BU YILA KADAR

PAYLAŞ

Hepimize uyan bir klasikle yola çıkacağım bu yazıda.

Yererken kendini övmekle eşdeğer saydığımız, çoğu zaman dalga geçtiğimiz ama esaslı değişimin sebebi. Umutları yıkan her şeyi etkisiz eleman gibi görmezden gelip, yeni yılda sıfırdan başlamak…

Pandora’nın kutusundan son çıkmış olması kötülük olduğu anlamına gelmez. Aksine tüm kötülükleri salak Pandora kutuyu açıp etrafa saldıktan sonra Prometheus koşup kapağı kapamaya çalışmış, umudun da uçup gitmesine engel olmuştur. O, kötülüklerle başa çıkabilmenin anahtarı olacaktır. Prometheus’un emrine verilir ve insanlara gerektiği kadar o dağıtır umudu, asla fazlasını vermez.

Tıpkı olması gerektiği gibi her şeyin çoğu zehir, azı ise panzehir.

Yeni yıldan içten içe beklediğimiz; yaşlanmış, ak saçlı, eski püskü elbiseli amcanın uzay boşluğuna gönderilip ölüme terk edilmesi ile yerine sarışın, kıvırcık saçlı, pembe yanaklı bir veledin gelmesi…

Yeni yıl, en az bir önceki yıllar kadar eskiyecek olan. Yeni umutlar vaat eden, yeni hedefler yaratan.

Kimi zaman eski hedeflere ulaşmanın mutluluğunu, kimi zaman da ‘hadi yeniden bir umutla’ dedirten başlangıç. Sevdikleri hatırlatan, aratan, illa da içirtecek olan. Ve bir dilek tutturtan, içten içe olmayacak olsa da, bir gün bile olsa bütün dertleri unutturan veya hepsini tüm çıplaklığıyla önüne seren.

Her şeye rağmen yeni yıl güzel, yeni olduğu için, umut dolu olduğu için, bilinmez olduğu için. Çünkü her insanın içinde yeniden ayağa kalkıp bir ‘merhaba’ diyebilecek yanı uyaran.

Kimilerine göre de, maaşa zam ve de ikramiye ile girildiğinde dadından yinmeyen şey.

Kimilerine göre de, bir zamanlar yeni yıla bir iki hafta kala heyecanla günleri saydığım; ama şimdi 31 Aralık’ta bile yeni yıla girme coşkumun olmadığı zaman. Eskiden coşku ile karşıladığım, şimdi ise ‘planlarımı gerçekleştirmem gerek’ diye özeleştiri yaptığım bir zaman, ‘Evet yaşlanıyorum…’ dediğin şey.

Kimilerine göre de; yeni yılın olmazsa olmazları vardır ki bunlar muhakkak yapılır:

Bunlardan biri, geçen yıla dair analiz yapmaktır. İnsan hatırladıkça ‘iyi ki de bunu yapmışım’ ya da ‘bu salaklığı nasıl yapabildim’ der.

Bir diğeri yeni yıldan bir şeyler istemektir ki; bunlar hep sağlık, mutluluk, rahatlık gibi soyut şeyler olur. Halbuki insan hatırlanmaya değecek anılar yaşamak istemelidir. Çünkü bir sonraki yıla girildiğinde elde kalacak olan şey anıdan başka birşey değildir.

İnsan yaşadığı müddetçe geride bırakmaya mahkumdur, bari geride bıraktıkları güzel olsun. Yeni yıl hafızanıza unutulmayacak güzel anılar eklemesi gerekendir. Hatırladıkça tebessüm ettirenlerden.. İş dünyasına göre de; geçen senelerde 2 ay önceden ıvır zıvır hediyeler yollamalarına alıştığımız ve fakat bu sene itibarıyla hakedişlerinin tamamını alan taşeronların eşantiyon göndermekten vazgeçtikleri bir zaman dilimi. İş dünyasında yeni yıl yine pek samimi.. Yine pek hoş.

Esasına göre;

Yeni yıl, sevgi gibi içimizde

Nasıl mı?

31 Aralık gecesi tüm sevdiklerini topla, sofralarını kur, çerezinden meyvesine türlü türlü içkisine, çal oyna, sesi güzel yetenekli arakdaşlarına düzenek kur, sesin kısılana kadar bağır, vakti geldiğinde çocukları uyut, kaldığın yerden devam et, tüm şaşa bittiğinde odana çekil ve artık seninle olmayanlara dua edip biraz ağla, özle, ama yine de eskiyi eskide bırak, sabah yeni bir güne gerçekten uyan, bisikletine atla, mis kokulu ekmeği fırından al, gel ve gözün alabildiğine huzurlu bi sofra kur, sofraların yeni yılda hep dolu, bereketli olsun…

Hepimize bol bereketli, sağlıklı, huzurlu, muhteşem bir 2018 olsun…

Bil ki tüm olumsuzluklar “Bu yıla kadar” ve hepsi bitti, yeni bir okyanustasın…

Bir Cevap Yazın