Başiskele’nin 8’inci yıldızı; SEMA ARAT

PAYLAŞ

Sema Arat; Kocaeli’nin en genç, Başiskele Belediyesi’nin ilk kadın başkan yardımcısı… Eğitimi, görev bilinci, mütevazı duruşu ve zarafetiyle 7 yıldızlı Başiskele’nin adeta 8’inci yıldızı

RÖPORTAJ: Zeynep AKAR • FOTOĞRAFLAR: İsmail Hakkı TİMUÇİN

Sema Arat, Başiskele Belediyesi’nin ilk, tek ve üstelik en genç başkan yardımcısı. Henüz 33 yaşında. Aktif siyaset yaşamına, ‘Benim gibi genç ve eğitimli insanların, hayatımızı düzenleyen bu mekanizmanın içinde yer alması gerekir’ düşüncesiyle adım atan Arat, o günden beri kendisine verilen her görevi başarıyla yerine getirdi. Ak Parti Başiskele İlçe Teşkilatı’nda başladığı siyasi yaşamına, Başiskele Belediyesi başkan yardımcısı olarak devam eden ve destek verdiği projelerle Başiskele Belediyesi’nin 7 yıldızını her geçen gün biraz daha parlatan Sema Arat ile siyasi yaşamını, görev anlayışını, annelik tecrübesini ve elbette özel hayatındaki tercihlerini konuştuk.

Sema Hanım, İzmitli olduğunuzu biliyoruz… Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

1984, Kocaeli doğumluyum. İlk, orta ve lise tahsilimi ilimizde tamamladıktan sonra Hacettepe Üniversitesi’nin sosyoloji bölümünden mezun oldum. Daha sonra yüksek lisansımı da yerel yönetimler üzerine yaptım.

Neden, yerel yönetimler?

Çünkü, mezun olduktan sonra Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde 3 yıl çalıştım ve yaşadığım şehre dokunmayı, aynı havayı soluduğum insanlar için bir şeyler üretmeyi çok sevdim, çalıştığım alanda eğitimime devam etmek istedim.

Büyükşehir’de ne görev yapmıştınız?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde, sosyal hizmetlerde sosyolog olarak çalıştım. Çok güzel projeleri hayata geçirdik. İki kez yurt dışına çıktım, oradaki sosyal hizmet modeliyle ilimizdekini birleştirdik ortaya çıkan model ile bir merkez açtık. Bu ve benzeri güzel işler yaptık, daha sonra Büyükşehir’den kendi isteğimle ayrıldım çünkü özel sektörün de bana farklı şeyler katabileceğini düşündüm ve tecrübe etmek istedim.

İş hayatınız nasıl devam etti?

Herkesin sahip olamadığı bir imkâna sahip oldum; belli bir süre iş hayatına ara vererek çocuğumu kendim büyütmeye karar verdim. Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Her anne bebeğiyle kendisi ilgilenmek ister ama hayat şartları buna izin vermeyebilir. Bana nasip olduğu için çok mutluyum.

SİYASETE ISINDIM

Bu süre içinde hiçbir şeyle meşgul olmadınız mı?

Bu süre içinde yavaş yavaş siyasete ısındım. Ak Parti’ye kaydımı yaptırdım, 2011-2014 döneminde Başiskele ilçe yönetiminde icra kurulunda görev aldım.

Siyasete ilginiz var mıydı?

Hiç yoktu ama bir gün ünlü siyaset bilimci Duvenger’in bir sözü bana ışık tuttu. Diyordu ki ‘Her çağdaş insan siyasetle ilgilenmelidir. Siz siyasetle ilgilenmezseniz, bir gün siyaset sizinle ilgilenir’. Biz siyaseti bugüne kadar hep negatif bir şey gibi öğrenmiştik. ‘Aman siyasete bulaşma, hiçbir derneğe üye olma’ nasihatleriyle büyüdük. Babam bile beni üniversiteye yollarken bunu öğütledi. Kaldı ki sülalemde de aktif siyaset yapan kimse yoktu. Oysa ben; siyaset, bizim hayatımızı düzenleyen bir mekanizmaysa içinde yer almamız gerektiğine inandım ve bu doğrultuda ilerledim.

Ak Parti’yi tercih etme sebebiniz neydi?

Kendimi ifade edebileceğim, ideolojilerime en yakın ve en fazla icraat gücü olan parti, AK Parti idi. Ayrıca, gençlere ve bayanlara da çok fazla fırsat veriyordu.

Peki, neden Başiskele’yi seçtiniz?

