kocaeli , 18-09-2019

Avucundaki Öpücük

Hoş geldin eylül... Bir, iki, üç, okul maratonu başlasın!

10:35:04 | 2019-09-12

YAZAN: ŞEHBAL ÖZBEK

 

Eğer biricik kuzunuz bu sene okula başlayacak ise ‘Avucundaki Öpücük’ adlı kitabı, başucu kitabı olarak almanızı şiddetle tavsiye ederim.

Alya Naz, geçen yıl okula başladı. Bizim için de hayatımızın hem en keyifli hem de en duygu dolu serüveni başlamış oldu. Benim gibi pek çok anne aynı zorlukları yaşamıştır şüphesiz. Okul dönemine yeni adım atacak anneler hazırlanın, sevinç gözyaşlarınız sel olacak...

Geçen yıl tatilde kızımızın fazlasıyla arkadaş ihtiyacı duyduğunu, yeniliklere ve hatta oyun oynarken biraz da kaybetmeye ihtiyacı olduğunu düşünerek, kendisini okula yazdırmaya karar verdik. Henüz 3 yaşına girmemişti ve bizden hiç ayrılmamıştı...

Diğer anne babalar gibi öncelikle arkadaş referansları ile yola çıktık, sonrasında kafamızda belirlediğimiz kriterlere göre bir kaç okulla görüşmeye gittik. Bizim önceliğimiz onun iyi vakit geçirmesi, onun önceliği ise okulun bahçesi oldu. Seçimimizi yaptık, ailece aldığımız ortak karar sonrası Alya Naz’ı okula yazdırdık.

 

★ ★ ★

Motive olması için önce bir saat, sonra yarım gün uygulaması başladı...

Ta ki o bir saatte, ben iş yerinde ağlarken, Alya Naz okulda gayet iyi vakit geçirip ilk kez benim yanımdan başka bir yerde uyuyana kadar...

Bahçede koşup oynamış, yemek yemiş ve yatakta uyuyakalmıştı. Bana gönderilen fotoğrafta mışıl mışıl uyuyordu ve biz, uyandığı an okulda bitmiştik. Karşımızda gözlerinden boncuk taneleri dökülüyor, o ağlıyor, ben ağlıyordum.

‘Anne burası bizim evimiz değil ve uyandım sen yoksun!’ dedi. İşte o an anne yüreği tam da ortadan ikiye bölündü.

Peki eve gidince bu anne ne yapacak?

Uzun uzun konuşmayı denedik, oyun oynadık, masal okuduk, sabah uyandık ağlama krizleri; ‘Okula gitmem!!!’

Hemen okulumuzun pedagog ve rehber öğretmeni ile iletişime geçtik, güzel tüyolar aldık, eve geldik. Akşam gayet iyi ama sabah yine aynı seremoniyi yaşadık. Bu böyle tam bir hafta sürdü.

Sonraki hafta neden gitmek istemediğini anne-kız kahvaltısında anlattı. ‘Anne sen beni almaya gelirken ya okul yolunda kaybolursan? Ya gelmeyi bırakırsan? Saat çok çok geçer de okulda kalsın dersen?’ Ve zamanı durdurmak istediğim an; ‘Anne beni koklamayı unutursan?’

 

 

★ ★ ★

Onu uyuttuktan sonra kaygılarını atlatabilmek için neler yapabileceğimi düşündüm. Bir çok blogda bununla ilgili sorunlara çözümler sunuluyordu. Bir annenin oğlu ile tıpa tıp aynı durumu yaşadığını ve bunu aşabilmek için bir tekerleme uydurduğunu, ‘beni çağırmak istersen bunu söyle, hemen gelirim’ sözü ile gönlünü fethettiğini keyifle okudum.

Uyandık ve soluğu kitapçıda aldık. ‘Avucundaki Öpücük’ önerilen kitaplar arasındaydı. Akşamki masalımız bu oldu, çok ama çok sevdik. Kitabın detaylarına burada girmeyeceğim çünkü biz ilk günkü gibi her defasında aynı keyifle okuyoruz. Diliyorum ki aranızda bir ant gibi bu kitaba siz de farklı anlamlar yükleyin.

Kitabımızı okuduk, okula gittik, ayakkabımızı çıkardık ve avucumuza bir öpücük bıraktık. Özledikçe bakacağımızı, koklayacağımızı söyledik ve o günü yendik...

