Ceren Kabaş: Oğlumdan çok şey öğrendim

İlimizde bir giyim mağazası işleten Ceren Kabaş, güçlü olmayı ve zorluklarla mücadele etmeyi prematüre doğan oğlu Dora’dan öğrendiğini söylüyor

10:51:58 | 2019-03-11

 HAZIRLAYAN: ASLI GENCAL-BÜŞRA SAVAŞ UÇARI

 

'1 Anne 5 Soru' köşemizin bu ayki konuğu Dora'nın annesi Ceren Kabaş oldu. Ceren Kabaş, 30 yaşında genç bir anne. İstanbul’da doğmasına rağmen babasının işi dolayısıyla Kocaeli’de büyüyen Ceren Hanım, erken yaşta iş hayatına atılmış, ardından da evlenerek anne olmuş. İlimizde bir kadın giyim mağazası işleten Ceren Kabaş, aynı zamanda 2,5 yaşındaki dünyalar tatlısı Dora’nın annesi. Dora, şu anda çok sağlıklı, cin gibi bir çocuk olsa da Ceren Hanım için onu bu yaşa getirmek pek de kolay olmamış. Prematüre doğan ve uzun süre hayatta kalma mücadelesi veren Dora, en sonunda yaşama tutunarak, annesine güç vermiş. Prematüre bir bebeğin annesi olmanın zorluklarını ve Ceren Hanım’ın annelik üzerine görüşlerini ilgiyle okuyacaksınız.

 

 

1)    Ceren Hanım, prematüre doğmuş bir bebeğin annesi olarak, ne gibi zorluklar yaşadınız?

Dora, 28’nci haftada prematüre olarak doğdu ve uzun bir süre yaşam savaşı verdi. 42 gün kuvözde kaldı, bu sırada ağır bir enfeksiyon geçirdi, bir kez kalbi durdu. Bu süre boyunca onu bir kez bile kucağıma alamadım, kokusunu bilmedim. Oldukça sıkıntılı bir dönemdi ama bize çok şey öğretti. Örneğin, 1 gramın bile ne kadar değerli olduğunu, Dora’nın kilo almasını beklerken anladım çünkü oğlumun kilo alması gerekiyordu ancak emme refleksi gelişmediği için burnundan midesine indirilen bir hortumla besleniyordu.10 gram bile alsa deliler gibi seviniyorduk. Güçlü olmayı ve mücadele etmeyi de ondan öğrendim… Dora’nın bana ihtiyacı vardı ve bazen gücümün tükendiğini hissediyordum. Her gün hastaneye gidip ona hiç dokunamadan, eve eli boş dönmek çok zordu. Sonra fark ettim ki ben bu kadar zorlanırken, 1 kilo ağırlığında oğlum, anne kucağı bile bilmeden tek başına hayatta kalmak için direniyor… O bizden daha güçlü. Zor bir süreçti ama birlikte atlattık.

 

2)    Nasıl bir annesiniz?

Biz anneler, bu soruyu içten içe aslında hep kendimize soruyoruz. Çalışan bir anneyim ve bununla ilgili sayısız yazı okudum, uzmanlarla konuştum... Asıl olan, tüm gün çocukla beraber vakit geçirmemiz değil, onunla ne kadar kaliteli vakit geçirdiğimizmiş. Ben de hayatımı buna göre şekillendirmeye çalışıyorum. İşe gidiş ve çıkış saatlerimi Dora’ya göre ayarlıyorum. Prematüre doğduğu ve bağışıklık sistemi yaşıtlarından biraz daha düşük olduğu için beslenmesine çok dikkat ediyorum. Despot bir anne değilim. Dora’yı belli bir kalıbın içine sokmak yerine onu anlamaya çalışıyorum. Bana göre o bir birey. Şu an tam olarak konuşamasa da istekleri var, farkındayım. Gözlerinin içine bakarak bana anlatmak istediklerini anlamaya çalışıyorum. Kendisine zarar vermemesi adına kontrollü şekilde özgür bırakıp her şeyi keşfetmesini sağlıyorum.

 

3)    Dora ile birlikte neler yapmaktan ya da nerelere gitmekten hoşlanıyorsunuz?

Dora’yla yapmaktan en çok keyif aldığımız şey müzik dinlemek, şarkı söylemek ve dans etmek. Dora, babası ve ben herhangi bir saatte müzik açıp deliler gibi dans edebiliyoruz. Müzik kulağı çok iyi, babasıyla beraber müzik aletlerini çalabiliyorlar ve Dora daha bu yaşta ritim tutabiliyor. Denize taş atmayı sevdiğini de yeni keşfettik ve geçen günü saatlerce denize taş attık. Oğlum oyun parklarını da çok seviyor. Hava soğuk bile olsa, Dora ile beraber mutlaka dışarıya çıkıyoruz çünkü toprağa, doğaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

 

4)    Dora’yı yetiştirirken en çok dikkat ettiğiniz ve özen gösterdiğiniz konular nelerdir?

Beslenmesine çok dikkat ediyorum. Ona örnek olmak için iyi bir insan olmaya çalışıyorum. İnsanları seviyoruz, hayvanları, doğayı seviyoruz. Kişiliğinin oluştuğu şu dönemlerde anne-baba olarak onda doğru izler bırakmamız gerektiğine inanıyorum. Yani anlayacağınız, işe kendimizden başladık… İyi bir birey yetiştirmenin yolu; iyi bir aileden ve okuldan geçiyor.

 

5)    Dora’nın gelişimi devam ederken takip ettiğiniz ve önerebileceğiniz yayınlar ya da kitaplar var mı?

Tabii ki okuduğum pek çok kitap, takip ettiğim yayın oldu, hala da var ama gerek okuduğum yayınlar gerekse sosyal medyada takip ettiğim sayfalar Dora’ya göre sekil aldı… Tavsiye edeceğim belli isimler ya da kitaplar olmayacak çünkü her çocuğun karakteri başka. Orada yazılanlarla yaşadığımız gerçekler her zaman örtüşmüyor. Tüm annelere tavsiyem çocuklarını iyi tanımaları… Cevaplar hep evlatlarımızda çünkü.




ETİKET :   1 anne 5 soru ceren kabaş dora kabaş anne çocuk bebek

Tümü