Bar psikoloğu; Ferhat Aydın

Ferhat Aydın, bir psikolog… Ama mesleğini icra ettiği yer, ne bir hastane ne de klinik. O, bir bar psikoloğu. Barlarda yaptığı programlarla insanlara ulaşıyor, psikoloğa gitmenin çekinilecek bir durum olmadığını anlatıyor

14:56:17 | 2017-11-10

RÖPORTAJ: EYLEM SELVİ ARI


 

Yıllarınızı verip eğitimini aldığınız mesleğin, aslında hiç de hayallerinizdeki gibi olmadığını fark etseniz ne yaparsanız? Böyle bir durumda pek de fazla alternatif yok, değil mi? Ya mesleği bırakıp başka bir alana kayacaksınız, ya işinizi sevmeden yapacaksınız… Ya da psikolog Ferhat Aydın gibi mesleğinizden hiç kopmadan, kendinize yeni bir sektör yaratacaksınız. Ferhat Aydın, bir psikolog… Ama mesleğini icra ettiği yer, ne bir hastane ne klinik ne de özel bir merkez.

O, bir bar psikoloğu. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinden mezun olduğu halde, mesleğinde aradığını bulamayan Ferhat Aydın; insanların sorunlarına çözüm ararken, psikolog yerine falcılara gittiğini fark edince, kendine yepyeni bir yol çizmiş. O şimdi, barlarda yaptığı programlarla insanlara ulaşıyor, onlarla dertleşiyor ve aslında psikoloğa gitmenin o kadar çekinilecek bir durum olmadığını, insanlara en rahat oldukları ortamda anlatıyor. Geçtiğimiz günlerde, bir program gerçekleştirmek üzere Leman Kültür İzmit’e gelen Ferhat Aydın’la sıra dışı hikayesini konuştuk… Keyifle okuyacaksınız.

Ferhat Bey, psikoloji okudunuz ve mesleğinizin aslında hayal ettiğiniz gibi olmadığını görerek çok ilginç bir yola başvurdunuz…

2011 yılında, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin psikoloji bölümünden mezun oldum ancak büyük hayallerle girdiğim bu bölümden mezun olduğumda, sektörün hiç de bize anlatıldığı gibi olmadığını gördüm. İnsanlar psikoloğun ne iş yaptığını bilmiyor; psikologlardan çekiniyor, psikoloğa gitmek yerine falcılara, melek terapistlerine gidiyordu.

Bu durumda kariyerinize nasıl yön verdiniz?

Kendi kendime ‘bu işte bir yanlışlık var’ diye düşünürken, bir yandan da terapi eğitimleri aldım ve tecrübe kazandım. Hayalini kurduğum terapistliği yapmak için de bir danışmanlık merkezinde işe başladım. Ama bir baktım ki insanlar psikoloğa gelmiyor. Çünkü sektörümüz ekonomik olarak külfetli bir sektör ve insanlar çok para verip, bir de psikoloğa gittiği için yargılanmak istemiyor.

Yolunuzun barlara nasıl düştüğünü dinlemek için sabırsızlanıyorum…

‘Bu meslek neden bir türlü istediğim gibi olmuyor’ diye düşündüğüm ve depresif olduğum bir dönemde barlara çok gitmeye başladım. Depresif ruh halimi oralarda aşmaya çalışıyordum. Bir süre sonra gittiğim mekanlarda tanıştığım insanlar, “Aa, psikolog musun, hipnoz yapıyor musun, sence ben normal miyim, doktor ayağıma geldi” demeye başladı. İnsanlarla ne kadar çok ortak derdimiz olduğunu böylece fark ettim. Onlarla muhabbet edip, ufak tefek bilgilendirmeler yaparken, ‘rahat bir ortamda bu işi yapabilir miyim?’ diye düşünmeye başladım.

 

 

ALKOL BİR SEMBOL

 

İlk seans nasıl oldu?

Bundan 2,5 yıl önce İstanbul Taksim’de sık sık gittiğim barın sahibiyle bu konuyu paylaştım. Konsepti çok beğendi, yapabileceğimi söyledi. Böylece mesleğimi ‘bar psikoloğu’ olarak yapmaya başladım.

 

Bar psikologluğu nasıl karşılandı?

Kulağa hoş geldiği için insanlar çok sevdi. Bir de psikoloğa bakış açıları değişti, önyargılar kırılmaya başlandı. Özellikle ikili ilişkilerde çift terapistine gitmeyenler, bar psikoloğu ile bu durumu aşma noktasına geldi.

 

Neden bar? Sizi dinlemek için alkol almak mı lazım?