Şimdi sıra bizim için zamanı tam da burada durdurmaya gelmişti.

O gün öğlen uykumuzu uyuduk, tabii ki minik bir ağlama faslı yaşadık ama bu korkumuzu yenme yolunda büyük bir adımdı.Asıl zamanı mühürleme akşam gerçekleşecekti. Bir top dondurma yedikten sonra konuyu açtım;

- Öpücüğüm bugün seni mutlu etti mi?

- Evet

- Peki sen beni özleyince ne yaptın?

- Hep avucuma baktım ama bizim birbirimize özel bir anımız olmalı. Evet anne hep beni hatırlamalısın.

 

★ ★ ★

Bu konuşmanın ardından soluğu Junior Tattoo’da aldık...

Konumuzu anlattık, bana güzel bir kahve, Naz’a bir sürü boya... Bilgisayarda resimlere baktık ve kararımızı verdik.

Naz resimleri inceledikten sonra isminin altına bir unicorn yapılmasını istedi, ‘Anne beni özleyince ona bakarsın’ sözü ile hem Eto abisini hem de beni mest etti.

Bilen bilir, dövme denildiği zaman İzmit’in en iyisi Junior’dan başkası değildir ve bence dövme sanattır. Biz Ertuğrul ile tanıştığımızda yaptığı işe aşık olduğunu gördük. Herkese bir hikaye yükleyen bu dövmeler ile nasıl harikalar yarattığına şahit olduk. Kahve eşliğindeki sohbetin de tadına doyamadık.

Dövmemizi yaptırdık ve biz zamanımızı o gün durdurduk...

İşte sen benim hep bugünkü minik kızım olarak kalacaksın...

O günden sonra okula gittiğimizde hep bu unicorn ile veda ettik birbirimize. Okul çıkışı ‘Nasıl özledin mi? Dur bakayım, çok özlemişsin’ diyerek, aslında hayal dünyasında neler yaşadığını daha iyi anlamaya çalıştım. O çok küçüktü, ben ise onu yaşıtım gibi görmeye çalışan bir dev... Anladım ki onun bir anda büyümesini bekleyen ben, ‘Anne bence sen biraz bana ayak uydur’ diyen ise kızımdı.

 

★ ★ ★

Aramızdaki bağı bir kat daha güçlendiren bu tatlı dövme ile bizim hikayemizi çok seven Eto abimize ve Junior Tattoo’ya teşekkür ediyoruz.

Resimlerin renkler üzerinde dansını sağlayan Ertuğrul abimiz, Naz’dan geçer not aldı, hatta unicorn kuyruğunu neden sarı yapmadı diye hala sayıklıyor. Bu ay sanırım bunun için soluğu yine bu mekanda alacağız.

Şimdi yine aylardan eylül… Burnumun direği sızlaya sızlaya ama bu sefer kızımın koşa koşa gittiği okuluna ben de rahat bir nefes alarak gideceğim. Kendi okul zamanlarımı hatırladım da çanta, önlük, defter kaplama, tüm bu telaşların yerini şimdi kızımın bahçede koşması almış.

Zaman çok hızlı geçiyor ve ben onunla büyümenin verdiği mutluluğu bazen iş-güç yoğunluğu, bazen stres ve zaman kaygısı ile kaçırdığımı düşünüyorum.  Sonra aklıma geliyor; ben zamanı sağ bileğimdeki sihir ile durdurdum...

Belki siz de bu kaygıları ‘Avucundaki Öpücük’ kitabını okuyarak, çocuğunuzu dinleyerek ya da farklı bir atmosfer görerek aşabilirsiniz. Junior Tattoo kahvesi eşliğinde, renklerin, desenlerin ve hayal gücünüzün sınırında soluklanmak istiyorsanız, bu mekana mutlaka uğrayın!

Kendime Not: O küçük hayalleri ile bir anda büyüyemez bunu aklından çıkarma!

Büyüdüğümü ve bir kızımın olduğunu görmesini istediğim, hayatıma anlam katan, sevgili kızımın adaşı, benim en iyi dostum teyzem; gökyüzünden beni izliyorsan hayatı senin ismin ve kızımın mutluluğu ile durdurdum...

Doğum günün kutlu olsun.




ETİKET :   şehbal özbek avucundaki öpücük köşe yazısı kocaeli

Tümü