Çıtamız hep yüksek…

PAYLAŞ

Her geçen zaman çıtayı yükseltiyor, kendimizle yarışıyoruz.

Bunu biz değil okurlarımız, en sıkı takipçilerimiz söylüyor.

Dergimizin tasarımından, içeriğine kadar övgü üstüne övgü alıyoruz.

İçerik üretmek konusunda üstümüze yok.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımız Bursa’da çıkarılan bir magazin dergisini getirdi.

İnceleme fırsatı buldum.

İnanın hiçbir şey yok.

Toparlama haberler.

Ülkede magazin dünyasında ne olmuşsa alıp dergiye koymuşlar.

Biz öyle miyiz?

Her ay oturup ‘Ne yapalım bu ay?’ diye kafa yoruyor, ilginç konu ve konuklar arıyor, kentin cemiyet hayatında neler olmuş diye araştırıyoruz.

Bu yüzden örnek alınacak, keyifle okunacak bir dergi çıkıyor ortaya.

İçimize sinmeyen bir dergiyi okurumuzla buluşturmak bize göre değil.

Önce biz o haberden, o röportajdan keyif almalıyız.

Kocaeli Life’ın Şubat sayısını elinize aldığınızda ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.

Yine çok özgün ve güzel bir sayı hazırladık.

Birbirinden ilginç konular, güzel mekanlar, keyifli söyleşiler yaptık.

Bir de aşıkların ayı Şubat’a özel bir konumuz var.

Benim hazırlarken en keyif aldığım konu oldu.

14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla ilginç bir çalışma yapalım istedik.

Siz değerli okurlarımızın okurken yüreğinin kıpır kıpır olacağı, tebessüm edeceği bir konu olsun istedik.

‘Ne yapabilir’ derken birden ‘Kentimizin ünlü çiftlerine aşk hikayelerini soralım’ fikri çıktı ortaya.

Ve gerçekten çok kaliteli, okumaktan zevk alınacak bir konu oldu.

Onlar yazarken ne hissettiler bilmiyorum ama biz okurken o duygu içimize işledi, çok keyif aldık, imrendik hatta.

Aşk hikayelerini Kocaeli Life ve okurlarımızla paylaşan Anıl-Ceren Acurman, Ercan-Fatma Kaplan, Ebru-Sabahttin Gücin, Yalçın-Neşe Ergen, İnci-Şenol Çavuşoğlu, Muratcan-Şehbal Özbek, Yasin-Merve Akyol, Belgin-Gökhan Abayhan, Selin-Gencay Süloğlu, Hüseyin-Esin Alçıoğlu, Hande-Umutcan Özok, Hande-Hasan Kaya, Uğur-Gonca Kaplan, Gül-Koray Altın ile Akın-Merve Doğan çiftine sonsuz teşekkürler.

Ben gerçek aşkın sonsuz olduğuna inanırım.

Aşkınız, sevginiz sonsuz olsun…

Empati!

İnsan, ne zaman insan olur biliyor musunuz?

Karşısındakini anlamayı, kendisini onun yerine koymayı öğrendiği zaman.

Olaylar karşısında onun gibi hissedebildiği zaman.

Yani empati yapabildiği zaman…

Çünkü o zaman duygusal, bilişsel bütünlüğe ulaşır insan.

Çağımızın en büyük problemi anlaşılamamak.

Empati yapmadığımız için birbirimizi anlayamıyoruz, kırıyoruz, üzüyoruz.

Kızılderililer birini yargılamadan önce o kişinin mokasenleriyle (ayakkabılarıyla) dolaşırmış.

Kendi ayakkabılarını çıkarıp, onun ayakkabılarını giyerlermiş.

O zaman onun gibi hissetmeye başlarlarmış.

Ne kadar güzel değil mi?

Şimdi neden bunu yapamıyoruz, ya da neden çok azımızı birini anlamak için çabalıyor.

Birini anlamak için ayakkabısını giyin demiyorum, ama onun kalbinin hissettiklerini hissedebilirsiniz değil mi?

Yaradılışımız gereği duygusal varlıklarız.

Çok mu zor bir insanı anlayabilmek, onun hislerine ortak olmak.

Siz birini anlamadan, başkalarının sizi anlamasını, sizin fikirlerinizi kabullenmesini nasıl bekleyebilirsiniz?

Empati yapabilen insan kötülük yapamaz, kötü düşünemez, hin fikirli olamaz, karşısındakinin canını acıtamaz.

Şu hayatta en çok ihtiyacımız olan şey empati.

Bu nedenle insan olmayı tamamlayıcı bu unsuru hiçbir zaman es geçmeyin.

Evrende hep bir sirkülasyon vardır.

Ne yaparsanız o çıkacak karşınıza bu kaçınılmaz.

İyilik yapın, iyi insan olun, empati kurun; insan olmanın gereği bu…

Emin olun geri dönüşü muhteşem olacak…

Bir Cevap Yazın