İnsanlar bar ortamında, alkol aldıklarında rahatlıyor ama beni dinlemek için illa alkol almak gerekmiyor. Bar ortamında meşrubatlarını, kokteyllerini, çay ya da kahvelerini yudumlarken de beni dinleyebilirler. Alkol benim için bir sembol.

 

İnsanlara ne anlatıyorsunuz?

Önce barmen-psikolog hikayemizi anlatarak başlıyorum programa. 50 dakika boyunca insanların sıklıkla sordukları sorular, merak ettikleri konular, sosyal medyadan bana iletilenler ve yanlış bilgiler hakkında konuşuyorum; işin içine biraz de espri katıyorum. Anlatım yaparken ara ara kendimden de örneklerle insanlara ‘insanız işte, kasmayın’ mesajını veriyorum.

 

Program ne kadar sürüyor?

Bir barda sahne aldığımda 2 saat sürüyor program. Programın ilk bir saatinde ben konuşuyorum. Daha sonra katılımcılar sorular yöneltiyor. Bazen soruların çokluğuna göre program yarım saat daha uzayabiliyor.

 

Ferhat Aydın, bar psikologluğunun yanı sıra çocuk psikolojisiyle ilgili seminerler veriyor ve kurumsal eğitimlere katılıyor.

 

Peki, bu programı yapmaktaki amacınız nedir?

Bu programın üç amacı var. Bir tanesi, psikoloji bilimiyle ilgilenen insanlara anlaşılır, yalın bilgiler sunmak. İkincisi, ‘insanların terapiye ihtiyacı var mı yok mu?’ ile ilgili olarak kafalarda bir ışık yakmak. Üçüncü amacım da sosyalleşme alanı oluşturmak. İnsanların, mekânda tanıştığı kişilerle sohbet etmesini sağlıyorum. Programda ben de eğleniyorum. Zaten etkinlik duyurumuzda ‘Psikolog da rahatlasın siz de buyurun gelin’ diyoruz.

 

Peki, geldim madem içeyim, dağıtayım, her şeyi de anlatayım diyen oluyor mu?

Çok az oldu. Onların da alkolik ya da kişilikleri ile ilgili desteğe ihtiyaç duyan insanlar olduğunu sonrada öğrendim. Böyle bir program yapmak, risk. Mikrofonu veriyorsun ve ‘istediğini sor’ diyorsun. Haliyle dert konuşulunca insanlar farklı bir psikolojide oluyor. Aslında ben bu işin bir süre sonra barların dışında bir ‘psikogösteri’ olarak da devamını istiyorum.

 

Bar ortamında sizin terapilerinizden etkilenip, “Ben size bir geleyim” diyen olunca ne diyorsunuz?

Böyle durumlarda terapi yapmadığımı söylüyorum çünkü bu işi yaparken, bir yandan da terapi yapmak etik olmaz. Benim her şehirde mutlaka tanıdığım, bildiğim bir terapist arkadaşım oluyor. Bunu soran kişi hangi şehirdeyse, o şehirde uygun gördüğüm, etik çalıştığını düşündüğüm arkadaşlarıma yönlendirmeler yapıyorum.

 

Hafızanızda kalan komik ya da çok dramatik bir olay var mı?

Küçükken öğretmeniyle bir taciz olayı yaşamış bir kadının itirafı oldu. Bir de bir yıla kadar Marmaris’te yaşadım, orada alkolik bir yazar kadın programıma gelmişti. Sabah uyandığında 70’lik votkayı içip güne başlayan bu kadın, etkinlik esnasında sahneye doğru yalpalayarak gelip, “Sen anlatıyorsun, sen de mutsuzsun” diyerek üzerime yürümüştü. İlginç bir olaydı benim için…

 

Taciz, tecavüz gibi kötü olaylar anlatıldığında ne hissediyorsunuz ya da o an ne yapıyorsunuz?

Çok zor bir durum aslında. Anlatan kişi bombanın pimini çekiyor ve sahneye atıyor. Bir de kötü olayları paylaşan kişiler gayet aklı başında insanlar oluyor, alkolün etkisi olmadan durumlarını paylaşıyorlar. Öncelikle böylesi bir olay yaşayıp paylaşan kişiyi o kalabalık ortamda anlatma cesaretini gösterdiği için tebrik ediyorum. Onlara bir destek alıp almadıklarını soruyorum. “Aldım ama işe yaramadı” diyorsa, “Lütfen bu alanda uzman birine gidin” diyorum ya da “Destek almadıysanız, bunu şu anda bar psikoloğuna neden anlatıyorsunuz?” diye başka bir açıdan sorgulatıyorum.

 

Şu anda mesleğinizi sadece barlarda mı icra ediyorsunuz, gerçekten?

