ATİK Başkanı Yasin Akyol: KOCAELİ’NİN GELECEĞİYİZ

ATİK’in yeni başkanı Yasin Akyol, derneğinin zenginler kulübü değil, Kocaeli’nin geleceği olduğunu söylüyor. Atılımcı iş adamları, yeni projeleriyle bomba gibi geliyor

16:00:37 | 2018-03-14

RÖPORTAJ: EYLEM SELVİ ARI
FOTOĞRAFLAR: İsmail Hakkı Timuçin

 

Akyol Sigorta ve Akyol İnşaat’ın sahibi, başarılı iş adamı Yasin Akyol, geçtiğimiz aralık ayında yapılan genel kurulda, ilimizin köklü sivil toplum kuruluşlarından Atılımcı İş Adamları Derneği’nin (ATİK) yeni başkanı oldu.

13 yıllık geçmişi, dinamik üyeleri ve imza attığı projelerle adından söz ettiren ATİK; ilimizin üye olunması en güç derneklerinden biri. Yeni üyelerini 6 aylık bir araştırma sürecinden sonra ve tüm üyelerin oy birliğiyle kabul eden ATİK, dernek içindeki ‘kardeşlik’ ortamının bozulmaması için attığı her adımda ince eleyip sık dokuyor.

Başkan Yasin Akyol, ATİK’in tüm üyeler için çok kıymetli olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “ATİK, kent için de çok değerli bir yapı. Biz bir zenginler kulübü değil, Kocaeli’nin geleceğiyiz. Kentimize ve ülkemize katma değer kazandırmak için çalışıyoruz. Yakında, Türkiye’nin cari açığıyla ilgili hayata geçireceğimiz projeyle ülke gündemine oturacağız.”

 

Yasin Bey, tanımayanlar için kendinizi anlatır mısınız?

1982 İzmit doğumluyum. Eğitim hayatım bittikten ve askerlik görevimi de tamamladıktan sonra ticaret hayatına atıldım. İnşaat üzerine bir aile şirketimiz var ancak bağımsız iş yapma arzum beni sigortacılığa yönlendirdi. 2006 yılının 11’inci ayında Akyol Sigorta’yı kurdum, halen bu sektörde devam ediyorum. Bunun yanı sıra inşaat işi de devam ediyor.

Eşinizle birlikte çalışıyorsunuz…

Aslında eşim öğretmen fakat ben ofiste çok fazla duramadığım için benimle çalışmasını teklif ettim, o da sağ olsun kabul etti.

 

 

EŞİME DEVREDECEĞİM

Genelde erkekler eşleriyle çalışmayı tercih etmezler ama…

Benim hayalim şöyle: Bir müddet sonra bu şirketi tamamen eşime devredip farklı bir alanda olmak istiyorum. İşi bırakmak anlamında değil ama yükümün yüzde 80’nini eşime devredebileceğim bir pozisyona getirmeye çalışıyorum.

Çocuğunuz vardı, değil mi?

Evet, bir kızım var. Şu an 2 yaşını geçti. Muhteşem bir şey. ‘Anlatılmaz yaşanır’ derlerdi, gerçekten öyleymiş.

Kısa bir süre önce, ATİK Derneği’nin başkanlığına seçildiniz. Bu macera nasıl başladı?

Yaklaşık 4 yıl önce bir arkadaşımın vasıtasıyla ATİK’e müracaatta bulunmuştum. Derneğin genel prensibi gereği, 6 ay kadar bekledim. Bu bekleme sürecinde ATİK, bütün üye adaylarına yaptığı gibi beni araştırdı. Derneğin bir aile yapısı var. ATİK’e üye olabilmek için hem ahlaki değerlere hem ticari değerlere sahip olmak lazım. 6 aylık bu süreçten sonra, Ulaş Erenkaya’nın döneminde derneğe üye oldum. Hemen akabinde de Kadir Çetin başkanlığı devraldı. Onunla birlikte yönetim kurulu üyeliği yaptım.