‘İzmit’te olsan daha iyi olur’ dediler ama ben Başiskele’de görev almayı, oradan başlamayı arzu ettim. Çünkü bir sosyoloğun tanı yapabilmesi ve iyi proje üretebilmesi için gözlem yapması, iletişimde olması gerekir. Bu bağlamda en doğru yer yaşadığım ilçe olan Başiskele idi.

Siyaseti sevdiniz mi?

Evet, sevdim. Aslında o birliği, beraberliği, teşkilat yapısını sevdim. Bu duygular içindeyken, sağ olsun büyüklerim bana belediye meclis üyeliğini yakıştırdılar. O sıralar yüksek lisansımı da tamamlamıştım, başvurumu yaptım.

Ve seçimler geldi…

Seçimlere girdik, seçildik. Böylece yine belediyeciliğe farklı bir misyonla dönmüş oldum. Meclisteki ilk yılımda encümen üyeliğine de seçildim. Encümen ve meclis üyesi olmam; yine belediyeciliğe yakınlaşmam, beni icraatın içine attı.

İlk icraat ne oldu?

Bir gün başkanımız dedi ki ‘Sosyal projelerimize destek olur musun?’ Bir insanın yaşadığı yere dokunabilmesi, fayda sağlayabilmesi kadar güzel bir şey yok. Bu yüzden, ‘Seve seve’ dedim ve 2,5 yıl gönüllü olarak Başiskele Belediyesi’nin sosyal projelerine destek oldum.

HEP SAHADA OLMALIYIM

Başkan yardımcılığı görevine gelmeniz nasıl oldu?

Yaklaşık 1 yıl önce, meclisteki görevim devam ederken, Başiskele Belediye Başkanımız Sayın Hüseyin Ayaz, başkan yardımcılığı görevine beni uygun gördüğünü ifade etti. 2017 Ocak ayı itibariyle resmi olarak göreve başladım. Görevlendirmeyle birlikte sorumluluğumu ve hızımı da artırarak devam ettim. Basın Yayın, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü ve Muhtarlıklar Müdürlükleriyle birlikte çalışıyoruz.

Şu anda ilimizin en genç başkan yardımcısısınız…

Evet, Kocaeli’de 4 kadın siyasi başkan yardımcısından biriyim, en genç ve Başiskele’nin ilk kadın başkan yardımcısıyım. Başiskele, 8 yıllık genç bir ilçe. Başkanımızın kendisi de genç biri ve gençlerin yolunu açan bir çalışma anlayışı var. Bu anlamda bizlere değer veriyor. Kamusal alanlarda genellikle belli bir yaşın üzerindeki kişiler idareci olur, gençler daha alt kadrolarda yer alır. Bizim belediyemizde durum tam tersi… Başkanımız, gençlere yetki verir, biz de büyüklerimizin tecrübelerinden yararlanırız. Onların tecrübesi ve bizim enerjimiz bir araya geldiğinde ortaya müthiş işler çıkıyor.

Nasıl bir çalışma prensibiniz var?

Öncelikle, Başiskele Belediyesi gibi güçlü ve başarılı bir ekibin içerisinde görev yapmaktan onur duyuyorum. Biz ekip olarak birlikte çalışıyoruz. Takım çalışması olmazsa olmaz. Benim çalışma prensibim bu. Tabii ki idari boyutta bir organizasyon şeması var, yönettiğiniz bir alan var ama ben masada oturup çalışabilecek bir insan değilim. Makamı, kurumu temsil ederim ama sahalarda olmayı daha çok severim. Ayrıca sürekli yeni organizasyonlar düzenler, Başiskele halkıyla bir araya gelir, onları başkan ile buluştururuz.

KADINLARIMIZ ÇOK ŞANSLI

Biraz da projelerinizden bahsedelim mi?

Sosyal alanda semt konakları projemizden bahsetmek isterim. Seçim beyanımızda olan bir projeydi. Köylerle beraber 8’incisini açtık. Mahalle kültürünü canlı tutmak ve hizmeti vatandaşların ayağına götürmek adına önemli bütçeli yatırımlarımızdan biri. Semt konaklarının kuruluş amacı, her mahallenin yapısına uygun olarak kadınların kişisel gelişimine katkıda bulunacak kurslar açmak, onlara eğitimler, seminerler düzenlemek, çocuklarımızın eğitim hayatına destek verecek mekanlar oluşturmak gibi. Konaklarımız aynı zamanda mahalleli komşularımızın ikinci evi gibi. Günler, doğum günleri, önemli gün ve haftaları da konaklarımızda kutlarız. Aşure ayında bile her komşu bir bakliyat getirir, birlikte pişirir dağıtırız. Bu denli sıcak bir ortam.