Yaklaşık 1 yıl da BKM Mutfak’ta sahne aldım, onlarla beraber 10-11 şehir gezdim. Haziran ayında, çalıştığım özel okuldan istifa ettim ve tamamen bu işe yoğunlaştım. Bar psikologluğunun yanında çocuk psikolojisiyle ilgili eğitimler, seminerler veriyorum ve kurumsal eğitimlere de gidiyorum.

 

Programınıza katılan seyirci profilinden yola çıkarak, ülke insanının ruh hali hakkında bir değerlendirme yapabilir misiniz?

Durumumuz vahim diyebilirim. Çok iç açıcı değil. Nerden tutsak elimizde kalıyor. Konuşsak içinden çıkamayız ama ben çözümü dönüp dolaşıp çocuklarla ilgili projelerde veya anne-baba-öğretmen eğitimlerinde bulduğum için bir yandan da o alanda çalışıyorum.

 

Çocuklarla ilgili ne yapıyorsunuz?

“Hocam ne olacak bu çocuğun hali?’ diye bir başlığım var. Toplumda bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız, bu 30-40 yılınızı alır. Bir şeylerin değişmesi için çocuklara yatırım yapmak gerek; bu aynı zamanda anne-babalara da yatırım demek oluyor. Bizim en büyük problemimiz ikili ilişkiler. Küçüklükten itibaren diş fırçalamasını ya da ayakkabısını giymesini öğrettiğimiz çocuklarımıza, bir türlü ruh sağlığını korumasını, duygularının farkında olmasını öğretmiyoruz. Tabii bu insanlar da büyüdükleri zaman ne kendi duygularının farkına varıyor ne karşısındaki insanın… Empati kuramıyor, bu yüzden çok ciddi çatışmalar yaşanan ilişkilere rastlıyoruz.

 

Mehmet Burak Kuzu, Bar Psikoloğu Ferhat Aydın ve Ceren Karakaş

 

 

BEN YAPAMADIM, O YAPSIN

 

Çocuklar, duygularını neden ifade edemiyor?

Çünkü baba utanıyor! Baba “Üzüldüm, hayal kırıklığı yaşadım” diyemiyor çünkü bu toplumda güçlü insan; cool, duygularını göstermeyen insandır diye bir yargı var. Aslında asıl güçlü insan; güçsüzlüğünün farkında olandır. Gerçekten güçlü biri proje çocuk yetiştirmez; “Ben yapamadım, çocuğum yapsın” diye onun başarılarıyla övünmeye çalışmaz. Onu olduğu gibi sever, kabul eder vs.

 

Toplumumuzun başka ne gibi psikolojik sorunları var?

Toplumsal travmalarımız var. Her geçen yıl öngörülmeyen, “Güvenli bir toplumda, ülkede, dünyada yaşamıyoruz” dedirten bir sürü olayla karşılaşıyoruz. Bir travmayı atlatamadan öbür travmayı yaşadığımız için şu anda tek bir çözümümüz var: Travmayı yaşayan kitleye dönüp, “evet bu acını gördüm, paylaşıyorum” demeliyiz. Bunun dışında başka bir çözümümüz yok. Failin cezalandırılacağına olan inancımız, travmanın daha kolay iyileşmesine neden oluyor. Bu da adalete olan inancımızdan geliyor.

 

PATENTİNİ ALDIM

 

Ama bizim toplumumuzda adalete olan inanç da az…

O yüzden zaten bir türlü travmalarımızı atlatamıyoruz.

 

Ferhat Bey, bar psikoloğunun sizin dışınızda başka bir örneği var mı?

Yok. Çünkü patentini aldım ama ileride bar psikologları yetiştirmeyi planlıyorum.

 

Kocaeli’ye daha önce geldiniz mi?

Ankara’ya giderken çok kez Kocaeli’den geçtim, bu ilk gelişim. Leman Kültür’ün sahibi Erdoğan Ağabey’in kızı, aynı zamanda meslektaşım psikolog Ceren Karakaş, Leman Kültür’de de bir program yapmamı isteyince, kabul ettim. Hayal Kahvesi, Leman Kültür ve BKM Mutfak ile bir şekilde yolum kesişti ama Leman Kültür’ün başka şubelerinden de teklif almama rağmen, ilk programımı İzmit’te yaptım.

 

Son olarak programlarınızdan insanları nasıl haberdar ettiğinizi sormak istiyorum…

Programlarımı sosyal medya hesaplarımdan duyuruyorum. Takipçilerim, ne zaman nerede olacağımı bu yolla öğrenmiş oluyor.

 




ETİKET :   bar psikoloğo ferhat aydın

Tümü