Bir İzmit romanı: Kapanca Sokak

İzmitli Serdal Karakuş, çocukluğunun geçtiği Kapanca Sokak’ta yaşanmış hikayeleri bir kitapta topladı

15:18:48 | 2018-01-11

RÖPORTAJ: Eylem Selvi ARI

 

İzmit’in 19. yüzyıl mimarisi ve kent dokusu özelliklerini barındıran nadir sokaklarından biridir Kapanca Sokak.

Buram buram tarih kokar… Her köşesinde yaşanmışlıkların izi vardır.

Acı-tatlı yüzlerce hikaye… İşte bu hikayeler bir kitapta toplandı. İzmit’te doğup büyüyen Serdal Karakuş, çocukluğunun geçtiği Kapanca Sokak’ta yaşanmış hikayeleri bir araya getirdi ve ortaya akıcı, sürükleyici, etkileyici bir dönem romanı çıktı. Kapanca Sokak’ı kitapçınızdan ya da D&R’lardan temin edebilirsiniz. Kitabın lansmanını mezun olduğu Marmara Üniversitesi’nde gerçekleştiren Serdal Karakuş, yakın zamanda Kocaeli’de de bir imza günü düzenleyecek. Karakuş ile eski İzmit’i anlattığı kitabını konuştuk.

 

Öncelikle sizi tanıyalım…

Ailem 1950’li yıllarda Sivas’ın İmranlı ilçesinden Kocaeli’nin Körfez ilçesine göçmüş. Ben, 1979 yılında İzmit’te dünyaya geldim. İlk ve ortaokulu Tütünçitlik’te, liseyi de İzmit Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi’nden mezunum. İthalat ve ihracat işi yapıyorum.

Kapanca Sokak ile bağınız nedir?

Ortaokul ve lise yıllarımın çok büyük bölümü İzmit’te geçti. Lise çağlarımda arkadaşlarımla Kapanca Sokak’a sıkça gider, zamanımın büyük bölümünü orada geçirirdim. Kendi hayallerimle çıkarsamalar yaptığım bir yerdi Kapanca Sokak. İzmit’in tarihiyle ilgili bir şeyler okudukça, bu şehirde yaşayan ancak kendini bu şehre ait hissetmeyen insanların çok fazla olduğunu gördüm. Kimlik sorunsalını en bariz yaşayan illerin başında geliyor Kocaeli. Sanki İzmit’in eski insanları ölmüş, biz sonradan gelip, onların bu yıkık, harabe, savaş sonrasını andıran sokaklarını görmüşüz. Ölmüş bir şehre sonradan gelen yığınla insanın buralarda ruhsuz ve mutsuz gezdiğine tanık oldum. İçimde, tanıklık ettiğim bu dönemi yazma hissiyatı oluştu.

Ve kitabı yazmaya karar verdiniz…

Evet, her insanın farklı çıkarsamalar yapacağı, kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap ortaya çıktı. 1980’lerin Kapanca Sokağı’nda yaşanmış hikayeleri kendi penceremden ele aldım. Kitap, 1980 sonrasının ruh halini içeriyor. Kitabın kahramanı Nazım ile aynı sokakta oturan bir kadının aşk hikayesini anlatıyorum. Tabii kitabın ortalarından itibaren binbir gece masalları gibi tarihi hikayeleri de okuyucuyla paylaştım. Kitaptaki hikayelerin ve kahramanların çoğu gerçek. Aynı sokakta değişik zamanlarda yaşanmış hikayeleri bir araya getirdim, o insanları karşılaştırdım. Roman öyle bir şey ki yazmaya başladıktan sonra elinizden çıkıyor, kurgu ilerledikçe ortaya işte bu 300 sayfalık kitap çıktı.

 

BİR TUĞLA DA BEN KOYDUM

Kitabın sizin için anlamı nedir?

Bu kitap, İzmit’te doğmuş büyümüş biri olarak, sanat ve kültürün az üretildiği bir yerde sorumluluk anlamında bir girişim oldu benim için. Kentimizde şehirlilik kültürü oluşturmak adına bir tuğla da ben koydum.

Bir dönem romanı yazmak eminim zordur. Kitabı yazarken fikirlerine başvurduğunuz insanlar oldu mu?