Ve son genel kurulda da başkanlığa seçildiniz…

Dernekle ilgili birtakım hayallerim vardı ve bunu birçok yerde söylüyordum. Arkadaşlarım güvenle benim başkan olmamı arzuladı, kaldı ki benim de bu anlamda talebim oldu. Daha sonra derneğin yönetimini aldık, çok güzel bir ekip kurduk. Bizim gibi derneklerde gönüllülük esaslı çalışıldığı için belli sıkıntılar var. Bunları aşmak için de bir analiz yaptık. Arkadaşlarla 4 saatlik bir toplantıda derneğimizin güçlü yönlerini ve güçsüz yönlerini masaya yatırdık. Buradan çıkan neticelere göre bir yol haritası planladık. 8 ay sonra ne yapacağımızı biliyoruz. En büyük eksiğimizin bir genel sekreter olduğunu fark ettik. İşlerimizi yönetecek, takip edecek birine ihtiyacımız vardı. Şimdi bunların çalışmasını yapıyoruz.

ATİK’in kaç üyesi var?

Üye sayımız 49. Az kişiyiz ama hızlı hareket etme kabiliyetimiz var.

Anladığım kadarıyla sizin için nitelik daha önemli. Kalabalık, büyük bir iş adamı derneği olmaktansa az ama güçlü bir yapı olsun…

Aynen öyle. Burada bir güven söz konusu. Bu ahengi bozmak istemiyoruz. Çok ciddi üyelik talepleri var ama derdimiz çok üyemizin olması değil, nitelikli insanlarla birlikte yol almak. Eğitimlere önem veriyorum. Kişisel gelişime katkı sağlaması açısından eğitim önemli. Derneğe yapmış olduğumuz swot analizinde, en önemli şeyin eğitim olduğunu gördük. Akademik bilgisi yüksek olan çok arkadaşımız var ama ticari hayatta bu çok önemli bir etken değil. Yapacağımız eğitimlere sadece üyelerimizin değil dışarıdan da insanların katılmasını sağlayarak onlara da katkı sunacağız. Ben ATİK’i kendim için bir eğitim yuvası olarak görüyorum. Benim vizyonuma da katkı sağladığını düşünüyorum.

 

REKLAM ETMİYORUZ

Sizin döneminizde, ATİK’i daha aktif bir dernek olarak göreceğiz, sanırım…

Kendi içimizde çok aktifiz ama bu dışarıya yansımıyordu. Biz yaptığımız yardımları ve destekleri reklam etmiyoruz ama büyüklerimiz yaptığımız işlerin diğer iş adamlarını teşvik edeceğini söylüyor. Bunun yanı sıra her dernekle, her STK ile ilişki içerisinde olmaya çalışıyoruz. İnsanlarla karşı duvarlarımız yok. Bize değer katabilecek fikirlere açığız. Belli sınırlar içerisinde herkesle ortak hareket edebiliriz. Dernek başkanlığını aldığımda yaptığım konuşmada belirtmiştim; STK’ları önemsiyoruz ve onlarla ortak hareket etme arzusundayız ama önemli olan aynı hedefe bakmamız, aynı çizgide olmamız. Bizi farklı yönlere çekmeyecek, kente dair, ülkeye dair katma değer sağlayacağını düşündüğümüz her projenin altına imza atarız.

 

ALINMIYORSA SEBEBİ VAR

ATİK’e üye olmak zor mu?

Şöyle bir sistemimiz var: Yönetim kurulu kararları alır, uygular ama örneğin üye alımında yönetim kurulunun kararı tek başına yeterli değil. Üyelerimizden bir kişinin bile başvuru yapan kişiyi reddetmesi, o kişinin derneğe alımına engel oluyor. Örneğin, siz üyelik için ATİK’e müracaat ettiniz ve ben sizi istemiyorum. İtirazımın nedenleri konusunda diğer arkadaşlarımı ikna etmem gerekiyor. Geçmiş dönemde de görev yaptım ve gördüm ki ATİK’e biri alınmıyorsa hep bir sebebi var. ATİK dışarıdan bakıldığında kibirli bir dernek olarak algılanıyor, zengin kulübü deniliyor ama bu derneğin çatısı altındakiler benim hayatımda tanıdığım en mütevazı insanlar. Biz zenginler kulübü değiliz. Burası bir arkadaşlık kulübü. Aynı jenerasyondan olan, birçoğu çocukluğundan beri tanışan insanlarız.

ATİK’e üye olmak için bir iş adamında aradığınız en elzem şart nedir?

