeli’de boş vakit bulduğunuzda neler yapıyorsunuz?

Arkadaşlarımızla zaman geçirmeyi çok seviyorum. Daha çok merkezi yerlerde, Yürüyüş Yolu’ndaki kafelerde görüşüyoruz. Değişiklik olsun diye Kartepe-Maşukiye taraflarına gittiğimiz de oluyor. Yemek yiyeceksek genellikle Sahan’ı ya da Çınar’ı tercih ediyoruz.

Siyasetten bunaldığınızda nasıl rahatlıyorsunuz?

Televizyon seyretmeyi çok severim, özellikle de ‘Güldür Güldür’ tarzı insanı yormayan programları. Oturayım, öylece televizyona bakayım, başka bir şey düşünmeyeyim...

 

 

‘VATANIM SENSİN’İ KAÇIRMIYORUM


“Kayınvalidemden çok şey öğrendim... Onun huzurlu, yapısı zaman içinde beni sakinleştirdi.”

“Kayınvalidemden çok şey öğrendim... Onun huzurlu, yapısı zaman içinde beni sakinleştirdi.”

‘Keşke siyasete girmeseydim’ dediğiniz oluyor mu?

Bütün zorluklarına rağmen, siyasete girdiğime hiç pişman olmadım. Malzemesi insan olan bir uğraş, insanı sevdiğim için siyaseti de seviyorum.

Takip ettiğiniz diziler var mı?

‘Vatanım Sensin’i hiç kaçırmadan izliyorum. Televizyonda kaçırırsam da mutlaka internetten açıp seyrediyorum. Oyuncular, hikaye, kurgu çok güzel.

Hayattaki olmazsa olmazlarınız nelerdir?

Araba. Yürümeyi o kadar sevmiyorum ki arabamdan vazgeçemem herhalde. Araba olmazsa da en kısa mesafeye bile otobüsle giderim.

Özel yaşantınızda en çok nelere kızarsınız?

Haksız yere suçlamalar ve haddini aşan söylemlere...

Peki, en çok nelere gülersiniz?

Memnuniyetsiz biri değilim, ufacık şeylerle mutlu olurum. İstediğim bir şey gerçek olduğunda, sahip olamadığım bir şey varsa ona sahip olduğumda...  Çocuğumla boğuşmak bile beni mutlu eder.

Kadın olarak en büyük rahatsızlığınız nedir?

Kadına şiddetin artışı, kadınların birey olma iradesinin törpülenmesi, bir kalıba sıkıştırılmaya çalışılmaları... Kadınların anne, gelin, eş olmanın ötesinde bir insan, bir birey olarak görülememesi.

 

KIRMIZIYI ÇOK SEVERİM


Fatma Hanım, özellikle milletvekili olduğunuzdan beri kırmızı ceketinizle özdeşleştiniz... Nasıl bir giyim tarzınız var?

Meşhur! Kırmızı, küçüklüğümden beri en sevdiğim renk. O kadar içselleştirmişim ki aldığım her şeyde önce kırmızı renge ya da onun tonlarına gidiyorum. Dolabımda kırmızı, bordo ve pembe tonlarının ağırlığı var. Kırmızı göze çarpan bir renk olduğu için onunla özdeşleştirildim. Biraz da esmer olunca insanlar yakıştırdı. Giyim tarzım ise tam anlamıyla, klasik. Gençliğimden beri kumaş pantolonlar, gömlekler, buluzlar giyerim. Gardırobumda sadece bir tane kot pantolonum var.

Nerelerden alışveriş yaparsınız, bu konuda danıştığınız biri var mı?

Eşimin göz zevkine çok güvenirim, alacağım giysileri onun onaylaması benim için önemli; bu konuda danıştığım tek kişi de o. Marka ve fiyat takıntım ise hiç yok. Kıyafetin üzerimde güzel durması, bana yakışması yeterli. Yeri gelir pazardan da giyinebilirim. Düzenli olarak alışveriş yaptığım iki mağaza var. Sağ olsunlar giyim tarzımı da bildikleri için bana uygun ürünleri ayırırlar. Ceketlerimin çoğunu Aykut Giyim’den, yemekli organizasyonlar ve özel etkinliklerde giydiğim elbiseleri de Kadınca’dan alıyorum. Kazak, buluz gibi ürünler için ABC, Koton, Collezione ve LC Waikiki gibi mağazaları tercih ediyorum. Ayakkabılarımı ise Körfez Ağadere Caddesi’nde bulunan mağazalardan alıyorum.

Gardırobunuzun vazgeçilmez parçası nedir?

Tabii ki kırmızı ceket! Ankara’ya giderken giyeceğim kıyafetleri akşamdan hazırlıyorum ama yedek olarak her zaman bir kırmızı ceket bulundururum.

 

ESTETİK AMELİYATTAN KORKUYORUM


4

Hangi parfümü kullanıyorsunuz?

Lancome La Vie Est Belle

Kişisel bakımınıza vakit ayırabiliyor musunuz, hiç estetik yaptırdınız mı?

Öyle sürekli kendisiyle ilgilenen bir kadın değilim. Temizliğe önem veririm. Şimdiye kadar estetik yaptırmadım ama hiç karşı değilim. Bu kadar bilim insanı bizim için uğraşıyor, kullanmak lazım. Karşı olmamama rağmen, çıkacak sonuçtan geri dönüş olmadığı için estetik yaptırmaya korkuyorum.

Fobi boyutunda bir korkunuz var mı?

Nefessiz kalmaktan korkarım, bundan dolayı da yüzmeyi çok iyi bilmiyorum. Oğlumla oyun oynarken de boynumu biraz fazla sıksa panik olurum. Bir de yüksekten korkarım, kesinlikle aşağıya bakamam. Uçağa binerken hep tedirgin olurum, teleferiğe hayatta binemem; kaldı ki dönme dolap bile bana göre değil. Bir Ordu ziyareti sırasında, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz’ın ısrarını kıramayıp teleferiğe bindim. Oldukça dik bir bölgeden 15 dakikada yukarıya çıktık. Boztepe’ye çıkana kadar akla karayı seçtim. İnerken de başkana, ‘gerekirse bu yolu yürürüm, bir daha katiyen binmem’ dedim. Karayoluyla indik.

Son olarak emeklilik hayaliniz nedir diye sormak istiyorum...

En büyük hayalim Bodrum’da yaşamak. Eşimle tanıştığımızdan beri gitmeyi en çok sevdiğimiz yerlerden biri, Bodrum... Sahil kenarında, deniz gören bir yerde, kendi halimizde, dertsiz, tasasız yaşamak isterim.

 

Fatma Kaplan Hürriyet kimdir?

    • 1982, Tekirdağ doğumlu

 

    • 2004 yılında Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.

 

    • Ülkenin sorunlarına çözüm üretmek için siyasete girmeye karar verdi ve Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapmaya başladı.

 

    • 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde Kocaeli’nin ilk kadın milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine girdi.

 

    • Geçtiğimiz şubat ayında TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi oldu.

 

    • Murat Hürriyet ile evli, 6 yaşında Aras adında bir erkek çocuk annesi.

 




ETİKET :   Ankara chp Fatma Kaplan Hürtiyet Kocaeli Siyaset TBMM Vekil

Tümü