kocaeli , 20-10-2019

Diyabet 2025’te iki katına çıkacak

Giderek yaygınlaşan diyabet, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme gibi nedenlerle 20’li yaşlarda bile görülüyor

11:22:14 | 2018-11-06

Araştırmalara göre Türkiye nüfusunun yüzde 15’i diyabet hastası. Ancak her üç diyabetliden biri bu gerçeği bilmiyor. İhmal edilen teşhis nedeniyle diyabet tanısı konuluncaya kadar hastalık, göz, kalp ve böbreklere yüzde 50-60 dolayında hasar veriyor. Diyabet tedavisinde yeni yaklaşımlar hakkında bilgisine başvurduğumuz Acıbadem Kocaeli Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Soner Dileklen, iki farklı tipte diyabet hastalığı olduğuna dikkat çekti. ‘Şeker metabolizmasındaki bozukluk nedeniyle kandaki şeker miktarının artması’ olarak tanımlanan diyabetin pankreastan salgılanan ve şekeri düzenleyen insülin hormonunun bozulmasından kaynaklandığını söyleyen Dileklen, şöyle devam etti:

 

20’Lİ YAŞLARA DÜŞTÜ

“Tip 1 diyabet, daha çok 4-12 yaşlar arasında ortaya çıkıyor. Pankreas insülin üretmediği için bu hastalar enzimi dışarıdan enjeksiyon yoluyla alıyor. Tüm diyabetliler içinde yüzde 90 oranında görülen Tip 2 diyabet ise genellikle 40 yaş üstünde ortaya çıksa da değişen beslenme alışkanlıkları nedeniyle 20’li yaşların başında oluşabiliyor. Yeterli miktarda olduğu halde görevini yapmayan insülinin, şekerin hücre içine girmesini sağlayamadığı bu diyabet tipinin nedenleri arasında genetik yatkınlık, hareketsiz bir yaşam tarzı ve şişmanlık sayılıyor. Ayrıca hamilelikte diyabeti yaşayan, kilolu bebek dünyaya getiren kadınlar da risk altında. Bu hastalarda, kandaki şeker miktarı arttığı gibi pankreasın aşırı insülin üretmesiyle ortaya çıkan hipoglisemi (şeker düşmesi) atakları da görülebiliyor.”

Türkiye’de Tip 2 diyabetin görülme sıklığının yüzde 6.7 civarında olduğunu belirten Dr. Soner Dileklen, “Ancak bu rakam sizi yanıltmamalı. Bunun üzerine, bizim diyabet öncesi dediğimiz grubun da eklenmesi gerekiyor ki onların da oranı yüzde 7.2 düzeyinde. Yani, toplamda diyabetin görülme oranı yüzde 15. Bu oranın 2025’te iki katına çıkacağı tahmin ediliyor” diye anlatıyor.

 

 

Diyabet tanısı kandaki şeker oranı ölçülerek konuluyor ancak Dr. Dileklen, açlık kan şekeri kadar yemekten iki saat sonra yapılacak tokluk kan şekerinin de önem taşıdığına dikkat çekiyor. 10 saatlik açlıktan sonra kandaki şeker düzeyinin 100 mg/dl’nin altında olması gerekiyor. 126 mg/dl ve üzerindeki şeker düzeyi kişinin diyabet hastası olduğunu gösteriyor. Kan şekeri 100-126 mg/dl arasında olanlara, 75 gramlık glikoz yüklemesi yapılıyor. Bir bardak suya karıştırılan bu glikozu içenlerin 2 saat sonraki şeker düzeyi 200 mg/dl üzerindeyse diyabet tanısı konuluyor. 140 mg/dl-200 mg/dl arasındaki düzey, tolerans bozukluğuna işaret ediyor ve bu kişiler diyabetli gibi tedaviye alınıyor. Kan şekeri düzeyi 100-126 mg/dl arasında olanları tespit etmenin önem taşıdığını anlatan Dr. Dileklen, “Bir kişiye diyabet tanısı konulduğunda, bu hastalığa bağlı komplikasyonlar çoktan başlamış oluyor. Kişide yüzde 90 oranında damar problemi, yüzde 50-69 göz problemi ve yüzde 40-50 oranında böbrek problemi görülüyor. O nedenle erken tanı ve diyabet öncesinde kişiyi yakalamak çok önemli” diye uyarıyor.

 

YENİ İLAÇLAR

Dr. Dileklen sözlerini, “Son yıllarda yeni geliştirilen GLP 1 Anologları ile özellikle şişman Tip 2 diyabetli hastalarda çok iyi sonuçlar alınmaya başlandı. Bu ilaçlar gerek doyma merkezini baskılayarak gerekse pankreas üzerinde yapılandırıcı etki yaparak hem şekerin düzenlenmesine hem de zayıflamaya yardımcı olmakta. Özellikle kilo kaybı ve şeker düzeylerinin düşmesi ile kişilerin insülin kullanılmasının önüne geçilmeye başlandı” şeklinde noktalıyor.




ETİKET :   diyabet acıbadem hastanesi kocaeli doktor hekim soner dileklen sağlık şeker hastalığı erken tanı

Tümü