kocaeli , 28-11-2020

Bayramlar, çocuklar kutlayınca güzel

11:14:29 | 2020-11-03

YAZAN: ŞEHBAL ÖZBEK 

“Ey yükselen yeni nesil! Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizsiniz…” Mustafa Kemal Atatürk

 Kendi çocukluğumdan hatırlıyorum… 29 Ekim gününün sabahı annem önlüğümü giydirir, saçıma mutlaka kırmızı bir kurdele takardı. Elime bir bayrak verir, öğretmenimin ezberlemem için verdiği şiiri sabaha kadar dinler, sahneye çıkacakmışım gibi beni öpücüklere boğar ve okula yollardı…

 Okulda önce andımız okunur, İstiklal Marşı söylenirdi. İnci gibi dizi dizi sıramızı bekler ve şiirimizi okumak için gururla, koşar adım okulumuzun balkonuna çıkardık. Bir üst sınıftan ablalar bize mikrofon tutar, biz hem telaş hem neşe ama büyük bir gururla şiirimizi okurduk.

 Sınıflar bayraklarla dolu, el işi kağıtlarından yapılan süsler sınıfın her köşesinde; öğretmenimiz o gün sesi biraz daha titreyerek anlatırdı dersleri. Gururlanırdı, bizlere bakarken belki büyüdüğümüzde hayatımızı nasıl şekillendireceğimizi düşünürdü.

Fener alayı vardı… Genç-yaşlı demeden herkes büyük bir keyifle katılırdı. Kendi değerlerimizin farkına vardığımız günlerdi ve ekim ayını daha bir severdik.

 Şimdi ben büyüdüm, içimdeki bayram coşkuları da benimle birlikte büyüdü. Derken tüm dünyayı etkisi altına alan ve teknolojinin, modernliğin derman olamadığı COVID-19 salgını baş gösterdi. Bizleri sevdiklerimizden, doğadan, işimizden, bayramlarımızdan uzak bıraktı…

 Karantina günlerinde herkes gibi evde, ailemle birlikte kendimce aktiviteler yapmaya çalıştım. Zaman geçti, kısıtlı da olsa yeni normaller ile hayatımıza döndük… Tabii bu süreçte balkonlarda yine İstiklal Marşları okuduk, sevdiklerimizle uzaktan bayramlaştık, okullara ve en önemlisi sağlığımıza hasret kaldık.

 Aslında tam da bu dönemde insan bir başkasına daha bir faydalı olmak istiyor. ‘Evimde ve bu şartlarda ben ne yapabilirim?’ diye düşünüyorsun.

İşte benim 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 97’nci yılındaki hikâyem tam da böyle başlıyor…

 Evde kaldığım süreçte kızımla oyun hamurundan mantı, puzzle yapma; resim defterine sticker yapıştırma, faydalı tüm ürünleri her bir alanda kullanma gibi annelerin yaratıcılığına kalmış birçok oyun oynadık. Ona belirli bir yere kadar yetebileceğimi biliyordum. Arkadaşlarını özlüyordu ve oyuncaklar bazen onun derdine derman olmuyordu. Neyse ki hayat yeni normale dönmeye başladığında kızım okuluna gitti.

 ★ ★ ★

 O süreçte, üyesi olduğumuz Körfez Rotary Kulübü’nün sevgili üyeleriyle sohbet ederken gördüm ki tüm anneler benimle aynı dertten muzdarip. Peki, elinde bu kadar bile imkân olmayan bir anne, bu zorlu süreçte neler yapabilir? İşte proje, tam da böyle oluştu.

 Evde kızımla en çok kullandığım ürünleri belirledim. Çok sıkı pazarlıklarla güzel fiyatlar alarak, çocuklarımıza yönelik setler oluşturduk ve bunu üyelerimizin eşlerine sunduk. Hiçbiri desteğini esirgemedi. 3-6 yaş grubu için boyalar, boyama kitapları, oyun hamuru ve resim defterleri hazırladık; içlerine Türk Bayrağımızı da koyduk. Biliyorduk ki bayramlar çocuklar kutladıkça güzel… Hele ki Cumhuriyet Bayramı gençlerimize emanet edilmişken, en çok da onların kutlamaya hakkı var.

 Yavrularımız için 200 adet set hazırlandı; İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Ömer Akmenşen ve çok sevgili Çiğdem Ayanoğlu’nun desteğiyle maddi zorluklar içinde olan çocuklarımıza ve anaokullarımıza ulaştırıldı.

 Sanırım çocukluğumdan sonra benim için en değerli bayramlardan biriydi… Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti, çocuklarınkinden daha büyük yüreklerde şahlanamazdı. Eğitim onların zırhıydı ve her çocuğun bu zırhı kuşanmaya hakkı vardı.

 Ben bayramımı böyle kutladım. Ne mutlu Türküm diyene ve ne mutlu iyiliği başkaları ile paylaşabilenlere.

 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. 




ETİKET :   şehbal özbek köşe yazısı yazar köşe yazarı 29 Ekim cumhuriyet bayram kocaeli

Tümü