Başiskele’de mahalleler epey hareketli galiba…

Bizim bir mottomuz var: ‘Güçlü kadınlar, güçlü Başiskele’. Kadının aile ve sosyal hayattaki öneminin ve etkisinin farkındayız. Bu anlamda kadına yatırım yapmanın geri dönüşünü alacağımıza inanıyoruz. Mahalle konaklarımız her kadına, kendi yaşam alanında ulaşmamıza bize büyük katkı sağlıyor. Biz de belirli aralıklarla onları ziyaret ediyoruz, onlar da hizmetlerimizden faydalanmak adına zamanının çoğunu konaklarımızda bizimle geçiriyor. Kurslara katılıyor, spor yapıyor, diyetisyen hizmeti ve psikolojik danışmanlık alıyorlar. Bu hizmetlerin hepsi ücretsiz ve kadrolu uzmanlarımız tarafından veriliyor. Ayrıca iki adet profesyonel spor merkezimizin içerisinde bayanlar için kuaför salonlarımız da var. Bu da ilçemize ve konaklarımıza hareket katıyor elbette. Başiskele’deki kadınlarımız gerçekten şanslı.

ÇOCUK ÜNİVERSİTESİ

İlçenizdeki ‘Çocuk Üniversitesi Projesi’ düşünüldüğünde, Başiskele’deki çocuklar da şanslı… Biraz bahseder misiniz?

Başiskele Çocuk Üniversitesi, Kocaeli’nin tek Türkiye’nin de ikincisi projesi. Burada 8-12 yaş arasındaki özel yetenekli çocuklarımıza eğitim veriliyor. Bu projede Kocaeli Üniversitesi de protokol ortaklarımızdan biri.

Eğitim süresi, üniversite eğitimi gibi 4 kademeli. Özel yetenekli çocukların bir kaç dalda kabiliyeti olabiliyor. Bu nedenle seçmeli olarak 3 sanat ve 3 spor dalında, ülkenin en iyi hocalarından ders alıyorlar. Ayrıca temel eğitimlerini fizik, kimya, biyoloji dallarında alıp, akıl oyunları ve robot atölyesi gibi gelişimlerine katkı sağlayacak dersleri görüyorlar.

Sistem nasıl işliyor? Merkeze devam edecek çocukları nasıl seçiyorsunuz?

Wisc-R testi yani zeka testi sonuçlarına göre 120 üzeri olan çocuklarımız bize başvurdu. Kontenjanımız doğrultusunda en yüksek puandan aşağıya doğru kayıtlarımızı aldık.

Eğitim kurumunun hassasiyetli ilkeleri doğrultusunda uzman bir kadro ile çalışıyoruz. Bu çok önemli.

1 ve 2. kademe eğitimlerinden sonra yatkınlıklarına göre çocuklarımız yavaş yavaş alanları ile tanışmaya başlıyor.

Gerek sahada çalışma alanlarını, gerek akademik olarak üniversitenin ilgili bölümlerini tanıtıp iletişimlerini sağlıyoruz. Aslında, çocuğa 8 yaşından itibaren üniversite hayatına girene kadar koçluk yapıyoruz. Tamamen ücretsiz, örnek teşkil edecek müthiş bir eğitim modeli.

KARDEŞ GİBİ GÖRÜYORLAR

Sema Hanım, çok genç yaşta hem siyasete girdiniz hem de sorumluluğu yüksek bir görevde bulunuyorsunuz. Hiç zorluğu olmadı mı?

Siyasete adım attığım günden beri hiç negatif bir durum yaşamadım. Siyasette çekişmeler olur ama beni hep kardeşleri, hatta kızları gibi gördüler. Verilen her görevi de hakkıyla yapmaya çalıştım. Aslında Başiskele, siyaseten kolay bir bölge değildir fakat ne mutlu ki bana herkes destek oldu. O yüzden burada rahat çalışıyorum, çok huzurluyum.

Bunu neye bağlıyorsunuz?

Yaptığım her şeyi severek, saygı duyarak, değer vererek, istişare ederek yapıyorum. Bunu yaparken koruduğum bir çizgi ve duruşum olduğuna inanıyorum. İsmi ve resmi ön plana koymak yerine iş üretmeye bakmak gerek.

Başiskele genç ve hızla göç alan bir ilçe. Yönetici olarak zorlandığınız noktalar oldu mu?

Kocaeli genel olarak istihdam amacıyla göç alan bir il. Başiskele ise farklı. Yedi yıldızlıyız diyoruz ya… Sağlıkta yıldız, huzurda yıldız, yatırımda yıldız, eğitimde yıldız, doğasıyla yıldız, konumuyla yıldız, turizmiyle yıldız ve bu yıldızların hepsinin altı dolu. Başiskele, orta ve üst gelir düzeyi için cazip bir yer ve o kesimden göç alıyor. Dolayısıyla, burada iki kültür yani yerel halk ile yeni gelen nüfus birlikte yaşamak durumunda. Biz de her kesimin ihtiyaçlarına cevap vermek durumundayız. Başiskele’de görev almak zor çünkü burası ilçeler arasında birincilikleri olan bir ilçe. Burada bu sorumluluk bilinciyle çalışmak gerek.