Ahlaklı ticaret yapmasının yanında kendisinin de ahlaklı olması, aileye önem vermesi ve düzgün bir hayat yaşıyor olması bizim için yeterli. Aslında aradığımız kriterler çok üst düzey kriterler değil. Yanlışlar olabilir, insanlar derneğimize üye olduktan sonra da hatalar yapabiliyor. Bizim için insanın özür dilemeyi bilmesi lazım. Her etnik kimlikten, her siyasi görüşten arkadaşımız var. Siyaset konuştuğumuz zaman kavga etmiyoruz, bu ahenk çok önemli. Hiçbir siyasi partinin gölgesinde kalmayacağız çünkü biz iş adamları derneğiyiz. Siyasi kimliklerimizi o dernek çatısına girdiğimiz zaman bir kenara bırakıyoruz ve sadece ticareti konuşuyoruz.

 

 

ATİK üyelerinin neredeyse hepsi genç ve dinamik isimler. Dernek için ‘Kocaeli’nin geleceği’ diyebilir miyiz?

Diyebiliriz… Hepimiz ticareten başarılı insanlarız. Belki iddialı olacak ama kente yön verecek, bu kenti yönetebilecek, idare edebilecek arkadaşların olduğu bir dernek.

Biraz da çalışmalarınızdan bahsedelim…

49 üyenin yanında çalışan 7 bin 500 kişi var. Ülkeye katkımız tartışılmaz. Derneğin yönetimini aldığımızdan beri cari açıkla ilgili ne fayda sağlarız diye toplantılar yapıyoruz. ‘Bu açığın kapanması için ne yapmalıyız?’ diye düşünüyoruz. Zaten ülkeye bir katma değer katıyoruz, daha fazlasını yapmak için çabalıyoruz. Bununla ilgili bir projemiz var. Çok kısa bir zaman sonra kentin, hatta ülkenin gündemine getirmeyi planlıyoruz. Ülkenin en büyük handikabı cari açık. Bizim milli gelirimizi yükseltmemiz için cari açığı dengede tutmamız lazım. Mesela enerjiyle ilgili inanılmaz bir cari açık görüyoruz, bu sektöre yönelmemiz lazım. Türkiye, güneş enerji sisteminin yapılması anlamında en verimsiz yer gözüküyor ama Almanya bizden 4 kat daha verimsiz olmasına rağmen güneş enerjisini üretiyor. Biz neden yapmayalım?

ATİK’le ilgili başka eklemek istediğiniz bir şey var mı?

ATİK çok kıymetli. Dışarıdan insanlar nasıl görüyor bilmiyorum ama biz kendi içimizde çok değer veriyoruz deneğimize. ATİK’in bizim gözümüzdeki değerini bütün şehre göstermek istiyoruz. Benim için ne kadar değerli olduğunu kelimelerle anlatmam çok zor çünkü ATİK hayatıma çok şey kattı. Biz yüzümüzü şehre döndük.

 

BEN OLDUM, DEMEMELİ

Genç iş adamlarına ne tavsiye edersiniz?

Savaşın içinden geçiyoruz. Şunu söyleyebilirim: Arkadaşlarımızın hiçbiri ‘ben oldum’ dememeli. Ben 36 yaşındayım; bırakın olmayı, yeni başladım. İş adamları ya da iş yaşamına atılacak kişiler, kendilerini geliştirmeli, eğitime çok önem vermeli. Bazı arkadaşlar ‘Eğitime ne gerek var’ diyor, işte bu kafa yapısından çıkmak lazım. Artık yetmiyoruz. Kazançlarımız düşüyor çünkü çok ciddi bir rekabet var. İnsanlar fikirlerine gerçekten inanıyorsa, o fikre sarılsınlar ama bedenen çalışmanın yanında beynen de çalışmak gerekiyor. Teknolojiyi çok iyi kullanmalıyız. Gençler atılım yapmaktan korkmasın çünkü ülkemiz büyüyor. Bundan 3 yıl önce çok ufak dükkanları olan arkadaşların devasa fabrikaları oldu. Bu durumla gurur duyuyoruz. Çok başarılı firmalarımız var. Hayat çok hızlı geçiyor ve o hayatın içinde tecrübe ediyoruz. Atılım yapmaktan korkmayın ama istişareyi de unutmayın. Belki en doğru fikir, sizin fikriniz değildir unutmayın. Farklı fikirlere açık olmanız lazım.




ETİKET :   ATİK Yasin Akyol akyol sigorta akyol inşaat iş adamı atılımcı iş adamları derneği

Tümü