kocaeli , 17-06-2019

Bebeğiniz neden kusuyor?

Yenidoğan bebeklerde, giderek artan şiddetli kusmayla kendini gösteren Hipertrofik Pilor Stenozu, tedavi edilmediği zaman ciddi sonuçlar doğurabilir

11:12:45 | 2019-04-10

Yenidoğanlarda görülen Hipertrofik Pilor Stenozu (IHPS), bebeklerde mide çıkışı tıkanıklığının en sık görülen nedeni. Doğumdan sonraki ilk 4-8 hafta arasında, bebekte giderek artan ve fışkırır tarzda kusmayla kendini gösteren hastalık, erken teşhis edilmediği takdirde ölüme dahi yol açabilecek ciddi sonuçlara neden olabiliyor. Her bin bebekten 2 ila 5’inde görülen bu önemli hastalığın sebeplerini, tanı ve tedavi yöntemlerini Medical Park Gebze Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tural Abdullayev’den öğrendik.

 

 

Hipertrofik Pilor Stenozu nedir?

Hipertrofik Pilor Stenozu, yenidoğan döneminde bebeklerde görülen mide çıkışı tıkanıklığının, en sık rastlanan nedeni olarak bilinen hastalıktır. Her bin canlı doğumda, 2-5 arası hastada görülen bir rahatsızlıktır ve erkek bebeklerde kızlara oranla 4 kat daha sık rastlanır. Ailede IHPS varlığı, çocuklarda hastalık gelişme riskini 5 kat artırmaktadır.

Bebekte IHPS geliştiği nasıl anlaşılır?

Sıklıkla yaşamın ilk 4 – 8 haftası içerisinde bulgu veren bir hastalıktır. Doğumda her şey tamamıyla normaldir ancak zaman geçtikçe bebekte, her beslenme sonrası giderek artan fışkırır tarzda kusma görülür. Bebek, genellikle kustuktan sonra iştahla yeniden emmek ister fakat emdikçe kusmaya devam eder. Sürecin uzadığı durumlarda mide mukozasının da tahriş olması sonucu kanlı kusmalar bile görülebilir.

Peki, bebek neden kusar?

Mide çıkışındaki kas yapısının anormal derecede kalınlaşması sonucu, mide ile 12 parmak bağırsağı arasındaki bölge (pilor kanalı) giderek daralır. Bu da anne sütü veya mamanın mideden 12 parmak bağırsağına geçişini zorlaştırır. Bebeğin kusmasının nedeni budur. IHPS’de tanının zamanında konulması hayati önem taşır. Aksi takdirde kusmaların artmasıyla birlikte sıvı kaybı, kilo kaybı, kan şekerinin düşmesi, vücudun hemodinamik dengesinin bozulması, hatta hastalığın ilerlediği durumlarda bebeğin kaybı söz konusu olabilir.

 

REFLÜYLE KARIŞTIRILABİLİR

 

IHPS tanısı nasıl konulur?

Aileden alınan öykü ve detaylı fizik muayene, IHPS tanısı koymada oldukça önemlidir. Dışarıdan bakıldığında midenin genişlemiş ve aşırı hareketli olduğu gözle görülebilir, elle yapılan karın muayenesinde mide çıkışında görülen kalınlaşmış kas yapısı hissedilir. Ultrasonografide, pilor duvar kalınlığının 4 milimetre ve üzerinde, pilor kanal uzunluğunun ise 15 milimetre üzerinde olması, IHPS bulgusu olarak değerlendirilir. İlerlemiş olgularda, kan tahlillerinde sıvı ve elektrolit kaybına bağlı karakteristik bulgular ortaya çıkar. Muayene ve ultrasonografiden sonuç alınmayan durumlarda, ağızdan ilaç verilerek çekilen röntgen görüntülemeleriyle de teşhis konulabilir.

IHPS, ayırıcı tanıda hangi hastalıklarla karışabilir?

IHPS’nin en sık karıştırıldığı hastalık, gastroözofajeal reflü’dür. Reflü kusmaları, miktar olarak az ve fışkırır tarzda olmaması nedeniyle IHPS kusmasından farklıdır. Reflü haricinde laktoz intoleransı (süt şekerini sindirememe), idrar yolu enfeksiyonları, santral sinir sistemi hastalıkları ve metabolik hastalıklarda da benzer kusmalar görülebilir.

IHPS’nin tedavisi nasıl yapılır?

Hastalığın tedavi yöntemi, sadece cerrahidir ancak tedaviye öncelikle kayıpların yerine konulmasıyla başlanır. Ağızdan beslenme kesilir, kan tetkikleri doğrultusunda eksik olan sıvı ve elektrolitler tamamlanır, vücudun hemodinamik stabilitesi sağlanır.

Biraz da ameliyat tekniklerinden bahseder misiniz?

Klinik olarak stabil olan hastalar operasyona alınarak ‘piloromiyotomi’ işlemi uygulanır. Operasyon esnasında kalınlaşmış pilor kasları mukoza fıtıklaşana kadar uzununa kesilir. Kasların kesilmesi ve mukozanın fıtıklaşması sonucu mide çıkışındaki darlık giderilmiş olur. Operasyon açık ve kapalı olarak yapılabilir. Kliniğimizde de uygulanmakta olan laparoskopik cerrahinin en önemli avantajı, kozmetik açıdan daha iyi sonuçların elde edilmesi, ağrının minimum düzeyde olması ve yara yeri iyileşmesinin açık cerrahiye oranla daha hızlı olmasıdır.

Operasyon sonrası süreç nasıl ilerler?

Yenidoğan döneminde doku yenilenmesinin hızlı olması nedeniyle yara iyileşmesi de hızlıdır. Operasyon sonrası beslenmeye 6 ila 24 saat arasında başlanmalıdır. Öncelikle şekerli su ile yapılan beslenmede tolerasyon sağlandığı görülürse, anne sütü ile devam edilir.

Sütü azar azar arttırmak şartıyla beslenme devam ettirmeli, 24 saat içinde bebeğin gereksinimlerini karşılayacak miktarlara ulaşılmalıdır. İlk birkaç hafta sık olmamak kaydıyla kusmalar görülebilir. Bu kusmalar yara yeri iyileşmesinin tamamlanmasıyla beraber kendiliğinden kaybolacaktır.




ETİKET :   Hipertrofik Pilor Stenozu Tural Abdullayev Medical Park Gebze Hastanesi IHPS bebek sağlığı doğum IHPS tanısı

Tümü