Daha çok babamın ve ağabeyim Erdal Karakuş’un fikirlerinden yararlandım. Abimin entelektüel bir birikimi var. Onun müdahalesiyle bazı eklemeler yaptım. Babam Mehmet Karakuş, sanat okulu mezunu ve kendisinden o döneme ilişkin tüyolar aldım. Ayrıca kitabın hazırlanmasında dostlarım avukat Savaş Yürük ile Pelin Tüfekçioğlu’nun fikirlerinden de yararlandım. Bir de editoryal olarak alanında iyi bir isim olan Çiğdem Uğurlu’dan destek aldım. Bir dönem romanı olduğu için o dönem izlenen filmlerden dinlenilen müziklere kadar pek çok konuda babamın deneyimlerinden faydalandım, çok titiz davrandım.

Biraz kitabın kahramanlarından bahsedelim. Ana karakter Nazım kimdir?

Nazım, 1970’lerde Bursa’nın Kirmastı, bugünün Mustafa Kemalpaşa ilçesinde yaşayan biri. Anne ve babası vefat edince amcası tarafından Bursa merkeze yatılı okula gönderiliyor. Siyasi olarak sol fraksiyonlar içerisinde bulunmuş, 1980 ihtilalinden sonra cezaevine girmiş, 3 yıl yatmış bir isim. Cezaevinden çıktıktan sonra askere gidiyor, memleketine döndüğünde ise eşi tarafından terk ediliyor. 4-5 aylık bir çocuğu var. Nazım, oğluyla birlikte çocukluk arkadaşı Nihat’ın aracılığıyla Saray Yokuşu’ndaki Süleyman Efendi’nin dükkanında çalışmaya başlıyor. İzmit’e geliş hikayesi böyle.

Bu hikâye yaşanmış ve ben lise çağlarındayken bu hikâyeyi Kapanca Sokak’ta yaşamış bir kadından dinledim. Nazım karakterini hayalimde canlandırdım ve ortaya bu kitap çıktı. Farklı gerçeklikleri bir araya getirdim. Süleyman Efendi, Saat Kulesi’nin saatini kuran kişidir ve Kapanca Sokak’ta Nazım’a bir ev kiralıyor. Olaylar böyle gelişiyor. Nazım, aynı sokakta Asuman isimli bir kadına aşık oluyor, ilişkileri başlıyor ama Nazım’ın halledemediği bir iç meselesi var. Geçmişten getirdiği sıkıntıyı kendi vicdanında gideremiyor. Okuyucu kitabı okuyunca bu iç meseleyi anlayacak ve kendisinden bir şeyler bulacak.

 

MERAK UYANDIRACAK

Okuyucu sıkılmasın, kitabı elinden düşürmesin diye nasıl bir dil kullandınız?

Okuyucunun sıkılmaması için akıcı bir dil kullanmaya özen gösterdim. Olay odaklı yazdım ve uzun uzun betimlemeler yapmadım. Okuyucu, sürekli bir olaylar zincirinde bulacak kendisini. Aldığım geri dönüşlerde olumlu yorumlarla karşılaştım. Kitabı elinden düşüremediklerini, sonunu merak ettikleri için kısa sürede okuduklarını söyleyen çok insan gördüm. Daha kitabın ilk sayfalarında merak başlıyor, heyecan hiç bitmiyor.

Ne kadar sürede yazdınız?

2015’in eylül ayında yazmaya başladım, 2016’nın ocak ayında bitirdim. 5 aylık bir sürede yazdım ancak kitabı dinlendirdim. Daha sonra profesyonel anlamda Çiğdem Hanım’dan destek aldım ve kasım ayında kitabım çıktı. Kitabımı D&R’larda, İzmit’te Fırat Kitabevi’nde ve pek çok kitapçıda bulabilirsiniz.

Peki, bundan sonraki hedefiniz nedir?

Ben bu hikâyeyi içimde tutamadım. Tutkuyla yazdım kitabımı. Pek çok insan yazma işini profesyonelce yapıyor ama bu benim mesleğim değil.

Bundan sonra yine böyle bir ihtiyaç doğarsa yazarım, yoksa sürekli kitap yazayım diye bir hırsım yok. Bence bir insanın yaşadığı şehre ait olmasının yolu o şehri iyi tanıması; o şehrin hikayelerini, yaşanmışlıklarını bilmesinden geçer. İzmitliler, İzmit’in tarihiyle ve geçmişiyle ilgili bir şeyler bilmek, okumak istiyorlarsa ‘Kapanca Sokak’ doğru bir kitap.




ETİKET :   Serdal Karakuş kapanca sokak

Tümü