HEDEF: FAYDA SAĞLAMAK

Bundan sonraki siyasi hedef nedir?

Benim hedefim hangi konumda olursam olayım işimi iyi yapmak, doğru yapmak, mümkün olduğu kadar çok insana fayda sağlayabilecek işler üretmek.

Başkan yardımcılığı mesai mefhumu olmayan bir görev. Buna bir de evdeki sorumluluklarınız eklendiğinde bir gününüzü nasıl planlıyorsunuz?

Bir kere hiçbir günüm birbiriyle aynı değil. Rutin toplantılarımız haricinde her gün yeni bir organizasyon, yeni bir planlama gerektiriyor. Evet işimiz oldukça yoğun. Bir de özel ve aile hayatına değer veren bir insanım. Kadınım, anneyim. Her kadının iş hayatında, ayrıca bir efor sarf etmesi gerektiği bir gerçek. Ancak iş ve aile dengelerini korumaya çalışırım hep. Tabii ki bu yoğun tempoda en büyük destekçim, ailem. Bu yüzden de zorluk çekmiyorum.

TABİİ Kİ ÖNCE ÇOCUK

Özel hayat?

Az zamanda çok iş çıkarıp kendime, eşime, çocuğuma da kaliteli ve iyi vakit ayırmaya çalışıyorum. Çünkü ben aile hayatımdaki huzurdan besleniyorum.

Biraz da Bera’dan bahsetmek istiyorum… Dünya tatlısı bir kızınız var.

Evet, Allah herkesin evladını bağışlasın. Ben, anne olmayı çok sevdim. Bera ile beraber birlikte çok eğleniyoruz. Kadınlarda çocuk doğunca gelişen bir ‘çocuk mu kariyer mi?’ sendromu olur ya, ben onu hiç yaşamadım. Bana göre, tabii ki çocuk. Kariyer her zaman yapılabilir ama çocuğumun bu günlerini bir daha yakalayamam. O yüzden iş hayatıma ara verdiğime hiç pişman olmadım. Çok mutlu bir dönem yaşadık.

Şimdi, çalışma hayatıyla beraber Bera’ya yeteri kadar zaman ayırabiliyor musunuz?

Hafta sonu bir organizasyonumuz, açılışımız yoksa bütün zamanım ona ait. Hafta ortası ise o zaten okulda, akşamları ise birlikteyiz. Beraber geçirdiğiniz vakitte iyi eğlenip çocuğun ihtiyaçlarına cevap verebiliyorsanız, sorun yok. Ben çocuğumun sahip olduğu somut varlıklara değil mutlu olup olmadığına önem vermeye çalışıyorum. Sizin onu çok sevdiğinizi çocuk hissediyor ve biliyorsa yoğun olduğunuz zamanları da anlayışla karşılayabiliyor.

OFF ROAD KUPAM VAR

Evde yemekleri kim yapıyor?

Mutfağa girerim. İddialı değilim ama çok pratiğim. Bir saatte 3 çeşit yemek yapabilirim. Özellikle çocuğum için sağlıklı yemekler hazırlamaya dikkat ederim. Mesela, bu yaşına kadar beyaz ekmek vermedim, beyaz unla mama yapmadım, hazır mama yedirmedim. Yoğurdumu ve peynirimi evde kendim yaparım. Harika bir ev hanımıyım diyemem ama misafir ağırlamayı çok severim. Bu arada hem annem hem de kayınvalidem çok beceriklidir. Onlardan da yoğun destek alıyorum.

Peki, iş ve aile hayatı dışında nasıl vakit geçirirsiniz?

Çok güzel bir arkadaş çevrem var. Değer verdiğim dostlarım var, kalabalık bir ailemiz var. Onlarla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Kızım bana arkadaş gibi. Alışveriş yaparız, gezeriz, sahilde bisiklete bineriz, arada bir Fethiye Caddesi’nde simit yeriz, turlarız. Tabii bizim gibi genç ve enerjik insanların deşarj olabilmesi için değişik atraksiyonlar da lazım…

Ne gibi mesela?

Mesela eşim Off road yapıyor. Onunla birlikte nadir de olsa ben de katılıyorum, hatta bu alanda sürpriz bir kupam da var. Biraz acemi şansı olsa da bu yıl ilimizde düzenlenen yarışta bayanlar arasında ikinci oldum.

Bir Cevap Yazın